YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 48 kişinin partiden ihraç edilmesini değerlendiren Emir, sürecin siyasi müdahale niteliği taşıdığını ileri sürdü.
CHP’ye yönelik uygulamaların muhalefeti kontrol altına alma girişiminin bir parçası olduğunu savunan Emir, partiye ilişkin hukuki süreçte Yargıtay’ın gecikmeden karar vermesi gerektiğini söyledi.
“Yargıtay hem tedbiri kaldırmalı hem de kararı yok saymalı”
CHP’deki ihraç kararlarının, daha önce alınan kararların devamı olduğunu öne süren Murat Emir, Yargıtay’a çağrıda bulundu. Emir, hukuki sürecin bir an önce sonuçlandırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Hukukun kırıntısı kaldıysa Yargıtay’ın hem tedbiri kaldırması hem de bu gayrimeşru kararı yok sayması gerekir. Neyi bekliyor bilmiyoruz. Bir an evvel Yargıtay kararını vermelidir.”
Yargıtay’ın butlan kararını yok sayması gerektiğini savunan Emir, bu yönde bir karar verilmesi halinde ihraçlar dahil mevcut uygulamaların da hukuki dayanağını yitireceğini ileri sürdü. Muhalefete yönelik müdahalelere karşı mücadele edeceklerini belirten Emir, “Yolumuz iktidar yoludur” dedi.
Fon krizinde 450 bin yatırımcının mağdur edildiğini öne sürdü
Basın toplantısında fon soruşturmasına da değinen Murat Emir, yaşanan gelişmelerin yatırımcı güveni üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın Türkiye piyasalarına ilişkin değerlendirmelerini gündeme getiren Emir, piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmesi için açıklamaların yanı sıra somut uygulamaların da önem taşıdığını ifade etti. Fon krizinin üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen sorumluların yeterince açıklığa kavuşturulmadığını savunan Emir, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başta olmak üzere ilgili yöneticileri eleştirdi. Fonlarda yaşanan olağandışı yükselişler karşısında yetkili kurumların neden daha erken harekete geçmediğinin açıklanmasını isteyen Emir, 450 bin yatırımcının mağdur edildiğini ileri sürdü. Yatırımcıların birikimlerinin akıbeti ve soruşturmadaki sorumluluk zincirinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
İktisat Katılım Yatırım Bankası’nın faaliyet iznini gündeme taşıdı
Murat Emir, konuşmasında İktisat Katılım Yatırım Bankası’na verilen faaliyet izniyle ilgili tartışmalara da değindi. Eski Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun faaliyet izni verilmediği yönündeki açıklamasına itiraz eden Emir, 26 Şubat 2026 tarihli ve 11424 sayılı kararı göstererek bankaya faaliyet izni verildiğini öne sürdü. Pusula Holding ve Katılımevim üzerinden yürüttüğü eleştiriler kapsamında, fon soruşturmasıyla bağlantılı olduğunu iddia ettiği kişi ve kurumlar arasındaki ilişkilerin açıklığa kavuşturulmasını istedi. Emir, fon kriziyle ilgili 401 milyar liralık bir tutarı da gündeme getirerek söz konusu paranın kimler tarafından ve hangi işlemler üzerinden elde edildiğinin açıklanması çağrısında bulundu. Fatma Betül Sayan Kaya ve ailesine ilişkin iddiaları da dile getiren Emir, soruşturma ve tedbir süreçlerinin şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini savundu. Bu açıklamalar, Emir’in basın toplantısında dile getirdiği iddialar olarak kayda geçti.
İBB davası ve Esenyurt Belediyesi üzerinden iktidarı eleştirdi
Murat Emir, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davayla ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Ekrem İmamoğlu hakkında ortaya atılan iddiaları eleştiren Emir, İmamoğlu’nun hesabına para geçtiğinin kanıtlanması halinde siyaseti bırakacağını söylediğini hatırlattı ve İmamoğlu’nun tutuklu bulunmasına tepki gösterdi. Esenyurt Belediyesi’ndeki gelişmelere de değinen Emir, kayyım yardımcısının evinde bulunduğu belirtilen para ve döviz miktarının araştırılması gerektiğini ileri sürdü. Kayyım yönetiminin sorumluluğunun da incelenmesini isteyen Emir, görevden alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in görevine iade edilmemesini eleştirdi.
Murat Emir’den erken seçim çağrısı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçim tarihine ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Emir, seçim takviminin önceden belirlenmiş gibi sunulmasına karşı çıktı. Seçim kararının Meclis iradesiyle alınması gerektiğini belirten Emir, YENİ Parti olarak erken seçim talep ettiklerini söyledi. Emir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi amacıyla seçim tarihine ilişkin bir plan hazırlandığı iddiasını da gündeme getirerek böyle bir plan varsa buna kimlerin dahil olduğunun açıklanmasını istedi.

