CHP’li Öneş Derici: “Muğla’nın Madenlere Verecek Başka Suyu Yok!”
CHP Muğla Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Süreyya Öneş Derici, Cumhurbaşkanı
Erdoğan'ın imzasıyla 10 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 10848 sayılı acele
kamulaştırma kararına sert tepki gösterdi. Milas İlçesi sınırları içinde linyit madeni için 679
parsellik arazinin acele kamulaştırılması kararının, Muğlanın kritik su havzalarını ve halkın
geleceğini tehdit ettiğini belirten Öneş Derici, Muğla zaten su krizinin göbeğinde. Şimdi bir
de su havzalarımızı işlevini kaybetmiş bir linyit madeni için talan mı edeceksiniz?; diye
iktidara sordu. Bu kararın kamu yararı adı altında köylünün ata toprağını gasp etmekten başka
bir şey olmadığını vurgulayan Muğla Milletvekili, “köylünün atasından kalan, geçim kaynağı
olan zeytinliklerini kamulaştırmak, mülkiyet hakkının yok sayılmasıdır” ifadelerini kullandı.
Çamköy su havzası Bodrum ve Milasın nefes borususunda;
Çamköy bölgesinden Bodrum;a yılda yaklaşık 5 milyon metreküp su sağlandığını hatırlatan
Öneş Derici, kamulaştırılan arazilerin doğrudan su havzası üzerinde olduğunu vurguladı. Bu
bölgede yapılacak her türlü maden faaliyeti, yeraltı suyunu doğrudan etkileyecek. Bodrum;un
içme suyu kuyuları, Güllük;ün ve havaalanı çevresinin su kaynakları tehlike altında;
ifadelerini kullandı.
2025 yılının Türkiye için son 50 yılın en şiddetli kuraklığı olarak kayıtlara geçtiğini belirten
Öneş Derici, ;Muğla;da Akbelen;de yaşanan orman katliamı yetmedi, şimdi de linyit için su
kaynaklarımızı yok etmek istiyorlar. Bu kabul edilemez; dedi.
;Yıllardır su krizi yaşayan Muğla, linyit için mi kurban edilecek?;
Muğla Milletvekili, Muğla;da yaşanan su krizine dikkat çekerek, Bodrum, Milas ve çevre
ilçelerde her yaz yaşanan su sıkıntısının bir yönetim tercihinin sonucu olduğunu ifade etti.
"Bir yandan halkımız susuz kalırken, diğer yandan su kaynaklarımız termik santrale, kömür
madenine feda ediliyor. Devlet, vatandaşının suyunu mu yoksa şirketlerin kârını mı
koruyacak? diye sordu.
Öneş Derici, kamulaştırılan parsellerin bir kısmının tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olduğunu
da vurgulayarak, hem su hem de üretim alanlarının tehdit altında olduğunu belirtti. Çamköy,
Bağadamları, Çakıralan, İkizköy, Karacağaç ve Karacahisardaki tarım arazilerimizi,
zeytinliklerimiz ve su kaynaklarımız için mücadelemiz sürecek, Muğla’yı yok etmek isteyen
bu anlayışa karşı tek yürek olacağız” dedi.

