CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Avukat Berfin Karan, Antalya saha çalışması programı kapsamında genç kadın çiftçiler ve tarım emekçileriyle buluştu. Tarlalarda ve seralarda üreticilerle bir araya gelen Karan, tarımsal üretimde yaşanan sorunları doğrudan üreticilerin deneyimleri üzerinden değerlendirdi.
Programa CHP Gençlik Kolları Merkez Yönetim Kurulu üyeleri de eşlik etti. Görüşmelerde artan girdi maliyetleri, üreticilerin borç yükü, finansmana erişim, kadınların sosyal güvencesi ve gençlerin tarım sektöründe gelecek kurabilmesi gibi başlıklar öne çıktı. Saha çalışmasının amacının üreticilerin sorunlarını yerinde görmek ve çözüm önerilerini doğrudan onların deneyimlerinden hareketle geliştirmek olduğunu belirten Karan, tarım politikalarının yalnızca ekonomik veriler üzerinden değil, üreticilerin günlük yaşam koşulları dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini söyledi.
“Bugün buraya kürsü kurmaya değil, toprağa dokunmaya geldik”
Üreticilerle bir araya gelmenin önemine değinen Berfin Karan, tarımsal üretimin arkasındaki emeğin ve çiftçilerin yaşadığı güçlüklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Karan, “Bugün buraya kürsü kurmaya değil, toprağa dokunmaya geldik. Çünkü tarımı konuşurken yalnızca rakamlardan, üretim miktarlarından ya da ihracat hedeflerinden söz edemeyiz. Bu toprağı işleyen, serada saatlerce çalışan, emeğini ortaya koyan ama çoğu zaman karşılığını alamayan insanları konuşmak zorundayız” dedi.
Üreticilerin yaşadığı sorunlar yerinde görülmeden doğru politikalar geliştirilemeyeceğini belirten Karan, çiftçilerin taleplerinin karar alma süreçlerinde daha fazla yer bulması gerektiğini vurguladı.
Artan üretim maliyetleri çiftçinin kazancını zorluyor
Tarımsal üretimde gübre, mazot, elektrik, su, tohum ve zirai ilaç maliyetlerinin yükselmesinin özellikle küçük üreticiler ve genç çiftçiler üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Karan, üretim sürecinin her aşamasında çiftçilerin yeni masraflarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Sulama, enerji, nakliye, işçilik ve depolama giderlerinin de üreticinin kazancını azalttığına dikkat çeken Karan, çiftçilerin çoğu zaman üretime başlamak için borçlanmak zorunda kaldığını ifade etti. Üreticinin hasat döneminde ürününü hangi fiyattan satacağını önceden bilememesinin belirsizliği artırdığını kaydeden Karan, çiftçinin yaptığı masrafları karşılayıp karşılayamayacağı konusunda endişe yaşadığını dile getirdi. Karan, üreticilerin emeğinin karşılığını alabileceği ve maliyetlerini öngörebileceği bir tarım politikasına ihtiyaç olduğunu belirterek çiftçilerin yalnızca ürün yetiştiren kişiler olarak değil, ülkenin gıda güvencesini sağlayan temel aktörler olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Gençler toprağını terk etmek zorunda kalmamalı”
Gençlerin tarımda kalabilmesi için ekonomik ve sosyal koşulların iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Karan, yüksek maliyetler, finansmana erişim güçlükleri ve gelir belirsizliğinin gençlerin tarımda gelecek kurmasını zorlaştırdığını ifade etti. Genç çiftçilerin üretime başlayabilmesi ve faaliyetlerini sürdürebilmesi için uygun koşullarda finansmana, toprağa, teknolojiye ve tarımsal eğitime erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirten Karan, tarımın gençler açısından sürdürülebilir bir meslek ve yaşam seçeneği hâline getirilmesinin önemine işaret etti. Gençlerin yaşadıkları bölgelerde gelecek kurabilmesinin kırsal yaşamın devamlılığı ve ülkenin gıda güvenliği açısından da önemli olduğunu kaydeden Karan, “Gençlerin toprağını terk etmek zorunda kaldığı bir düzeni değiştirmek zorundayız. Gençler tarım yapmak istediklerinde karşılarında yalnızca borçları, yüksek maliyetleri ve belirsizliği bulmamalı” diye konuştu.
Kadın çiftçilerin emeği ve sosyal güvencesi güçlendirilmeli
Antalya’daki buluşmada genç kadın çiftçilerin karşılaştığı sorunlara da değinen Karan, kadınların üretimdeki rolünün güçlendirilmesinin kırsal kalkınma açısından önem taşıdığını söyledi. Kadın üreticilerin sosyal güvenceye erişim, mülkiyet hakları, kredi olanakları, kooperatifleşme ve ürünlerini pazarlama konusunda çeşitli güçlüklerle karşılaşabildiğini belirten Karan, kadınların tarımsal üretime sağladığı katkının her zaman yeterince görünür olmadığını ifade etti. Kadın çiftçilerin tarlada ve serada çalışmanın yanı sıra ev işleri, çocuk bakımı ve diğer bakım sorumluluklarını da üstlendiğine dikkat çeken Karan, bu yükün kadınların ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmelerini ve üretim faaliyetlerini büyütmelerini zorlaştırabildiğini kaydetti. Kadınların üretime devam edebilmesi için tarımsal desteklerin yanı sıra çocuk bakım hizmetlerinin ve sosyal güvencenin de güçlendirilmesi gerektiğini belirten Karan, kadınların kendi gelirleri üzerinde söz sahibi olabildiği koşulların oluşturulmasının önemini vurguladı. Karan, “Kadın üretici güçlenirse köy de güçlenir, ülke de güçlenir” ifadelerini kullandı.
“Üretmek yetmez, ürettiğini değerinde satabilmek de gerekir”
Üreticilerin karşılaştığı sorunların yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı olmadığını belirten Karan, ürünlerin pazarlanması ve emeğin karşılığının alınmasının da tarım politikalarının önemli bir parçası olduğunu söyledi. Aracıların üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkındaki rolüne değinen Karan, üreticilerin ürünlerini doğrudan pazarlayabilecekleri kanalların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Kooperatiflerin, üretici birliklerinin ve yerel pazarlama ağlarının güçlendirilmesinin özellikle küçük ölçekli üreticiler açısından önem taşıdığını kaydetti. Üreticinin ürününü değerinde satamaması ile tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya erişmekte zorlanmasının birbiriyle bağlantılı sorunlar olduğunu belirten Karan, üretimi planlayan, çiftçiyi koruyan ve üreticiyle tüketici arasındaki bağı güçlendiren politikalara ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
Karan’dan üreticilere Ankara mesajı
Antalya’daki saha çalışmasında çiftçilerin sorunlarını ve çözüm önerilerini doğrudan dinlediklerini belirten Berfin Karan, görüşmeler sırasında iletilen taleplerin takipçisi olacaklarını söyledi. Siyasetin sorunları uzaktan değerlendirmekle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Karan, kadınların ve gençlerin kendileri hakkında alınan kararlarda söz sahibi olmasının önemini vurguladı.
Karan, üreticilere yönelik mesajında, “Söylediklerinizi Ankara’ya taşıyacağız. Ancak bunu yalnızca sorunları anlatmak için değil, çözüm yollarını birlikte geliştirmek için yapacağız. Çünkü o toprağı işleyen, serada çalışan, üretimin her aşamasında emek veren sizlersiniz. Sizin deneyiminiz olmadan tarıma ilişkin doğru politikalar oluşturulamaz” dedi.
Gençlerin tarımda kalabildiği, kadınların emeklerinin karşılığını alabildiği ve çiftçilerin borç yükü altında ezilmeden üretim yapabildiği bir ülke hedeflediklerini belirten Karan, üreticilerin taleplerini gündemde tutmaya devam edeceklerini ifade etti.







