Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kayıt dışı para suçlaması, ‘suç örgütü’ ifadesi: Melih Gökçek soruşturması hakkında neler biliniyor?

Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı. İfadeye çağrılan Gökçek, cuma günü 16.00’da şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında “yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı” iddiasıyla 29 Ağustos’ta soruşturma başlatıldığını açıklamıştı.

 

Soruşturma haberinin ardından Gökçek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağrıldı. Melih Gökçek cuma günü 16.00’da şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

1994-2017 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüten Melih Gökçek, kendi ifadesiyle “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emriyle” istifa etmişti. Görev süresi boyunca da çeşitli iddialar ile adı anılan Melih Gökçek hakkındaki soruşturmaya dair bilinenleri derledik:

Soruşturmaya konu olan iddialar neler?

Gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet’te yayımlanan yazısında Melih Gökçek’in ailesinin Almanya’daki ticari faaliyetlerine ilişkin çeşitli iddialar gündeme getirdi. Ağırel, Gökçek’in gelini Hülya Gökçek adına 2022’de 30 bin euro sermayeyle kurulan HAMAG adlı şirketin, 2024 bilançosunda yaklaşık 3,86 milyon euroluk gayrimenkul varlığı bulunduğunu yazdı. Bilançodaki “Bank Türkei” ifadesine dikkat çeken Ağırel, şirketin büyümesinde Türkiye’den aktarılan paranın kullanılmış olabileceğini öne sürdü.

 

Ağırel ayrıca HAMAG’ın Almanya’da 15 daire ve iki dükkandan oluşan bir binaya sahip olduğunu, Hülya Gökçek’in Şubat 2025’te Velbert kentindeki yaklaşık 8,5 milyon euroluk Thomascarree adlı ticari kompleksi satın almak için girişimde bulunduğunu iddia etti. Satıştan daha sonra vazgeçildiğini, bunun sonucunda aracılara ve mülk sahibine toplam 570 bin euro ceza ödendiğini ileri sürdü.

Ağırel’in bir diğer iddiasına göre şirket, daha sonra “HAMAG Holding GmbH” adını aldı ve Lüksemburg’da satış bedeli 180 milyon euro olan bir alışveriş merkezi için görüşmeler yürüttü. Ağırel, söz konusu yatırımların finansman kaynağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.

Soruşturmada son durum ne?

 

İddiaların basına yansımasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialarla ilgili maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Gökçek hakkında resen soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında Murat Ağırel, tanık sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Ağırel, ifade sonrası yaptığı açıklamada “Soruşturma çok genişleyecek. Çok fazla isme ilerleyecek. Ben bu kanıdayım, bu düşüncedeyim. Ve bu soruşturmanın nihayetinde çok daha büyük bir soruşturmanın sonucunda çok daha büyük bir olayın ortaya çıkacağı, olay örgüsünün ortaya çıkacağı kanısındayım” dedi.

AK Parti kulislerinde soruşturmaya dair ne konuşuluyor?

Gazeteci Murat Yetkin, Melih Gökçek hakkında yeniden gündeme gelen soruşturma tartışmalarını değerlendirirken, Gökçek’in uzun süredir AK Parti içinde etkisini kaybetmiş bir isim olarak görüldüğünü belirtti.

Yetkin’e göre Ankara kulislerinde, Gökçek’in 2017’de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan istifa ettirilmesiyle siyasi bedel ödediği yönünde bir değerlendirme bulunuyordu. Oğlu Osman Gökçek’in daha sonra AK Parti’den milletvekili seçilmesi de bu sürecin tamamlandığı şeklinde yorumlanıyordu.

Yetkin, son dönemde gazeteci Murat Ağırel’in gündeme getirdiği iddiaların ardından Gökçek’in AK Parti açısından siyasi maliyeti artan bir isme dönüşmüş olabileceği yorumunu yaptı. Bu çerçevede, bugüne kadar Gökçek’i soruşturmalardan uzak tuttuğunu öne sürdüğü siyasi korumanın kaldırılıp kaldırılmadığı ve sürecin yargıya bırakılıp bırakılmadığı sorularını gündeme getirdi.

AK Parti’nin önde gelen isimlerinin soruşturmaya dair sessizliği dikkat çekerken, Cumhuriyet gazetesinin aktarımına göre, Gökçek hakkındaki soruşturmaya ilişkin AK Parti kulislerinde yapılan değerlendirmelerde, geçmişte iktidar adına görev yapmış olmanın yolsuzluk iddiaları karşısında koruma sağlamaması gerektiği görüşü dile getiriliyor. Parti kaynakları, siyasi geçmiş ile iddialara ilişkin hukuki sorumluluğun ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Kulislerde Gökçek’e yönelik olası ceza beklentisinin de soruşturmada yolsuzluk iddialarının somutlaştırılması ve sorumluların belirlenmesiyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Kaynaklar, yolsuzluk yaptığı tespit edilen kişilerin siyasi konumlarından bağımsız olarak yaptırımla karşılaşması gerektiği görüşünü aktarıyor.

Melih Gökçek iddialar hakkında ne dedi?

Melih Gökçek, Murat Ağırel’in yazısının ardından yaptığı ilk açıklamada Ağırel’i iftira atmakla suçladı ve konuyu yargıya taşıyacağını açıkladı. Gökçek ayrıca Ağırel’i FETÖ bağlantılı çevrelerce desteklenmekle suçladı. Konuyu yargıya taşıyacağını açıkladı.

Ancak daha sonra Murat Ağırel, Melih Gökçek’e belgelerle yanıt verdi. FETÖ ithamına karşılık “Bunlar sizin arkadaşlarınız Melih Bey. Gün boyunca size bir zarar gelmesin diye çırpındılar. Ne de olsa eski dostsunuz. Her zaman yaptıkları gibi haberi manipüle edip gerçeği karartmaya çalıştılar. Sizler bu isimlerle işler çevirirken, bizler 19 yıldır olduğu gibi FETÖ ile mücadele ediyorduk.” dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma haberini duyurmasının ardından ikinci bir açıklama yapan Melih Gökçek, “Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim. Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum” ifadelerini kullandı.

Melih Gökçek, Murat Ağırel’in yazısında yer alan iddialara dair ise TV100’den Sinan Burhan’a açıklama yaptı. Almanya’daki yatırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gökçek, oğlu Ahmet ve torunlarının Almanya’dan vatandaşlık almak için şirket kurup daire aldıklarını belirtti. Paranın bir kısmının ödendiğini, geri kalan kısmı içinse kredi çekildiğini söyledi.

Burhan, Gökçek’le görüşmesini şu şekilde aktardı:

“18 daire alındığı öne sürülen yurt veya pansiyon konusu. Sayın Gökçek diyor ki: ‘Oğlum Ahmet ve çocukları Almanya’dan vatandaşlık almak için bir şirket kurup iki daire aldılar. Tıpkı Mansur Yavaş’ın kızının İngiltere’deki daire alımında olduğu gibi kredi ve ipotek sistemi kullandılar. Ahmet Gökçek evini ve arabasını satarak parayı banka üzerinden yasal yollarla transfer etti.’ Konunun özü bu.”

Gökçek’in adının geçtiği diğer iddialar nelerdi?

Melih Gökçek hakkında 23,5 yıllık Belediye Başkanlığı sürecinde birçok yolsuzluk iddiası ortaya atıldı. Ancak Gökçek hakkında yürütülen soruşturmalar hep takipsizlikle sonuçlandı.

Gökçek’in adının karıştığı ilk büyük soruşturmalardan biri 1998’de yaşandı. 13 Kasım 1998’de, “suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” ve “ihaleye fesat karıştırmak” iddiaları kapsamında dönemin Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’in talimatıyla gözaltına alındı. Yaklaşık 24 saat gözaltında tutulan Gökçek ertesi gün serbest bırakıldı. Soruşturma, Muradiye Vakfı ile bağlantılı şirketlerin Ankara Büyükşehir Belediyesi ihalelerinde usulsüzlük yaptığı iddialarına dayanıyordu. Savcılık Gökçek hakkında dava açmadı ancak belediyeye bağlı EGO’nun yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 33 kişi yargılandı.

