Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, olayın tüm yönleriyle yeniden incelenmesi amacıyla çeşitli işlemler gerçekleştiriliyor.
Soruşturma kapsamında “kasten öldürme”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma” ile 2937 sayılı Kanun’a muhalefet suçları yönünden inceleme yürütülüyor.
Enver Altaylı’nın ifadesi sağlık durumuna bağlı
Soruşturmanın dikkat çeken yeni gelişmesi Enver Altaylı’nın ifadesine ilişkin oldu. FETÖ kapsamında yargılandığı davada “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “siyasi ve askeri casusluk” suçlarından 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan Altaylı’nın cezası 2024 yılında onanmıştı. Altaylı’nın Kozinoğlu soruşturması kapsamında ifadesinin alınmasının planlandığı ancak yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle henüz ifade veremediği öğrenildi. Altaylı’nın sağlık durumunun düzelmesinin ardından soruşturma kapsamında ifadesinin alınacağı belirtildi.
Kozinoğlu 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybetmişti
Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 12 Kasım 2011’de rahatsızlanmasının ardından Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edilmişti. Kozinoğlu’nun hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybettiği belirlenmişti. Olayın ardından yürütülen ilk soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, cezaevi, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve Kozinoğlu’nun eşinin ifadelerine başvurulmuştu. Soruşturma 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmıştı.
Takipsizlik kararı 2026’da kaldırıldı
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in daha önce yaptığı açıklamaya göre, dosya Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelendi. Yapılan değerlendirmelerin ardından Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla daha önce verilen takipsizlik kararı kaldırıldı ve soruşturma yeniden başlatıldı. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınırken özel bir soruşturma ekibi oluşturuldu. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla kapsamlı çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Soruşturma kapsamında çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapıldı
Yeniden başlatılan soruşturma kapsamında olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Bu kişilerden 10’u gözaltına alınırken, bir şüphelinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında bir muhabir, bir kameraman ve yedi sağlık çalışanının da aralarında bulunduğu dokuz şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adli işlemlerinin ardından bazıları hakkında tutuklama, bazıları hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulandı.
Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeni için fethi kabir işlemi yapıldı
Soruşturmanın önemli adımlarından biri de Kaşif Kozinoğlu’nun mezarının açılması oldu. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla fethi kabir işlemi gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında ayrıca dönemin cezaevi görevlileri, savcıları, sağlık personeli ve olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer kişiler hakkında işlemler yapıldı.
Kurtlar Vadisi Pusu dizisi de soruşturma kapsamında inceleniyor
Kozinoğlu soruşturmasında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan da “bilgi sahibi” sıfatıyla savcılığa ifade verdi. Başsavcılık tarafından ayrıca Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildi. Soruşturmanın bu yönüyle de Kozinoğlu’nun yaşamı ve olayın arka planına ilişkin mevcut bilgi ve iddiaların araştırıldığı belirtildi.
Soruşturmada tutuklu sayısı 6’ya yükselmişti
Soruşturmanın önceki aşamalarında olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklanmıştı. Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol uygulanmasına karar verilmişti. Devam eden soruşturmada eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke de gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki işlemlerinin ardından mevcut delil durumu dikkate alınarak serbest bırakıldı.
