CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Fon soruşturmasında sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, tarımsal desteklerin yetersiz kaldığını, yargı bağımsızlığına ilişkin sorunlar yaşandığını ve çözüm sürecinin parlamentonun sorumluluğunda ilerlemesi gerektiğini söyledi.
Konuşmasında CHP’den AK Parti’ye geçen belediye başkanlarına da tepki gösteren Kılıçdaroğlu, belediyelerin yönetiminde uyulması gereken ilkeleri yeniden hatırlattı. Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi ve siyaseti kirlilikten arındıracağız” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’ndan fon soruşturmasının Meclis’te araştırılması çağrısı
Fon soruşturmasını “devlet krizi” olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, süreçte siyasetçiler ile kamu bürokrasisinin rolünün araştırılması gerektiğini savundu. Maliye Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul, Takasbank ve Finansal İstikrar Komitesi gibi kurumların gelişmelerden haberdar olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, sorumluların tespit edilmesi için Meclis’in devreye girmesini istedi. Fon dosyasına ilişkin araştırma önergesinin reddedilmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini söyledi. Sorumlu olduğunu düşündüğü bürokratların görevden alınmasını ve ilgili listelerin açıklanmasını isteyen Kılıçdaroğlu, CHP olarak konunun takipçisi olacaklarını belirtti. Konuşmasında Fatma Betül Sayan Kaya’nın soruşturma kapsamında hangi sıfatla ifade verdiğinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, fon kaynaklı kayıpların faturasının vatandaşlara yüklenmesine karşı çıktı. Kılıçdaroğlu, “Vurguncunun parasını siz kendiniz ödeyeceksiniz kardeşim” dedi.
CHP’den AK Parti’ye geçen belediye başkanlarına sert eleştiri
Kılıçdaroğlu, CHP’den seçildikten sonra AK Parti’ye geçen belediye başkanlarını da hedef aldı. Bu geçişlerin gerekçesini sorgulayan Kılıçdaroğlu, bazı belediye başkanlarının haklarında hesap sorulmasından kaçınmak amacıyla parti değiştirdiğini öne sürdü. Söz konusu iddialarını sert ifadelerle dile getiren Kılıçdaroğlu, yolsuzluk yaptığı öne sürülen belediye başkanlarının başka bir partiye geçerek sorumluluktan kaçamayacağını savundu. Kılıçdaroğlu, CHP’den seçilen belediye başkanlarının seçmenlerine karşı sorumluluklarını unutmaması gerektiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu CHP’li belediye başkanları için yedi ilkeyi hatırlattı
CHP lideri, 26 Temmuz 2019’da belediye başkanları toplantısında açıkladığı yedi ilkeyi yeniden gündeme getirdi. Belediyelerin tüm vatandaşlara eşit hizmet sunması, kimlik, inanç ve yaşam tarzı üzerinden ayrımcılık yapılmaması gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, hizmetlerin belirli kişi veya gruplara değil halka yönelik olması, yoksul mahallelere öncelik verilmesi ve sosyal yardımlarda insan onurunun korunması gerektiğini söyledi. Belediyelerde harcamaların şeffaf olması, her kuruşun hesabının verilmesi ve yönetici atamalarında liyakat ilkesine uyulması gerektiğini de ifade etti. Belediye yönetiminde adaletin önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, bu ilkeleri uygulamayan CHP’li belediye başkanlarının parti çatısı altında yer alamayacağını söyledi.
Tarımsal destekler üzerinden hükümete eleştiri yöneltti
Konuşmasında çiftçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara geniş yer ayıran Kılıçdaroğlu, zeytin, narenciye ve çeltik üreticilerinin sorunlarını gündeme getirdi. Manisa’daki bazı zeytin üreticilerinin ürünlerini toplamama kararı aldığını belirten Kılıçdaroğlu, geçen yıl kilogramı 50 liradan alıcı bulan zeytinin bu yıl 18 liraya dahi satılamadığını söyledi. Limon fiyatları üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, üreticide 7 lira olan limonun markette 51 liraya satıldığını ifade etti. Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkını eleştiren CHP lideri, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
“Tarım Kanunu’na göre 630 milyar lira destek verilmeli”
Kılıçdaroğlu, Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesindeki düzenlemeyi hatırlatarak tarımsal desteklerin gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olamayacağını söyledi. Kendi hesabına göre bu tutarın 630 milyar liraya karşılık geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, tarıma ayrılan desteğin ise 168 milyar lira olduğunu ileri sürdü. Çiftçilere yasal haklarını arama çağrısı yapan Kılıçdaroğlu, üreticilerin ekonomik sorunlarının çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Çiftçinin toprağından ve üretimden kopmaması gerektiğini belirten CHP lideri, üreticilerin haklarını savunma konusunda destek vereceklerini söyledi.