Gökçek hakkında gündeme gelen bir diğer dosya, Ankara’daki ön ödemeli doğal gaz sayaçlarının alım ve satışına ilişkindi. Dönemin CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, 2008’de EGO’nun sayaçları 224,5 dolara satın alıp Ankaralılara 300 dolara sattığını ve bakım-onarım işlerinin de aynı şirkete verildiğini öne sürdü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı ancak bu dosyadan da Gökçek hakkında bir dava açılmadı.

Görevden ayrılmasının ardından hafriyat gelirleri de tartışma konusu oldu. 2018’de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan Mustafa Tuna, belediyenin hafriyat gelirlerinin Gökçek döneminde başka şirketlere devredilmesi nedeniyle kurumun zarara uğratıldığını savundu. Tuna, Gökçek döneminde aylık yaklaşık 30 bin lira olan hafriyat gelirinin iş belediyeye devredildikten sonra aylık ortalama 15 milyon liraya yükseldiğini açıkladı.

Hafriyat işinin Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek’in yöneticiliğini yaptığı Ankaraspor A.Ş.’ye verilmesi de eleştirilerin merkezindeydi. Belediyenin aylık 30 bin liraya verdiği hafriyat depolama işinin daha sonra Osmanlıspor’a 100 bin liraya, buradan da başka bir şirkete 400 bin liraya devredildiği belirtildi. Bilirkişi raporlarında Osmanlıspor’un bu işten toplam 6,5 milyon lira gelir elde ettiği tespit edildi.

Mansur Yavaş göreve geldikten sonra Gökçek, 13 belediye bürokratı ve Osmanlıspor yetkilileri hakkında ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma ve kamu kurumunu zarara uğratma iddialarıyla suç duyurusunda bulundu. Ancak savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

“Ankara’yı parsel parsel sattılar” iddiası

Gökçek hakkında bir başka önemli soruşturma da FETÖ ile ilişkili olduğu iddiaları üzerine yürütüldü. Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2015’te yaptığı açıklamada Gökçek’in bu yapıyla yakın ilişkiler kurduğunu ve “Ankara’yı parsel parsel sattığını” öne sürdü.

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden yaklaşık bir ay sonra Gökçek hakkında “FETÖ’ye yardım” iddiasıyla “terör” soruşturması başlatıldı. Gökçek 2021’de şüpheli sıfatıyla ifade verdi. İfadesinde, 17-25 Aralık sürecinden önce yapılanmadaki bazı kişilerle tanışıklığının bulunduğunu, iki oğlunun ve iki torununun örgütle bağlantılı okullarda eğitim gördüğünü söyledi.

Gökçek, Gülen yapılanmasına yakın kişi ve şirketlere imar avantajı sağladığı iddialarını ise reddetti. Dönemin koşullarında hangi kişi veya şirketlerin yapılanma içinde bulunduğunu bilmesinin mümkün olmadığını savundu ve belediye meclisinin yasal hakkı bulunan herkese gereken imar haklarını verdiğini söyledi. Bu soruşturma 2022’de takipsizlikle sonuçlandı.

Belediyenin el değiştirmesinin ardından Melih Gökçek hakkında gündeme gelen iddialar neler?

Mansur Yavaş’ın 2019’da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından Gökçek dönemiyle ilgili dosyalar yeniden gündeme geldi. Yavaş, Gökçek hakkında yolsuzluk ve kamu zararı iddialarıyla yaklaşık 100 ayrı suç duyurusunda bulunulduğunu, bunlardan en az 66’sının takipsizlikle sonuçlandığını açıkladı.

