Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uzmanından ‘kedi dışkısı ve çiğ et’ uyarısı: Beyni etkileyen sinsi risk

Bu haberin fotoğrafı yok

Kedi dışkısı ve çiğ etten bulaşan ‘beyin manipülatörü’ parazit: Trafik kazalarından şizofreniye risk faktörü;

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Miman, halk arasında genellikle “kedi hastalığı” olarak bilinen Toxoplasma gondii parazitinin, sadece basit bir enfeksiyon olmadığını; beyin fonksiyonlarını doğrudan etkileyerek kişilik değişikliklerine, refleks kayıplarına, trafik kazalarına ve Alzheimer, Parkinson, şizofreni gibi nörolojik hastalıklara zemin hazırladığını belirtti.

 

İzmir, Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilen PAN Geriatrics Sempozyumu’nun son gününde ‘Uzmanına Sor’ etkinliğinde konuşan Doç. Dr. Miman, “Kedi dışkısının beyin fonksiyonlarına etkisi” konulu sunumunda, sağlıklı yaş alma (longevity) sürecinde parazitlerden korunmanın önemine dikkati çekti.

 

“Parazit hayatta kalmak için davranış değiştiriyor”

 

Doç. Dr. Miman, parazitin doğadaki döngüsünün “avcı-av” ilişkisine dayandığını ve parazitin hayatta kalabilmek için konağının davranışlarını manipüle ettiğini vurguladı.

 

Doğadaki fare ve kedi ilişkisi üzerinden çarpıcı örnekler veren Miman, süreci şöyle detaylandırdı:

 

“Bu parazitin son konağı kedilerdir. Doğada kedilerin dışkısıyla toprağa yayılan kistleri fareler alır. Normal şartlarda bir fare, kedi kokusu aldığında ‘kaç’ uyarısı alır ve oradan uzaklaşır. Ancak fare Toxoplasma ile enfekte olduğunda, parazit farenin beynine yerleşir ve davranış değişikliğine neden olur. Fare korkusunu kaybeder, hatta kedi kokusuna ilgi duyarak kediye yaklaşmaya başlar. Parazit bunu, farenin kediye yem olması ve döngünün tekrar kediye geçerek tamamlanması için yapar. Yani parazit, kendi yaşam döngüsünü sürdürmek için konağını manipüle eder.”

 

Trafik kazalarıyla bağlantısı: Frene basma süresini uzatıyor

 

Miman, farelerdeki bu nörolojik etkinin insanlarda da benzer sonuçlar doğurduğuna dikkati çekti. Parazitin insan beyninde nöroenflamasyona (sinir dokusunda yangı) neden olduğunu belirten Miman, bunun günlük hayattaki yansımalarını şu sözlerle açıkladı:

 

“İnsanlarda da kişilik ve davranış değişiklikleri görülebiliyor. Örneğin daha agresif, sinirli bir yapıya bürünme ya da tam tersi kişilik özellikleri ortaya çıkabiliyor. Ancak en somut etkilerden biri reflekslerdeki yavaşlamadır. Trafikte araç kullanırken aniden durmanız gerektiğinde, ayağınızı gazdan çekip frene basmanız için geçen süre saniyenin altındadır. Ancak bu paraziti taşıyan kişilerde bu refleks süresinin uzadığı tespit edilmiştir. Refleksin gecikmesi, kaza riskini artırır. Yapılan araştırmalar, trafik kazası yapan kişilerde bu parazitin görülme sıklığının daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.”

