Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’Lİ GÜLCAN KIŞ: “OVP BİR EKONOMİ PROGRAMI DEĞİL, İKTİDARIN VATANDAŞI FAKİRLEŞTİRME BELGESİDİR”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, iktidarın Orta Vadeli Programı’nı (OVP)

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, iktidarın Orta Vadeli Programı’nı
(OVP) eleştirdi. Kış, “İktidar ‘kriz var’ diyerek OVP’yi şişirdi, vatandaştan fazla vergi
topladı; emekliye, çalışana, çiftçiye vermediği parayı faize ödedi” dedi.
OVP hedefi tutmadı, bütçe açığı 409 milyar TL daha düşük çıktı
OVP’de 2025 yılı için 2 trilyon 208 milyar TL olarak öngörülen bütçe açığının, yıl
sonunda 1 trilyon 799 milyar TL olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Gülcan Kış,
aradaki 409 milyar TL’lik farkın “iyi yönetim” iddiasıyla açıklanamayacağını söyledi.
Kış, bütçe açığının OVP tahmininin altında kalmasının, bütçe harcamalarının tahmin
edilenden 38 milyar TL düşük gerçekleşmesi ve bütçe gelirlerinin büyük kısmı vergi
gelirlerinden olmak üzere tahminlerin 369 milyar TL üzerine çıkmasıyla bağlantılı
olduğunu ifade etti.
Bu tablonun, iktidarın vatandaşı bir gelir kapısı olarak gördüğünü ortaya koyduğunu
belirten Kış, “Vergi gelirleri hedefin çok üzerine çıkmış, buna karşın sosyal
harcamalar kısılmış. Yani bütçe açığı kapanırken fatura vatandaşa kesilmiş.
Vatandaş daha fazla vergi ödemiş ama karşılığında daha az kamu hizmeti almıştır”
değerlendirmesinde bulundu.
“Bu fark iyi yönetimden değil, bilinçli bir tercihten kaynaklanıyor” diyen Kış, “İktidar
bütçeyi dengelemek için vatandaşı sıkmış, emeğiyle geçinenleri bir vergi kaynağına
indirgemiştir” ifadelerini kullandı.
“Para yok” denilen emekliye kaynak bulunmadı, faize rekor ödeme yapıldı
Gülcan Kış, iktidarın emekli aylıklarıyla ilgili talepleri “bütçe olanakları” gerekçesiyle
geri çevirdiğini anımsatarak, aynı dönemde faiz ödemelerindeki artışa dikkat çekti.
2025 yılında bütçe harcamaları içinde en hızlı artışın yüzde 61,7 ile faiz
ödemelerinde gerçekleştiğini, faiz ödemelerinin yıllık bazda ilk kez 2 trilyon 54
milyar TL seviyesini aştığını kaydeden Kış, şunları söyledi:
“Emekliye ‘para yok’ denilen yıl, faize rekor kaynak aktarıldı. Emekliye verilmeyen her
kuruş, faiz kaleminde büyüdü. Bu bir zorunluluk değil, tercihtir.”
OVP sapmasına rağmen revizyon yok, sorumluluk yok
Kış, OVP’nin normalde orta vadeli bir yol haritası olması gerektiğini, ancak mevcut
tabloda hedef ve gerçekleşmeler arasında ciddi farklar oluştuğunu vurguladı. Açık
tahminlerinin tutmadığını, gelir ve harcama projeksiyonlarının da gerçekleşmediğini
belirten Kış, buna rağmen herhangi bir revizyon yapılmadığını söyledi.
“Ne revizyon var, ne sorumluluk, ne de siyasi bedel” diyen Kış, “OVP artık bir
ekonomi programı değil; vatandaşa kemer sıkmayı, zamları ve fedakârlığı kabul
ettirmek için kullanılan bir korku belgesine dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.
Rezervlerdeki düşüş ve 20 milyar dolarlık ‘net hata ve noksan’

Döviz rezervlerine ilişkin verileri de değerlendiren Kış, son bir yıllık dönemde 24,1
milyar dolarlık net dış finansman girişi olmasına rağmen döviz rezervlerinde 19,4
milyar dolarlık azalma yaşandığını hatırlattı. Kış, bu farkın “net hata ve noksan”
kalemiyle açıklandığını anımsatarak, bunun ciddi bir güven sorununa işaret ettiğini
söyledi.
“Halka ‘rezervler artıyor’ algısı sunulurken, ülkeye gelen dövizin ülkede tutulamadığı
görülüyor. Bu tablo, sermaye çıkışının ve güvensizliğin açık göstergesidir”
değerlendirmesinde bulundu.
Borç azalıyor gibi görünüyor, ancak batık kredi büyüyor
Kış, vatandaşın borçluluğuna ilişkin rakamların da yanıltıcı okunmaması gerektiğini
belirtti. Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 2–9 Ocak haftasında 18,6 milyar TL
azalarak 5 trilyon 976 milyar TL’ye gerilediğini, varlık yönetim şirketlerine olan
borçlarla birlikte toplam finansal borcun 6 trilyon 77 milyar TL’yi bulduğunu
hatırlattı.
Aynı dönemde bankaların tahsil edemediği batık kredilerin 603 milyar TL’yi aştığını,
bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının ise 249,8 milyar TL’ye yükseldiğini
vurgulayan Kış, “Vatandaş borcunu ödediği için değil, ödeyemediği için borç azalıyor.
Bu bir rahatlama değil, derinleşen bir krizdir” dedi.
Faiz yükseliyor, enflasyon düşmüyor
Faiz oranlarıyla ilgili verileri de paylaşan Kış, ihtiyaç kredisi faizinin yüzde 63,53’e,
ihtiyaç, konut ve taşıt kredilerinin oluşturduğu ortalama bireysel kredi faizinin ise
yüzde 60,39’a çıktığını belirtti. Buna karşın tarım ürünlerinde üretici fiyatlarının
2025’te yüzde 36,01 arttığını, bazı ürün gruplarında artış oranlarının çok daha
yüksek seviyelere ulaştığını ifade etti.
“Faiz artıyor ama enflasyon düşmüyor. Bu politika çalışmıyor, fakat bedeli vatandaşa
ödetiliyor” dedi.
“Bu bir bütçe sorunu değil, tercih sorunu”
Açıklamasının sonunda Gülcan Kış, mevcut tablonun bir kaynak yetersizliğinden
değil, siyasi tercihlerden kaynaklandığını vurgulayarak, “Kaynak var ama emekliye,
çalışana, üreticiye değil; faize ve yanlış politikalara gidiyor. Bu tercih Türkiye’yi
fakirleştiriyor” ifadelerini kullandı.