Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mehmet Selim İmamoğlu ifade verdi: Ailemden aldığım borçlar nedeniyle şüpheli oldum

Mehmet Selim İmamoğlu, hakkındaki suçlamalara ilişkin savunmasında Hırvatistan’daki yatırımının ailesinden aldığı borçlarla gerçekleştirildiğini, MASAK raporunda para transferlerinin mükerrer gösterildiğini ve yurt dışı çıkış yasağının akademik çalışmalarını engellediğini söyledi

Mehmet Selim İmamoğlu, hakkındaki suçlamalara ilişkin savunmasında Hırvatistan'daki yatırımının ailesinden

Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, hakkındaki suçlamalara ilişkin savunmasında davaya siyasi hiçbir ilgisi olmamasına rağmen dahil edildiğini belirterek, “Soyadım İmamoğlu olmasaydı bugün burada olmayacaktım. Burada olmamın gerçek sebebinin babam üzerinde baskı kurmak ve onu geri adım atmaya zorlamak olduğuna inanıyorum” dedi. İmamoğlu, hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının ve banka hesaplarına konulan tedbirin kaldırılmasını, babası Ekrem İmamoğlu ile diğer sanıkların tahliye edilmesini istedi.

 

Mehmet Selim İmamoğlu, bugün görülen davada yaptığı savunmaya ailesinin yaşadığı hukuki süreçleri anlatarak başladı. Siyasetle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını söyleyen İmamoğlu, yalnızca soyadı nedeniyle davaya dahil edildiğini savundu.

“Benim siyasetle hiçbir alakam olmamasına rağmen bu davaya dahil edildim. Benim soyadım İmamoğlu olmasaydı bugün burada olmayacaktım” diyen İmamoğlu, davanın babası Ekrem İmamoğlu üzerinde baskı oluşturmak amacıyla yürütüldüğüne inandığını söyledi.

“Çok acı ki arkamda babam, kürsüde ben, maalesef Türkiye Cumhuriyeti tarihinde unutulmayacak bir kareye tanıklık ediyoruz” ifadelerini kullanan İmamoğlu, İmamoğlu ve Kaya ailelerinin davanın hedeflerinden biri haline getirildiğini ileri sürdü.

“Dedemin emekli maaşı bile tedbirde kaldı”

 

Ailesinden bazı kişilerin de soruşturma kapsamında yaşadığı süreçleri anlatan İmamoğlu, dedesi Hasan İmamoğlu’nun emekli maaşına tedbir konulduğunu, Balıkesir’de uzun yıllar yaşadığı evin bahçesinde kazı yapıldığını söyledi.

Dayısı Cevat Kaya’nın “ney­le suçlandığını dahi bilmeden” bir yıl tutuklu kaldığını belirten İmamoğlu, diğer dayısı Ali Kaya’nın ise yaklaşık yedi aydır tutuklu olduğunu ve hakkında delil bulunmadığını savundu.

 

“Bu yaşananlar kadim devletimize ve onun tarihine yakışmamaktadır” diyen İmamoğlu, ailesinin bu süreç karşısında geri adım atmayacağını söyledi.

“Annem, babam ve dedemden aldığım borçlar nedeniyle şüpheli oldum”

İmamoğlu, iddianamede kendisine yöneltilen eylemin iki başlık içerdiğini ve bunların temelinde ailesinden aldığı borçların bulunduğunu söyledi.

Bu nedenle hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildiğini ve banka hesaplarına tedbir konulduğunu belirten İmamoğlu, “Benim hayatım burada, ailem buradayken, babam bir zulümle karşı karşıyayken kaçacağımı düşünmediniz umarım” dedi.

İmamoğlu, ailesinin 1990’lı yıllarda İstanbul’a geldiğini ve Trabzon’daki ticari faaliyetlerini İstanbul’da da sürdürdüğünü anlatarak çocukluğundan itibaren aile şirketinde çalıştığını söyledi.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği eğitimi aldığını belirten İmamoğlu, şantiyelerde mühendis ve işçilerden bir “çırak” gibi işi öğrendiğini, üniversite eğitiminin yanında yurt dışında çeşitli stajlar yaptığını anlattı.

Hırvatistan’daki proje için 388 bin euro

Hakkındaki suçlamaların ilk konusunun Hırvatistan’daki yatırım olduğunu belirten İmamoğlu, üniversitenin son dönemlerinde aile şirketinde yarı zamanlı çalışmaya başladığını ve şirketin faaliyetlerini yurt dışına taşımak istediğini söyledi.

Hırvatistan’da bir proje bulduğunu ve projeye ortak olmak istediğini babasına ilettiğini anlatan İmamoğlu, babasının bunun siyasi tartışmalara yol açabileceği gerekçesiyle sıcak bakmadığını belirtti.

Bunun üzerine aile şirketinden bağımsız kendi şirketini kurduğunu söyleyen İmamoğlu, ailesinden aldığı maddi destekle Hırvatistan’daki projeye yatırım yaptığını ifade etti.

İmamoğlu, projenin geliştirme maliyetlerinin bir bölümünü karşılamak ve azınlık hisse almak amacıyla yaklaşık 390 bin euro transfer edildiğini söyledi. Mahkeme başkanının daha sonra sorduğu sorular üzerine bu miktarın 388 bin 303 euro olduğunu doğruladı.

Transferin İş Bankası üzerinden Hırvatistan’daki Kent Bank’a yapıldığını belirten İmamoğlu, banka kayıtlarında işlemlerin açık biçimde görüldüğünü ve gerekli belgelerin mahkemeye sunulduğunu söyledi.

“MASAK raporunda transfer iki kez yazıldı”

İmamoğlu, MASAK raporunda banka üzerinden gerçekleştirdiği bazı para hareketlerinin mükerrer biçimde yazıldığını ve böylece gerçekte gönderdiği miktarın yaklaşık iki katını göndermiş gibi gösterildiğini savundu.

Bu hatanın daha sonra savcılık tarafından düzeltildiğini belirten İmamoğlu, ancak düzeltmenin kamuoyuna aynı ölçüde yansımadığını söyledi.

“Bir yanlış, bir sorun düzeltilse bile o yanlışın kamuoyunda yarattığı zarar, yanlış algı kendiliğinden ortadan kalkmıyor” dedi.

Hırvatistan’daki projenin halen devam ettiğini belirten İmamoğlu, yatırım yaptığı şirketin yaklaşık 150 konutluk bir projede faaliyet gösterdiğini söyledi.

Ortağının ölümünü anlattı

İmamoğlu, Hırvatistan’daki projenin başladığı dönemde tanıştığı ve “abi-kardeş ilişkisi” kurduğunu söylediği ortağını Temmuz 2025’te ülkede meydana gelen trafik kazasında kaybettiğini de anlattı.

Türkiye’deki gelişmeler nedeniyle cenazeye katılamadığını belirten İmamoğlu, bir gazetecinin sosyal medya paylaşımında kendisine dolaylı biçimde “katil” yakıştırması yaptığını söyledi. İmamoğlu, söz konusu paylaşım nedeniyle şikayette bulunduğunu ancak savcılığın takipsizlik kararı verdiğini, açtığı tazminat davasının ise sürdüğünü ifade etti.

“Yelkenliyi alırken babamdan borç aldım”

Savunmasında yelken sporuyla ilgilendiğini de anlatan İmamoğlu, üniversite yıllarında yelken sporuna başladığını ve Türkiye Yelken Federasyonu’ndan lisans alarak yarışlara katıldığını söyledi.

İstanbul Boğazı’nda düzenlenen Bosphorus Cup’ta da yarıştığını belirten İmamoğlu, yarışlarda kullanmak amacıyla 2009 model ikinci el bir sportif yelkenliyi 2024’te 772 bin liraya satın aldığını anlattı.

Teknenin bedelini babasından aldığı borçla banka havalesi yoluyla ödediğini belirten İmamoğlu, teknenin halen bir yelken kulübünde eğitim amacıyla da kullanıldığını söyledi.

“Bilim insanı olmak istiyorum”

Savunmasının önemli bölümünü akademik çalışmalarına ayıran İmamoğlu, inşaat mühendisliğinin yanı sıra üniversitede fizik mühendisliği alanında ikinci anadal yaptığını ve daha sonra fizik alanında yüksek lisansa başladığını söyledi.

