Gazete Halk

Değerli Okur,

Hayal Köksal

Dijital dünya, yaşamları olumlu ve olumsuz yönleriyle etkilemeye devam ediyor. Dijital bağımlılık konusunda hem kullanıcıları doğru bilgilendirmek, hem de olumsuz yönlerini olumlu ve verimli kullanıma dönüştürebilmek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalardan biri de 20-22 Mayıs 2022 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi, MEB ve DİBAMDER tarfından düzenlenen II.Uluslararası Multidisipliner Dijital Yaşam Kongresi oldu.

Dünyada Internet’in kısa tarihçesine bakılacak olursa, ilk çalışmaların 1969 yılında ABD Savunma Bakanlığı’nda ARPANet’in kurulması ile başlamış olduğu görülür. Daha sonraki süreçte, aynı ağ üzerinde geliştirilen TCP/IP (Transmission Control Protocol/Internet Protocol) protokolü, 1983 yılından itibaren ARPANet üzerinde kullanılmaya başlanmıştır. İlk Internet omurga ağının oluşturulması ise 1986 yılında NSFNet (National Science Foundation – Ulusal Bilim Vakfı) tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu süreci takiben, Internet’in halka açık hale gelmesi 1989 yılından sonra olmuş; TCP/IP protokolü ve Internet 90’lı yıllardan itibaren büyük bir ivme kazanmıştır. Internet’in ticari anlamdaki gelişimi ise 1991 yılından itibaren olmuştur.
Aynı yıllarda, Internet’in Türkiye’ye gelişi sürecine bakılacak olursa; ilk geniş alan ağının, 1986 yılında tesis edilen EARN (European Academic and Research Network)/BITNET (Because It’s Time Network) bağlantılı TÜVEKA (Türkiye Üniversiteler ve Araştırma Kurumları Ağı) olduğu görülmektedir. İlerleyen yıllarda bu ağın hat kapasitesinin yetersiz kalması ve teknolojik açıdan ihtiyaçlara cevap verememeye başlaması üzerine, 1991 yılı sonlarına doğru ODTÜ ve TÜBİTAK, Internet teknolojilerini kullanan yeni bir ağın tesis edilmesi yönünde bir proje başlatmışlardır. Bu konuda detaylı bilgiye erişim için Kaynakçada verilen linki ziyaret edebilirsiniz.

21. Yüzyılın başlarından itibaren başlayan internet kullanımındaki yükselme Pandemiyle birlikte her türlü ticari, eğitimsel, yönetsel ve kültürel faaliyetlerin sanal ortama yönlendirilmek zorunda kalınmasıyla üst düzeylere ulaşmış görünüyor. Hatta IMDLICongresinin hedefinde olan “Dijital bağımlılık” sorunu eğitimcilerin ve toplum bilimcilerin de uğraş alanlarının başında gelmekte.  Uzbay’a göre (2009) bağımlılık; bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek, bir başka iradenin güdümü altına girme durumudur. Günümüz dünyasında teknoloji bireylerin hayatlarına da işleyerek «Bağımlı birey” kavramını ortaya çıkarmış, bireyler bağımlılıkları doğrultusunda yeni hayat tarzları geliştirmişlerdir (Yengin, 2019). Özellikle 21. Yüzyılda ülkemizde de yaygınlaşarak insanları ve yaşamlarını etkilemeye başlayan; internet, dijital oyun, sosyal medya, akıllı telefon, tablet, bilgisayar vb. kullanım sürelerinin ve yoğunluklarının kontrol edilememesinden kaynaklanan ciddi bir problemdir. YEDAM’a göre internette ve sosyal medyada uzun süre zaman geçiren ve bu teknolojilerden uzak kaldıklarında diğer bağımlılıklar kapsamında yaşanan yoksunluk belirtilerine benzer belirtiler yaşadıkları belirlenmiştir (YEDAM,2022). Bu belirtiler nelerdir diye sorguladığımızda karşımıza çıkan hususlar şöyle:
*  Yalnızca birkaç dakika diyerek, PC /Cep telefonu/tabletbaşında saatler harcamak.
* Ekran karşısında geçirilen zaman hakkında doğruyu söylememek.
* Uzun süre bilgisayar kullanmaktan dolayı fiziksel sorunlardan şikâyet etmek.
* Bazen sanal ve düzmece bir kişiliğe bürünerek insanlarla internet üzerinden konuşmayı yüz yüze konuşmaya yeğlemek.
* İnternete girmek için yemek öğünlerini, dersleri ya da randevuları aksatmak.
* Bilgisayar başında geçirilen aşırı zaman için suçluluk duyuyorken bir yandan da büyük bir zevk almak ve bu iki duygu arasında gidip gelmek.
* Dijital yaşamdan uzak kalındığında gergin ve boşluktaymış gibi hissetmek.

Konu çocuklarımız ise; onları arkadaşları ile doğal yollardan görüşmeleri için yönlendirmak, akran grupları içerisinde sosyalleşmesini sağlamak, yetenek ve ilgi alanlarına uygun spor dallarına yönlendirmek, arkadaşlık ilişkilerini destekleyip onları bir araya getirecek aktiviteler planlamak, bilgisayar kullanımını kontrol edip sanal ortamdaki arkadaşlarını tanımak ve tabii ki bilgisayarında güvenli internet uygulamalarının olmasına özen göstermek yapılabilecekler.

Benim önerim ise; onları okul-aile işbirliğiyle internet ve sanal ortamı yararlı kullanmaya yönlendirmek olacak. Neden mi?  Eğitimli bireyler olarak böylelikle;
* Günümüzün ve geleceğimizin önemli ve büyük bir sorununun çözümüne destek olabilecek,
* Yeni bir çalışma alanını disiplinler arası etkileşim yönüyle keşfedip Multidisipliner bakış açısıyla bilimsel gelişmelere etraflıca bakabilecek ve
* Mesleki deneyimimizi yeni bir paradigma eşliğinde zenginleştirerek, ülkemiz geleceğine yön ve ivme kazandıracak sağlıklı bir neslin inşasını sağlayabilecek adımları atabileceğiz.

 Bu çözüm önerimi destekleyen 3 yaşanmış vakayı Konferansın çevrimiçi bölümünde paylaştım (Köksal, 2022). Özetlemek gerekirse;
TEKNOLOJİNİN YARARLI KULLANIMI ve DİJİTAL BAĞIMLILIKLA  SAVAŞTA BAŞARILI OLABİLMEK İÇİN;           * Öğrencilerin dijital yaşam becerilerini  daha erken yaşlardan itibaren öğrenmelerini ve böylece sorun çözme sürecinde de etkin olarak kullanmasını sağlamalıyız.
* Veli ve okul işbirliğinin etkin bir işbirliği içinde olması şart!
* Okuldan topluma taşınan «dijital sosyal destek projeleri» yoluyla öğrencilere yurttaşlık bilincinin  kazandırılması gereklilik göstermektedir.
* İleri yaş grubunun da günümüz dijital becerilerine uyumlanması gerekmektedir. Bunun için küçük yaş gruplarının, özellikle öğrencilerin yönlendirilmesi iyi bir çözüm olabilir.

Bu tür çalışmaların örneklerini Nobel Yayınları arasında Nisan 2022’de çıkan “Proje Tabanlı Eğlenceli Sınıf Yönetimi” isimli kitabımda bulabilirsiniz. Sağlıkla, gerçek yaşamda kalın; dijital ortamda kaybolmayın.

Hayal KÖKSAL

KAYNAKÇA:
Köksal, H.(2022). Proje Tabanlı, Eğlenceli Sınıf Yönetimi. Ankara: Nobel Yayıncılık.
Uzbay, T. (2009). Madde Bağımlılığının Tarihçesi, Tanımı, Genel Bilgiler ve Bağımlılık Yapan Maddeler. Meslek İçi Sürekli Eğitim Dergisi, 21, 5-15.
Yengin, D. (2019). Teknoloji Bağımlılığı olarak Dijital Bağımlılık. The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication-TOJDAC, Nisan 2019, 9 (2), s.130-144.
http://www.internetarsivi.metu.edu.tr/tarihce.php 
https://www.yedam.org.tr/teknoloji-bagimliligi
www.bilisimcimartilar.com

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