18 Mart; kara ve deniz zaferleriyle başlayan, Cumhuriyet’le taçlanan büyük bir
antiemperyalist direnişin simgesidir.
18 Mart; eşi benzeri az görülen bir mücadeleyle Türk milletinin bağımsızlığını, vatanın
bölünmez bütünlüğünü korumak uğruna canını feda eden kahraman şehitlerimizi anma
günüdür.
18 Mart; emperyalizme karşı bir milletin tek yürek, tek vücut hâlinde kutsal vatanı
savunma iradesidir. Bu irade ve mücadele, milletimizin birlik ve dayanışma ruhunun en güçlü
göstergesidir.
Çanakkale Zaferi, Birinci Dünya Savaşı’nın gidişatını etkilemiş, dünya tarihinde yeni bir
dönemin kapısını aralamıştır. Emperyalizme karşı kazanılan bu büyük zafer, aynı zamanda
dünyanın dört bir yanında bağımsızlık mücadelesi veren mazlum milletlere ilham kaynağı
olmuş, dünyanın dört bir köşesinde bağımsızlık, özgürlük umutlarını büyütmüştür.
Çanakkale ruhu, birliktir, direniştir, bağımsızlıktır.
Bugün, yaşanmış acılardan ve göz yaşlarından ders almayan insanlık; savaşların,
terörün ve insanlık dışı uygulamaların gölgesinde yeni sınamalarla karşı karşıyadır.
Tüm insanlığın ortak dileği;
Yurtta ve dünyada savaşların sona erdiği,
Terörün ve insanlık dışı uygulamaların son bulduğu,
Ulusların barış, kardeşlik ve demokrasi içinde bir arada yaşayabildiği bir dünyanın
kurulmasıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle; 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz
Zaferi’nin 111. yıl dönümünde antiemperyalist mücadelenin ve bağımsızlığın meşalesini
yakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve
gönül borcuyla anıyorum. Saygılarımla.