 

Alzheimer, Parkinson ve Şizofreni ilişkisi

 

Parazitin yerleştiği beyin dokusunda yarattığı hasarların uzun vadede ciddi hastalıklara kapı araladığını ifade eden Doç. Dr. Miman, “Şizofreni ve majör depresyon ile Toxoplasma enfeksiyonu arasında kanıtlanmış bir ilişki vardır. Ayrıca Alzheimer, Parkinson, epilepsi gibi nörolojik hastalıklar ile obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk ve intihar eğilimi gibi psikiyatrik tabloların altında yatan sebeplerden biri de bu parazittir. Sağlıklı yaş alma hedefindeysek, bu parazitten korunmak zorundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Gebeler için hayati uyarı: “Hidrosefali ve zeka geriliği riski”

 

Parazitin hamilelik sürecindeki etkilerine geniş yer ayıran Miman, gebelerin bağışıklık durumunun ve enfeksiyonla karşılaşma zamanının bebek üzerindeki etkilerini şöyle sıraladı:

 

“Eğer bir kadın daha önce bu enfeksiyonu geçirmiş ve antikor geliştirmişse, hamileliğinde bebeği korur. Ancak gebelik sırasında ilk kez bu parazitle karşılaşırsa durum ciddileşir. Gebeliğin ilk 3 ayında enfeksiyon kapılırsa, genellikle düşük veya ölü doğumla sonuçlanır. Eğer 3. ile 6. aylar arasında yakalanırsa; bebekte ‘hidrosefali’ dediğimiz kafada su toplanması, zeka geriliği, görme ve işitme kaybı gibi kalıcı hasarlar oluşabilir. Bu nedenle gebelik öncesi ve sürecinde tarama testleri, ultrason takibi ve gerekirse amniyosentez yapılması çok önemlidir. Amniyosentez korkulanın aksine güvenli bir işlemdir ve erken tanı hayat kurtarır. Anne karnında bile tedavi şansı vardır.”

 

“Kediyi değil, kumu ihmal etmek hasta eder”

 

Evcil hayvan sahiplerinin “Kedimden vazgeçmeli miyim?” endişesine de açıklık getiren Doç. Dr. Miman, sorunun kedinin kendisinde değil, bakım ihmallerinde olduğunu vurguladı. Miman, evde kedi besleyenler için şu kritik önlemleri sıraladı:

 

Dışarı Salmayın: Kediniz evden çıkıp fare avlarsa veya çöplere girerse paraziti kapar. Sadece evde duran ve kuru mama yiyen kedi risk taşımaz.

 

“Kumu Bekletmeyin”

 

Kedi dışkısındaki parazit yumurtaları, dışarı çıktıktan belli bir süre sonra (yaklaşık 1 gün geçince) bulaşıcı hale gelir. Bu yüzden kum her gün temizlenmeli, dışkı bekletilmemelidir. Kumu temizleyen kişi eldiven ve maske kullanmalı. Gebeler bu işlemi mümkünse yapmamalı, başkasına devretmelidir. Ayrıca kedilerin aşıları ve parazit ilaçlamaları aksatılmamalıdır.

 

“Çiğ köfte ve az pişmiş ete dikkat: Derin dondurucu kuralı”

 

Bulaş riskinin sadece kedilerden kaynaklanmadığını, az pişmiş etlerin de büyük bir risk faktörü olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Miman, beslenme alışkanlıklarıyla ilgili şu tavsiyelerde bulundu:

 

“Sığır, koyun, tavuk ve hindi etlerinin dokularında bu parazitin kistleri bulunabilir. Biz ‘eti kanlı severiz’ diyerek az pişmiş tüketirsek ya da çiğ köfte gibi çiğ et ürünleri yersek hastalığı kapabiliriz. En sağlıklısı eti düdüklü tencerede, tam pişmiş olarak tüketmektir. Ancak mutlaka çiğ tüketilecekse veya ızgara yapılacaksa, etin önceden dondurulması şarttır. Et, eksi 18 veya eksi 20 derecede, büyük bloklar halinde değil küçük parçalar halinde dondurulmalı ve en az 1-2 hafta bekletilmelidir. Bu işlem doku kistlerini öldürür. Buzdolabının normal kısmında bekletmek paraziti öldürmez.”

 

Miman, bağışıklık sistemi baskılanmış kanser hastaları ve organ nakli geçirenler için bu parazitin ölümcül olabileceğini belirterek, hijyen kurallarına maksimum özen gösterilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.