Fizik eğitimi sırasında bilim insanı olmaya karar verdiğini belirten İmamoğlu, yüksek lisansını tamamladıktan sonra doktora yaparak akademik çalışmalarını sürdürmek istediğini ifade etti.

Mezuniyet koşullarından biri kapsamında uluslararası bir konferansta sunum yapmak istediğini belirten İmamoğlu, dünyanın en büyük ikinci fizik topluluğu olarak nitelendirdiği Alman Fizik Topluluğu’nun konferansına başvurduğunu ve başvurusunun kabul edildiğini söyledi.

Ancak hakkında getirilen yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle konferansa katılamadığını belirten İmamoğlu, savcılığa ve mahkemeye başvurarak yalnızca konferans tarihleri arasında yasağın kaldırılmasını dahi talep ettiğini, dönüş biletini de dilekçesine eklediğini söyledi.

İmamoğlu, önümüzdeki yıl yeniden konferansa başvuracağını belirterek yurt dışı çıkış yasağının o tarihe kadar kaldırılmasını istedi.

“Yaptığım çalışmada kendi ürettiğim nanoparçacıkları inceliyorum”

Mahkeme heyetinden, konferansta sunmayı planladığı çalışmanın dijital posterini dosyaya almasını isteyen İmamoğlu, yaklaşık iki yıllık çalışmasının laboratuvarda kendi ürettiği nanoparçacıkların fiziksel özelliklerinin incelenmesine dayandığını anlattı.

Çalışmasının yarı iletkenler, çip teknolojileri, pil ve güneş paneli teknolojileri, savunma sanayii, sağlık ve kuantum teknolojileri gibi alanlarda kullanılabilecek araştırmalara katkı sunabileceğini belirten İmamoğlu, “Bilim literatürüne küçük de olsa bir katkıda bulunmak benim için çok değerli” dedi.

“Ben henüz yolun çok başındayım ancak birçok alana hizmet edecek katma değerler üretmek istiyorum” diyen İmamoğlu, gençlerin hayal kurabileceği ve bu hayalleri gerçekleştirebileceği bir ülkeye ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Türkiye bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği hak ediyor”

Savunmasının sonunda Türkiye’de yaşanan siyasi ve hukuki gerilimlere değinen İmamoğlu, yaşanan adaletsizliklerin gençlerin zamanını ve geleceğini etkilediğini söyledi.

“Adaletsizliklerle karşılaştığımız bu ortamda sadece vakit kaybediyoruz” diyen İmamoğlu, Türkiye’nin bilim ve teknolojiye odaklanması gerektiğini ifade etti.

İmamoğlu, “Türkiye artık üzerindeki ölü toprağını atsın, bitmeyen kavgalardan kurtulsun. Türkiye’nin geleceği biraz da gençlerinden aldığı güçle yola koyulsun. İlim bizim ışığımız olsun” dedi.

Savunmasının sonunda beraatini, banka hesaplarındaki tedbirin ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep eden İmamoğlu, “En önemlisi sevgili babam Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Hakim Hırvatistan’daki şirketi sordu

Savunmanın ardından mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun Hırvatistan’daki yatırımına ilişkin sorular yöneltti.

İmamoğlu’nun şirketinin tek ortaklı olup olmadığını soran hakim, “Kim, kiminle birlikte kurdunuz?” dedi.

İmamoğlu, şirketi tek başına kurduğunu söyledi. Şirketin faaliyet alanını soran hakim ise “İnşaat ve yatırım” yanıtını aldı.

Hakim, Hırvatistan’a gönderilen paranın 388 bin 303 euro olduğunu belirterek bu miktarı doğrulattı. Ardından şirketin Hırvatistan’da faaliyet alanı kapsamında gerçekleştirdiği bir proje olup olmadığını sordu.

İmamoğlu, şirketinin Hırvatistan’da faaliyet gösteren ana firmaya yüzde 20 ortak olduğunu belirterek, söz konusu firmanın bölgede yaklaşık 150 konutluk bir proje yürüttüğünü söyledi.

Hakimin “Devam ediyor mu o?” sorusuna İmamoğlu, “Tabii devam ediyor. İki bloğunun kabası yeni bitti” yanıtını verdi.

Kaynak; OKSİJEN