Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada duruşma salonunda yaşanan tartışmaların ardından dava sürecine ilişkin yeni değerlendirmeler gündeme geldi. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik ile hukukçu Hadi Dündar, yargılama sürecinin uzatılmasının olası hukuki ve siyasi etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
İddiaya göre, mahkeme başkanının savunmaların 9 Temmuz’da tamamlanacağını açıklamasının ardından Ekrem İmamoğlu bu takvime itiraz etti. Yaşanan tartışmanın büyümesi üzerine İmamoğlu’nun duruşma salonundan çıkarıldığı öne sürüldü. Yaşanan gelişmeleri değerlendiren Fatih Atik, davanın uzamasının hedeflendiğini ileri sürerek bunun olası milletvekili adaylığı süreciyle bağlantılı olabileceğini iddia etti. Atik, kararın kesinleşmesinin gecikmesinin farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğini savundu.
“AYM ve AİHM başvuruları açısından süreç önem taşıyor”
Hukukçu Hadi Dündar da davanın uzamasının hukuki açıdan çeşitli başvuru yollarını gündeme getirebileceğini öne sürdü. Dündar, yargılama süresinin uzaması halinde “adil yargılanma hakkı” ve “makul sürede yargılanma hakkı” gerekçeleriyle önce Anayasa Mahkemesi’ne, ardından da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapılabileceğini ifade etti. Dündar, bu nedenle yargılama sürecinin uzatılmasının savunma stratejisinin bir parçası olabileceğini iddia etti.
Milletvekilliği ihtimaliyle ilgili değerlendirme
Hadi Dündar, dava süreci tamamlanıp karar kesinleşmediği sürece siyasi yasak kararının yürürlüğe girmemesi ihtimalinin bulunduğunu belirterek, bu durumun ilerleyen süreçte milletvekili adaylığı açısından farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü. Bu değerlendirmelerin hukuki bir görüş niteliğinde olduğunu vurgulayan Dündar, kesin sonucun yargı sürecinin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacağını ifade etti.
“Ahmak” davasına da dikkat çekti
Dündar, Ekrem İmamoğlu hakkında daha önce verilen 2 yıl 7 ay 15 günlük hapis cezası ve siyasi yasak kararına ilişkin dosyanın temyiz sürecinde olduğunu da hatırlattı. Bu dosyada verilecek nihai kararın, İmamoğlu’nun siyasi geleceği açısından belirleyici olacağını savundu. Ayrıca Dündar, savunma hakkına ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk mercilerine taşınmasının da gündeme gelebileceğini iddia etti.
