Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yıldırım Kaya Eğitimci / Siyasetçi
Yıldırım Kaya Eğitimci / Siyasetçi

LAİKLİK SUÇ DEĞİL, CUMHURİYET’İN TEMELİDİR

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının 24. yılında laiklik yeniden tartışma konusu hâline getiriliyorsa, burada ciddi bir siyasal yönelim sorunu vardır. Yirmi dört yıldır eğitim politikalarını belirleyen bir iktidarın bugün ortaya çıkan sonuçlardan muhalefeti ya da toplumu sorumlu tutması inandırıcı değildir.
Laiklik isteyenlere suçlu muamelesi yapmak; Anayasa’nın 2., 24., 25. ve 42. maddelerine, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun açık hükümlerine ve Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine meydan okumaktır.
Anayasal güvence altındaki bir ilkenin kamu gücü tarafından tartışmalı hâle getirilmesi, hukuk devleti açısından ciddi bir gerileme göstergesidir.
Tartışma bilinçli olarak “inananlar–inanmayanlar” zeminine çekilmektedir. Oysa laiklik, inanç özgürlüğünün teminatıdır.
Ramazan ayında buluğ çağına ermiş her birey, inanıyorsa orucunu tutar, namazını kılar, ibadetini özgürce yerine getirir. Bugüne kadar buna engel olan bir düzen olmamıştır. Dolayısıyla laikliğe yöneltilen eleştiriler, somut bir mağduriyete değil, siyasal bir algı üretimine dayanmaktadır.
Peki o hâlde sorun nedir?
Sorun; okulların mezhepçi anlayışlara ve tarikat–cemaat protokollerine açılmasıdır.
Sivil toplum niteliği taşıyan dini yapıların varlığı demokratik toplumlarda doğal olabilir; ancak bu yapıların kamusal eğitim alanında karar verici ya da yönlendirici aktör hâline gelmesi, devletin tarafsızlığı ilkesini zedeler.
Eğitim politikalarının referansı pedagojik bilimler ve anayasal ilkeler olmalıdır; herhangi bir dini grubun yorum veya öncelikleri değil.
Sorun; pedagojik yeterliliği ve akademik niteliği denetlenmeyen yapıların kamusal eğitim alanında etkinlik kazanmasıdır.
Sorun; kamusal eğitimin bilimsel ve laik niteliğinin sistematik biçimde aşındırılmasıdır.
Sorun; çocukların eleştirel düşünme becerilerini yok etmektir.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin göreve geldiği günden bu yana karma eğitime mesafeli açıklamalar yapmış, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun laik ve bilimsel eğitim ilkesini fiilen yok sayan uygulamalara göz yummuştur.
Bir eğitim bakanının toplumu birleştirmek yerine belirli bir ideolojik hattı önceleyen bir dil kullanması, eğitim yönetiminde tarafsızlık ilkesine zarar vermektedir.
Toplumu birleştirecek adımlar atmak yerine ayrıştıran bir dil tercih edilmiştir.
Eğer bugüne kadar uygulanan eğitim politikaları yanlış idiyse, 24 yıldır iktidarda olanlar neden sustu?
Eğer bugün yapılanlar doğruysa, parti yöneticileri neden bu politikaların açık savunusunu yapmaktan kaçınıyor?
Bu çelişki, eğitim politikalarının pedagojik ihtiyaçlardan değil, siyasal konjonktürden beslendiği izlenimini güçlendirmektedir.
Laiklik karşıtı her adım, Cumhuriyet’in temel direklerine vurulan bir darbedir.
Devletin herhangi bir inanç yorumuna mesafe koyma yükümlülüğünden uzaklaşması, yalnızca laik kesimi değil, farklı mezhep ve inanç gruplarını da güvencesiz bırakır.

Bizim savunduğumuz laiklik; kimsenin inancına müdahale etmeyen, ama devletin hiçbir inanç yorumunun arka bahçesi olmasına da izin vermeyen laikliktir. Bu anlayış, Mustafa Kemal Atatürk’ün laiklik anlayışıdır.

Bu anlayış, bilimsel eğitimle birlikte anlam kazanır. Bilimsel eğitim zayıfladığında, yalnızca laiklik değil, ülkenin ekonomik rekabet gücü ve toplumsal barışı da zayıflar.

Tarikatlarla yapılan protokollere itiraz ettiğimizde sessiz kalanlar, bugün gelinen noktayı iyi okumalıdır. Kamusal eğitimin sorumluluğu devredilemez; devlet denetiminden uzak her yapı, çocukların eşit ve nitelikli eğitim hakkını riske atar.

Laiklik talebi suç değildir. Laiklik, bu ülkenin ortak yaşam sözleşmesidir. Bu sözleşme zedelendiğinde kaybeden yalnızca bir kesim değil, tüm toplum olur.

Okullar tarikatların değil, Cumhuriyet’indir.
Eğitim mezhepçi değil, bilimsel olmak zorundadır.
Ve biz bu mücadeleden geri adım atmayacağız.

26.02.2026
Yıldırım Kaya

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER