Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Çakırcalı Mehmet Efe

Çakırcalı Mehmet Efe (1871/1872 – 17 Kasım 1911) Çakırcalı Mehmet
Çakırcalı Mehmet Efe (1871/1872 – 17 Kasım 1911)
Çakırcalı Mehmet Efe, Ege Bölgesi’nin efelik ve zeybeklik kültürünün gelmiş geçmiş en tanınmış, en güçlü ve en çok nam salmış isimlerinden biridir. Halk arasında “Çakıcı Efe” olarak da bilinen Çakırcalı, 1871 veya 1872 yılında İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Türkönü Köyü’nde doğmuş, 17 Kasım 1911 tarihinde Aydın’ın Nazilli ilçesi yakınlarında hayatını kaybetmiştir.
Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Batı Anadolu dağlarında yaklaşık on beş yıl boyunca hüküm süren Çakırcalı Mehmet Efe, cesareti, teşkilatçılığı ve halk arasındaki şöhreti sayesinde zamanla efsaneleşmiş bir halk kahramanına dönüşmüştür.
Dağa Çıkışı ve İntikam Yemini
Çakırcalı Mehmet Efe’nin hayatını değiştiren en önemli olay, babası Çakıcı Ahmet Efe’nin (Kara Mahmutoğlu Ahmet Efe) devlet görevlisi Boşnak Hasan Çavuş tarafından öldürülmesidir. Babasını henüz on bir yaşındayken kaybeden Mehmet, bir süre tütün kaçakçılığı yaparak geçimini sağlamıştır.
Ancak babasının intikamını almak, uğradığı haksızlıklara karşı koymak ve kendisine kurulan tuzaklardan kurtulmak amacıyla dağa çıkarak zeybek olmuştur. Kısa sürede etrafında topladığı kızanlarıyla kendi çetesini kurmuş ve Ege dağlarının en güçlü efelerinden biri hâline gelmiştir.
Halkın Gözünde Bir Kahraman
Çakırcalı Mehmet Efe’yi dönemin birçok eşkıyasından ayıran en önemli özellik, halkla kurduğu güçlü bağ olmuştur.
Zengin ağalardan, tefecilerden ve haksız kazanç sağlayan kişilerden aldığı malları ve paraları ihtiyaç sahiplerine dağıttığı rivayet edilir. Maddi durumu yetersiz gençlerin evlenmesine yardımcı olmuş, köylere çeşmeler ve köprüler yaptırmış, borç nedeniyle zor durumda kalan insanların borçlarını ödemiştir.
Ayrıca köylülere zulmeden ağaları, rüşvetçi memurları ve halka baskı uygulayan kişileri cezalandırdığı için Ege halkı tarafından bir “halk kahramanı” ve “yoksulların koruyucusu” olarak görülmüştür. 
********************************************************
Çakırcalı Mehmet Efe’nin Son Çatışması…
17 Kasım 1911
Zeybekler tarihinin en özel isimlerinden biri olan Çakırcalı Mehmet Efe, 10 Kasım 1911 tarihinde, 10 zeybeğiyle birlikte Aydın-Arpaz’ı basmış ve fidye için, daha öncesinde de haraç aldığı bölge eşraflarından Osman Bey’i dağa kaldırmıştı…
Olayı haber alan yerel hükümet derhal harekete geçmiş ve yapılan soruşturma neticesinde Çakırcalı Çetesi’nin Nazilli Karıncalı Dağ’da olduğu tespit edilmişti…
Ardından çok sayıda takip müfrezesi, muavin grubu ve gönüllü ile dağ kuşatılmış, 17 Kasım günü de çete ile karşılaşılır karşılaşmaz kanlı bir çatışmaya girilmişti…
Çakırcalı Çetesi’ni kuşatan ana müfrezenin başında Anzavur Ahmet bulunuyordu.
Aralarında Çamlıcalı Hüseyin Efe gibi çok sayıda kır serdarı zeybeğin de müfrezelere destek amacıyla yer aldığı çatışmanın başlarında, kayalıkların tepesinde hakim bir mevkide bulunan Çakırcalı ve zeybekleri üstünlük sağlamıştı.
Hatta ilk ateş sırasında dört jandarmayı öldürmüşler, beş neferi de çeşitli yerlerinden yaralamışlardı.
Ancak bu üstünlük çok uzun sürmemiş ve Çakırcalı, geceye doğru sağ tarafındaki kayalıktan gelen bir kurşunun sekip sol kolunun altından vücuduna girmesiyle ölümcül bir yara almıştı.
Aldığı yara sonrası da kısa sürede ölmüştü…
Çakırcalı’nın ölümünün ardından zeybekleri, öldüğünün anlaşılmaması için Efelerinin kafasını ve ellerini kesmişler, çok kıllı olduğu için de tanınması amacıyla göğüs derisini yüzmüşlerdi.
Ardından da Çakırcalı’ya ait kesilmiş parçaları yanlarına almışlar ve düzensiz atışlarla geri çekilerek gecenin karanlığında izlerini kaybettirmişlerdi…
Ateşin kesilmesinden sonra gece saat üç civarında çekilen bir telgrafta; çatışmanın çok şiddetli geçtiği, havanın kararmasından sonra çetenin firar ettiği, çatışma alanında, Çakırcalı tarafından vurulan esir Osman Bey ile zeybek kıyafetli parçalanmış bir başka cesedin bulunduğu bilgisi Valiliğe telgraf yoluyla ulaştırılmıştı.
18 Kasım sabahı, saat beş’te Vilayete gönderilen bir başka telgrafta da parçalanmış cesedin Çakırcalı Mehmet Efe’ye ait olduğu bildirilmişti.
Çakırcalı Mehmet Efe’nin girdiği bu son çatışma, çağdaşı olan Midillili ressam Theophilos tarafından resmedilmişti.
O günlerde, İzmir Kordon’da herkesin hakkında konuştuğu bu olayı, vilayet gazetelerinden edindiği ayrıntılarla da birleştiren Theophilos’un çiziminin sağ yarısında, hakim ve avantajlı bir konuma mevzilenmiş olan Çakırcalı Çetesi görülmektedir.
Üst kısımda en önde ateş eden yuvarlak çehreli, yukarı kıvrık bıyıklı zeybek, Çakırcalı Mehmet Efe’dir.
Çapraz takılmış fişeklikler onu diğerlerinden ayırmaktadır. Mağaranın içerisindeki fesli adam ise dağa kaldırılan Arpazlı Osman Bey’dir.
Esirin iki yanında nöbet tutan zeybekler görülmektedir.
Çete ile çatışan takip müfrezeleri gerçekte olduğu gibi gayet kalabalık resmedilmiştir.
Yerdeki ölü askerler ise çatışmanın şiddetini göstermesi açısından dikkat çekicidir…
Resim üzerinde şunlar yazmaktadır:
“Ap…ra Tourkoi stratiotoi…Mboz-tag…na….tov Ba/sileo ton vounon Mekhmet Efe Tsakitzi…
Türk askerleri…
Bozdağ…
Dağların Kralı Mehmet Efe Çakıcı.”
 
https://youtu.be/j67RhW4EhuM