YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatını hedef alan açıklamalarına sert sözlerle karşılık verdi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştiren Özel, Türkiye’nin ulusal çıkarlarının siyasi görüş ayrılıklarının üzerinde olduğunu belirtti.
Von der Leyen’in anlaşmanın uluslararası hukuka aykırı olduğu yönündeki değerlendirmelerine karşı çıkan Özel, Türkiye ile Libya’nın egemen devletler olarak yaptıkları anlaşmaların siyasi tercihler nedeniyle yok sayılamayacağını ifade etti.
Özel, Türkiye-Libya anlaşmasına yönelik açıklamaları reddetti
Özgür Özel, X hesabından yaptığı açıklamada, Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen’in Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasını hedef alan sözlerine tepki gösterdi. İki ülkenin egemenliğine ve karşılıklı haklarına vurgu yapan Özel, anlaşmanın siyasi gerekçelerle geçersiz sayılmasına karşı çıktı.
Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasını hedef alan açıklamalarını reddediyoruz. Türkiye ve Libya, egemen iki devlettir. Karşılıklı hak ve menfaatleri doğrultusunda yaptıkları anlaşmalar, siyasi tercihler nedeniyle yok sayılamaz.”
Özel’den Avrupa Birliği’ne uluslararası hukuk çağrısı
Avrupa Birliği’nin Doğu Akdeniz’deki gelişmeler karşısında tarafsız ve hakkaniyetli bir tutum sergilemesi gerektiğini savunan Özel, bölgesel gerilimlerin artırılması yerine barışçıl çözümlerin desteklenmesi çağrısında bulundu. Von der Leyen’e doğrudan seslenen Özel, Avrupa Birliği’nin sorumluluğunun taraflardan birini destekleyerek gerilimi artırmak değil, uluslararası hukuku ve hakkaniyeti gözeterek kalıcı çözümlere katkı sağlamak olduğunu belirtti.
Özel, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sayın von der Leyen,
Akdeniz’de taraf tutarak değil, hakkaniyeti ve uluslararası hukuku gözeterek barışa destek olabilirsiniz. Sizin göreviniz gerilimi körüklemek değil, sağduyulu davranarak barışın tesisine katkı sunmaktır. Avrupa Birliği’nin sorumluluğu, bölgesel gerilimleri derinleştirmek değil, adil ve kalıcı çözümlerin önünü açmaktır.”
“Türkiye’nin hak ve menfaatleri siyasi ayrılıklarımızın üzerindedir”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin ulusal çıkarları konusunda siyasi ayrılıkların geri planda kalması gerektiğini vurgulayan Özel, ülkenin hak ve menfaatlerini uluslararası platformlarda savunmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Von der Leyen’in tutumunu eleştiren Özel, Avrupa Komisyonu Başkanı’nın yaklaşımına karşı çıkmaya devam edeceklerini belirterek şu sözleri kullandı:
“Bizim için Türkiye’nin hak ve menfaatleri, iç siyasetteki bütün ayrılıklarımızın üzerindedir. Ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda savunmaya, tarafsızlığını yitirmiş kibirli tutumunuzun karşısında yer almaya devam edeceğiz.”
Von der Leyen, Türkiye-Libya mutabakatının geçersiz olduğunu savundu
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı onaylamasına tepki göstermişti. Von der Leyen, Avrupa Birliği’nin anlaşmaya ilişkin tutumunun 2019’dan bu yana değişmediğini belirterek mutabakatın üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve deniz hukukuna uygun olmadığını ileri sürmüştü. Anlaşmayı geçersiz olarak nitelendiren von der Leyen, Yunanistan ve Kıbrıs ile dayanışma mesajı vermişti. Avrupa Komisyonu Başkanı ayrıca Avrupa Birliği’nin Libya’daki dış müdahalelere karşı tutumunu yinelemişti. Bu açıklamalar, Türkiye ile Libya arasındaki mutabakatın uluslararası alandaki hukuki ve siyasi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Libya Temsilciler Meclisi’nin kararı Doğu Akdeniz tartışmasını yeniden alevlendirdi
Libya’nın doğusunda faaliyet gösteren Temsilciler Meclisi, 20 Ekim’de Türkiye ile 27 Kasım 2019’da imzalanan Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nı onayladı. Reuters’ın iki Libyalı milletvekiline dayandırdığı habere göre, aynı oturumda 2020 yılında Türkiye’ye yönelik alınan boykot kararının da kaldırılması kararlaştırıldı. Doğu Libya yönetiminin daha önce karşı çıktığı anlaşmaya ilişkin tutumunu değiştirmesi, Türkiye-Libya ilişkileri ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmaları açısından yeni bir gelişme olarak değerlendirildi. Türkiye’nin son yıllarda Halife Hafter ve ailesiyle diplomatik temaslarını artırması da bu süreçte öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

