Mansur Yavaş, İçişleri Bakanlığı tarafından hakkında verilen soruşturma izninin ardından kameraların karşısına geçti. Basın açıklamasına son dönemde yaşanan saldırılara değinerek başlayan Yavaş, toplumsal şiddet olaylarına dikkat çekti ve eğitimden güvenliğe kadar birçok alanda politika eksiklikleri olduğunu savundu.
Yavaş, konuşmasında özellikle belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalara tepki gösterdi. Yargı süreçlerinin adil yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Yavaş, geçmişe dönük dosyaların yeniden gündeme getirilmesini eleştirdi. Seçilmiş yöneticilerin uzun süreli tutukluluklarla görevlerinden uzaklaştırılmasının “halk iradesine müdahale” anlamına geldiğini ifade eden Yavaş, bunun demokratik süreçleri zedelediğini dile getirdi.
“Biz yargılanmaktan korkmuyoruz”
Mansur Yavaş, kendisine yöneltilen iddialara ilişkin net ifadeler kullanarak yargı sürecinden kaçmadıklarını söyledi. Ancak sürecin herkese eşit ve hukuka uygun şekilde işletilmesi gerektiğini vurguladı. Yavaş, “Biz yargılanmaktan korkmuyoruz ama usule uygun, adil bir şekilde yargılanmak istiyoruz” ifadeleriyle sürecin tarafsız yürütülmesi gerektiğini belirtti.
“Ne bulacaksınız, yok!” sözleri gündem oldu
Basın toplantısında en dikkat çeken açıklamalardan biri ise Yavaş’ın ekonomik iddialara yönelik yanıtı oldu. Hakkındaki soruşturma izniyle ilgili konuşan Yavaş, “Ne bulacaksınız, yok. Biz para yemiyoruz, haram yemiyoruz. Bulamazsınız” dedi.
Gökçek dönemi ve teftiş eleştirisi
Yavaş, açıklamasında eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek dönemine de değindi. Bazı şikayetlerin sonuçsuz kaldığını savunan Yavaş, müfettiş süreçlerine ilişkin eleştirilerde bulundu. Bazı soruşturmaların yıllar sonra yeniden gündeme getirildiğini belirterek bunun “adalet algısını zedelediğini” ifade etti.
“Seçilmiş iradenin yargılanması tartışması”
Mansur Yavaş, açıklamasında tutuklamaların istisna olması gerektiğini, ancak bunun bazı durumlarda tersine işlediğini savundu. Seçilmiş yöneticilerin görevden uzaklaştırılmasının halk iradesini zayıflattığını belirtti. Sürecin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Yavaş, tüm iddiaların adil ve şeffaf biçimde değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
