Dostoyevksi bir sözünde şöyle der: “Ne yaparsan yap, pişman öleceksin . Belki yaptıklarından, belki de yapamadıklarından.”
Dostoyevski haklı mı?
Ne yaparsak yapalım pişman mı öleceğiz.
Hayat boyu keşkeler peşimizi bırakmaz. “Keşke o işe girseydim”, “keşke o şehirde kalsaydım”, “keşke o insanı bırakmasaydım” cümleleri, bugünün değil, o günün duygusuyla gerçekleşmiştir.
Ancak, o günkü şartları ve ruh halimizi çoğu zaman unutarak, yaşanmamış olan bir ihtimali zihnimizde parlatır, daha kusursuz bir hayat yakıştırırız. Çünkü zihnimiz, pişmanlık üretme konusunda son derece yaratıcıdır.
Halbuki hayatımız, keşkelerle iyi ki’lerin toplamından ibaret. Yaptıklarımız bizi biz yapıyor. Kederlerimizle, sevinçlerimizle, hatalarımızla, başarı ya da başarısızlıklarımızla yoğruluyoruz.
Bazen “keşke” lerimizin, bizi daha büyük bir hayal kırıklığından, daha derin bir yanlıştan, belki de kendimizden koruduğunu unutmayalım. Hayat bazen istediklerimizi değil, ihtiyaç duyduklarımızı vererek adil olur.
“ Kelebek Etkisi” filmini izlediniz mi?
Filmde, bir adam geçmişe yolculuk yapabildiğini ve olayları değiştirebildiğini keşfeder. Bu değişiklikler hem kendi hayatını, hem de çevresindeki insanların hayatını büyük ölçüde etkilemekte, bazen de beklenenin tam aksi yönde gerçekleşmektedir.
Geçmişe tekrar tekrar dönen adam, bir olayı ya da sevdiği bir insanın hayatını düzelteyim derken, başka kötü olaylara sebebiyet verebilmekte, sevdiği insana zarar gelmesine yol açabilmektedir.
Biz de geçmişte geriye dönüp, keşke dediğimiz bir olaya farklı yönde karar verebilseydik, belki de beklediğimiz sonucu alamayacaktık. O keşke, iyi ki’ye dönüşmeyecekti.
“Keşke” demek, bir daha aynısını yapmam demektir. Yani tecrübe kazanmak, bir şeyin iyi ya da kötülüğünü anlamaktır. Keşke diyebiliyorsak, vicdan sahibiyiz demektir aslında.
Hayatımız kısa. Geçmişe yolculuk yapmak mümkün de olmadığına göre, keşkelerimizden tecrübe edinip, iyi ki’lerimizin tadını çıkaralım.
Sibel SARI & 29.01.2026








YORUMLAR