CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, 25 Temmuz 2025 tarihinden bu yana
Türkiye’nin farklı noktalarında çıkan orman yangınlarına dair kamuoyunu derinden sarsan
iddiaları Meclis gündemine taşıdı. Öneş Derici, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması
talebiyle verdiği yazılı soru önergesinde, özellikle yangınların eş zamanlılığı, bazı
bölgelerdeki şüpheli çıkış noktaları ve sabotaj ihtimaline dikkat çekti.
“Ormanlar sadece ağaçlardan ibaret değildir; onlar aynı zamanda yaşamın ta kendisidir” diyen
Öneş Derici, yaşanan yangınların yalnızca doğayı değil, insan yaşamını, tarımsal üretimi ve
turizm ekonomisini de derinden etkilediğini belirtti.
YANGINLARA İLİŞKİN TERÖR VEYA ORGANİZE SUÇ GRUPLARI BAĞLANTISI KAMUOYUNA AÇIKLANMALIDIR
Yangınların eş zamanlı ve belli bölgelerde yoğunlaşmasının tesadüf olamayacağına dikkat
çeken Öneş Derici, “Yangın söndürme uçaklarının sayısı kadar, yangını çıkmadan önce
engelleyecek akılcı güvenlik önlemleri de önemlidir” dedi.
Başta Bursa ve Karabük olmak üzere birçok şehirde yaşanan yangınların çıkış nedenlerine
dair açıklık getirilmesi gerektiğini vurgulayan Öneş Derici, “Kamuoyunda organize sabotaj ve
terör bağlantısı ihtimali konuşulurken, İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin detaylı açıklama
yapmak ve kamuoyunu bilgilendirmek durumundadır” ifadelerini kullandı.
Öneş Derici, önergesinde özellikle şu sorulara yanıt arıyor:
1. 25 Temmuz 2025’ten bu yana meydana gelen orman yangınlarının kaçı için “kasten
çıkarıldığı” veya “kundaklama şüphesi” ile adli soruşturma başlatılmıştır? Bu
kapsamda gözaltına alınan ya da hakkında işlem yapılan kişi sayısı kaçtır? Bu kişilerin
uyrukları ve varsa örgütsel bağlantılarına dair elde edilen bilgiler nelerdir?
2. Bakanlığınızca, yangınların çıkış zamanları ve noktaları dikkate alınarak “eş
zamanlılık”, “örgütlü sabotaj”, “terör bağlantısı” gibi ihtimallere ilişkin yapılan
analizlerde öne çıkan bulgular nelerdir?
3. Bakanlığınız tarafından geçmiş yıllarda kundaklama tespiti yapılan orman
yangınlarına ilişkin adli süreçlerin sonuçları analiz edilerek, 2025 yılı için özel risk
bölgeleri veya öncelikli müdahale alanları belirlenmiş midir? Bu çerçevede, alınan tedbirlerin bölgesel farklılık gözetilerek yapılan kapsamlı bir çalışması bulunmakta mıdır?