Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Belirti Vermeden Öldürüyor: Sessiz Kalp Hastalığı Uyarısı

Kalp krizi, kalp sağlığı söz konusu olduğunda toplumun büyük bir kısmının aklına gelen ilk tehlike olmaya devam ediyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve ani rahatsızlık hissi gibi klasik belirtiler, çoğu insan için kalp sorunlarının temel işaretleri olarak biliniyor.

Kalp krizi, kalp sağlığı söz konusu olduğunda toplumun büyük bir

Ancak uzmanlar, bu bilinen tablonun dışında kalan, özellikle genç ve kendini tamamen sağlıklı hisseden bireylerde sessizce ilerleyen çok daha sinsi bir kalp hastalığına dikkat çekiyor. Belirti vermeden gelişebilen ve çoğu zaman ilk bulgusunu ani ölümle gösteren bu hastalık, tıp dünyasında “sessiz katil” olarak tanımlanıyor.

Kalp cerrahı Prof. Dr. Burak Onan, her yıl çok sayıda hastada bu gizli tehdidi tespit ettiklerini belirterek, hastalığın fark edilmemesinin en büyük risk faktörü olduğuna vurgu yapıyor. Sorun, hastaların kendilerini iyi hissetmeleri ve herhangi bir şikâyet yaşamamaları nedeniyle kontrole gitme ihtiyacı duymamaları. Bu durum, hastalığın ilerleyerek hayati sonuçlara yol açmasına zemin hazırlıyor.

Kalp ve Damar Hastalıkları Alarm Veriyor

Kalp ve damar hastalıkları, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de giderek artan bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Özellikle modern yaşamın getirdiği stres, hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve sigara kullanımı, kalp sağlığını tehdit eden başlıca etkenler arasında yer alıyor.

ABD verilerine göre kalp krizi, ülkedeki en önemli ölüm nedenlerinden biri olmayı sürdürüyor. Her yıl yaklaşık 805 bin kişinin kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bu sayı, sorunun ne denli büyük olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Türkiye’de de benzer bir tablo söz konusu. Son yıllarda kalp hastalıkları ve kalp krizine bağlı ölümlerde belirgin bir artış gözlemleniyor. Uzmanlar, bu yükselişin sadece ileri yaş grubuyla sınırlı kalmadığını, genç nüfusta da ciddi bir risk artışı yaşandığını ifade ediyor. Özellikle genetik yatkınlığı olan bireyler, yoğun stres altında çalışanlar ve düzenli sağlık kontrolü yaptırmayanlar için tehlike daha da büyüyor.

Sessiz Katil Neden Fark Edilmiyor?

Bu gizli kalp hastalığının en tehlikeli yönü, uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerlemesi. Hastalar çoğu zaman günlük yaşamlarına sorunsuz bir şekilde devam edebiliyor. Göğüs ağrısı, çarpıntı ya da nefes darlığı gibi klasik şikâyetler ya hiç görülmüyor ya da hafif olduğu için önemsenmiyor. Bu nedenle hastalık, rutin bir sağlık taraması sırasında ya da beklenmedik bir kalp krizi sonrası tesadüfen ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. Burak Onan, özellikle genç yaşta ani kalp ölümlerinin altında çoğu zaman bu tür sessiz ilerleyen kalp hastalıklarının yattığını söylüyor. Spor yaparken, uykuda ya da günlük bir aktivite sırasında aniden hayatını kaybeden kişilerin bir kısmında, daha önce fark edilmemiş ciddi kalp problemleri tespit ediliyor. Bu durum, “kendimi iyi hissediyorum” düşüncesinin her zaman sağlıklı olunduğu anlamına gelmediğini gösteriyor.

Kimler Daha Fazla Risk Altında?

Uzmanlara göre bu hastalık açısından risk grubunda olanlar yalnızca yaşlılar değil. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanlar, genetik yatkınlık nedeniyle daha dikkatli olmalı. Bunun yanı sıra sigara kullananlar, yüksek tansiyon ve kolesterol sorunu yaşayanlar, diyabet hastaları ve obez bireyler de yüksek risk taşıyor.

Bununla birlikte yoğun stres altında çalışan, düzensiz beslenen ve fiziksel aktiviteyi ihmal eden genç bireylerde de riskin giderek arttığına dikkat çekiliyor. Özellikle masa başı çalışanlar ve uzun saatler hareketsiz kalan kişilerde kalp-damar sistemi zamanla olumsuz etkilenebiliyor. Uzmanlar, “gençlik” kavramının kalp hastalıklarına karşı koruyucu bir kalkan olmadığı konusunda uyarıyor.

Belirtiler ne Zaman Ortaya Çıkıyor?

Hastalığın “sessiz” olarak tanımlanmasının nedeni, belirtilerin genellikle geç dönemde ortaya çıkması. Ancak bazı hastalarda hafif ipuçları görülebiliyor. Nedensiz yorgunluk, çabuk yorulma, efor sırasında hafif nefes darlığı, ara sıra hissedilen çarpıntı ya da göğüste baskı hissi, çoğu zaman göz ardı edilen belirtiler arasında yer alıyor. Bu şikâyetler başka nedenlere bağlanarak önemsenmediğinde, altta yatan ciddi kalp problemi fark edilmeden ilerlemeye devam ediyor.

Uzmanlar, özellikle bu tür şikâyetlerin tekrarlaması durumunda mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguluyor. Basit bir kalp muayenesi, EKG ya da ekokardiyografi gibi tetkikler sayesinde hayati risk taşıyan birçok sorun erken dönemde tespit edilebiliyor.

Önlemek Mümkün mü?

Bu sorunun yanıtı uzmanlara göre büyük ölçüde “evet”. Sessiz ilerleyen kalp hastalıklarının tamamı olmasa da önemli bir kısmı, erken tanı ve doğru yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabiliyor. Düzenli sağlık kontrolleri, bu noktada en kritik adımı oluşturuyor. Özellikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan bireylerin, herhangi bir şikâyeti olmasa bile belirli aralıklarla kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi öneriliyor.

Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigaradan uzak durmak ve stresi yönetebilmek, kalp sağlığını korumanın temel taşları arasında yer alıyor. Prof. Dr. Burak Onan, “Kalp hastalıklarının önemli bir bölümü yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir ya da geciktirilebilir. Önemli olan riskleri bilmek ve önlem almaktan kaçınmamaktır” diyerek farkındalığın önemine dikkat çekiyor.

Görünmeyen Tehlikeye Karşı Bilinç Şart

Kalp krizi, hâlâ en bilinen ve en korkulan kalp sorunlarından biri olsa da, sessizce ilerleyen gizli kalp hastalıkları en az onun kadar tehlikeli. Belirti vermeden gelişmesi, bu hastalıkları daha da ölümcül hâle getiriyor. Uzmanların ortak görüşü, “kendini sağlıklı hissetmenin” tek başına yeterli olmadığı yönünde. Düzenli kontroller, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerinin ciddiye alınması, bu sessiz katile karşı en güçlü silah olarak öne çıkıyor.