İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Silivri’de görülen “casusluk” davasının üçüncü duruşmasında kritik bir aşamaya geçildi. Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün yargılandığı davada savunmaların tamamlanmasının ardından savcılık ara mütalaasını açıkladı.
Savcı, dört ismin tutukluluk halinin devam etmesi yönünde görüş bildirirken, dosyada yer alan dijital delillerin ve teknik kayıtların daha kapsamlı şekilde incelenmesi gerektiğini vurguladı. Mütalaada özellikle İBB sistemlerine erişim sağlayan IP adresleri, kullanıcı giriş hareketleri ve e-posta trafiğine ilişkin teknik verilerin detaylandırılması talep edildi.
Dijital inceleme ve erişim iddiaları dosyada öne çıktı
Duruşmada ele alınan mütalaada, İBB’ye ait sistemlerdeki erişim kayıtlarının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiği ifade edildi. Kullanıcı hesaplarının hangi IP adresleri üzerinden giriş yaptığı, bu girişlerin zamanlaması ve sistem log kayıtlarının analiz edilmesi talep edildi. Ayrıca e-posta hesaplarının gerçekliği ve kurumsal sistemlere yetkisiz erişim olup olmadığına ilişkin teknik tespitlerin yapılması istendi.
Savcılık, BTK, MİT Başkanlığı ve TEM Şube Müdürlüğü’nden gelecek teknik verilerin de dosyaya eklenmesini talep ederken, elde edilen dijital materyallerin devlet güvenliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İmamoğlu’ndan sert çıkış
Savunmasını yapan Ekrem İmamoğlu, iddianameyi sert sözlerle eleştirerek süreci “hukuk cinayeti” olarak nitelendirdi. İmamoğlu, yargılamanın siyasi baskı altında yürütüldüğünü öne sürerken, iddia makamına yönelik eleştirilerde bulundu. Sanık avukatları ise dosyada yer alan dijital verilerin farklı kaynaklardan sızdırılmış olabileceğini, sistem içi bir güvenlik ihlali tespitinin net olmadığını savundu.
İddianamede ağır suçlamalar ve teknik detaylar
Toplam 162 sayfadan oluşan iddianamede, sanıkların “siyasal casusluk” suçlamasıyla 15 ila 20 yıl arasında değişen hapis cezalarıyla yargılanması talep ediliyor. Dosyada, İBB sistemlerine ilişkin veri erişimleri, e-posta trafiği ve bazı dijital analizlerin yabancı bağlantılarla ilişkilendirildiği iddiaları yer alıyor. Soruşturmanın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan bir ihbarla başladığı belirtilirken, Hüseyin Gün’e yönelik uluslararası bağlantı ve kriptolu iletişim iddiaları da dosyada dikkat çeken başlıklar arasında bulunuyor.
TELE 1 süreci ve tartışmalar
Dosyada Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınmasının ardından TELE 1’e kayyım atanması ve kanalın daha sonra satış sürecine alınması da yer alıyor. Necati Özkan ve Ekrem İmamoğlu’nun daha önceki duruşmalarda Hüseyin Gün’e yönelik eleştirileri de tutanaklara yansıyan detaylar arasında bulunuyor.