Suç duyurularının arasında helikopter kiralama, hayvanat bahçesi ve Tema Park teleferik yapımı, Seğmen Su’daki işlemler, süs bitkisi alımları, Belbeton’un özelleştirilmesi, Dikmen Vadisi 3’üncü Etap’taki 393 bağımsız bölümün satışı, mobilya alımları, çok katlı otopark ve çevre düzenleme malzemesi ihaleleri bulunuyordu.

Yavaş, Eylül 2025’te yaptığı açıklamada yalnızca 11 dosyada belediyenin toplam 17 milyar lira kamu zararına uğratıldığını öne sürdü.

Ankapark iddiaları

Gökçek dönemine ilişkin en çok tartışılan dosyalardan biri Atatürk Orman Çiftliği arazisinde inşa edilen Ankapark oldu. Gökçek’in istifasının ardından açılan ancak işletmeci şirketin zarar etmesi üzerine kapanan park için yaklaşık 800 milyon dolar harcandığı açıklandı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankapark kapsamındaki 52 ihalede usulsüzlük yapıldığını ve yalnızca 2016 yılında belediyenin 73 milyon 314 bin dolar zarara uğratıldığını ileri sürdü. Mansur Yavaş’ın suç duyurusunun ardından İçişleri Bakanlığı başlangıçta soruşturma izni vermedi. Danıştay 1’inci Dairesi bu kararı kaldırdı ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı dosyada yalnızca iki ihaleyi inceleyerek takipsizlik kararı verdi.

Gökçek’in belediye bütçesinden kendi evi için mobilya satın aldığı iddiasıyla yapılan suç duyurusu da takipsizlikle sonuçlandı.

Mansur Yavaş daha sonra, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından haklarında soruşturma yürütülen bazı yargı mensupları ve firari Önder Aytaç’ın yöneticisi olduğu bir kooperatif lehine Gökçek döneminde imar planı değişiklikleri yapıldığını açıkladı. Şikâyete konu isimler arasında Şadan Sakınan, Mustafa Bilgili ve Aydın Boşgelmez de yer aldı. Savcılık bu dosyada zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi. KPSS usulsüzlüğü soruşturmasını kapatmakla suçlanan ve yaklaşık 10 yıl firari olarak aranan eski savcı Şadan Sakınan ise Mart 2026’da Ankara’da yakalandı.

ABB’den Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na suç duyurusu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yeni soruşturmanın ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, 27 gün önce eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.

Yapılan açıklamada, “Ankara Büyükşehir Belediyesi Avukatı Nadi Türkaslan, Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlı Spor yöneticileri, ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen kişiler hakkında, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na suç örgütü iddiasıyla 07.08.2026 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştur” denildi.

ABB avukatı Nadi Türkaslan konuya ilişkin açıklamasında “Daha önceden İbrahim Melih Gökçek ve yakınlarının suç örgütünün sebepsiz mal edindiği, bu nedenle de mal varlıklarının araştırılmasına ilişkin bir şikâyetimiz daha Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bulunuyor. Dolayısıyla Murat Ağırel’in yayınından sonra re’sen başlatılan soruşturma, bizim yapmış olduğumuz iki şikâyet evrakının birleştirerek üç soruşturmanın da birlikte yürütüleceğini tahmin ediyorum” dedi.

Melih Gökçek, Nadi Türkaslan’ın açıklamalarında yer alan “suç örgütü” ifadesine tepki göstererek “Mansur Yavaş’ın avukatı Nadi Türkaslan, bugün Ankara Adliyesi önünde yaptığı açıklamada ailemin fertleri ve benim hakkımda “Gökçekler suç örgütü” ifadesini kullanmıştır. Bu ifade kabul edilemez ve son derece ağır bir suç isnadıdır. Siyasi saldırılarla ailemize iftira atılmasına ve itibarımızın hedef alınmasına asla sessiz kalmayacağız. Bu ifadelerin hesabı hukuk önünde sorulacaktır. Konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Bu yargısız infazın ve mesnetsiz ithamların hesabı hukuk önünde mutlaka sorulacaktır” dedi.