Amasya Şeker Fabrikası için inceleme çağrısı yaptı
Kılıçdaroğlu, Amasya Şeker Fabrikası’nın kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da gündeme taşıdı. Yaklaşık 70 bin ortağı bulunan fabrikanın Amasya, Samsun, Tokat ve Çorum’a hizmet verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, tesisin bölge ekonomisi ve hayvancılık açısından önem taşıdığını söyledi. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak’a seslenen Kılıçdaroğlu, bir grup milletvekilinin Amasya’ya gönderilerek fabrikanın durumunun yerinde incelenmesini istedi. Fabrikanın kapanmasının çevre illeri de olumsuz etkileyeceğini savunan Kılıçdaroğlu, sorunun çözümü için ilgili kurumların harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
Yargı bağımsızlığı ve adalete güven tartışması
Konuşmasında yargı sistemine ilişkin eleştirilerde de bulunan Kılıçdaroğlu, hâkim ve savcıların bağımsız karar vermesinin önemine dikkat çekti. Hâkimlik ve savcılık görevlerine atamalarda liyakat ilkesinin gözetilmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, siyasi veya kişisel referanslarla yapılan atamaların adalete duyulan güveni zedeleyebileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Dünya Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118’inci sırada bulunduğunu belirterek adalet sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Belediye başkanlarına yönelik soruşturmalarda izlenen yöntemleri de eleştiren CHP lideri, hukuki süreçlerin adil ve tarafsız yürütülmesi çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu ayrıca, Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğinin 8 Ekim 2026 tarihli yazısına değinerek Tayfun Kahraman’ın serbest bırakılması gerektiğini söyledi.
Çözüm sürecinde parlamentonun rolüne vurgu yaptı
Şırnak, Cizre ve Silopi ziyaretlerinden izlenimlerini paylaşan Kılıçdaroğlu, bölgede çözüm sürecinin başarıya ulaşmasına yönelik beklentilerin yanı sıra endişelerin de bulunduğunu belirtti. CHP’nin geçmişte de çözüm için katkı sunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin huzura kavuşması için sürecin ilerletilmesi gerektiğini söyledi. Silahların susmasının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, hukukun üstünlüğünün sağlanması, vatandaşların kendilerini eşit hissetmesi ve Meclis’in sorumluluk üstlenmesi gerektiğini kaydetti. Sürecin siyasi hesaplara kurban edilmemesi ve muhalefetin dışlanmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, barış ve birlikte yaşama mesajı verdi.
Cizre’nin lojistik üs olması ve Nusaybin Sınır Kapısı’nın açılması çağrısı
Cizre’nin ekonomik ve ticari potansiyeline de değinen Kılıçdaroğlu, ilçenin lojistik üs hâline gelmesi gerektiğini söyledi. Habur Sınır Kapısı üzerinden günlük araç hareketliliğinin bölge açısından önem taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, Cizre Organize Sanayi Bölgesi’ne doğal gaz ulaştırılması çağrısında bulundu. Nusaybin Sınır Kapısı’nın 14 yıldır kapalı olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, kapının yeniden açılmasının Mardin, Cizre, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Batman açısından önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca köy yollarının kötü olması nedeniyle okula gitmekte zorlandığını söyleyen bir kız çocuğunun talebini gündeme getirerek yetkililere çağrıda bulundu.
Kılıçdaroğlu’ndan gazetecilerin tutuklanmasına tepki
Gazetecilerin tutuklanmasına karşı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, hiçbir gazetecinin mesleği nedeniyle cezaevine gönderilmemesi gerektiğini söyledi. Medyanın doğru haber yapma sorumluluğuna da değinen CHP lideri, yanlış haberlerin gazetecilik mesleğinin itibarını zedelediğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, gazetecilerin tutuklanmasının demokrasiye zarar verdiğini savunarak Tayfun Kahraman’ın durumunun da hukuk ve adalet çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Azerbaycan’da kadınların kıyafet özgürlüğü çağrısı yaptı
Konuşmasının son bölümünde Azerbaycan’daki başörtüsü tartışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, kadınların kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğini söyledi. Başörtülü veya başı açık kadınların eğitim ve çalışma hayatında eşit haklara sahip olması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, laikliğin güvencesinin demokrasi, insan hakları ve herkesin inancına saygı olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, kadınların kıyafetleri üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini belirterek özgürlük ve eşitlik çağrısını yineledi.













