Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kılıçdaroğlu’ndan iktidara erken seçim mesajı: ‘Bir an önce sandığa gidilmeli’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, erken seçim çağrısına destek vereceklerini ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olmasının önünü açabilecek bir seçim formülünü kabul etmeyeceklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, erken seçim çağrısına destek vereceklerini

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında gazeteci Seda Öğretir’in sorularını yanıtladı. Siyaset gündeminden belediyelere yönelik operasyonlara, fon soruşturmasından Mekke Anlaşması’na kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, erken seçim tartışmalarına ilişkin partisinin tutumunu açıkladı.

Erken seçim kararına destek vereceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, seçim takviminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesine imkân sağlayacak şekilde değiştirilmesine karşı olduklarını vurguladı. Kılıçdaroğlu ayrıca cumhurbaşkanlığına aday olmayı düşünmediğini belirterek CHP’de “arınma” sürecinin tamamlanmasının ardından genel başkanlığı bırakacağını söyledi.

Erken seçim teklifine destek verecekler

Erken seçim teklifinin Meclis’e sunulması halinde CHP olarak destek vereceklerini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin mevcut iktidarla devam edemeyeceğini savundu. Vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle iktidara tahammül edecek gücünün kalmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, bir an önce sandığa gidilmesi gerektiğini dile getirdi. Ancak erken seçim ile seçim fırsatçılığı arasında ayrım yapılması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, iktidarın kendi siyasi çıkarları doğrultusunda bir takvim değişikliği yapmasına karşı çıktı. Kılıçdaroğlu, “Bu bir erken seçim değil, seçim fırsatçılığı. Seçim fırsatçılığını hiçbir parti kabul etmez. Doğru da bulmaz zaten, ahlaki de değildir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı adaylığını düşünmüyor

Cumhurbaşkanlığına yeniden aday olmayı düşünüp düşünmediği sorulan Kılıçdaroğlu, bu yönde bir planının olmadığını açıkladı. CHP’nin cumhurbaşkanı adayının kim olacağına ilişkin tartışmaları da bugünden başlatmayı doğru bulmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin öncelikli gündeminin ekonomik sıkıntılar, işsizlik, uyuşturucu sorunu ve kurumlardaki sorunlar olması gerektiğini söyledi. Önümüzdeki seçimlerde ittifak ve işbirliği ihtimalinin gündeme gelebileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, yüzde 51 oy şartı nedeniyle siyasi partilerin seçim döneminde bir araya gelmesinin doğal olduğunu kaydetti. Ancak mevcut dönemde önceliğin seçim hesaplarından çok ülkenin sorunlarına çözüm üretmek olduğunu vurguladı.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisini yineledi

Türkiye’nin mevcut yönetim sistemiyle ilerleyemeyeceğini savunan Kılıçdaroğlu, çözüm önerisinin güçlendirilmiş parlamenter sistem olduğunu söyledi. Yarı başkanlık sisteminin de tartışılabileceğini belirten CHP lideri, kendi tercihinin parlamenter sistemden yana olduğunu ifade etti. Parlamentonun işlevini kaybettiğini öne süren Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin parti genel başkanlarının baskısı altında kalmadan özgürce konuşabilmesi gerektiğini dile getirdi. Milletvekillerinin yalnızca parti yönetimlerinin değil, kendilerini seçen vatandaşların temsilcisi olması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliğinin tek başına yeterli olmayacağını belirtti. Siyasi Partiler Yasası’nın da değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin gerektiğinde kendi partisinin bakanlarını ve genel başkanlarını eleştirebilecek özgürlüğe sahip olması gerektiğini kaydetti.

Belediyelere yönelik operasyonlarda çifte standart eleştirisi

CHP ve Yeni Parti belediyelerine yönelik soruşturmaları da değerlendiren Kılıçdaroğlu, yolsuzluk iddialarının araştırılmasına karşı olmadıklarını ancak soruşturmaların bütün partilere eşit şekilde uygulanması gerektiğini söyledi. Yolsuzlukla mücadelenin savcıların görevi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, farklı siyasi partilere mensup belediye başkanlarına yönelik uygulamalarda çifte standart bulunduğunu savundu. CHP’li ve Yeni Partili belediye başkanlarının evlerine sabah saatlerinde baskınlar düzenlendiğini, buna karşılık bazı AK Partili isimlere farklı muamele yapıldığını öne sürdü. Kılıçdaroğlu, “Yolsuzluk yapanın partisi mi olur Allah aşkına?” diyerek soruşturmaların siyasi kimliğe bakılmaksızın yürütülmesi gerektiğini ifade etti. CHP’li belediye başkanlarının yaptıkları hizmetleri ve harcamaların maliyetlerini kamuoyuyla paylaşması gerektiğini de belirten Kılıçdaroğlu, halkın parasını kullanan yöneticilerin vatandaşlara hesap vermek zorunda olduğunu söyledi.

İmamoğlu ve diğer belediye başkanları hakkındaki tutuklamaları değerlendirdi

Ekrem İmamoğlu’nun siyasi düşünceleri nedeniyle tutuklandığını düşünmediğini belirten Kılıçdaroğlu, diğer belediye başkanları hakkında da tutuklama gerekçelerinin siyasi söylemler olmadığını ifade etti. Bununla birlikte yargının siyasi iktidarın elinde bir baskı aracına dönüştürülmesine karşı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının tutuklanmadan da soruşturulabileceğini savundu. Savcıların tanıkları dinleyebileceğini, delilleri toplayabileceğini ve gerekli kurumlardan bilgi isteyebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, yargılama sürecinin daha sağlıklı işletilmesi gerektiğini dile getirdi.

Mekke Anlaşması için askerî tezkerenin içeriğine bakacaklar

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da konuşan Kılıçdaroğlu, Türk askerinin bölgede bir savaşın parçası olarak görev almasını istemediklerini söyledi. Askerlerin eğitim amacıyla bölgede bulunmasına karşı olmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, olası bir askerî tezkerenin içeriğinin belirleyici olacağını kaydetti. Türkiye’nin Orta Doğu’da, Balkanlar’da ve Türk cumhuriyetlerinde etkili bir bölgesel güç olması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ülkenin dış politikasının millî çıkarlar temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Mekke Anlaşması’nın CHP’nin daha önce gündeme getirdiği Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı fikriyle örtüştüğünü savunan Kılıçdaroğlu, Pakistan’ın anlaşmaya olumlu yaklaşmasının da önemli olduğunu söyledi.

Fon soruşturmasında isimlerin açıklanmasını istedi

Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerinde sert ifadeler kullanan Kılıçdaroğlu, olayın arkasında siyasetçi ve bürokratların işbirliğiyle oluşmuş bir düzen bulunduğunu öne sürdü. Sermaye piyasalarında yaşananları “soygun düzeni” olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, ilgili kamu kurumlarının gelişmelere zamanında müdahale etmediğini savundu. Soruşturma kapsamında yalnızca bazı isimlerin tutuklanmasının yeterli olmadığını belirten CHP lideri, vatandaşların birikimlerini kaybetmesine neden olan olaylarda sorumluluğu bulunan herkesin ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Fon soruşturmasında adı geçen kişilerin ve kurumların görevlerinden uzaklaştırılması gerektiğini de dile getiren Kılıçdaroğlu, sürecin örgütlü suç kapsamında bütün yönleriyle araştırılmasını istedi.

Terörsüz Türkiye sürecine destek verdi

Terörsüz Türkiye sürecini doğru bulduğunu ve başarıyla sonuçlanmasını umduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sorunun çözüm adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu yineledi. CHP’nin 1980’lerden bu yana sorunun çözümü için çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Kılıçdaroğlu, Meclis’ten geçen yasanın sağlıklı biçimde uygulanmasını beklediklerini ifade etti. Türkiye’nin enerjisini iç çatışmalara harcamak yerine bölgesinde güçlü bir devlet olarak öne çıkması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, barış sürecine katkı sunan herkese teşekkür etti.

Kılıçdaroğlu’ndan CHP’de genel başkanlığı bırakma mesajı

Yeniden genel başkanlığa seçilmesinin ardından kendisine yöneltilen eleştirilere de yanıt veren Kılıçdaroğlu, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda delegelerin iradesinin parayla satın alındığını savundu. Mahkemenin kurultaya ilişkin verdiği kararı hatırlatan Kılıçdaroğlu, yaşananların ardından partinin yeniden kurultaya gideceğini söyledi. Olağan kurultayda aday olup olmayacağı sorusuna ise “Gemiyi güvenli limana getirdikten sonra genel başkanlığı bırakacağım” yanıtını verdi. CHP’nin kuruluşundaki ahlaki değerlere dönmesi ve partinin kirlilikten arındırılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, arınma sürecinin yüzde 90’a yakınının tamamlandığını öne sürdü.

Siyasi Ahlak Kanunu çağrısını yineledi

Siyasetin yalnızca CHP ile sınırlı kalmadan bütünüyle kirlilikten arınması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, yerel yönetimleri de kapsayacak bir Siyasi Ahlak veya Siyasi Etik Kanunu çıkarılması çağrısında bulundu. Anayasa değişikliğinin de tartışılabileceğini ancak önceliğin siyasete duyulan güvenin yeniden sağlanması olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin kişisel çıkarları için değil halka hizmet etmek amacıyla görev yapması gerektiğini ifade etti.