Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mustafa Haluk Saran
Mustafa Haluk Saran

Şekerin Tadı

Bugün bayram.

Takvimler öyle söylüyor, telefonlar hatırlatıyor, mesajlar şimdiden düşmeye başladı bile.
Ama biz eski bayramları yaşamış olanlar kendi kendimize sormadan edemiyoruz…
Eskiden bayramlar böyle miydi?

Bayram sabah erkenden başlardı.
Ev daha gün doğmadan uyanırdı.

Mutfaktan gelen sesler, tencere kapaklarının tıkırtısı…
Tatlı bir telaş olurdu.

Hanımlar kahvaltıyı hazırlarken, erkekler bayram namazından dönerdi.
Evin büyüğü radyoyu açardı. Bir anda evin içine şarkılar, türkülerle bayram havası dolardı.

Kahvaltı masasında sadece yemek olmazdı; birlik olurdu, beraberlik olurdu, yaşanmışlık olurdu.

Sonra en güzel an…
Cicili bicili kıyafetler giyilir, saçlar taranır, kolonyalar sürülür, büyüklerin elleri öpülürdü. Harçlıklar alınırdı. Ama mesele para değildi. O anki gülümseme…
O içten “iyi bayramlar” dileği…
İşte onun tadı bambaşkaydı.

Bir süre sonra kapılar çalmaya başlardı.
Misafirin kim olduğu bilinmese de tahmin edilirdi.

İlk misafirler ağırlandıktan sonra bu kez küçükler ve gençler sokağa dökülürdü.
Kapı kapı dolaşılırdı.

Her kapı ayrı bir dünya…
“Bir çay içmeden bırakmayız” diyenler,
“İlle de yemeğe kalacaksınız” diye ısrar edenler…

Sofralar büyürdü.
İnsanlar çoğalırdı.

Ve bir de…
Günler öncesinden gönderilen tebrik kartları, mektuplar, telgraflar…
Postacı da bayramın bir parçasıydı sanki.

Sonra…

Ne zaman oldu…
Nasıl oldu…

Bir şeyler değişti.
Çok bariz.

Var mı hatırlayan?

Şimdi bayramlar çoğu zaman bir tatil planı.
Şehirler boşalıyor, insanlar uzaklara gidiyor.

Bayramlaşmalar cep telefonunda…
Samimiyse görüntülü, resmiyse sesli…

Mesajlar hazır.
Cümleler aynı.

Ama…
Sanki bir şeyler eksik.

Belki zaman değişti.
Belki biz. Belki de hayat hızlandı.

Bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var:

Eskiden bir kapı zili çaldığında içimizde küçük bir heyecan olurdu.
Kim geldi?
Kim hatırladı?
Kim bizi düşündü?

Şimdi düşünün…

Hiç haber vermeden birinin kapısını çalsanız…
Ya da uzun zamandır aramadığınız birini arayıverseniz…
Sadece “iyi bayramlar” demek için değil, biraz hâl hatır sormak için…

Kim bilir…
Belki o eski bayramlardan bir parça yeniden gelir.

Belki bayram hâlâ oradadır.
Biz sadece biraz uzağındayızdır.

Bu bayram bir kapıyı çalın.
Birini gerçekten arayın.

İnanın…
Şekerin tadı hâlâ aynı.
Sadece hatırlanmayı bekliyor.

Hepinize iyi bayramlar dilerim.
Nicelerine sağlık ve mutlulukla…

 

Mustafa Haluk Saran
20 Mart 2026

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER