<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>millet iradesine sahip çıkıyor &#8211; Gazete Halk</title>
	<atom:link href="https://www.gazetehalk.com.tr/tag/millet-iradesine-sahip-cikiyor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazetehalk.com.tr</link>
	<description>Özgür Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Oct 2025 06:53:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2024/08/cropped-3-32x32.png</url>
	<title>millet iradesine sahip çıkıyor &#8211; Gazete Halk</title>
	<link>https://www.gazetehalk.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Özgür Özel: “365 Gün Sonra Bir Kez Daha Buradayız, İrademizin Arkasındayız”</title>
		<link>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-365-gun-sonra-bir-kez-daha-buradayiz-irademizin-arkasindayiz/</link>
					<comments>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-365-gun-sonra-bir-kez-daha-buradayiz-irademizin-arkasindayiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülent Eryılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 06:53:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[millet iradesine sahip çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazetehalk.com.tr/?p=73025</guid>

					<description><![CDATA[Özgür Özel: “365 Gün Sonra Bir Kez Daha Buradayız, İrademizin Arkasındayız” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Prof. Dr. Ahmet Özer’in tutukluluğunun birinci yılı dolayısıyla Esenyurt’ta düzenlenen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Hoş geldiniz. ‘Gelmezler’ dediler, ‘Kasım oldu’ dediler. ‘Yoruldular, dün akşam 29 Ekim’di. Meydandaydılar’ [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #0000ff;"><strong>Özgür Özel: “365 Gün Sonra Bir Kez Daha Buradayız, İrademizin Arkasındayız”</strong></span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel,</strong></span> <strong><span style="color: #ff0000;">Prof. Dr. Ahmet Özer’in</span> </strong>tutukluluğunun birinci yılı dolayısıyla Esenyurt’ta düzenlenen<span style="color: #0000ff;"><strong> Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne</strong></span> katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Hoş geldiniz. ‘Gelmezler’ dediler, ‘Kasım oldu’ dediler. ‘Yoruldular, dün akşam 29 Ekim’di. Meydandaydılar’ dediler. Dedim ki ‘Siz Esenyurt’u tanımıyorsunuz.’ Hoş geldiniz. Bu akşam Türkiye’nin en büyük ilçesindeyiz. En büyük ilçenin en büyük utancına karşı bir yıl dönümünde hep birlikte direnmek, hep birlikte itiraz etmek, 365 gün sonra bir kez daha burada kenetlenmek, dosta güven ve olmayana da kaygı vermek, seçtiğimizin, seçtiklerimizin, irademizin arkasında durmak için 66’ncı eylemde Esenyurt‘tayız” dedi. Özel, şunları söyledi:</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-73034" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0017.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0017.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0017-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0017-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“MÜCADELEYİ DALGA DALGA BÜYÜTENLERE SELAM OLSUN”</strong></span><br />
“Darbeci kuşatmaya karşı direnmek üzere buradayız. Belki ilk saldırı burada oldu. Ama şunu da kimse unutmasın, ilk direniş de burada oldu. Onlar dalga dalga operasyonlarla bizi, sizi sindirebileceklerini sandılar. Onların dalga dalga operasyonlarına karşı mücadeleyi dalga dalga büyütenlere selam olsun, helal olsun. Öncelikle iki önemli teşekkürüm var. Bunlardan biri: <strong><span style="color: #ff0000;">Ahmet Özer,</span> </strong>Esenyurt’a seçildi. O süreci konuşacağız. Ama gözaltına alındığı andan itibaren hem Ahmet Özer‘e, hem siyaset arkadaşlarına ve bürokratlarımıza, hem de daha sonraki süreçte mağdur tüm ailelere dayanışma gösteren Özer ailesine; kızına, oğluna, eşine yürekten teşekkür ediyorum. İlk Esenyurt’un iradesine saldırıldığında koştuk, geldik. MYK toplantımızı Esenyurt İlçe Başkanlığı’nda yaptık. Sonra da çıkıp bu meydana sizlere seslendik. Mücadele edeceğimizi, haklı olduğumuzu, büyük bir haksızlığa muhatap olduğumuzu söyledik. O gün <span style="color: #0000ff;"><strong>Cumhuriyet Halk Partisi’nin İlçe Başkanı Hüseyin Ergün’dü.</strong></span> O günden bugüne bu meydanda 160 gün nöbet tutuldu, mücadele edildi. Hüseyin Başkan’a ve önceki il, ilçe yönetimine yürekten teşekkür ediyorum. Ardından sevgili Cafer Çakmak Başkan, görev devir teslimi yaptılar. Ancak bir bayrak yarışı olarak onlar da<strong><span style="color: #0000ff;"> Esenyurt Belediyesi</span> </strong>için verilen oyları, Ahmet Özer‘e verilen görevin Cumhuriyet Halk Partisi‘ne emanet olduğunun bilinciyle aynı mücadeleyi sürdürüyorlar. İlçe yönetimimize, önceki ve şimdiki yönetime yürekten teşekkür ediyoruz. Tabii bu mücadeleyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin mücadelesi olarak görürsek yanılırız, haksızlık yapmış oluruz. İlk günden beri bu meydanda bizimle dayanan tüm muhalefet partilerine, sendikalara, derneklere, Esenyurt’un ve İstanbul’un tüm dinamiklerine yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız. Bu meydan, Esenyurt kurtuluşun tek başına olmadığını, ‘Ya hep beraber, ya hiçbirimiz’ dediğimizi Türkiye’ye duyurdu. İşte bu sayede biz bir yıldır korkutmak isteyenlere karşı korkuyu evde biraktığımızı, sindirmek isteyenlere karşı sinmeyeceğimizi ve Esenyurt’un iradesine saygı duymayanlara karşı mücadele edeceğimizi dosta ve dost olmayana gösterdik.”</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-73035" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0010.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0010.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0010-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0010-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“REKOR OYLA ESENYURT’U AHMET ÖZER’E TESLİM ETTİNİZ”</strong></span><br />
“Profesör Doktor Ahmet Özer, ömrünü Türk &#8211; Kürt kardeşliğine adayan bilim insanı. Biz yerel seçimlerde ona güvendik, ona inandık. Önceki dönemki belediye başkanımızla da hiçbir sorunumuz yoktu. Ama Esenyurt’ta bir sesi duyduk. Buradan Türkiye’ye Esenyurt İttifakı’nın sesini, Türklerle Kürtlerin kardeşliğinin önemini, iradeleri ortaklaştırarak bir büyük başarının kazanılabileceğini, dostluğu ve kardeşliği gösterdik. Yüzde 51 oyla Türkiye’nin en büyük ilçesini bir rekora imza atarak Ahmet Özer’e teslim ettiniz. O günden bugüne yaşananları birazdan konuşacağız. Ama ben gündüz gözüyle her Esenyurt’a geldiğimde ve buradan geçtiğimde, Beylikdüzü’ne geldiğimde hep bir şey görürüm. Yolun bir tarafı Esenyurt, bir tarafı Beylikdüzü. Esenyurt’a bakarsınız, maalesef kent suçları müzesi. Esenyurt‘u yıllar yıllar önce kaybettiğimizde nüfusu 100 bini yeni geçiyordu, yıllar sonra AK Parti’den 1 milyona yakın bir nüfusla aldık ve şimdi onu da geçti. Yolun bir tarafı, Esenyurt; kent suçları müzesi. Yüksek katlar, arasından hava geçmeyen yüksek yüksek bloklar, yeşile hasret sokaklar… Bir tarafta ise üç &#8211; dört katlı imar planlarıyla ve doğru uygulamalarıyla Beylikdüzü. Bir tarafı, yıllardır AK Parti yönetti; kişi başına 0,5 metrekare yeşil alan. Bir tarafı, Mehmet Murat Çalık çizdi. Önce Ekrem İmamoğlu, sonra Murat Çalık yönetti; kişi başına 10 metrekare yeşil alan. Bir tarafta, Esenyurt’a yapılan AKP kötülüğü. Bir tarafta, ranta değil kente, halka önem veren yönetim anlayışı. İşte İstanbul’da, Esenyurt‘ta bizi, Ahmet Özer’i göreve çağıran bu anlamda halkçı bir belediyeciliğin Esenyurt tarafından hak edildiğini düşünen Esenyurt’lu vatandaşlarımızdır.”</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-73036" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0011.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0011.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0011-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0011-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“209 GÜN GÖREVİNDE KALABİLDİ”</strong></span><br />
“İşte bu sebeple Ahmet Özer kentin makus talihini değiştirmek için kolları sıvadı. Görevinde 209 gün kalabildi. Bakın tam bir yıldır burada. Oysa sizler ona 19 ay boyunca bu hizmeti etmesi için görev verdiniz. Ona sadece yedi ay kadar bir süre tahammül edebildiler. Ahmet Özer, o 209 günde sadece 15 bin kişilik bir aşevi açtı. Bir kreş açtı, dördünün temelini attı. 600 öğrenciye eğitim desteği verdi. 3 bin öğrencinin kayıtlarını yaptırdı, kurs vermek için başlattı. 23 okulun boyasını, bakımını, onarımını üstlendi. 100 bin ton asfalt attı.120 bin metrekare parke taşı döşedi. Kıraç ve Sanayi bölgelerindeki imar sorunlarını çözdü. Planladığı beş festivalden üçünü gerçekleştirebildi. Tutuklanmasa bir hafta sonra Emeklilik Lokali açılacaktı. O lokali açmadılar, açtırmadılar.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BU SUÇ DEĞİLDİR, BUNUN ADI ‘DEMOKRATİK SİYASET’TİR”</strong></span><br />
“Bir yıl önce bu işleri yapan ve nicelerini yapmak için heyecanla koşturan Ahmet Özer’i laf aramızda ‘Teröristtir’ diye, ‘Teröre destek veriyor’ diye tutukladılar. O günlerde birileri ‘kent uzlaşı’nı suç sayıyordu ve iddianamelere şöyle yazıyordu: ‘Batıda belediye kazanacak gücü olmayan Kürtler, kent uzlaşısıyla belediye meclislerinde görevlendirilmek suretiyle Kürtlerin oyları alınmış, onlara belediye meclislerinde temsil imkanı tanınmıştır.’ Bu ‘kent uzlaşısı’yla ilgili arkadaşlarımıza sorulan sorunun özü, tam ortası. Diyorlar ki ‘Siz Kürtleri liselere yazdınız, onlardan oy aldınız. Onlara hak etmedikleri bir temsil verdiniz.’ Buradan bu gafillere söylüyorum: Bunun adı ‘suç’ değildir, bunun adı ‘demokrasi’dir, ‘demokratik siyaset’tir. Suçsa o suçun tek sahibi benim. Buradayım, hepsini ben üstleniyorum. ‘Esenyurt Belediyesi’ni DEM kazanamayacak, Şişli’yi kazanamayacak’ diye Kürtleri<span style="color: #0000ff;"><strong> DEM’den,</strong></span> DEM’i Kürtlerden, siyaseti bundan ibaret gören kafayı reddediyorum. Buradan açıkça ifade ediyorum: DEM, kendi siyaseti olan, saygın yöneticileri olan, siyaseti olan, üyeleri olan resmi bir partidir. Sonuna kadar saygı duyuyorum. Diğer yandan Kürtler DEM‘den, DEM de Kürtlerden ibaret değildir. Cumhuriyet Halk Partisi, Kürtlerle ilişki kurmak için illa gizli anlaşmalar yapmak zorunda değildir. Cumhuriyet Halk Partisi, seçmenin analizini yapar, gerekli görüşmeleri yapar, doğru isimleri listesine koyar, onların temsilini sağlar. Bu da Kürtlerin anasının ak sütü gibi helaldir. Bunu suç görmek ırkçılıktır, ötekileştirmektir. Bunu suç görmek kendini, bu ülkeyi, hatta bu ülkenin kuruluşunu inkar etmektir. Çanakkale’de Kürt ve Türk koyun koyuna yatıyorsa, Esenyurt‘ta da kol kola siyaset yapabilir. Buna kimse engel olamaz. İşine gelince Kürtlerden destek isteyip, işine gelince onlara sırtını dönen; işine gelmediği zaman Kürtlerin partisini, oy verdikleri partinin Eş Genel Başkanlarını dokuz yıl hapiste tutan ve sonra başka sebeplerle gelişince Kürtlere el uzatan, çıkar ilişkisi kuran<strong><span style="color: #0000ff;"> AK Parti</span></strong> anlayışı yerine Kürtleri eşit yurttaş, eşit vatandaş gören ve bundan sonra da görecek olan demokratik bir kardeşliğin önünde saygıyla eğiliyorum.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-73037" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0012.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0012.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0012-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0012-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BU NUMARALARLA AHMET ÖZER’İ ALIP İÇERİYE KOYDULAR”</strong></span><br />
“Bu şartlar altında seçilen ve suçu Türkiye’nin en büyük ilçesini AK Parti’ye kaptırmamak olan Ahmet Özer’i aldılar, içeriye attılar. Atarkenki iddiaları neydi biliyor musunuz? Onu terörle ilişkilendiriyorlar. Bir hemşerisi ölmüş Van’da. Anneleri ölmüş, oğullarından birini aramış ve demiş ki ‘Anneniz sizin gibi çok kıymetli evlatlar yetiştirmişti. Mekanı cennet olsun.’ Efendim o altı oğlandan biri, bir terör örgütüne kayıtlıymış, ‘kıymetli evlatlar’ diyerek Ahmet Özer terörü ve teröristi övmüş. Taziye ha taziye. Taziye verilen başka bir kardeş, terörden suçlanan başka bir kardeş. Ana için taziyeden terör çıkaran bir anlayış var. Diğer tarafta Ahmet Özer‘e diyorlar ki ‘Terör örgütüne para yardımı yapmışsın.’ Diyor ki ‘Tövbe yapmadım.’ Diyorlar ki ‘Bu teröriste para yollamışsın.’ Bir bakıyor tarihe, tutara bakıyor. Van’daki dairesinin aidat borcu birikmiş, apartmanın yöneticisi IBAN vermiş. Yöneticiye aidat parasını yollamış. O yöneticiden devlet bir terörist çıkartmış. ‘Ahmet Özer de terör örgütüne yardım yaparmış.’ Apartmanın aidatı kadar. Şuna bakın. Zaman geçiyor, unuturuz. Bunları ısrarla anlatmak, hatırlatmak lazım. Efendim ‘Remzi Kartal’la telefon görüşmesi.’ Hatırlamıyor. Kendisinin önüne kanıt olarak konulamıyor. Ama diyor ki ‘Kayıtlarda Remzi Kartal’la telefon görüşmesi var.’ Ahmet Özer, Remzi Kartal’la bir telefon görüşmesi yaptı mı bilinmez ama <span style="color: #0000ff;"><strong>AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Remzi Kartal’la</strong></span> onlarca kez telefonda, hatta yüz yüze görüşmüş. Bunu söyleyince diyor ki Sayın Yayman, ‘Evet görüştüm. Ama ben akademisyendim. Akademisyen kimliğimle görüştüm.’ Peki Ahmet Özer görüşmeyi yaptığı zaman neydi? Vali miydi, genelkurmay başkanı mıydı? O da akademisyendi. O telefon görüşmesini yaptıysa, eğer o telefondan terör çıkıyorsa vallahi kusura bakmasınlar. AK Parti milletvekillerinden daniskası çıkar, daniskası. Açıkça ortada. İşte bu numaralarla Ahmet Özer‘i alıp içeri koydular.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BAŞKAN YARDIMCIMIZ İÇİN DE TAHLİYE BEKLİYORUZ”</strong></span><br />
“Tabii burada bir ismi daha anmam lazım. Size hizmet eden birisi. <span style="color: #0000ff;"><strong>Belediye Başkan Yardımcımız İbrahim Halil Çalış‘ı</strong> </span>tanıyor musunuz? Halil Bey, belediye başkan yardımcısı. Devlet memuru. İhale yetkilisi falan değil. Birazdan anlatacağım süreçte onu da alıp Paşakapısı Cezaevi’ne koydular. Siyami Ersek Hastanesi diyor ki ‘Kalp kapakçığını değiştirmemiz lazım. Eğer şimdi ameliyat etmezsek ileride çok daha büyük sorunlar yaşayacak. Geri dönüşü olmayan sorunlar yaşayacak.’ ‘Yap ameliyatı’ diyorlar. ‘Biz hastaneden cezaevine taburcu edersek o ameliyat doğru olmaz. Çıkınca yapalım’ diyorlar. İşte o tahliye için tensip tutanağını bekliyoruz. Buradan hem sevgili Ahmet Özer için, hem haksız yere içeride tutulan bütün belediye başkanlarımız; Adana’dan üç başkanımız için, İstanbul’dan başkanlarımız için herkesle birlikte ki tahmin ediyorum tensip tutanağının son günü 3 Kasım. Artık bu zulüm yeter. Hepsi için tahliye bekliyoruz. Tutuksuz yargılama bekliyoruz. ‘Hak, hukuk, adalet.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-73038" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0007.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0007.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0007-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0007-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“TUTUKLULUĞUNU YEDEKLEDİLER”</strong></span><br />
“Şimdi burada zurnanın zırt dediği yer şu. Ahmet Hoca’yı sözde terörle aldılar. Sözde terörle tutukladılar. Sonra bir şey oldu ve geçen sene 1 Ekim’den itibaren bir süreç başladı. Adına bir şey de koymadılar ama ‘Süreç süreci’ dediler gittiler. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak silahların susacağı, gözyaşının dineceği, terörün olmayacağı, kardeş kavgasının olmayacağı her şeyi destekleriz, cesaretle de desteklemeye devam ediyoruz. Ama hal böyle olunca düşündüler, şimdi Ahmet Özer’in yaptığı suç olmaktan çıktı. ‘Ne yapacağız?’ Elbette tutukluluğu ortadan kalkacak. Kalktı. Ama kalkmadan önce bu sefer bir ihale üzerinden onun tutukluluğunu yedeklediler. İşte o ihale dedikleri arkadaşlar, hatırlayalım: Ahmet Özer gözaltına alındığı gün ihale kesinleşmemişti. Daha askı, itiraz süresindeydi. Ahmet Bey’i terörden alıp koydular. O gün de kesinleşmeyen ihale, kayyım atandı, beklendi, kayyım itiraz etmedi. İhaleyi inceledi, kabul etti. Nisan &#8211; Mayıs’a kadar hizmet aldı. O ihaleyi alanlara para ödedi ama Ahmet Özer’i sonra bu ihaleden sorumlu tutup içeriye koydular. Ve terörden serbest kaldığı halde şimdi bu dosyadan içeride tutmaya devam ediyorlar. Terör dosyasından derhal beraat bekliyoruz. Bu dosyayla ilgili acilen tüm bürokratlarıyla birlikte tutuksuz yargılama bekliyoruz. Ahmet Özer’in masumiyetini Esenyurt biliyor, biz biliyoruz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ESENYURT’UN MALINI BAKANLIĞA VERDİ”</strong></span><br />
“Kayyıma gelince de şunu hatırlatmadan geçmiyoruz. Milyarlarca liralık <strong><span style="color: #0000ff;">Lise Kampüs Projesini</span></strong> bakanlığa devretti. Esenyurt’un malını gitti <strong><span style="color: #0000ff;">Milli Eğitim Bakanlığı’na</span></strong> verdi. Belediyenin 10 dönüm arazisini Sağlık Bakanlığı’na verdi. Sizin malınızı<strong><span style="color: #0000ff;"> Sağlık Bakanlığı’na</span></strong> verdi. 38 cami ve altındaki yüzlerce işletmeyi, o yüzlerce cami altındaki işletmelerin gelirleriyle belediyeye para kalacak, size hizmetler yapılacaktı. ‘Ben gideceğim, Ahmet Özer gelecek. Bu yüzlerce belediye binasının, belediye dükkanının kirasını Esenyurt’a hizmet diye getirecek’ diye, tuttu yüzlerce dükkanın parasını Diyanet’e devretti. Esenyurt’un parasını. Ahmet Başkan’ın başlattığı <span style="color: #0000ff;"><strong>Yılmaz Güney Müzesi Projesini, Ahmet Kaya Müzik Konservatuarı Projesini, Barış Manço Çocuk Evi Projesini, Yaşar Kemal Projelerini</strong></span> durdurdu, olduğu gibi bıraktı. Ahmet Özer olsaydı bakın MHP’lilerin çok sevdiği, hepimizin sevdiği dünya görüşü MHP’ye yakın, Barış Manço Çocuk Evi de yapıyordu, Ahmet Kaya Müzik Konservatuarı da yapıyordu. Bu hazımsız kayyım, bu beceriksiz kayyım, bu iş bilmez kayyım orada işgale devam ediyor, Ahmet Özer de Silivri’de çile çekiyor. Yazıklar olsun hepsine, yazıklar olsun.”</p>
<p>“Şimdi meydanda dört farklı slogan var ama bana bu çok mantıklı geldi. Buraya katılalım. Ne diyorsunuz? ‘Tayyip istifa.’ Buradan bu konuyla ilgili son bir şey söyleyeyim. Bu <strong><span style="color: #ff0000;">Aziz İhsan Aktaş</span></strong>, çeşitli belediyelerde, Gaziosmanpaşa’da, bir tane araç, efendim bir başka belediyede iki araç. Seçim öncesi varmış il ilçe başkanlıklarına, <strong><span style="color: #0000ff;">AK Parti</span></strong> ile çalışan yerlermiş bunlar. ‘Aman CHP gelirse aram bozulmasın’, kendi ifadesi ‘10 tane AK Parti‘ye veriyorsa, iki tane de CHP’ye sesli araç dolaştırmış.’ O araç üzerinden belediyelere operasyonlar yapılıyor. Bugün bir karar çıktı. Biz geldiğimizde Ekrem Başkan ‘Şu İBB‘nin arabalarını bir gösterin’ dedi. 2 binden fazla araba kayıp. Bunların bazısı makul yerlerde. Adliyeler istiyor verilmiş, çeşitli kaymakamlıklar istiyor, polisin ihtiyacı var verilmiş. Ama bazıları olmayacak yerlerde. Mesela 59 araç karşısında yazıyor, AK Parti il başkanlığına verilmiş. Markası, plakası, şasi numarası ve ne kadar kaldığı. Hemen hemen hepsi 3,5 yıl AK Parti il başkanlığında. İl Başkanının, il başkan yardımcılarının ya da Ankara’dan buraya gelen yöneticilerin emrinde AK Parti il başkanlığında dolaşmış. Seçimden önce bir aylık, iki araçla belediye başkanını seçim öncesi kampanya yardımından tutuklayanlar, 59 araç, üç yıl belediyenin parası bir partide, buna İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik verdi, takipsizlik. Diyor ki ‘Efendim bu konuda daha önce <span style="color: #ff0000;"><strong>Ekrem İmamoğlu</strong></span> bunu yapmıştı. <span style="color: #ff0000;"><strong>Süleyman Soylu</strong></span> da elinden dosyayı kapmıştı. Bir rapor yazmıştı. Suç unsuru yoktur. O yüzden benim de bunu araştırmama gerek yoktur’ diyor. Ey İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, bu belediyelerin bütün dosyaları Sayıştay denetiminden geçti. İçişleri Bakanlığı’nın müfettişlerinin denetiminden geçti, iç denetimlerden geçti, bir suç bulunmadı. Sen dosya çekip çağırıp, itirafçı uydurup buna bakıyorsun. 59 tane araç, 3,5 yıl AK Parti tarafından devlet malı kullanılmış. ‘Buraya Süleyman Bey bakmıştı, kusur bulmamıştı. Ben de buna takipsizlik veriyorum’ diyorsun. Sen bunu takip etme ama ben bu dosyayı da yaptığın bütün AK Parti kayırmacılıklarını da ömrüm yettiğince takip etmezsem, yakandan elimi çekersem namussuzum. Şimdi Türkiye’nin öbür taraflarında ne işler çeviriyor onu da söyleyeceğim de ama biz her yerde ışıkları yakıp çoğunlukla Yiğidim Aslanımı söylüyoruz. Ama bugün akşam Esenyurt meydanından Ahmet Özer’e, arkadaşlarımıza telefon ışıklarımızla birlikte bambaşka bir şarkıyla seslenelim. Elbette bu arkadaşlar çıkacak bir gün, Esenyurt’un belediyesine gelip tekrar oturacaklar bir gün. Esenyurt’la kucaklaşacaklar bir gün. Kürt’ü Türk&#8217;ü kol kola dost kalacaklar bir gün. Hep birlikte söyleyelim, Ahmet Özer‘e gidiyor. Bütün siyasi tutsaklara gidiyor.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-73041" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0008.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0008.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0008-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0008-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“UTANMASALAR ‘ROMA’YI DA SEN YAKTIN’ DİYECEKLER”</strong></span><br />
“Birçok meydanda birçok şarkı söylüyoruz. Öncelikle ilk kez burada Bir Gün’ü söyledik. Muhteşem Esenyurt korosuna bir yürekten alkış. Benim için bir alkışlayın kendinizi. İkincisi birçok meydanda bu otobüsün üstünden birbirimize söz veriyoruz. Size söz veriyorum çok uzakta olmayan bir gün Ahmet Özer çıkacak, buraya gelecek, hep birlikte belediyeye gideceğiz. O zaman Ahmet Özer’in ak alnına değil ama ak ellerine ellerimle kına yakacağım o gün. Söz veriyorum. Değerli Esenyurtlılar, Esenyurt‘ta başlayan darbe pratiği, 19 Mart‘ta darbeye dönüştü. Darbenin ilk iddianamesi 10 ay sonra çıktı, bir günde çöp oldu. Önce arkasında durmaya kalktılar, ‘Şunlar var, bunlar var.’ Kanıt yok, ispat yok. Benzer durumdaki AK Partili’ye bir şey yok. MHP’liye bir şey yok. Ama Cumhuriyet Halk Partili olunca iftira çok, hakaret çok. İBB iddianamesinin ekimde gelmesi bekleniyordu, hala yazamadılar. Artık kimseyi bu iddianamelerle hapiste tutamayacaklarını gördükleri için yeni bir yalana, komik bir yalana sarıldılar. Karadeniz’in yiğit evladı, Ekrem İmamoğlu’na ‘terör’ dediler olmadı, ‘hırsız’ dediler olmadı, ‘yolsuz’ dediler olmadı, ‘rüşvet’ dediler yapışmadı. Şimdi döndüler ‘casus’ demeye kalkıyorlar. Ekrem Başkan’ın dediği gibi utanmasalar ‘Roma‘yı da sen yaktın’ diyecekler.<strong><span style="color: #ff0000;"> Hüseyin Gün</span></strong> diye bir kişiyi bulmuşlar, İsrail’e, İngiltere’ye, ABD’ye casusluk yapmış. Bir kez nezaketen ‘annem’ deyip yanında getirdiği bir kadınla, kendini ziyarete gelen kişiyle 9 dakika odasında durmuş, bir fotoğraf çektirmiş Ekrem Bey. Bunun üzerinden ‘Efendim bu Hüseyin Gün casusmuş, İstanbul’un verilerini İngiltere’ye satmış, İngiltere’ye casusluk yapmış’ diyorlar. Oysa kendi ifadesinde Hüseyin Gün İstanbul’un verilerinin 2019 öncesi dark web sitelerine düştüğünü, bunu gördüğünü, bu verilerle bir şeyler yapılabileceğini söylediğini söylüyor. Ama diyorlar ki ‘Bu kişi İngiliz casusu.’ Buradan vicdanı olan herkese söylüyorum. Bir; bu Hüseyin Gün denen kişinin Ekrem Başkan’la, annesiyle beraber bir fotoğrafı var. Oysa AK Partili milletvekilleriyle, çok sayıda AK Partili yöneticiyle birlikte İngiliz Lordlar Kamarasına gidip orada Türkiye oturumuna katılmışlığı var. Ve AK Partililerle İngiltere’ye gidip, İngiltere’de günlerce gezip, kulisler yapıp, Lordlar Kamarası’nda Türkiye toplantılarına katılmakla casus olunmuyor. Ekrem Başkan’la bir fotoğraftan casusluk icat etmeye çalışıyorlar. AK Parti’nin, MHP’nin seçmenlerine hem sesleniyorum, hem hatırlatıyorum. Bilmeyenlere de gazetecilere de ‘Dönüp bir oraya bakın’ diyorum. Ankara Ağır Ceza 23, Ankara Ağır Ceza 28, Ankara Ağır Ceza 33. Mahkemeler, Ankara İdare Mahkemesi 27. Bu dört mahkemede başta MİT’in, 86 milyonun bütün verilerini çaldırdığı, sekiz bakanlık ve bağlı kuruluşlarının hepimizin sağlık verilerini, emeklilik verilerini, gelir &#8211; vergi bilgilerini çaldırdıkları davalar görülüyor. Türkiye’de herkesin bilgileri yurt dışında internetten satılıyor. Efendim ‘4 milyon İstanbullu İstanbul Senin’i kullanmış, bunu server’ı yurt dışındaymış.’ Be Allah’ın adamı bütün devlet bankalarının verileri yurt dışındaki bulut hesaplarında tutuluyor, bunu bütün herkes biliyor. Ama utanmadan İstanbul’a bu karayı çalarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımıza ‘casus’ demeye kalkıyorlar.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BOZUK DÜZENDE SAĞLAM ÇARK OLUR MU?”</strong></span><br />
“Buradan, Esenyurt‘tan şunu söylüyorum. Ne Ahmet Özer’den terörist çıkar, ne Ekrem İmamoğlu’ndan casus çıkar. Her türlü pisliğin çıktığı ama sizin tarafınızdan örtbas edildiği bu millet tarafından biliniyor. Bunun da acısı sizden eninde sonunda yavaş yavaş çıkar. Buna eminim, buna inanıyorum. Çünkü memlekete bak. Bugün bir de çıkmış Alman Başbakanı’nın, Şansölyesi’nin yanında ‘Efendim gördünüz’ diyor, ‘Gördünüz. Kaç tane hakemde kumar çıktı.’ Ya kardeşim bozuk düzende sağlam çark olur mu? Bu ülkede sınava giriyorsun, soru FETÖ’cülerden çıkıyordu, şimdi başka taraftan senin yandaşlarının okullarından, dershanelerinden çıkıyor. Mülakata giriyor pırıl pırıl çocuklar, bırak AK Partili olmak da yetmiyor artık. AK Parti’nin en tepesinden torpil yoksa mülakatlar boş çıkıyor. Atama bekliyor öğrenciler, atama bekliyor olmuyor. Ümitleri boş çıkıyor. İntihar edenler, yaşamına son verenler oluyor. Mahkeme kapısına güven, anketlerde yüzde 18 çıkıyor. Milli Piyango her seferinde aynı taraflara çıkıyor diye kimse artık yılbaşında bile bilet almıyor. Kimse Milli Piyango‘ya bile güvenmiyor. Şimdi 571 hakem var Türkiye’de. 23 yıldır sen yönetiyorsun. Yani bir hakem 14 yaşındaysa sen iktidara geldiğinde, şimdi 37 yaşında artık ve maç yönetemiyor. Bu sistemin tamamı senin döneminde kurulmuş. 571 hakemin 371’i bahisçi çıkmış. 152’si aktif olarak bahis oynamış. İzmir’de Göztepe’ye haksız kırmızı kart vermiş hakem. Aynı gün Kuzey Kıbrıs’tan birisi 5,5 milyonluk kırmızı karta bahis oynamış. Memlekette tuz kokmuş, ahlak bitmiş. Yöneten adam bunları üstüne almıyor, ‘Devletimiz ne yapsın, yargımız üstüne düşeni yapmasın mı? Bunların üstüne gidiyor’ diyor. Bunların üstüne gitmek yetmez. Bu millet bu seçimde senin üzerini çizecek, bu pisliği bitirecek, tertemiz bir Türkiye’yi başlatacak.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-73042" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0023.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0023.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0023-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0023-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“MUHİTTİN BÖCEK ‘AHLAKIM EL VERMİYOR’ DEDİ”</strong></span><br />
“Değerli Esenyurtlular karşımızdaki darbecileri sakın ha sakın gözünüzde büyütmeyin. Bunlar ne devlet, ne millet. Bunlar devletin içinde çöreklenmiş bir avuç basiretsizden ibaret. Millet arkalarında değil. Milleti temsil etmiyorlar. Vicdanlı hakimler, şerefli savcılar elbette çok var. Ama bunlar onların da üzerinde tehdit oluyorlar. Onlara da meslekleri açısından utanç vesilesi oluyorlar. Milleti siyasetle ikna edemeyince kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla, ana kademeyle siyaset üretemeyince döndüler ve bu yargı kollarını kurdular. Şimdi bu yargı kolları, dört bir yandan üstümüze gidiyor. Bakan bugünkü marifetleri… Dediler ki <strong><span style="color: #ff0000;">‘Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böce</span></strong>k güya itirafçı olmuş.’ Ya Muhittin Böcek neyi itiraf edecek? Muhittin Böcek açıklama yaptı, dedi ki ‘Günde 14 tane ilaç içiyorum. Sürekli yaşamsal güçlükler çekiyorum.’ Covid’de 120 gün yoğun bakımda yattı, 104 gün entübe kaldı. Bu kişi canıyla uğraşıyor. Utanmadan iftira atıyorlar. Açıklama yaptı. Ama sonra bir öğrendik ki bu AK Toroslar çetesi ta oraya kadar hem de dün basına ‘İtirafçı olacaklar’ diye sızdıran da buradakiler. Oradaki başsavcının haberi bile yok. Buradan Muhittin Böcek‘e adam yolluyorlar, ‘CHP’ye iftira at’ diyorlar. ‘Sen bunları söyle. CHP’yi kirlet’ diyorlar. Biz onun peşini bırakmıyoruz ya akılları sıra onlar da buradan Antalya’ya hamle yapıyorlar. Muhittin Bey getirilen iftiranamenin altına yazmış: ‘Mevcut belediye başkanıydım. Adaylığımdan daha doğal bir şey yoktu. Parti ankete baktı, kararını verdi. Beni aday yaptı. Kimseye iftira atamam. Sağlığım el vermiyor ama bu dediğinize de ahlakım el vermiyor.’ Muhittin Bey’e bu ahlaksız teklifi sunanları da onu ve ailesini sağlığıyla sınayanları da Mehmet Murat Çalık‘ı cezaevi hücrelerinde ölüme, kansere karşı savunmasız bırakanları da kalp kapakçığı değişecekken belediye başkan yardımcımızı Paşakapısı’nda yatıranları da Allah’a şikayet ediyorum, millete şikayet ediyorum. Onların hakkını ilk seçimde göreceğinizi, bunların defterini düreceğinizi yürekten biliyorum. Hepinize güveniyorum.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“İFTİRAYA ALET OLANI KANUN DA MİLLET DE AFFETMEZ”</strong></span><br />
“Bakın bugün bir iftiracıyı geri tutukladılar,<strong><span style="color: #ff0000;"> Aydem Soytekin’i.</span></strong> Bu Adem Soytekin’in önüne ‘At buraya imzayı, suçla bunları, kurtar kendini’ demişlerdi. O imzayı attı. Kullandılar. Önce serbest bıraktılar, geçen gün yeniden tutukladılar. Gerekçe; gerçeğe aykırı bilgiler vermek. Yani onun dediklerinin iftira olduğunu şimdi kendi kabul ediyor. Ama sanmayın bunlar masum. Hep anlatıyorum ya. İddianame yazamıyorlar, bütün iftiranameler masada. Kabloları birbirine bağlayamıyorlar. Şimdi bağlantıyı kuramadıklarını ortadan kaldırıp, iftiracı yapıp saldıklarına ‘Bu olmamış, yalan atmışsın’ deyip tekrar içeri atıyorlar. Onun için buradan şunu söylüyorum: Bir suç varsa arkasında duran namerttir. Eğer bir suçu bilip de söyleyen varsa ona söyleyecek söz yok. Ama elbette zordur; evladınla, özgürlüğünle, sağlığınla tehdit edilmek. Ama buna karşı bu AK Toroslar çetesine güvenip iftiraya imza atarsan böyle arkandan çekilirler. Böyle aynı şeyi yaparlar. Doğru söz söyleyene değil, iftiraya alet olana diyorum ki ‘Bu yapılan haksızlığı eninde sonunda kanun da affetmez, millet de affetmez.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-73044" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0019.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0019.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0019-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-30102025_0019-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“HASAN MUTLU’YA ‘YA KATIL, YA TUTUKLAN’ DEDİLER”</strong></span><br />
“Hafta sonu Bayrampaşa Belediyesi’ndeki komediyi izlediniz mi? Rezaleti izlediniz mi? Bakın, darbeciler milli iradeye düşmandır. Bayrampaşa, 30 yıldır bizi seçmedi. Dönüp bir kelime laf etmedik. Doğru adayı aradık. Doğru siyaseti kovaladık. Hasan Mutlu’yu aday yaptık, büyük bir başarıyla Bayrampaşa‘yı kazandık. Belediye Başkanımız <span style="color: #ff0000;"><strong>Hasan Mutlu‘ya</strong></span> üç kez; önce üç ay önce, sonra tutuklanmasından 15 gün önce, sonra da tutuklanmasından iki gece önce yani tutuklandığından bir önceki gece AKP ve MHP’nin il ve ilçe yöneticileri tarafından tekliflerde bulunuldu. Hasan Mutlu diyor ki ‘Biri kötü niyetli değildi. ‘Abi hallederiz. Sen bizim partiye geç, ben halledeceğim’ dedi. Biri, biraz daha tehdit gibi söyledi.’ İsimleri savcı söyledi; kimininki tapeye girdi, kimininki savcıda. Ama üstüne giden yok. Diğer taraftan ‘Ya AKP’ye katılacaksın, ya da tutuklanacaksın’ dediler. Hasan Mutlu böyle bir şey yapmadı, partisini satmadı, haysiyetiyle oynatmadı ve içeriye atıldı. O içeriye atıldığında CHP’nin AK Parti’den dört belediye meclis üyesi fazlası vardı. Beş belediye meclis üyemizi tutukladılar. Bunu Türkiye’nin dört bir yanında yapıyor, yakın olursa şanslarını deniyorlar. Manavgat’ta da yapmaya çalıştılar. Şile’de de denediler. Her tarafta iradesine sahip çıkan, partisine sahip çıkan, partisini kollamak için icabında cezaevindeyken belediye meclis üyeliklerinden istifa eden Cumhuriyet Halk Partisi‘nin kahraman evlatlarının alınlarından öpüyorum.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“HİLEYLE, KİRLİ PAZARLIKLARLA BAYRAMPAŞA’YI ALDILAR”</strong></span><br />
“Bu Bayrampaşa’da bizden seçilip istifa eden iki kişi, iki bağımsızla bir iş pişirmişler. Üstüne de gördüğünüz rezaletleri yaptılar. Biz kazandık seçimi, utanmadan gidip mahkemeden seçimi iptal ettirdiler. Sonra da kurdukları baskıyla, kirli pazarlıklarla, bir oy farkla, hile, hurdayla, desiseyle, rezaletle Bayrampaşa‘yı kazandılar. Şimdi utanmadan seçim kazanmış gibi ‘Bayrampaşa bizi tercih etti’ diyorlar. Buradan bir &#8211; iki şeyi hatırlatacağım unutulmasın diye. Buradan bütün savcılara sesleniyorum. Kaan Yürür, AK Parti İlçe Yöneticisi diyor ki Başkanımız Hasan Mutlu‘ya ‘Ben otopark işletiyorum. Geçmiş dönemde parayı bizim partinin<strong><span style="color: #0000ff;"> Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Gemici</span> </strong>çoğunlukla elden alıyordu. Bir kısmı yatmıyordu. Faiz oluyordu, birikmiş oluyordu. Aynı para kaç kere gidiyordu. Allah razı olsun senden. Her gün bankaya yatırıyorum. Benden bir kuruş istemedin.’ ‘Bunu bana savcı sorsun anlatırım’ diyor. Bugüne kadar bunu kayda geçirdi. Ben otobüsten söyledim. Çağırıp da Kaan Yürür’e soru soran yok. İki, Birlik İnşaat. <strong><span style="color: #0000ff;">Emin Sönmez ve oğlu Yasin Sönmez.</span> </strong>Birlikte tutuklandılar. Yasin Sönmez, Bayrampaşa MHP ilçe yönetimindeydi, partiden attılar. Emin Sönmez, Devlet Bey&#8217;le direkt görüşebilen birisi. Diyor ki ‘Belediye Başkanı Hasan Mutlu‘ya 1 milyon TL rüşvet verdiğini söyle, oğlunla birlikte hemen çık. Hiç almayalım.’ diyorlar. Bunu yapmadığım için, Hasan Mutlu Bey’e iftira atmadığım için beni içeri attılar.’ ‘Devlet Bey sesimi duysun’ diyor. Buradan Sayın Bahçeli’ye sesleniyorum, denemesi bedava. Bir milletvekilinizi Silivri’ye yollayıp, ülküdaşınız Emin Sönmez beyefendi ile konuşsunlar. AK Toroslar çetesinin ülkücü Emin Sönmez ve oğluna ‘CHP’ye iftira at, dışarı çık’ dedi mi, demedi mi? Emin Sönmez namusuyla iftira atmadığı için cezaevine girdi mi, girmedi mi? Şahitlik etmek bedava.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ANLADINIZ MI NASIL ALDILAR BAYRAMPAŞA’YI?”</strong></span><br />
“Üç, bütün AK Partili siyasetçilere sesleniyorum: ‘Bayrampaşa‘yı kazandık’ diyorsunuz ya. Sizi, size oy verenlere şikayet ediyorum. Seçimi 19 &#8211; 18, hileyle, işaretli oyla, fotoğrafla, ‘Harfin birini &#8211; ikisini büyük yaz, ona göre tanıyacağım seni’ diyerek, ‘Bu taraftaki harfi böyle yaz, oradan ayıracağım sen’ diyerek işaretli oyla 19 &#8211; 18 kazandınız ya güya. Oy atanlardan biri, Saki Teker. Bu kişi bizden belediye meclis üyesi seçildi. Oradaki bir sosyolog bizden onu istemiş, listemize koydurmuşlar. O Bulgaristan Türkleri, Makedonyalılar dünyanın en namuslu insanları ama içlerinden bir tane böyle adam çıkmış; Saki Teker. Gelmiş belediye başkanına ‘Olmayacak değerde bir yere kaçak büfe yapacağım’ demiş. Hasan Mutlu ‘Olmaz’ demiş. ‘Ben belediye meclis üyesiyim’ demiş. Hasan Mutlu ‘Olmaz’ demiş. ‘Ben yapayım da yıkabiliyorsan yık’ demiş ve gitmiş, yapmış. Hasan Mutlu uyarmış, ‘Olmaz’ demiş. Büfeyi açmaya kalkmış, Hasan Mutlu mühürlemiş. Mührü kırmaya kalkmış. Hasan Mutlu büfeyi kaldırmış. Kızmış, bizden istifa etmiş ve Hasan Mutlu‘ya iftira etmiş. 19 &#8211; 18 ya. 19’uncu oy Saki Teker’in olup da belediye benim olacağına 19’uncu ol, senin olsun. Ona da lanet olsun. Sana da yazıklar olsun. Anladınız mı nasıl aldılar Bayrampaşa’yı? Saki Teker, benim memleketimin maalesef yüzkarası çıkmış. Bir rezalet için, belediye meclisine o bizim Makedonyalılardan seçilip konmuş. Bir de Bulgaristan göçmenlerinden konmuş. AK Parti yönetimi sıkıştırdı. Yüzde 90’ı CHP için gözyaşı döküyor hemşerilerimin. Ama bunlar gittiler, oylarını böyle yaptılar. Ama dediğim gibi bu AK Parti’nin hazmetme kapasitesine de midesine de yüreğine de bunları nasıl kabul ediyorsa bunlara da… Bunlara benzemektense bin yıl seçim kaybetmek dahil iyidir.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“TEKİN ARAS, ARNAVUTKÖY’Ü BUNLARA DAR ETTİ”</strong></span><br />
“Bitirmeden şunu hatırlatayım. Geçen hafta Arnavutköy’de, yeni ilçe başkanımız Tekin Aras, yüzde 6’lık Arnavutköy‘de yüzde 38 alan<strong><span style="color: #0000ff;"> Tekin Aras, İmam Tekin.</span></strong> Arnavutköy‘ün imamı Cumhuriyet Halk Partili imam Tekin Aras Arnavutköy Belediyesinin dört yolsuzluğunu anlattı, buradan çağrı yaptık. Dedik ki ‘Asfaltı biz alıyoruz 2 bin 669’a Arnavutköy belediyesi 6 bin 501 liraya. Efendim 10 bin 835 parselde kaçak yer var yıkmadınız, savcılık sorunca ‘yıktık’ diye yazı yolladınız. Başkanın ve yardımcısının villalarını Kanal İstanbul’u görsün diye yükseltmişler, memur Serdar’la Fatih’e ‘imza at’ demiş. ‘Allah’tan korkarız bu imzayı atmayız’ demişler, memuru değiştirip imzayı atıp villasını yükseltmişler. Dördüncüsü de ‘Kelebek Matbaasını 251 milyona AK Parti il başkan yardımcısına sattın’ demişiz. ‘Açıklama yapacağım yarın’ dedi. Bir açıklama yaptı. Tekin Aras da aldı onu bütün Arnavutköy’de rezil etti. Diyor ki, ‘Biz asfalta o parayı almıyoruz’ diyor, EKAP‘tan yüklü çıkmış o parayı aldığını ispatladı. Yeşilbayir’da, ‘Efendim işlemleri biz yaptık’ diyor. Ama yıkmayıp da ‘yıktık’ diye yazı yolladığını inkar edemiyor. Villayı ‘Benim Villam varsa ne olmuş? Ekrem Bey’in de boğazda villası var’ diyor. Ekrem Bey’in boğazda villası varsa Allah benim canımı alsın. Bu utanmaz yalanla orada oturuyorsan daha Allah seni ne yapsın? ‘Kelebek Matbaa’yı evet sattık, AK Partiliye sattık. Dediğiniz paraya sattık da fiyatı biz belirlemedik. Yine o fiyatı SPK belirledi’ diyor. Bu durumu da aynen itiraf ediyor. Tekin Aras, Arnavutköy’ü bunlara dar etti. Dar etmeye devam edecek. Buradan da Tekin Aras’a selam olsun. Arnavutköy’ü gelecek dönem Tekin Aras yönetecek.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“SONUNA KADAR ARKALARINDA DURACAĞIZ”</strong></span><br />
“‘Hakan Tosun‘a ne oldu?’ diyor. Jimmy Jip buradan yakın çekersen. Çok güzel yazmışsınız. Biz de işin peşindeyiz, devam ediyoruz.<span style="color: #0000ff;"><strong> ‘Tele 1’e</strong> </span>sahip çık’ diyorlar. Bugün<strong><span style="color: #0000ff;"> Tolga Mollaveisoğlu’yla</span></strong> görüştük. Tele 1’i belki Tele 1 olarak değil ama oradaki kadrolarıyla Tele 1’i bir başka yerde yaşatacağız, sonuna kadar da arkasında duracağız. Çalışıyoruz. ‘Bu ülkeyi ordudan atılan bir subay kurdu’ diyor. Doğru. Teğmenlerimize de sahip çıkıyoruz. Şimdi ‘Türk gençleri devrimlerin ve Cumhuriyet’in sahibi ve bekçisidir’ diyor. Canım kardeşime de bir kocaman alkış. Kürt gencini alkışlıyorsunuz da Türk gencini niye alkışlamıyoruz? Esenyurt böyle bir yer. Esenyurt’un kardeşliği, dostluğu, komşuluğu; Türkiye’nin geleceğine örnek olacak. Türk’ü &#8211; Kürt’ü, Laz’ı &#8211; Çerkes‘i, Göçmeni &#8211; Boşnak‘ı, kim varsa 83 millet hep birlikte tek çatı altında Türkiye Cumhuriyeti’nde eşit olarak yaşayacak. Söz veriyoruz. Buradan bütün Türkiye’deki çiftçilere bir kez daha bir şeyi hatırlatalım. Bütçe geldi, kanuna göre Gayrisafi Milli Hasıla’nın yüzde 1’i çiftçilere destekleme olarak verilmek zorunda. Bütçe kanununda yüzde 0,2 demişler. Yani çiftçimiz 772 milyar destekleme alacakken, bu bütçeye göre 168 milyar alacak. 604 milyarı AK Parti tarafından çalınacak. Bu ne olacak? Hem çiftçiler yine batacak, para kazanamayacak, perişan olacak. Hem de Esenyurt tüm sebzeyi &#8211; meyveyi olması gerekenden çok daha pahalıya yiyecek. Bunun için sözü çok uzatmadan Esenyurt’ta önce bir emeklilerin elini göreyim. Bir de asgari ücretlileri göreyim? Emekli değilse asgari ücret. Emekliler 16 bin lira alıyor. Asgari ücretliler 22 bin lira alıyor. Bir de ‘Geri kalan da işsiz’ diyor buradan bir arkadaş, haklı olarak. Bu işsizlikte şöyle bir rakam var. 27 Avrupa Birliği ülkesinde toplam 13 milyon işsiz var. Tek başına Türkiye’de 13,5 milyon işsiz var. 27 Avrupa Birliği ülkesinde yıllık enflasyon ortalama yüzde 3, Türkiye’de yüzde 33.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“EMEK KARŞILIĞINI ALACAK”</strong></span><br />
“Ben hem gençlere söylüyorum, hem hepimize söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bir kere emek karşılığını alacak. Yani emekli maaşı, AK Parti gelmeden önce en düşük emekli maaşı kaç çeyrek altındı? Sekiz. Bakın bir kere şu Esenyurt Kuyumcusu‘nda da girip o hesabı yapayım. Tayyip Bey diyor ki, ‘Tüm Türkiye’yi sarraf sarraf geziyor, bana altın hesabı yapıyor’ diyor. ‘Altın hesabını bırak’ diyor ‘Bilmem ne hesabına bak, şunun hesabını ver’ diyor. Yarın bu Esenyurt Kuyumcusu‘na gidin. Hesabı ortaya koyun. AK Parti geldiğinde asgari ücret yedi çeyrek alıyordu. Şimdi asgari ücret 22 bin lira, çeyrek altın 11 bin lira, iki çeyrek alıyor. Beş çeyrek kayıp. AK Parti olmasaydı, aynı yerde dursaydı, altın hesabı şaşmaz ya, asgari ücret bugün 77 bin liraydı. AK Parti olmasaydı, en düşük emekli maaşı sekiz çeyrek, bugün 88 bin liraydı. AK Parti 22 bin liraya asgari ücreti, 16 bin liraya en düşük emekli maaşını gerilettti. Kimse ‘AK Parti’den önce de kötüydü, şimdi de kötü’ yalanına inanmasın. AK Parti’den önce iyi değildi, ama şimdi sürünüyor emekli. Doğru mu? Peki bir anlaşma yapalım. Esenyurt Kuyumcusu‘na bir emekli gitse, bir çeyrek altın alsa. Cebine koysa. Eve varsa, bir baksa yok. Ne olur? Deli çıkarsın. Çıkarsın hemen evden kuyumcuya giderken yollara bakarsın. ‘Ben bunu nerede kaybettim?’ Doğru mu? Bulursan bulursun, bulmazsan dövünürsün değil mi? Bakın bir emekli değil her emekli, bir çeyrek değil altı &#8211; 6,5 çeyrek, bir sefer değil her ay kaybediyor. Arayacak mısın kaybettiğini? Bir şey yitirildiği yerde bulunur. Böyle yere baka baka gezerken bakıyorsun ya. Hiç bakma. Sekiz çeyrek altın maaş alan emekli, şimdi 1,5 çeyrek alıyorsa 6,5 çeyreği 3 Kasım 2002’de sandıkta kaybettin sen AK Parti’yi getirirken. Doğru mu? Yedi çeyrek altın alan asgari ücretli, bugün iki çeyrek alıyorsa, beş çeyrek altını kaybettiği yerde bulacak. Kaybettiklerinizi kaybettiğiniz yerde, seçim sandığında aramaya ve bulmaya hazır mısınız? Hazır mısınız?”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“MEMLEKETİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ”</strong></span><br />
“Size şunu söylüyorum. Biz gençler için yasaksız bir Türkiye, vizesiz bir Avrupa vadediyoruz. Emekliye, asgari ücretliye insanca geçinecekleri maaş vadediyoruz. Tarımla geçinenlere, çiftçilere son Cumhurbaşkanı gibi ‘Al ananı da git’ diyen değil, ilk Cumhurbaşkanı gibi ‘Sen milletin efendisisin’ diyen bir Cumhurbaşkanı vadediyoruz. O Cumhurbaşkanı konusunda bir fikriniz var mı? Bir slogan duyayım. Cumhurbaşkanı İmamoğlu. Çok selam, <strong><span style="color: #ff0000;">Ahmet Özer’e</span></strong> çok selam. Bütün belediye başkanlarımıza, yardımcılarına, meclis üyelerimize, bürokratlarımıza yürekten bir dayanışma alkışı. Hem Ahmet Özer’in 3 Kasım duruşmasından beraat bekliyoruz. Hem 3 Kasım’daki, 4 Kasım’daki tensip zaptından bütün arkadaşlarımıza tutuksuz yargılama bekliyoruz. En sonunda da hepimiz eninde sonunda adalet bekliyoruz ve hep beraber Esenyurt‘tan son kez sesimizi yükseltiyoruz. Hak, hukuk, adalet. Bu kötü gidişi durduracağız, irademize de memleketimize de sahip çıkacağız. Dostça, kardeşçe, güzel yarınları birlikte kuracağız. Bu yolu birlikte yürüyecek miyiz? Beraber miyiz? Birlikte yürümeye var mısınız? O zaman yürüyelim arkadaşlar.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>HABER: BÜLENT ERYILMAZ / İSTANBUL</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-365-gun-sonra-bir-kez-daha-buradayiz-irademizin-arkasindayiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: “İddianamede 45 Kez ‘Duydum’, 50 Kez ‘Düşünüyorum’, 104 Kez ‘Olabilir’ Geçiyor”</title>
		<link>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-iddianamede-45-kez-duydum-50-kez-dusunuyorum-104-kez-olabilir-geciyor/</link>
					<comments>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-iddianamede-45-kez-duydum-50-kez-dusunuyorum-104-kez-olabilir-geciyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülent Eryılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 06:50:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Miting Konser]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[millet iradesine sahip çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazetehalk.com.tr/?p=71170</guid>

					<description><![CDATA[Özgür Özel: “İddianamede 45 Kez ‘Duydum’, 50 Kez ‘Düşünüyorum’, 104 Kez ‘Olabilir’ Geçiyor” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Arnavutköy’de gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Bu akşam İstanbul’umun kuzey yıldızı Arnavutköy’deyiz. Mücadelemizi dimdik ayakta tutmak için, bir kez daha kenetlenmek için, dosta güven, olmayana [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #0000ff;"><strong>Özgür Özel: “İddianamede 45 Kez ‘Duydum’, 50 Kez ‘Düşünüyorum’, 104 Kez ‘Olabilir’ Geçiyor”</strong></span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel,</strong></span> İstanbul Arnavutköy’de gerçekleştirilen <span style="color: #0000ff;"><strong>Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne</strong> </span>katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Bu akşam İstanbul’umun kuzey yıldızı Arnavutköy’deyiz. Mücadelemizi dimdik ayakta tutmak için, bir kez daha kenetlenmek için, dosta güven, olmayana kaygı vermek için Arnavutköy’deyiz. Hepinizi saygı ile selamlıyorum, hoş geldiniz” dedi. Özel, şunları söyledi:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71174" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0024-1.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0024-1.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0024-1-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0024-1-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BUGÜNÜ NOT EDİN, TEKİN BAŞKAN ARNAVUTKÖY’Ü SEN ALACAKSIN”</strong></span><br />
“Partimiz<strong> Cumhuriyet Halk Partisi</strong> Arnavutköy’ü bugüne kadar hiç kazanamadı. 2009’da yüzde 7,5 oy aldık. 2014’ta yüzde 8,5 oy aldık. 2019’da ittifakla girdik, aday göstermedik ve ittifak ortağımızı destekledik. Birlikte toplam yüzde 19 oy alabildik. Gün oldu, Arnavutköy’de Cumhuriyet Halk Partisi altıncı parti oldu. Önümüze geçen bazı partilerin adını bile pek bilmiyorduk. Ama hiç Arnavutköy’e küsmedik. Kusuru kendimizde bildik. ‘Doğru aday, daha çok çalışma, daha çok mücadele’ dedik. ‘Arnavutköy’ü anlamalıyız, sesini duymalıyız’ dedik. Bu seçimlerde 36 yaşında gencecik bir adayımızı, Arnavutköy gibi birini, Arnavutköy gibi genç, samimi, enerjik ve burayı bilen, buranın bir evladını, <span style="color: #ff0000;"><strong>Tekin Aras’ı</strong> </span>aday gösterdik. Oyumuzu yüzde 380 artırdı, yüzde 38,6. Yüzde 40’a yakın oy aldı. Yine kazanamadık ama çok küçük bir farkla kaybettik. Yine Arnavutköy’e küsmedik. ‘Arnavutköy’ün sesini duyuyoruz. Arnavutköy’ü anlıyoruz’ dedik. Örgütümüz bu seçimlerde Tekin Aras’ı ilçe başkanı yaptı. Karşınızda ilçe başkanı olarak duruyor. Ben burada Tekin Başkan’la ve Arnavutköy’le ilgili bir anımı paylaşmak isterim. Yıl 2009,<strong> Türk Eczacıları Birliği’ndeyim</strong>. Oradaki görevimdeyken bir telefon, Manisa’da adayımız kalp krizi geçirmiş. Yerine bir gün içinde aday bulmazsak, adaysız kalacağız. ‘Özgür aday ol’ dediler. İl başkanımız, milletvekilimiz, partimizin genel sekreteri aradılar. Ben mazeretimi söyledim, olamayacağımı söyledim. Rahmetli Baykal aradı, dedi ki ‘Partinin bayrağını yere koyamazsın. Bu bayrak sana emanet. Sen Manisa’yı alacaksın.’ Dedim ki ‘Sayın Genel Başkanım, geçen seçimlerde yüzde 6 aldık biz. Bu seçimde rakip aday çok yol aldı. Kazanmak mümkün değil.’ Bana dedi ki ‘Sen Manisa’yı alacaksın. Bu seçim olmasa da bir seçim o Manisa’yı sen alacaksın.’ 2004’te yüzde 6 almıştık; 2009’da yüzde 14, 2014’te yüzde 20, sonra yüzde 26, yüzde 29. Genel Başkan olarak girdiğim seçimde can kardeşim <span style="color: #ff0000;"><strong>Ferdi Zeyrek</strong> </span>ile birlikte 2004’te yüzde 6 aldığımız Manisa’da yüzde 60 aldık ve Manisa’yı aldık. Bugünün tarihini not edin; 22 Ekim 2025. Yer, Arnavutköy. Tekin Başkan’a diyorum ki ‘Tekin Başkan Arnavutköy’ü alacaksın. Arnavutköy’ü sen alacaksın.’”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71176" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0009.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0009.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0009-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0009-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“EN GENÇ İLÇE, GENÇLER İŞSİZ VE YOKSUL”</strong></span><br />
“Bu ilçeyi biliyorum; bu sokakları, bu evleri, bu hayatı biliyorum. Arnavutköy hırpalanmış bir ilçe, emekçi bir ilçe. Ama aynı zamanda yüreği büyük, umudu büyük bir ilçe. Bu ilçe, İstanbul’un en genç ilçesi. Televizyonları başında dinleyenler şaşırıyor. ‘Nasıl en genç ilçesi?’ Yaş ortalaması 29,5 Arnavutköy’ün. Ama bu gençler maalesef işsiz, maalesef yoksul. Arnavutköy tanıdıkça şaşırtan, tanıdıkça sevdiğiniz ama onun için birşeyler yapmak isteyeceğiniz bir ilçe. Arnavutköy’de 18 yaş üstü nüfus, 225 bin. Toplam nüfus, 345 bin. Bu ilçede sosyal yardıma başvuranların sayısı, 132 bin 657. Bu ilçenin nüfusunun üçte birinden fazlası, 18 yaşından büyük olanların yarısından fazlası sosyal yardıma başvurmuş. Kendisini sosyal yardıma muhtaç hissediyor. Bu ilçede gençlere eğitim, teknoloji, sosyal hayat imkânları sunulmuyor. İktidar, bu ilçeyi çantada keklik görüyor. Oy alırken geliyor, yüzünü bu ilçeye dönüyor, alacağını alıyor. Sonra Arnavutköy’e sırtını dönüyor. İşte oy zamanı da sahir zamanda da seçim geldiğinde sandıkta da seçildikten sonra sokakta da Arnavutköy’e yüzünü dönecek bir genç var burada. Tekin Aras’ı size şimdiden emanet ediyorum.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“EKREM BAŞKAN ARNAVUTKÖY’E ELİNİ UZATTI”</strong></span><br />
“Tabii ilçeyi kazanamadık ama büyükşehirde Ekrem Başkan Arnavutköy’e hizmeti aksatmadı. Ekrem Başkan Arnavutköy’ü sevdi. Biraz önce söylediğim gibi Arnavutköy’den elini hiç çekmedi. Arnavutköy’e kent lokantası istediniz, Ekrem Başkan açtı. 40 liraya sıcak yemeğe, dört dörtlük yemekle hizmete başladı. Arnavutköy’e kreş istendi, hiç kreş yoktu İBB’nin. Üç tane kreş yaptı. Sosyal yardımları tam beş katına çıkardı. Altyapıya 9,2 milyar lira yatırım yaptı. Yani Ekrem Başkan Arnavutköy’ün sesini, yüreğini, umudunu gördü ve Arnavutköy’e yüzünü döndü, elini uzattı. Bir tarafta yere düşene yerde vuran AK Parti anlayışı, bir tarafta yere düşenin elinden tutup, onu kaldıran Cumhuriyet Halk Partisi anlayışı… İstanbul’da deprem riski var. Buna karşı çalışmak lazım. Ama en çalışkanımız maalesef Silivri’de tutsak. Onun bütün itirazlarına rağmen <strong><span style="color: #0000ff;">Kanal İstanbul</span> </strong>diye bir inat var. Bilim insanları istemiyor, millet istemiyor. Arnavutköy istemiyor, İstanbul istemiyor ancak Erdoğan istiyor. Sadece Erdoğan istiyor. Neden? Çünkü buraları Arap şeyhlerine çoktan pazarlamışlar. Parasını ya da ne alıyorsa karşılığında onu çoktan almışlar. Şimdi taahhütlerini yerine getirmeye, buralardan arsa sattığı o Arap şeyhlerinin, emirlerin, emirlerin eşlerinin, kız kardeşlerinin aldıkları o arsalara o kanal manzarasını yapmak istiyorlar. Bunun için çaba sarf ediyorlar. Kanal İstanbul yapılırsa <strong>Sazlıdere Barajı</strong> yok olacak. Dünyada ilk kez bir hükümet kendi eliyle baraj yapmak yerine baraj yıkmış olacak.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71177" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0026.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0026.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0026-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0026-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ONUN İÇİN ‘YA KANAL, YA İSTANBUL’ DİYORUZ”</strong></span><br />
“Eğer Kanal İstanbul yapılırsa<strong> Terkos Gölü</strong> tuzlanacak. İçme suyu kaynaklarının üçte biri ortadan kalkacak. Hem ‘Susuzuz’ diyoruz, ‘Yağmur yağmazsa ne olacak halimiz?’ diyoruz. Yıllarca İstanbul’u yönetenler, İstanbul’un su sorununu çözmediler. Şimdi İstanbul’un suyunun üçte birinin gitmesine sebebiyet veriyorlar. O yüzden Ekrem Başkan da hepimiz de bu işe sonuna kadar karşıyız. Eğer yapılırsa Kanal İstanbul, İstanbul’un nüfusu iki milyon daha artacak. 136 bin dönüm tarım arazisi, 14 bin hektar orman yok olacak. Onun için biz diyoruz ki ‘Ya kanal, ya İstanbul.’ İstanbul’u sevenler bu kanala itiraz ediyorlar. Şimdi bu ihanet projesini perdelemek için ya da iyi bir şey yapıyormuş görüntüsü vermek için büyük bir yalana sarıldılar. Diyorlar ki ‘Biz oraya sosyal konut yapıyoruz.’ <strong>Emlak Konut’un</strong> yaptığı konutların hepsi lüks ve zenginler için. Bakın aşağıdan duyan ‘yalan, yalan’ diyor. ‘Zenginlere yapıyorlar’ diyor. Evet, 5 milyon liraya satıyorlar. Diyorlar ki ‘Sosyal konut.’ Bugün memlekette asgari ücret, 22 bin lira. Bir asgari ücretli 22 bin lirayı, bir yıl değil; iki, üç, beş, 10 yıl değil; 20 yıl hiç harcamasa, bir kuruş harcamasa ve biriktirse sosyal konut dediği yerden bir tane daireyi zor alıyor. Ama bu proje için 65 milyar dolar gerekiyor. Bu para ile 9,5 milyon haneye kentsel dönüşüm yapılabilir. Sadece İBB’den bile 240 milyar lira ek maliyet çıkıyor. Kanal İstanbul’un su havzalarına ne yaptığını gördüğü için İSKİ’nin değerli Genel Müdürü Şafak Başa gitti ve o projelerin tamamını mühürledi. Ne yaptılar? <strong><span style="color: #0000ff;">Şafak Başa’yı</span></strong> gittiler sabah evinden aldılar, Vatan Emniyet’e koydular. Daha sonra Kanal İstanbul’a ilişememesi için kendine ev hapsi verdiler. Aylardır ev hapsinde tutuyorlar. Ama şuradan açıkça söylüyoruz. Bu milletin karşı olduğu, suyumuzu alacak, gölümüzü alacak, her türlü doğa katliamını yapacak olan bu Kanal İstanbul’a sonuna kadar karşıyız. Asla izin vermeyeceğiz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“AL SANA İDDİANAME”</strong></span><br />
“Geçen hafta mitingte dedim ki ‘Gelecek hafta Arnavutköy’e gidiyoruz. Arnavutköy’de rezaleti anlatacağız.’ Arnavutköy’de yaşananlar öyle rezalet ki ilçe yönetimimiz, başkanımız anlata anlata bitiremiyorlar. Dedik ki ‘Otobüsün üstünden bir tane olur, iki tane olur. Önce ‘üç olsun’ dediler, sonra dediler ki ‘Hiç olmazsa bu dört rezaleti, rezaletin daniskasını anlat oradan.’ Arnavutköy bunları biliyor, Türkiye duysun. Birazdan bahsedeceğim. Ama 10 ay uğraşıp da iddianame diye süklüm püklüm dökülen, kanıtı olmayan, ‘oradan duydum’, ‘buradan duydum’, ‘ben buraya bir şey uydurdum’la iddianame yazan İstanbul Cumhuriyet başsavcısına sesleniyorum. Sayın<strong><span style="color: #ff0000;"> Akın Gürlek,</span></strong> şimdi hani otobüsün üstünden inmeden soruşturma açıyorsun ya. Ekrem Başkan kürsüden inmeden soruşturma açıyorsun ya. Sabahın köründe milletin haysiyetine dokunduran, haysiyet katliamı yapan işler için uzun uzun basın bültenleri yapıyorsun ya. Şimdi talimatını ver ve dinle. Bu dört rezalet için ne yapacaksın göreceğiz. Öyle 10 ay boyunca emrinde 10 savcı, bütün emniyet, sorgula. <strong>MASAK</strong> elinde, her şey elinde. Böyle dökülen bir iddianame yaptın ya. Al sana iddianame…”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71178" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0027.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0027.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0027-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0027-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ALTIN TOZU KARIŞTIRILMAMIŞ, KAMU ZARARI 327 MİLYON LİRA”</strong></span><br />
“Arnavutköy’de rezaletin birinci perdesi: İstanbul’daki belediyeler 2025 yılı için asfalt ihalesine çıktılar. Aynı yıl için yapılan asfalt ihalelerinde ton başına fiyatla ihaleler tamamlandı. <span style="color: #0000ff;"><strong>AK Partili Bağcılar Belediyesi.</strong></span> Asfaltın ton maliyeti; 3 bin 553 lira.<strong><span style="color: #0000ff;"> CHP’li Maltepe Belediyesi;</span></strong> 2 bin 716 lira. <span style="color: #0000ff;"><strong>CHP’li Tuzla Belediyesi;</strong> </span>2 bin 669 lira<strong><span style="color: #0000ff;">. AK Partili Arnavutköy Belediyesi;</span> </strong>6 bin 501 lira. Vallahi şartnameye baktık, asfalt aynı asfalt. Arnavutköy’e konulan asfaltın içine altın tozu filan karıştırılmamış. Milletin 2 bin 669 liraya aldığı asfaltı ya da kendi AK Partili Bağcılar’ın 3 bin 553’e aldığı asfaltı 6 bin 501’e almış. Bitmedi, bu iş bununla bitmiyor. İhaleye daha düşük fiyat veren var. Bu fiyatı veren kişiye ihaleyi kazandığı halde 1,5 ay boyunca sözleşme imzalatmıyorlar. Yıldırıyorlar, ‘ihaleden çekil’ baskısı yapıyorlar. En düşük teklifi veren devre dışı kalıyor. Asfalt ihalesi, Arnavutköy’de 587 milyon liraya biteceğine bir üst teklif olan 708 milyon liraya gidiyor. Arada 327 milyon lira kamu zararı var. Şimdi Akın Gürlek, ‘duymuştum’ değil, ‘düşünüyorum’ değil. Bütün belgeler Elektronik Kamu Alımları Platformu<strong> EKAP’ta</strong> kayıtlı. Erişimin var, erişimimiz var. Ayrıca ‘duymuştum’ demiyorum. İhaleyi alan Kolon İnşaat çekilmek zorunda kalan. Yarın sabahtan tezi yok, <strong>Kolon İnşaat’ı</strong> çağırıyor musun, soruyor musun? Bu belediyeden asfalt ihale dosyalarını istiyor musun? 6 bin 500 liraya asfalt alan bu belediyeye soruşturma açıyor musun? <strong><span style="color: #ff0000;">Tayyip Erdoğan’dan</span></strong> korkundan kulağının üstüne yatıyor musun? Haydi bakayım, göreyim seni. Bu daha rezaletin birinci perdesi.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“‘YIKIN’ DEDİĞİNİZ BİNAYI YIKMAYIP SİZİ KANDIRANI EVİNDEN ALIYOR MUSUN?”</strong></span><br />
“Gelelim ikiye… Cumhuriyet Halk Partisi’nin namuslu, şerefli, şeffaf, ihaleleri açık yapan belediyeciliğine kara çalıp da kendilerine ‘AK belediyecilik’ diyenler. Şimdi göreceğiz bakalım ak koyun mu, kara koyun mu? Hadımköy, Yeşilbayır. Biliyor musunuz? Yaz Akın, yaz, parsel numarası veriyorum: 10835 parsel. Buraya kaçak şekilde 320 metre ilave kapalı alan yapılmış. Şikayete konu olmuş. ‘Yıkın’ denmiş. Bu dendiğinde mahkeme karar verip yıkımına bildirdiğinde Ekim 2024’müş. Yıkım ve para cezası kararı verilmiş. Gaziosmanpaşa Savcılığı, Haziran 2025’te bir yazı yazmış Arnavutköy Belediyesi’ne ‘Kaçak yapıyı yıktınız mı?’ diye. Cevap yazmış. Kim? <span style="color: #ff0000;"><strong>Belediye Başkan Yardımcısı Davut Paralı. </strong></span>‘İmar kirliliğine neden olan unsur ortadan kaldırılmıştır.’ Şimdi buradan Akın Gürlek‘e söylüyorum: 10 bin 835 parselde yıkım yapılmamıştır, yalan yazı yazılmıştır. Yargılamaya müdahale vardır, savcılığa yalan beyan vardır ve savcı resmi yazıyla kandırılmıştır. ‘Yıkın’ dediğiniz binayı yıkmayan ve işlem yapmayan, resmi yazıyla sizi kandıran Belediye Başkan Yardımcısı Davut Paralı’yı yarın sabah evinden alıyor musun? Tayyip’ten korkuna kulağının üstüne yatıyor musun göreceğiz bakalım.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71179" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0009-1.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0009-1.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0009-1-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0009-1-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“MUSTAFA BAŞKAN DEMİŞ Kİ ‘BİR ARSA DA BİZ KAPALIM’”</strong></span><br />
“Daha bitmedi. Rezaletin üçüncü perdesi: Gitgide şiddetleniyor. <strong><span style="color: #ff0000;">Başkan Mustafa Candaroğlu. Meclis Üyesi Ercan Döner.</span></strong> Kanal İstanbul manzaralı bir arsa almışlar. Reis helikopterle geziyor, kupon arsaları gösteriyor. Diyor ki, ‘Bu arsayı Katarlılara söz verdim, bunu Birleşik Arap Emirlikleri‘ne söz verdim. Bu Emir’in ablasının, bu Emir’in karısının’ derken, bizim Mustafa Başkan da demiş ki ‘Oğlum Ercan, bir arsa da biz kapalım.’ Bunlar bir arsa kapmışlar. Kanal İstanbul’a kendilerine göre bir manzara yapmışlar. Gitmişler, oraya belediyeden villa ruhsatını da almışlar. İnşaata başlamışlar. Bodrum katını çıkarken şeytan dürtmüş bunları. Ercan demiş ki, ‘Başkan be yükseltelim bunu biraz. Manzaramız güzel olsun, Kanalı daha güzel görelim.’ Bunlar gitmişler villayı imara aykırı şekilde yükseltmişler, şimdi halen orada duruyor. Duruyor mu başkanım? Biliyor musunuz onu? Bütün fotoğrafları videoları orada. Sonra belediyeye gitmişler. Demişler ki memura, hani<span style="color: #0000ff;"><strong> Reza Zarrab’ın</strong></span> bunu rüşvet veremediği memur Teoman vardı ya. Uğraşıyor uğraşıyor almıyor Teoman. Demişler ki, isimler doğru isimler, Arnavutköy Belediyesi’nde memur Serdar’la memur Fatih’e. ‘Buna imza atın’ demişler. Bunlar demiş ki başkan ama veya belediye meclis üyesi ama ‘Bu imza adamı yakar. Bu doğru değil.’ Aynı rüşvet almayan Teoman gibi yanlış işi yapmayan Serdar’la Fatih, bu işe aylarca direnmişler. Ne olmuş? Doğru. Hep kızmayalım. Serdar ve Fatih’e belediye meclis üyesi, belediye çalışanı memurlar Serdar ve Fatih Beylere bir yürekten alkış yapalım. Bir yürekten alkış. Ve bu iki arkadaşı belediye başkanı sürmüş başka göreve. Yerine başkalarını getirmiş, imzaları almış. Villalar da orada duruyor. Şimdi buradan Akın Gürlek’e sesleniyorum. Villa belli, yeri belli, fotoğrafını, videosunu, her şeyini bütün Arnavutköy biliyor. Buradan inince bütün basını da fotoğraflarını yollayacağız. Villa orada duruyor. Yarın sabah 6.30’da Mustafa Candaroğlu’nu ve Ercan Döner’i evinden alıyor musun? Yoksa kulağının üzerine yatıyor musun? Hadi bakalım haydi. Bunlar meydanı boş sanıyor, boş sanıyor. Bunlar bize dünya iftira attı, daha şimdi ben onlara rahat vereceğim sanıyor. Ayrıca bu villacı Başkan İmrahor Mahallesi’ne ne yaptı? Seçimden önce gitti sırtlarını sıvazladı, oylarını aldı. ‘Merak etmeyin’ dedi. ‘Sizin tapulu araziniz burası. İstediğinizi yapın oyu bana verin, işinizi ben çözeceğim’ dedi. Bundan bir gün önce daha dün İmrahorlular‘a bir yazı yolladı, bir tebligat yolladı. Onları sokakta bıraktı. Üç &#8211; dört aylık yapılmış evlerini de yıkmaya kalktı. Kendisinin villasına zorla imza, İmrahor’a söz verdiği halde düzenleme değil yıkım yolluyor bu başkan.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71180" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0010.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0010.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0010-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0010-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“AK PARTİLİ YÖNETİCİYE SATILMIŞ, KAMU ZARARI 185 MİLYON”</strong></span><br />
“Şimdi rezaletin dördüncü perdesi: <strong>Hadımköy Sanayi Sitesi, Hadımköy Belde Belediyesi</strong> döneminde<strong> Kelebek Matbaa diye Yap &#8211; İşlet &#8211; Devret‘le</strong> 8 bin metrekarelik arsaya bir yapı inşa etmişler. 8 bin metrekare arsaya bir inşaat. Bunlar belde belediyelerini kapatınca bu<span style="color: #0000ff;"><strong> Hadımköy Belediyesi</strong></span> gelmiş belde belediyesi <strong><span style="color: #0000ff;">Arnavutköy Belediyesi’ne</span></strong> devrolmuş. Kelebek Matbaa da 8 bin metrekarelik arsa da bunlara kalmış. Arnavutköy belediyesi 2016’da bu yeri hem 8 bin metrekare yeri, hem o kocaman Kelebek Matbaasını satmış. Kaç paraya? 251 milyona. Kime?<span style="color: #0000ff;"><strong> AK Parti il yöneticisi Burak Aydın’a.</strong> </span>Peki arazinin değeri 215 milyon. Üzerindeki yapının değeri 220 milyon. Toplam değer 435 milyon. AK Partili il başkanının ödediği, 250 milyon. Kamu zararı 185 milyon. Yeri belli, yurdu belli, Kelebek Matbaa orada, kamu zararı burada. Şimdi soruyorum Akın’a, yarın sabah 6.00’da AK Parti il yöneticisi Burak Aydın’ı, Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu’nu ve bütün ekibini gidip evden alıyor musun, yoksa korkundan kulağının üstüne yatıyor musun? Bak Akın Efendi, onu buraya yollayan Tayyip Beyefendi. İddianame öyle ‘Alalım çocukları, alalım şoförleri, at imzayı çoluğuna çocuğuna kavuş. Yoksa 20 yıl yatarsın’ deyip ‘duydum, -mıştı, -muştu’ ile iddianame olmaz. Birinci rezalette asfaltın fiyatı belli, kayıp belli, zorla çektirilen firma belli, evraklar belli. İkincide parsel numarası belli, yapılmadığı halde ‘yapıldı’ denen yıkım belli, imzayı atan Davut Paralı belli. Üçüncüde belediye başkanının kendi yükselttiği villasına imza atmayan şahitler burada. İmza atanlar orada. Dördüncüde Kelebek Matbaayı bedavaya kapatan AK Parti il yöneticisi, onu satan belediye başkanı burada, kamu zararı burada. Somut, açık, net. Haftaya çarşamba otobüsün üstünden bakacağız bakalım. Bu Akın Gürlek gerekli soruşturmayı başlattı mı, kulağının üstüne yattı mı? Hodri meydan bakalım. Hodri meydan.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ARNAVUTKÖY IŞIKLARINI YAKIYOR, SİLİVRİ AYDINLANIYOR”</strong></span><br />
“Değerli Arnavutköylüler, başta söyledim. 47 yıl çalıştık, olmadı. Olamadı. Kusuru sizde değil, kendimizde aradık. En sonunda genç kadrolarla, çokça kadını aramıza alarak, memleketin sorunlarını konuşarak, sizin gibi adayları karşınıza çıkararak, arkalarında durarak 31 Mart seçimlerinde 47 yıl sonra birinci parti olduk. Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğu gün gibi, seçime girip de kazandığı 31 Mart dün gibi, bugün de Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin birinci partisi. Bizimle baş edemeyen, yarışmayan, yarışamayanlar kendi AK Gençlik dedikleri Gençlik Kollarına güvenmiyorlar. Yani Arnavutköy gençlik kolları AK Parti’nin, Tayyip Bey’in umudu olan bir grup değil, onlara güvenmiyor. Kadın Kollarına güvenmiyor. Ana kademesine güvenmiyor. Hiçbir partide olmayan yeni bir kol kurmuş, bir tek ona güveniyor. Yargı Kollarına, Yargı Kolları Başkanı Akın Gürlek’e güveniyor. O da 19 Mart darbesiyle birlikte bugün 217’nci gün. Nasıl ilk yedi gün orada, Saraçhane‘de ‘Gelemezsiniz’ dediler gelindi. Vapurları bağladılar, köprüleri kaldırdılar, metroları durdurdular, otobüsleri sokmadılar. Ama Saraçhane’ye aktı milyonlar. Arnavutköy için de demişlerdi ki, ‘AK Parti’nin kalesidir. Kimse gelmez, meydan boş olur, zor durumda kalırsınız.’ Ben Arnavutköy ilçe başkanıma, yönetime, il başkanıma dedim. ‘Arnavutköy bizi çağırıyor, gidiyor muyuz?’ Geldiniz mi? Şimdi Ekrem Başkan’la bugün oradaydım. ‘Arnavutköy’e gideceğim’ dedim, dedi, yaşa ‘Genel Başkanım.’ ‘Kanal İstanbul konuşacağım’ dedim. ‘Anlat Genel Başkanım.’ ‘Tekin’in adaylığını ilan edeceğim’ dedim. ‘Yakışır Genel Başkanım.’ Şimdi hem Ekrem Başkan’a hem neredeyse bir yıldır orada yatan<span style="color: #ff0000;"><strong> Ahmet Özer’e,</strong></span> dün iddianamesi 10 ay sonunda çıkan<span style="color: #ff0000;"><strong> Rıza Akpolat‘a</strong></span>, Adana’dan burada misafi<span style="color: #000000;">r</span><strong><span style="color: #ff0000;"> Zeydan Karalar‘a,</span></strong> Ceyhan‘a, Seyhan‘a, Oya Başkan’a ve <span style="color: #ff0000;"><strong>Utku Caner Çaykara’ya</strong></span>, o iddianameden içeride olan yedi başkanımıza ve tüm başkanlarımıza bir Arnavutköy’ü gösterelim. Onlar ne haram yediler, ne cana kıydılar. Orada yatanlar yiğitlerimiz ve aslanlarımızdır. Hep birlikte söylüyoruz, Arnavutköy ışıklarını yakıyor, Silivri aydınlanıyor. Biraz önce fenalaşan bir arkadaş oldu. Sağlık görevlileri yetişti, şimdi gerekeni yapıyorlar. Biliyorsunuz koronada sağlık emekçileri ölümü göze alıp bizi yaşattılar. Tayyip Bey de dedi ki ‘Hakları ödenmez.’ Hakikaten tutarlı adam, haklarını ödemedi onların. Şimdi biz bütün sağlık emekçilerine yürekten bir alkış gönderelim. Haklarını helal etsinler.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71181" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0007.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0007.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0007-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0007-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“MAHKEMEDEN HAKKANİYET İSTİYORUZ”</strong></span><br />
“Yedi başkanımızın tutuklu olduğu iddianame tam 10 ay sonra çıktı ama İstanbul Büyükşehir’in iddianamesi hala yok. 578 sayfa, -mış, -miş iddianamesi geldi, geçti. ‘Duydum’lar, ‘olabilir’ler dışında hiçbir şey yok. İddianamede 45 kez ‘duydum’, 50 kez ‘düşünüyorum’, 104 kez ‘olabilir’ ve 496 kez benzer ifadelerle çelişkili yaklaşımlar var. Bir yandan da dünya kadar iftiraya zorladıkları yetmemiş gibi bir de Hollanda taksi plakası gibi <span style="color: #0000ff;"><strong>XYZ49QP</strong></span> diye bir tane gizli tanık bulmuşlar ona dünya kadar laf söyletmişler. Suç örgütünün kurucusu <strong><span style="color: #ff0000;">Aziz İhsan Aktaş</span> </strong>704 yıl hapisle yargılanıyor bu dosyada, ama aramızda geziyor. Aramızda geziyor, belki de şuradan bizi dinliyor. Ama bu dosyada 12 yıl önce AK Parti döneminde verilmiş ihalenin parasını ödeyen Zeydan Karalar, ya da Avcılar’da daha bir yıl önce, 1,5 yıl önce belediye başkanı olmuş, adaylığı sürecinde ne olduğunu bilmediği bir süreçten sorumlu tutulan Utku Caner Çaykara. Ya da Adana’daki görevlerinden apar topar getirilen arkadaşlarımız. Ahmet Özer neredeyse bir yıldır tutuklu. Tut ki iddia olunan suçu kabul etse dört yıl, bu dört yıllık suçun yatarı altı ay, Ahmet Özer dokuz aydır içeride yatıyor. Bütün iftiraların üstünde yoğunlaştığı belediye başkanlarımızın en eskisi Rıza Akpolat’a dünya kadar suç söylüyorlar, iftira atıyorlar ortada bir tane ’Rüşvet verdim’ diyen yok. Onun ifadesi yok. ‘Rüşvet aldım’ diyen yok. ‘Duydum, olabilir, yapabilir’ diyorlar. Bir kör kuruşu ispatlamadan, bir lira bulmadan bu iftiraları yaptılar bu iddianameyi nihayet yazdılar. Daha önce de söyledim, bir kez daha söylüyorum. Nihayet bu <strong><span style="color: #0000ff;">AK Toroslar Çetesinden</span></strong> bu iddianame kurtuldu, Yüce Mahkemenin önüne gitti. Şimdi o mahkemeden hakkaniyet istiyoruz. Hukuka uygun tavır istiyoruz. Madem deliller toplanmıştır madem artık kaçma şüphesi kalmamıştır. Hala düşünen varsa onun tedbirini de alsın mahkeme. Ama artık canımıza tak etti, Tutuksuz yargılama istiyoruz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ISPARTA VE KÜTAHYA’YA SADECE SORU SORUYOR”</strong></span><br />
“Savcı kendi iddianamesine diyor ki <strong>‘Aziz İhsan Aktaş örgütü</strong> 2016’da büyük bir sıçrayışa geçti. 2015’te kurulmuş. Diyor ki ‘Diyarbakır, Adana, Adıyaman şehirlerinden aldığı ihalelerle…’ O yıllarda Adana’yı MHP, öbürlerini AK Parti yönetiyor zaten. Bu örgüt 2015’te kurulmuş, 2019’a kadar hızla büyümüş ama suç işlememiş. Suç işlemek için bizim belediye başkanlarımızın dönemini ve bizim belediye başkanlarımızı beklemiş. Kütahya’da MHP’li belediyeyle dünya kadar işi var. Akın Gürlek göreve geldiğinde dosyayı Kütahya’ya yollamış. Isparta Belediye Başkanı’na A8 Long makam arabası almış. Herhangi bir soruşturma başlatmamış. Biz yapılan bu işleri söyleyince bizim iddianameyi yazıp, yolluyor. Isparta’dan da Kütahya’dan da sadece soru soruyor. ‘Ne oldu o işler?’ diye. Şimdi 388 ihaleden 300’ünü veren AK Partililere bir şey yok. 88 tane ihale için bizim arkadaşlarımıza yapmadıkları zulüm yok. Buradan açıkça söylüyorum. Tayyip Erdoğan, ‘Bu işler çıksın, bir ay sonra insan içine çıkamayacaklar’ dedi. Üstünden 7,5 ay geçti. ‘İddianame çıksın, göreceksiniz’ dediler. İddianame fos çıktı. Diğer arkadaşlarımız aylardır bekliyorlar. Buradan, Arnavutköy’den canlı yayında Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: ‘Birbirinizin yüzüne bakamayacaksınız’ dedin. 63 eylemdir İstanbul’da ve Anadolu’da yan yanayız, omuz omuzayız, yüz yüzeyiz, hep birlikteyiz. Bizim utanacak hiçbir şeyimiz yok. Bize iftira atanlar utanacak. Verilemeyecek hiçbir hesabımız yok. Ancak bu kötülüğü yapanlar er ya da geç hesap verecekler. Bunu da böyle bilin. Eninde sonunda adalet yerini bulacak. ‘Hak, hukuk, adalet.’”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71182" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0025.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0025.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0025-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0025-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“EMEKLİNİN ALABİLDİĞİ MAALESEF 1,5 ÇEYREK ALTINA DÜŞTÜ”</strong></span><br />
“Değerli Arnavutköylüler bizim Sayın Erdoğan ile büyük bir tartışmamız var. İkimiz de Genel Başkan’ız. O kışın sıcak salonları seviyor, yazın serin salonları seviyor. Atadıklarına kendini alkışlatıyor. Ben de kışın soğuğu, yazın sıcağı, otobüsün üstünü ve meydanları seviyorum. Sağ olun siz de beni alkışlıyorsunuz. Kızıyor bana. Burada sarraf var mı, kuyumcu? Olsa söyleyeyim. İyice çıldırır. İnşallah dükkanların açık olduğunda bir geliriz, Tekin Başkan’la gideriz. Diyor ki ‘Özgür Özel Ankara’ya dön, Ankara merkezli siyaset yap.’ ‘Memleketi geziyor kuyumcu kuyumcu, sarraf sarraf geziyor. Altın hesabı yapıyor’ diyor. ‘Gel’ diyor, ‘Bırak o işleri.’ Ben de inadına gidiyorum. Bakın Arnavutköy’de bir değişiklik var. 2002’den bugüne altın hesabı yapıyorduk. Yerel seçimlerde şöyleydi sözümüz: 2002’de en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Yerel seçimlerde 2,5 çeyrek altındı. Isparta’da hesapladım, çok kızdı. Son aylarda 2 çeyrek altına düşmüştü. Trabzon’da ve Tekirdağ’da hesapladım, çıldırdı. Bugün Arnavutköy’e geldik. Maalesef, ‘Gözümüz aydın’ diyemeyeceğim. Allah dayanma gücü versin. Tayyip Bey geldiğinde 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı, bugün 1,5 çeyrek altına düştü maalesef. Çeyrek altın, 10 bin 500 lira. En düşük emekli maaşı, 16 bin 200 lira. Yani sadece 1,5 çeyrek altın alabiliyoruz. Asgari ücret 7 çeyrek altından 2 çeyreğe düştü. Üniversite öğrencisine verilen, küçümsediği, ‘45 liracık’ dediği burs, o dönem çeyrek altın 30 lirayken 1,5 çeyrek altın alıyordu. Bugün öğrenci bursu 3 bin lira ve çeyreğin üçte birini bile alamıyor. Yani öğrenci bursu da altın bazında 5 kat erimiş.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“KAYBETTİKLERİMİZİ AYNI YERDE BULACAĞIZ; SEÇİM SANDIĞINDA”</strong></span><br />
“En çok öğrenci bursu erimiş. Sonra emekli maaşı, sonra da asgari ücret erimiş. Şimdi buradan Arnavutköy’deki bütün emeklilere, emekçilere sesleniyorum: Yahu şuradaki kuyumcudan bir çeyrek altın alsanız. Cebinize katsanız ya da kadınlar çantasına atsa. Eve gitseniz. Çantayı açsanız ve cebinize baksanız. Çeyrek altın yok. Ne yaparsın, deli çıkarsın değil mi? Koşar gelirsin. Kuyumcuya sorarsın, ‘Burada mı unuttum?’ ‘Yolda mı düşürdüm?’ diye bakarsın. Ararsın, kaybettiğin yerde o altını ararsın. Şimdi Arnavutköy’ün emeklileri, asgari ücretlileri… Bir emekli değil, her emekli; bir çeyrek altın değil, altı çeyrek altın; bir sefer değil, her ay kaybediyor. Bu Tayyip Erdoğan’ın iktidarda olmasının emekliye maliyeti. Bir çeyrek altın kaybeden gelip arıyorsa, sen ayda altı çeyrek altını aramayacak mısın? Arayacaksın. Peki kaybedilen şey nerede aranır? Nerede düşürdüysen orada bulunur. Biz bunları 3 Kasım 2002 günü Tayyip Erdoğan’ı, AK Parti’yi getirdiğimiz gün kaybettik. Kurulacak ilk sandıkta aynı yerde bulacağız; seçim sandığında.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71183" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0008.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0008.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0008-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0008-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“POLİSİN BİR LİRA FAZLA MESAİSİ, EK ZAMMI YOK”</strong></span><br />
“Şimdi sözün sonuna gelmeden bir feryadı duymamız lazım. Demin oraya sağlık emekçileri koşarken onları alkışladık. Onlara yol açan biri vardı. ‘Çetin’ dedim, Çetin Bey bizim koruma ekibinden polis. Her gün benim canımı koruyorlar. Burada da birisi düşse bayılsa o önden, arkadan diğerleri koşuyorlar. Türkiye’de eylem olur, polis çalışır. Maç olur, polis çalışır. Sokağa çıkma yasak olur, polis çalışır. Bayramda çalışır, seçimde çalışır. Polis dediğin Türkiye’de ayda 260 saat çalışır. Zam yok, mesai yok. Şimdi bir umutları vardı, promosyon alacaklar. Üç yıl sonu gelmiş. Bekliyorlardı ki üç yıllık 270 bin lira promosyon olsun. Maalesef bankalar, oturmuşlar, 90 bine işe bağlamışlar. Sonra göstermelik olarak İçişleri Bakanı ‘Sorunu çözeceğim’ demiş, 100 bin lira olmuş. Polisin bir lira fazla mesaisi yok, ek zammı yok. Bir umudu promosyonuydu. Şimdi onu da suya düşürmeye çalışıyorlar. Buradan söyleyeyim: Bu ülkenin polisi, bu memleketin evladı. Zaten çoğu üniversiteyi bitirmiş, atanmamış, iş bulamamış, oraya gidiyor. Uzman çavuş, bu memleketin evladı. İnfaz koruma memuru, bu memleketin evladı. Jandarması, askeri bu memleketin evladı. Zaman zaman kanunsuz emirlerle beş bin polisi CHP binasına yollarlar. Gün olur Bozdoğan Kemeri’nde polis ile öğrencileri karşı karşıya getirirler.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“HAYALİM GERÇEK OLDU”</strong></span><br />
“İstanbul’dan şunu söylüyor, sizi bir yere davet ediyorum. Ben bazı hayallerimi söyleyip de gerçekleştirince büyük keyif alıyorum. Mesela bir tanesini anlatayım. Şahitlerim de var. Son seçimdeki sandık görevlileri bir el kaldırsın. Bayağı da var. Şimdi arkadaşlar biliyorsunuz ben Genel Başkan oldum, bizimkilere dedim ki ‘Bir hayalim var, inşallah gerçekleştireceğiz.’ Hayal şu: ‘Sandık görevlisine pozitif mesaj atma hayali.’ Nasıl biliyor musunuz? Yıllarca bu görevi hep yaptık, hep yaptırdık. Sandık görevlilerine hep bir mesaj gelir akşam saat 20.00 &#8211; 21.00 gibi. ‘TRT‘den gelen haberlere inanmayın, kötü haberler önce yollanmaktadır. Moraliniz bozulmaya çalışılmaktadır. Sakın seçimi kaybettik diye üzülerek sandıkları terk etmeyin. Islak imzalı tutanakları alıp ilçe seçim kuruluna teslim edene kadar görev başından çekilmeyin.’ Doğru mu? Bu sene bu mesaj geldi mi? Gelmedi. Hayalim gerçek oldu. Biliyorum iş nereye doğru gidiyor. Doğru adaylar, çalışıyoruz, pozitif kampanya ve televizyonlarda söylüyorum nereleri kazanacağımızı. İnanmıyorlar, dalga geçiyorlar. Akşamüstü saat 16.00. Dedim ki bizim Özel Kalem Gülen Hanım’a, ‘Yaz, yolla. SMS’i hazır tutsunlar. Sandıklar açılırken yollayacağız.’ Bakın son seçimde sandık görevlilerine sandıklar açılırken attığımız mesaj: ‘Birazdan Türkiye’nin dört bir yanından çok güzel haberler alacaksınız. Sevince kapılıp eğlenmek için veya kutlamalara katılmak için sakın görev yerinizi terk etmeyin. Islak imzalı tutanakları ilçe seçim kuruluna verene kadar görevinizden ayrılmayın.’ Doğru mu? Geldi mi?”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-71185" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0017-1.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0017-1.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0017-1-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-22102025_0017-1-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“GENÇLERLE POLİS KARŞI KARŞIYA DEĞİL; EL ELE, OMUZ OMUZA, KOL KOLA OLACAK”</strong></span><br />
“İşte size Özgür Özel sözü: Seçim olacak ya. O gün akşam sabaha kadar hem buradaki ilçe başkanlığımızın ışıkları yanacak. Hem 973 ilçenin, Arnavutköy ile beraber, 81 ilin, genel merkezin ışıkları sonuna kadar yanacak. O gün ben Ankara’da, siz burada görevinizin başında olacaksınız. Ama ertesi gün, pazartesi akşam kışsa seçim 19.30’da, yazsa seçim 20.30’da<strong> Saraçhane Meydanı’nda</strong> buluşacağız. Hep birlikte<strong> Bozdoğan Kemeri’ne</strong> yürüyeceğiz. Kemerin önünde üniversite öğrencileri bir elimizde, bir elimizde polisler halay çekeceğiz. Ondan sonra ne Bozdoğan’da ne Taksim’de gençlerle polis karşı karşıya değil; el ele, omuz omuza, kol kola olacak. Çünkü polis kurtulmadan gençler kurtulmaz. Emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Çiftçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Kürtler kurtulmadan Türkler, Aleviler kurtulmadan Sünniler, Egeliler kurtulmadan Karadenizliler, Doğu Anadolu kurtulmadan Akdeniz’dekiler, Trakya’dakiler kurtulmaz. O yüzden ‘Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz.’”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>HABER: BÜLENT ERYILMAZ / İSTANBUL</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-iddianamede-45-kez-duydum-50-kez-dusunuyorum-104-kez-olabilir-geciyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: “Korkuyla İktidarda Kalmaya Çalışanlara Karşı Umudu Örgütlüyoruz”</title>
		<link>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-korkuyla-iktidarda-kalmaya-calisanlara-karsi-umudu-orgutluyoruz/</link>
					<comments>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-korkuyla-iktidarda-kalmaya-calisanlara-karsi-umudu-orgutluyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülent Eryılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 06:46:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Miting Konser]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[millet iradesine sahip çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazetehalk.com.tr/?p=67941</guid>

					<description><![CDATA[Özgür Özel: “Korkuyla İktidarda Kalmaya Çalışanlara Karşı Umudu Örgütlüyoruz” Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, 19 Mart darbesinin 200’üncü gününde İstanbul Şişli’de gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada, “Hoş geldiniz, merhaba Şişli. Yine meydanlara sığmayan, omuz omuza dayanışmaya gelen, seçtiğinin, iradesinin arkasında duran tüm [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #0000ff;"><b>Özgür Özel: “Korkuyla İktidarda Kalmaya Çalışanlara Karşı Umudu Örgütlüyoruz”</b></span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel,</strong></span> 19 Mart darbesinin 200’üncü gününde İstanbul Şişli’de gerçekleştirilen<span style="color: #0000ff;"><strong> Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne</strong></span> katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada, “Hoş geldiniz, merhaba Şişli. Yine meydanlara sığmayan, omuz omuza dayanışmaya gelen, seçtiğinin, iradesinin arkasında duran tüm Şişlililere selam olsun. Hoş geldiniz. İlk mitinglerden birini Şişli’de gerçekleştirmiştik. İstanbul’u tamamlayıp, ‘Umarım ihtiyaç kalmaz’, sıra 39 mitingden sonra Şişli’ye gelecekti. Ancak tutukluluğun 200’üncü günü, 200’üncü kara gece bu gece. Bugün ‘100’üncü günde nasıl hep birlikte Saraçhane’deysek, sembolik bir yerde olalım’ dedik. Bu büyük adaletsizliklerin, büyük haksızlıkların merkezi Çağlayan Adliyesi’ne yakın bu meydanda bu adaletsizliklere meydan okumaya geldik” dedi. Genel Başkan Özgür Özel, şunları söyledi:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-67942" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0014.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0014.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0014-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0014-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ ZİNDANLARDA TUTULUYOR”</strong></span><br />
“‘Kaldır başını utangaç vatanım, mutluluğa birkaç fırça vuracağız. Bütün renklerle onurlu, güzel yarınlar kuracağız. Saklında dursun umut, yaranı bunlar saracak. Elimden tut, eğme başını. Biliyorsun hiçbir güzellik sen olmadan yaşanmayacak.’ Siz olmadan yaşanmayacak. Buradan 19 Mart darbesiyle birlikte Silivri zindanında olan Şişli’nin seçilmiş Belediye Başkanı; önce<strong><span style="color: #0000ff;"> ‘Kent Uzlaşısı’</span> </strong>diye alıp götürdükleri, konjonktür değişince ‘Haydi bakalım ne yapacağız? Diğer dosyaya dahil edelim’ dedikleri, kumpaslardan kumpas beğendirdikleri, bileğini bükemedikleri, baş eğdiremedikleri Resul Emrah Şahan’a selam olsun. 16 belediye başkanımız zindanlarda tutuluyor ve büyükşehir belediye başkanımız. Suçu büyük; Erdoğan’ı yenme suçundan dolayı hapiste tutulan, 31 yıl önce aldığı diploması iptal edilen, yenemeyeceğini bildiği için tüm gücüyle saldırdığı ama başını eğdiremediği, bileğini bükemediği ve hepimizin arkasında olduğu bir sonraki Cumhurbaşkanımıza, Ekrem Başkan’a selam olsun. 200 gündür buradayız, meydanlardayız. Haksızlık ve hukuksuzluğa direniyoruz. Bu akşam 60’ncı kez, tam 60’ncı kez bir miting yapmak için değil; bu kadar haksızlığa, hukuksuzluğa karşı hep beraber 60’ncı eylemi yapmak için buradayız. Otobüsün üzerinde her çarşamba birlikte olduklarımız da var, Türkiye’deki tüm büyükşehir belediye başkanlarımızı temsilen bugün de burada <strong><span style="color: #ff0000;">Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Akın</span> </strong>evladınız var. Olanlar gibi bir de maalesef olmayan var. Partimizin en genci, Saraçhane’de her akşam orada duran, her mitinge koşan ve gelen, buraya çıkıp tüm ısrarımıza rağmen ‘Partimin, Genel Başkanımın arkasındayım’ diyen sevgili <span style="color: #ff0000;"><strong>Hikmet Çetin</strong></span> Genel Başkanımız, partinin Hikmet ağabeyi maalesef bir rahatsızlığından dolayı tedavi görüyor. Yoğun bakımda ama hayati tehlikeyle değil; tedbiren tutuluyor. Kuvvetli ihtimal, kalbi burada atıyor, gözü burada, kulağı burada. Genel Başkanım Hikmet Çetin’e bir kuvvetli destek alkışı.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-67943" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0011.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0011.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0011-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0011-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“TAM 200 GÜNDÜR HAYSİYETİMİZLE OYNUYORLAR”</strong></span><br />
“Biliyorsunuz Çağlayan Adliyesi’nde bir iftiranameyi bir türlü hazırlayamadılar. Bakın elbette büyük haksızlıklar, büyük hukuksuzluklar var. Ama en önemlisi ilk günden beri önce gizli tanıklar… İçlerinde gizli tanıkların ne suçları, ne ahlaksızlıkları çıktı. Ardından insanlara çocuklarıyla, yakınlarıyla tehditler, şantajlar, sürgünler var. Sağlığı ile uğraşan<span style="color: #ff0000;"><strong> Mehmet Murat Çalık’ı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’i</strong></span> adeta ölümle tehdit etmek, hayalarıyla tehdit etmek, ailelerinin, annelerinin, evlatlarının gözyaşları önünde onlarla uğraşan bir vicdansız anlayış var. Artık hep beraber bu işin bir son bulmasını, iddianamenin ortaya çıkmasını, ne iftiraları varsa artık ortaya dökülmesini, yanıtları vermemizin zamanının geldiğini söylüyoruz. Tam 200 gündür haysiyetimizle oynuyorlar. 200 gündür ahlaksızca saldırıyorlar. Her sabah başka bir yalanı servis edip, günlerce üzerinde tepinip, yalan olduğu çıkınca onu geri çekip yenisini ortaya koyuyorlar. Buradan beklentimiz şudur; biz o iddianameyi bekliyoruz. Yargılanmak için değil, bu iftiracıları yargılamak için bekliyoruz. Bir dakika, Beyoğlu burada mı? Dün grup toplantısına gelen Kadim ağabey. Şimdi burada bir slogan atacağız. Kadim ağabey dün gruba geldi, birkaç kere slogana yanlış yerden girdi. Dedim ki ‘Kadim ağabey yarın Şişli’ye geliyorsun, bu işi hep beraber çalışacağız.’ Kadim ağabey sen başlat biz devam edelim: ‘Kurtuluş yok, tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz.’ Kadim ağabey şöyle bir sloganı başlat, Silivri’ye kadar gitsin: ‘Cumhurbaşkanı İmamoğlu.’ Şişli Meydanı, İnan Başkanlarına sahip çıkan Beyoğlu örgütüne, dün grupta ve bugün burada olan Kadim ağabeye ve buradan ta Silivri’ye bir dayanışma alkışı.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NDEKİ CUMHURİYET BAŞSAVCISI DEĞİLDİR”</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>“AK Parti</strong> </span>artık siyaset üretmeyi bıraktı. Erdoğan malum mindere çıkamıyor, kendisine güvenmiyor. Partisine güvenmiyor, ana kademeye, kadın kollarına, gençlik kollarına güvenmiyor. Ne yapıyor? ‘Bunlarla olmaz. Bizden olmaz. Artık bana bunları yenecek başka bir kuvvet lazım’ dedi ve bakan yardımcısını İstanbul’a Cumhuriyet başsavcısı olarak yolladı, AK Parti yargı kollarını kurdu. Bugün Çağlayan Adliyesi’ndeki Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcısı değildir. Çünkü anayasaya göre, yasalara göre bir hakim, savcı siyasete atılırsa, bırak atılmayı; meyil ederse, aday adayı olursa bir daha oraya dönemez. Oysa hakimlik yaptığı o adliyeden Ankara’ya gitti, bakan yardımcısı oldu. Fevkalade siyasi bir görevi üstlendi, sonra buraya bu operasyonu yürütmek üzere özel olarak yollandı. Bu büyük yasağa rağmen ‘Anayasa yazılırken bakan yardımcılığı yok’ diye arkasından dolanıp kendisini buraya getirenlere söylüyorum. Aldığı hiçbir karar, yaptığı hiçbir soruşturma ne anayasaya uygundur, ne vicdana uygundur, ne etiğe uygundur. Bir partinin yargı kolları genel başkanlığından başka hiçbir görevi yapmamaktadır. Biz ona bu yaptığı zulmün de onu oraya atayana da günü geldiğinde bunun hesabını soracağız. Andolsun ki soracağız.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-67944" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0012.jpg" alt="" width="2300" height="1722" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0012.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0012-540x404.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“NEYMİŞ, ‘TUĞLA GİBİ İDDİANAME’ GELİYORMUŞ”</strong></span><br />
“200 gün önce bu milletin iradesine darbe yaptılar. Kimse neyle suçlandığını bilmiyor. Ortada bir iddianame yok. Ancak tarafsız olması gereken, HSK’nın kararına göre hazırladığı iddianameyi, mahkemeyi görecek yargıcı etkileyecek şekilde konuşmaması gereken başsavcı çıkıyor diyor ki ‘Bu 100 yılın en büyük yolsuzluk dosyasıdır.’ <span style="color: #0000ff;"><strong>Hakimler ve Savcılar Kurulu,</strong></span> açık yasağa rağmen buna hiçbir şey söylemiyor. Gizli olan soruşturma evrakları, yandaş gazetecilere servis ediliyor. 200 gün boyunca adalet aramak yerine bir algı yönetimiyle uğraştılar. Arkadaşlarımızı perişan ettiler. Boyun eğdirmeye çalıştılar, büyük haksızlıklar yaptılar ve 200 günün sonunda verdikleri sözü tutmayıp iddianameleri halen hazırlamayıp, bir de basına bilgi notları yolluyorlar. Neymiş efendim ‘tuğla gibi iddianame’ geliyormuş. Bu lafı bir yerden hatırlıyor musunuz? ‘Tuğla gibi iddianame.’ <span style="color: #0000ff;"><strong>FETÖ’cüler Balyoz kumpasına</strong></span> ‘tuğla gibi iddianame’ demişlerdi. Ergenekon safsatasına ‘tuğla gibi iddianame’ demişlerdi. O gün ‘tuğla gibi iddianame’yi <span style="color: #ff0000;"><strong>Zekeriya Öz</strong></span> yazmıştı.<span style="color: #ff0000;"><strong> Kuddusi Okkır’a </strong></span>‘örgütün kasası’ diyordu, beş parasız halde cenazesini Silivri Belediyesi kaldırdı.<span style="color: #ff0000;"><strong> Ahmet Tatar’a</strong></span> ‘suikastçı’ dediler, kendi yaşamına son verdi ama sonunda tamamen iftira olduğu, suikastla hiçbir alakası olmadığı ortaya çıktı. Bu ülkenin <span style="color: #ff0000;"><strong>Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a</strong></span> ‘terörist’ dediler, ‘terör örgütü başı’ dediler.<span style="color: #ff0000;"><strong> İlhan Selçuk’a</strong></span> ‘darbeci’ dediler.<span style="color: #ff0000;"><strong> Mustafa Balbay’a, Mehmet Haberal’a, Tuncay Özkan’a</strong></span>, müebbet hapis verdiler darbe planlamaktan. Ama ne oldu?<span style="color: #ff0000;"><strong> Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Mehmet Haberal</strong> </span>Meclis koridorlarında alnı açık ve başı dik dolaşıyor. ‘Tuğla gibi iddianame’yi hazırlayan Zekeriya Öz sıçan gibi kaçtı Amerika’ya. O günlerde Zekeriya Öz’ün altına Mercedes veren Erdoğan’dı. ‘Ben bu davanın savcısıyım’ diyordu, ‘Kapı gibi arkasındayım’ diyordu. Ahmet Tatar’ın ölümüne sebebiyet veren, Kuddusi Okkır’ın ölümüne sebebiyet veren…”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-67945" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0009.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0009.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0009-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0009-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“TÜRKAN SAYLAN, EVİNİ ARAYAN POLİSİN EVLADINA BURS AYARLADI”</strong></span><br />
“Hatırlayın, şuracıkta <span style="color: #ff0000;"><strong>Türkan Saylan’ın</strong> </span>evini bastılar. 74 yaşında kanser hastası Türkan Saylan’ın evini bastılar. O gün Zekeriya Öz, polislere o kanunsuz emri verdi. Aynen bugün yaptıkları gibi evi arandı, tarandı. O sırada bir polis memuru kaşla göz arasında Türkan Saylan’ın kulağına eğildi. ‘Çok ihtiyacım var, evladıma burs olabilir mi?’ dedi. Türkan Hoca, ismini aldı. Sonra polisler gittiler. Türkan Hoca bu ricayı görev bildi. Aileye ulaştı, burs ayarlandı. O gün evi basmaya gelen polisin çocuğu Çağdaş Yaşam’dan yıllarca burs aldı, mezun oldu. Demek ki neymiş? En acımasız zulümlere bile direnirken bizim gibi insanlar düşmanlarına benzemiyormuş. Bakın nasıl bir kötülükle karşı karşıyayız. Bunu AK Partili, MHP’li kimi görürseniz anlatın. <span style="color: #ff0000;"><strong>Tayyip Erdoğan</strong></span> İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yken öyle yüzde 50 oyla, 1 milyon farkla filan da değil; beş &#8211; altı güçlü rakibin içinden yüzde 23 oyla seçilip geldiğinde İstanbul’da kendisi hakkında, başkanlığı sırasında dünya kadar soruşturma açıldı ve iddianameler düzenlendi. Rüşvetle, irtikapla, ihaleye fesat karıştırmakla, terör örgütüne yardım yapmakla suçlandı. Sorun bakalım, bir gün kapısına polis dayandı mı? Kapıyı açan Emine Hanım’a ‘Çekil sen, Tayyip’i almaya geldik’ diyen oldu mu? Bize öyle diyorlar. İttiriyorlar, adınla hitap ediyorlar. Alıp götürüyorlar. Sorun bakalım, Tayyip Erdoğan bir gün Vatan Emniyet’te tutuldu mu? Sorun bakalım, hiç tutuklandı mı? Bir gün cezaevinde yatıp, tutuklu yargılandı mı? Tüm süreçleri tutuksuz oldu. Mahkeme Siirt’te okuduğu bir şiirden ceza verdi. Onun cezası Yargıtay’a gitti. Onaylandı. O durumda bile Pınarhisar Cezaevi’ne telefonla çağrıldı. Bir tane kolunda polisle, jandarmayla fotoğraf servis edildi mi? Türkan Saylan, evini arayan polisin evladına burs ayarlayıp, beş yıl boyunca okutacak gibi düşmanına benzemeyen bir yapıda insan. Bu tarafta kendine yapılmayanı 30 sene sonra rakibine yapan, 17 yaşındaki bir çocuğun diplomasını 31 sene sonra iptal ettiren, kötülükten başka bir şey düşünmeyen bir korkak var karşımızda.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ERDOĞAN YARGILANIRKEN İKTİDAR OLMAK YETİŞTİ”</strong></span><br />
“Bugün çıkmış, grup toplantısını AK Parti Genel Merkezi’nde yapıyor. Diyor ki ‘Aman efendim, Allah bunların eline düşürmesin.’ Bakın biz yıllar önce Tayyip Erdoğan hem de o mahkemelerden; yolsuzluktan, rüşvetten, irtikaptan, sakın ha sakın sanmayın ki yargılandı ve beraat etti… Bayılan var. Sağlık görevlilerine bir kuvvetli alkış yapalım. Biliyorsunuz Covid’de sağlık görevlileri çok çaba sarf ettiler. Tayyip Bey ne diyordu? ‘Hakları ödenmez.’ Hakikaten ödemedi haklarını. Halen daha perişan durumdalar… Şimdi diyor ki ‘Allah bunların eline düşürmesin.’ Bu milleti Allah senin eline düşürdü, sana yapılmayanı yapıyorsun. Sen rüşvetten, irtikaptan, zimmetten yargılanırken iktidar olmak yetişti. Akbil davasından ayrıldın, başka davalardan aklandın, senin mahkemelerini görenleri, lehine oy verenleri Anayasa Mahkemelerine taşıdın, Yargıtaylara taşıdın, onu yaptın, bunu yaptın. Hepsini bu millet görüyor ama gücü eline geçirdiğinde sana yapılmayan kötülüğü arkadaşlarımıza yaptığını da bu millet gözüyle görüyor, senin notunu veriyor. Ey Erdoğan sen bu milletin gönlünden de düştün, gözünden de düştün artık.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-67946" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0010.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0010.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0010-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0010-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BİR DAMAT, BİR OĞLU, BİR DE TİKTOK’ÇU HAKAN BİRBİRİNİ YİYOR”</strong></span><br />
“Hatırlayın, Erdoğan ne demişti bu soruşturma başladığında? ‘Bir aya varmaz, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar, ailelerinin gözünün içine bakamayacaklar.’ Bak, bak, bak, ne kadar kötü imalar, ne kadar iddialı bir iftira. Bakın şimdi Ekrem Başkan’ın yerine Dilek İmamoğlu’nun gözüne siz bir bakın bakalım. Hiç bu gözde Ekrem’in gözüne bakamayacak bir göz var mı? Dilek Hanım’a da bütün tutuklu eşlerine de hepinize de Allah güç verdi, kuvvet verdi. Allah hepinizden razı olsun. Biz birbirimizin gözüne de bakıyoruz, yüzüne de bakıyoruz. Buradan, Şişli’den Tayyip Erdoğan’ın gözüne bakarak; Sayın Erdoğan ‘bir ay’ dedin, üzerinden altı ay 20 gün geçti. Sokaktayız, meydandayız. Ben Şişli’de on binlerin yüzüne bakıyorum ve şunu söylüyorum: Arkadaşlarımız masumdur, sonuna kadar arkalarındayız. Diyor ki ‘CHP birbirine düşecekmiş.’ Bizi birbirimize düşürmek için kayyımları denediler, mahkemeleri denediler, iftiracıları denediler, Cumhuriyet Halk Partisi her geçen gün büyüyerek bir arada duruyor. Ama öbür tarafta bir damat, bir oğlan, bir de <strong><span style="color: #0000ff;">TikTok’çu Hakan</span></strong> birbirlerini yiyorlar. Birbirlerine manşetlerden, yandaş gazetelerden operasyon çekenler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni asla ve asla karıştıramazsınız. İstediğiniz kadar saldırın, istediğiniz kadar uğraşın. Biz birbirimizden ayrılmayız. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin son kalesidir; ele geçmez, geçirilemez.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“‘YURTTAŞ HÜZNÜ’ YAŞANIYOR, KORKU ÖRGÜTLÜYORLAR”</strong></span><br />
“Dünyada uluslararası çok itibarlı bir enstitü var. Bu enstitü, <strong><span style="color: #0000ff;">Ekonomi ve Barış Enstitüsü.</span> </strong>Bir endeksleri var ve 163 ülkede<strong><span style="color: #0000ff;"> Küresel Huzur Endeksi’ne</span> </strong>bakmışlar. Maalesef üzülüyorum söylemeye, 163 ülke arasında Türkiye 146’ncı sırada. Bizden bir kötü sırada Filistin var; iki yıldır bombardıman altında, soykırım görüyor. 67 bin kişi ölmüş, yarısı çocuk ve kadın. Ama oradaki huzur, Türkiye ile aynı. Bizden daha iyi olan ülkelerde Irak var, Nijerya var. Uzmanlar toplumun bu haline ‘yurttaş hüznü’ diyorlar. Anketler vatandaşın korkusunu ortaya koyuyor. Eskiden herkes telefonunun dinlendiğinden şüphe ediyordu, FETÖ zamanında. Şimdi esas kaygı olarak ‘sabah erken saatte gözaltına alınmak, tutuklanmak’ diye ifade ediyor insanlar. Normal vatandaşı ‘Sabah kapım çalınacak mı?’ korkusuna kaptıranlar, bu ülkede korku imparatorluğu kuranlardır. Korkuyu örgütleyenlere, korkuyla iktidarda kalmaya çalışanlara karşı umudu örgütlüyoruz. Geleceğin güzel günlerinin müjdesini veriyoruz. 12 metrekarelik zindanlarda moralleri yüksek arkadaşlarımız, bin odalı saraylarda panik halinde olan rakiplerine korku salıyorlar. Korku salıyorlar.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-67947" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0008.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0008.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0008-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0008-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“TEK BAŞINA KURTULUŞ MÜMKÜN DEĞİL”</strong></span><br />
“Değerli Şişlililer, elbette tek başına bir kurtuluş mümkün değil. Bugün bu meydanda bizimle birlikte olan tüm siyasi partilere, tüm sendikalara, tüm derneklere, tüm örgütlere ve tüm yüreklere binlerce teşekkür ediyorum. Bu ülkenin umudunu siz ayakta tutuyorsunuz. Hafta ortasında, hava soğumaya başlamış, akşamın 09.30’u-10.00’u buradasınız ve bir inançla buradasınız. Bir mücadele için buradasınız. İnanın bu meydanlar hem mahkemelerdeki adalet talebinin, hem seçtiklerimize yapılan haksızlıkların karşısındaki adalet talebimizin meydanları. Hem de tarihin en büyük ekonomik sıkıntılarıyla boğuşan, emeklilerin, emekçilerin, esnafların, çiftçilerin, gençlerin, bütün mağdurların mücadelesini büyüttüğü meydanlar. Sizler böyle bu meydanlara sığmadıkça, bu meydanlardan taştıkça, buraya öfkenizi, direncinizi ve mücadelenizi taşıdıkça, bu kötü günlerden kurtulacağız. Elbette biliyoruz, bu iktidar emeklinin düşmanıdır. Geldiğinde 8 çeyrek altındı en düşük emekli maaşı, şimdi 2 çeyrek altın. Şaka değil. Tayyip Erdoğan hiç gelmese, hiç karışmasa, hiç emekliye ilişmese, basit hesapla 7 kere 8, 56. Bugün en düşük emekli maaşı 56 bin lira olacaktı. 7 çeyrek altın alıyordu asgari ücret. Hiç bulaşmasa, gelip uğraşmasa, asgari ücretliye hiç karışmasa 7 kere 7, 49. Bugün 49 &#8211; 50 bin liraydı asgari ücret. Ama maalesef asgari ücreti 22 bin liraya mahkum etti. Geçen sene yüzde 44 enflasyon varken yüzde 30 zam verdi bir yılda. Yani her asgari ücretlinin cebinden yüzde 15 sırf enflasyon farkını çaldı. Ayrıca <span style="color: #0000ff;"><strong>TÜİK</strong></span> 44 gösteriyor ama enflasyon geçen sene 80’di. Şimdi enflasyon sadece eylül ayında, Avrupa’daki bir yıllık enflasyonu bir ayda yaşadı Türkiye. Enflasyonda Avrupa birincisiyiz. Ve Avrupa’nın en yoksul ülkesiyiz. Dünyanın vergisi en adaletsiz toplanan ülkelerinden bir tanesiyiz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“MİLYARDER DE GARİBAN DA AYNI VERGİYİ VERİYOR”</strong></span><br />
“Şişli’den bıkmadan, usanmadan söylemek lazım. Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor. Bu verginin 66 lirası fabrikanın patronuyla, fabrikanın bekçisinden, hatta sokakta işsiz gezenden eşit alınıyor. Dolaylı vergi. Elektrikten, sudan, telefon faturasından, evladına aldığın sütten, evine aldığın ekmekten, ilaçtan, fabrikatör de milyarder da aynı vergiyi veriyor, en gariban da aynı vergiyi veriyor. Yüzde 66 böyle. Yüzde 23, aldığınız maaşlardan. Şu AVM’de çalışan emekçi kardeşimin maaşı eline geçmeden kesilen para. Hepinizin daha maaşınıza dokunmadan alınan vergi yüzde 23. Yaptı mı sana yüzde 89. Geriye kalan yüzde 11 bütün holdinglerin, bütün bankaların, bütün ihracatçıların, bütün fabrikatörlerin, bütün şirketlerin toplam ödediği kurumlar vergisi, yüzde 11. Bunu anlatın. Eğer bunu anlatabilirsek, AK Parti’nin seçmeni bunu bilse bir daha dönüp bunlara oy değil selam bile vermez. MHP’nin seçmeni bunu bilse bunlara dönüp de selam vermez. 100 lira vergi 89 lirası biz garibanlardan, 11 lirası bu zenginlerden. Andolsun ki iktidar olacağız, bunu tam tersine çevireceğiz. Andolsun. Bu mücadeleyi vermeye, hep beraber vermeye, hakkımızı söke söke almaya, kısa çöpün hakkını uzun çöpten, bu milletin hakkını bu ülkeyi yöneten bu uzun adamdan almaya, onu yollamaya, halkın iktidarını kurmaya hazır mısınız? İşte bunun için mücadele ediyoruz. <strong><span style="color: #ff0000;">Ekrem İmamoğlu’nun</span></strong> özgürlük mücadelesi; ülkenin iktidar mücadelesidir. Bizim arkadaşlarımızın özgürlük mücadelesi; emeklinin, 2 çeyrek altına değil, 8 çeyrek altına, 10 çeyrek altına ulaşma mücadelesidir. Siz mücadele etmezseniz, biz mücadele etmezsek, sesimizi yükseltmezsek, direnmezsek, eylem yapmazsak asgari ücrete yüzde 20 zam yapmaya hazırlanıyorlar. Yani asgari ücreti 26 bin lira yapmaya, bir yıl boyunca daha yani bu sene ocaktan 2026 sonuna kadar ‘26 bin liraya geçinin’ demeye hazırlanıyorlar. Biz buna sessiz kalmayacağız. Asgari ücretlinin hakkını alacağız, emeklinin hakkını alacağız. Vermeyecekler, vermeyenleri indireceğiz, halkı iktidara getireceğiz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-67948" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0017.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0017.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0017-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0017-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“TRUMP’TAN İCAZET DİLENİYORLAR”</strong></span><br />
“Birileri durum böyleyken Amerika’ya gidip <span style="color: #ff0000;"><strong>Trump’tan </strong></span>icazet dileniyor. Ve birileri diyor ki, ‘Erdoğan’ın Trump’la arası çok iyi.’ Doğru. Bana da Erdoğan’ın yaptığı gibi kocaman bir hediye paketi ile gitseler, ben de Erdoğan’ı överim. Trump Erdoğan’ı boşuna mı övüyor? Babasının hayrına mı övüyor? Senin sırtından övüyor, senin sırtından. 225 tane Boeing al, git pahalı sıvılaştırılmış doğal gazı Amerikan şirketlerinden 20 yıllığına al. İstediği her tavizi ver. Bir de utanmadan memleketin geleceği olan nadir toprak elementlerini Trump’a peşkeş çek. Kendi iktidarınla memleketin geleceğini Trump’la trampa et. Buna ne ben izin veririm, ne <strong><span style="color: #ff0000;">Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün</span></strong> partisi, ne de aziz Türk milleti. Bu güzel kardeşimin adı ne, bağıran? Nurşen. Diyor ki ‘Türkiye uyuma, madenlere sahip çık.’ Bunu çok önemsiyoruz. Bakın bu nadir toprak elementlerini bizimkiler kamyon kamyon çıkartıp, üç otuz paraya Trump’a vermeye kalkıyorlar. Bunlar dünyanın en kıymetli madenleri. Bundan gelişmiş teknolojisi olanlar, Çin &#8211; Amerika başta olmak üzere yüksek teknoloji ile nadir elementleri ayırıyorlar. Yüksek kapasiteli süper mıknatısları ayırıyorlar. Bununla cep telefonları yapıyorlar, bununla lazer teknolojileri yapıyorlar, akıllı cihazlar yapıyorlar. Ve aldıkları paranın binlerce katına bütün dünyaya satıyorlar. Bugün Apple’ın toplam ihracatı 391 milyar dolar, bu geçen sene. Türkiye’nin toplam ihracatı 262 milyar dolar. Türkiye’nin neredeyse 1,5 katı fazla, bir şirket ihracat yapıyor. Ne sayede yapıyor? Yüksek teknoloji sayesinde yapıyor. Bu Erdoğan, sırf iktidarda kalabilmek için, sırf Trump‘ın desteğini alabilmek için, bunu cevher halinde kamyon kamyon Amerikan şirketlerine verecek, ülkemizin geleceği çalınacak. Bu elementler dünyada her ülkede yok. Türkiye dünyada beşinci sırada. Teknolojimiz o noktaya gelene kadar, biz de onları işleyene, üretene ve değerinde dünyaya satana kadar asla ve asla bu altın yumurtlayan tavuğu kesmemeliyiz. Altın yumurtlayacak tavuğu Trump‘a teslim etmemeliyiz. Burada diyorlar ki, ‘Trump‘la Erdoğan’ın ilişkisi iyi, Trump Erdoğan’ın koltuğunu tuttu.’ Tutar tabi. Boeing&#8217;i alırsan, tutar. Nadir elementleri verirsen, tutar. Ülkenin geleceğini Trump‘a verirsen, koltuğunu tutar. Ayrıca mesajı veriyor. ‘Koltuğun elimde, sözümden çıkma. Çekerim koltuğu altından’ diyor. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Trump sayesinde oturulan koltuk, meşru koltuk değildir. İnsanı bir makama millet getirir. Seni de getirdi. Millet götürür. Seni de götürecek. Darbeye niyetlenerek, Amerika’dan icazet alarak, iktidarı Trump’a yaslanarak sürdürerek asla devam edemezsin. Milletin gönlünden kopan, gözünden düşen, iktidardan da düşecek. Trump‘a sarılarak iktidarda kalamazsın. Millete sarılıyoruz, seni iktidardan göndermeye hazırlanıyoruz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-67949" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0016.jpg" alt="" width="2300" height="1722" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0016.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0016-540x404.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BİZ FİLİSTİN İÇİN MİTİNGLER YAPARKEN İKTİDAR SUSUYORDU”</strong></span><br />
“Bir yandan da gözümüz kulağımız<strong><span style="color: #0000ff;"> Filistin’de, Gazze’de.</span></strong> Biliyorsunuz bundan iki hafta önce diğer muhalefet partileri ile birlikte hep birlikte Eyüpsultan’dan Filistin için bir miting yapmıştık. Biz mitingler yaparken iktidar susuyordu. Diğer taraftan Amerika’ya gidip <strong><span style="color: #ff0000;">Netanyahu</span></strong> ile kayıkçı kavgası yaparken, onun baş destekçisi Trump‘la görüşmeler ve anlaşmalar yapmaya çalışıyordu. O gün açıkça söyledim, ‘Bana dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.’ Senin dostun benim dostumdur, senin düşmanın benim düşmanımdır. Bu mantıkla bakarsan Trump’ın dostu Netanyahu’dur. Dostunun dostu, Erdoğan’ın dostu Netanyahu’dur. Burada Trump’a ses etmeden Netanyahu ile yapılan iş, kayıkçı kavgasıdır. Ve eğer sen Netanyahu&#8217;ya karşıysan Trump’a da karşı durmayı bileceksin. Çünkü Netanyahu’ya Trump, ‘Savaş kahramanısın’ diyor. Oysa o bir insanlık suçu işleyen soykırımcıdır. Netanyahu’ya ‘Savaş kahramanı’ diyen Trump‘la dostsan, sen Filistin’in dostu olamazsın.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ÜÇ MİLLETVEKİLİMİZ FİLİSTİN’DE GÖZALTINDA”</strong></span><br />
“İşte şimdi ilk giden filoya İsrail saldırmıştı. Oraya giden ikinci grupta <strong><span style="color: #ff0000;">Mehmet Atmaca,</span></strong> milletvekilimiz. <span style="color: #ff0000;"><strong>Necmettin Çalışkan</strong> </span>milletvekilimiz. <strong><span style="color: #ff0000;">Sema Silkin Ün,</span> </strong>milletvekilimiz bulunuyorlardı. Üçünü de bugün sabah haksız bir müdahaleden sonra gemileri ile birlikte limana götürdüler. Aldığımız bilgilere göre ki ben kendileriyle telefon irtibatı sağlıyordum, dünden itibaren görüşemedik.<span style="color: #0000ff;"><strong> Saadet Partisi</strong> </span>Genel Başkanı Sayın Arıkan’dan ve Sema Hanım’ın eşinden aldığımız bilgilerle şu anda Filistin’de gözaltındalar. Üç milletvekilimiz tutuklanıp cezaevine konulmaya çalışılıyor. Bu konuda buradan Cumhuriyet Halk Partisi olarak en derin dayanışma duygularımızı iletiyoruz. İsrail’e sesleniyoruz: Aklını başına al. Milletvekillerini, bütün aktivistleri, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ve dünyadan oraya gidip Filistin için dayanışan aktivistleri serbest bırak. Sen savaş suçu işliyorsun, insanlık suçu işliyorsun. Biz Filistin’in arkasındayız, sonuna kadar mazlumlarla dayanışma içindeyiz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-67950" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0015.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0015.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0015-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-08102025_0015-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BİZİ GÖRMEYENİ GÖRMEMEYE DEVAM EDİYORUZ”</strong></span><br />
“Buradan bir konuyu dile getireceğim. O günleri hatırlayacaksınız ve bugünü hatırlayacaksınız. Biliyorsunuz, Saraçhane’de ilk gün ‘Ne olacaksa bugün olacak’ demiştik. ‘Koşun gelin, seçtiğinize sahip çıkın, iradenize sahip çıkın’ demiştik. Onlar o gün, sizler Saraçhane‘ye ulaşmayın diye köprüleri kaldırdılar, gemileri bağladılar. Oraya ulaşan metroların istasyonlarını kapattılar. Bütün otobüs seferlerine engel oldular. Ama yedi kilometre uzaktan koştunuz, 100 binler oldunuz, 500 bin oldunuz, bir milyon oldunuz ve Ekrem Başkan’a, Saraçhane binasına sahip çıktınız, kayyımı püskürttünüz. Biz orada bir milyonken o meydanı görenler vardı, o meydanın drone görüntüleriyle dünyaya gösterenler vardı. Bir de o meydanı görmezden gelenler vardı. Bizi görmezden gelenlere dedik ki ‘Bizi görmeyeni biz de görmeyeceğiz. En tepede de olsanız sizi yerle bir edeceğiz.’ O meydanı görmeyen, örneğin<strong><span style="color: #0000ff;"> NTV’yi</span></strong> hatırlıyor musunuz? O günlerden önce reytinglerde 2,5’ler, üçler görüyordu. En son reytingini görüyor musunuz? 0,47. Beter olsun. Boykot listeleri yayınladık. Dedik ki ‘Bu meydanı görmeyeni izlemeyin. Bir de bunların firmalarından alışveriş yapmayın. Örneğin<strong><span style="color: #0000ff;"> D&amp;R’dan</span></strong> kitap almayın, örneğin<strong><span style="color: #0000ff;"> Günaydın’da</span></strong> yemek yemeyin.’ Boykot listeleri var, görüyorsunuz. Bizi görmeyeni görmemeye, izlemeyeni izlememeye devam ediyoruz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ONLARI BİZ BOYKOT LİSTESİNDEN ÇIKARIYORUZ”</strong></span><br />
“O günlerde bu yayın kuruluşlarıyla bir ilgisi olmadığı halde ben ‘boykot’ deyince meydandan gençlerden bir talep yükseldi, bir tepki yükseldi. Bir kahve zincirinin adını söylediler ve dediler ki ‘Bu kahve zinciri kampüslere geldi. Kahveleri ele geçirdi. Bu kahveleri zincirleştirdi. Fiyatları arttırdı ve biz bunu zaten boykot ediyoruz, siz de katılın.’ O günden sonra biz de boykot listesini aldık. Geçtiğimiz haftalarda konuyla ilgili bizimle görüşmek istediklerinde gençlere yönlendirdik. Bizim de gençlik kollarımızı görevlendirdik. O kahve zincirinin kampüslerde ve bütün Türkiye’de cirosu neredeyse kendi ifadeleriyle onda bire kadar düşmüş. Geldiler ve kendileri bir rakam açıkladılar, ben söylemeyeyim. Bakınca görülüyor. dediler ki ‘Biz kampüslerdeki fiyatları ciddi şekilde düşürdük.’ Gençler dedi ki ‘Bize ne? Siz geldiniz buralara girdiniz, kartelleştiniz.’ Onlar şöyle bir öneriyle geldiler ve şunu söylüyorlar: ‘Biz hangi kampüsteysek bu kampüsteki kahve satışından bütün kârımızı; 19 Mart darbesinden zarar gören, yurdundan çıkarılan öğrenciye yurt olarak, bursu kesilene burs olarak ya da işinden olan, maaşı kesilen, hapse atılanların çocuklarına yardım için oluşturulan fona bütün üniversite kampüslerinin kârını olduğu gibi aktarıyoruz’ dediler. Burada biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kurumsal olarak boykot listemizden kendilerini çıkardık. Ancak takdir gençlerindir. İndirime baksınlar, samimiyete baksınlar. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak boykot listesinden çıkarıyoruz. Açıkça şunu söylüyoruz: Bize bundan sonra yan bakanı, görmeyeni, gençleri kızdıranı onlarla birlikte hep birlikte biz de protesto etmeye devam edeceğiz. Takdir gençlerindir, gençlerin değerlendirmesidir.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“19 MART DARBESİNİ 79 ÜLKEDEN 87 PARTİYLE DÜNYAYA DUYURACAĞIZ”</strong></span><br />
“Biz buradan sonra yarın sabah Madrid’e gidiyoruz. Madrid’d<strong><span style="color: #0000ff;">e Sosyalist Enternasyonal toplantısına</span></strong> katılıyoruz. Orada önce Gazze‘deki insanlık dramına karşı, sonra ve en önemli, en hassas şekilde; Türkiye’de yaşanan 19 Mart darbesini 79 ülkeden 87 partiyle dünyaya duyurmaya, bu büyük mücadeleye uluslararası destek sağlamaya, bu darbeye karşı Türkiye’de olduğu gibi tüm dünyada baş kaldırmaya devam ediyoruz. Herkes şunu bilsin ki Erdoğan’ın çizdiği sınırların içinde siyaset asla yapmayacağız. ‘Bizi dünyaya şikayet etmeyin…’ Vaktiyle<strong><span style="color: #0000ff;"> AİHM</span></strong> kapılarına giden sendin, parti kapatmayı şikayet eden sendin, Avrupa’dan ve Amerika’dan destek arayan sendin, ‘15 Temmuz darbesini dünyaya birlikte anlatalım’ diyen sendin. Şimdi bizim sana ihtiyacımız yok. 19 Mart darbesini dünyaya anlatacağız. Bu darbeyi bütün dünyaya duyuracağız. Senin bir demokrat değil, otokrat olduğunu bütün dünyaya anlatacağız. Sanıyorlar ki Özgür Özel‘i, CHP’yi kendi çizdiğimiz sınırların içine sıkıştırabiliriz, ona sınır çizebiliriz, istikamet verebiliriz, istediğimiz gibi bir muhalefet partisi olarak tutabiliriz. Asla ve asla size teslim olmayacağız. Çok da vaktimiz yok, muhalefette de pek daha uzun kalmayacağız. Bilginiz olsun.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ”</strong></span><br />
“Yarın gideceğiz, cumartesi günü Madrid’den Brüksel’e geçiyoruz. 12 Ekim Pazar günü Brüksel’de, Brüksel Meydanı’nda saat 14.00’te, Brüksel Meydanı’nda 61’inci eylemi Brüksel’deki, Hollanda’daki, Almanya’daki, Fransa’daki yurttaşlarımızla ve yoldaşlarımızla yapacağız. Bundan sonra elbette her çarşamba İstanbul’da, her hafta sonu Anadolu’da, icap eden her zaman dünyanın bir başka yerinde bu darbeye direneceğiz. Duyuracağız. Püskürteceğiz. Direne direne kazanacağız. Bu eylemin en güzel yanı şu: Buraya bir sahne kur. En sevilen sanatçıyı getir. En sevilen siyasetçiyi getir. Bir zaman sonra işi olan ayrılır, yorulan ayrılır, yolu olan gider. Ama geliyoruz, toplanıyoruz. Sonuna kadar bir kişi ayrılmıyor oradan. Sonuna kadar bu görev bilinciyle burada duruyorsunuz ya&#8230; Bana diyorlar ki Türkiye’nin dört bir yanında, ‘Özgür Başkan Allah sana güç kuvvet versin.’ Allah bana değil. Ya da diyorlar ki ‘Allah senden razı olsun.’ Benden değil. O en arkada ip gibi dimdik duran var ya. O en arkada ses gitmese de duran var, duymasa da orada eylem yapan var. Sen varsın ya oraya sığamadın oradan bana bakıyorsun. Sana helal olsun. Meydanlara sığmayanlara helal olsun. 60’ncı gece 200’üncü gün, darbeyi püskürtenlere selam olsun, helal olsun. Hepinizi çok seviyoruz. Hepinize minnet doluyuz. Sesimizi duyan duymayan, değer veren herkese. Aman aman mücadeleyi bırakmayın. Biz durursak bu milletin üstünden geçecekler. Biz bir kelime eksik konuşursak bu milleti susturacaklar. Biz bir adım geri atarsak bu milleti 100 yıl geriye taşıyacaklar. Biz bir santim eğilirsek bunlar bu millete diz çöktürecekler. Buna izin vermemeye hazır mıyız? Birlikte yürüyecek miyiz? Bu yolu yürüyüp en sonunda zafere hep beraber ulaşacak mıyız? Ekrem Başkan’ı Cumhurbaşkanı yapacak mıyız? Atatürk’ün partisini iktidar yapacak mıyız? Bu yürüyüşe hazır mıyız? Hadi o zaman, yürüyelim arkadaşlar.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>HABER: BÜLENT ERYILMAZ / İSTANBUL</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-korkuyla-iktidarda-kalmaya-calisanlara-karsi-umudu-orgutluyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: “Biz Hayallerini Burada Kurmalarını İstediğimiz Gençlerin Partisiyiz”</title>
		<link>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-biz-hayallerini-burada-kurmalarini-istedigimiz-genclerin-partisiyiz/</link>
					<comments>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-biz-hayallerini-burada-kurmalarini-istedigimiz-genclerin-partisiyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülent Eryılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 06:35:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[millet iradesine sahip çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazetehalk.com.tr/?p=66625</guid>

					<description><![CDATA[Özgür Özel: “Biz Hayallerini Burada Kurmalarını İstediğimiz Gençlerin Partisiyiz” Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Bolu’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün yiğitler diyarı Bolu’ya geldik. Tarihi kadim, toprağı bereketli, insanı yürekli Bolu’dayız. Sıkıntıların, derdin çok olduğu ama umudun yok olmadığı, sizlerin sayesinde ayakta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #0000ff;"><strong>Özgür Özel: “Biz Hayallerini Burada Kurmalarını İstediğimiz Gençlerin Partisiyiz”</strong></span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel,</strong></span> Bolu’da gerçekleştirilen <span style="color: #0000ff;"><strong>Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi</strong></span>’ne katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün yiğitler diyarı Bolu’ya geldik. Tarihi kadim, toprağı bereketli, insanı yürekli Bolu’dayız. Sıkıntıların, derdin çok olduğu ama umudun yok olmadığı, sizlerin sayesinde ayakta olduğu bir sürecin içerisindeyiz. Bolu’dayız, meydandayız, eylemdeyiz ve meydanlara sığmayan sizlere müteşekkiriz. Hepiniz hoşgeldiniz. Meydana varan sokakları başına kadar dolduran, arama noktalarını aşan, haftanın son günü bu saatlerde eve gitmek, evlada gitmek, eşe gitmek, anaya &#8211; babaya varmak, sevgiliye kavuşmak varken omuz omuza mücadele için burayı dolduranlara selam olsun, helal olsun. 59’uncu kez meydandayız, 59’uncu kez bir aradayız. 59’uncu kez eylemdeyiz, 59’uncu kez demokrasi için seferberlikteyiz. Hoş geldiniz” dedi. Özgür Özel, şunları söyledi:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-66626" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-002.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-002.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-002-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-002-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BİR KÖROĞLU OLMAK İÇİN ARKANDA MİLLET GEREK”</strong></span><br />
“Biraz önce belediye başkanımız, il başkanımızı dinlerken ya da Bolu’dan her bahis geçtiğinde bir Bolu Beyi hatırlanır, bir Köroğlu hatırlanır. Şöyle bakıyorum meseleye, bugünün zalimlerine: Bolu Beyi olmaya ne var? Bolu Beyi olmak için bir kötü yürek, bir de tüfek lazım. Ama Köroğlu olmak için bir Köroğlu, bir kır at, bir de arkanda millet gerek. Millet gerek arkanda. Önünde 10 binler, arkanda binler varken, omuz omuza iken Bolu’yla, hep birlikteyken o kötülükten medet umanlar utansınlar, sıkılsınlar. Biz iyi insanlarla, yürekli, namuslu insanlarla birlikte mücadele etmeye, direnmeye ve hep birlikte başarmaya kararlıyız. Buna yürekten inanıyoruz. Bolu mitinginin bir özelliği de biz mitinglere genel başkan yardımcılarımız, Parti Meclisi üyelerimiz, milletvekillerimizle gidiyoruz. Ama bugün Bolu’da tam kadroyuz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm milletvekilleri ile aranızdayız, yanınızdayız, huzurunuzdayız. Her biri birbirinden kıymetli, değerli, bu zorlu süreçte Meclis’te mücadele eden, sahada mücadele eden, saldırılara karşı göğüs göğüse mücadele eden, görev verilince görev yerine koşan, olmadı memleketine koşan, saldırılarda baba ocağını korumak için göğsünü siper eden milletvekillerime, grubumuza huzurunuzda teşekkür ediyorum. Bir güçlü alkış alalım <span style="color: #ff0000;"><strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün</strong></span> grubuna.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“TANJU BAŞKAN SON SEÇİMDE KENDİ REKORUNU DA KIRDI”</strong></span><br />
“Tanju Başkanımız bu grupta birlikte mücadele ettiğimiz, daha sonra 1989’dan beri alamadığımız Bolu’yu belediye başkan adayı olarak yüzde 50’nin üzerinde oyla kazanan, yeniden aday olduğunda bu sefer kendi rekorunu da kıran, hergün ve her dakika Bolu’ya hizmet için çırpınan, benim çok değer verdiğim bir kardeşim. Sadece son 18 ayına baktım. Marifet iltifata tabi. Mutlaka bundan önceki beş yıl yapılanları siz Bolulular değerlendirdiniz ve ona rekor oyla destek verdiniz. Ben de son 1,5 yılda ne yaptığına baktım. 190 bin ton asfalt serilmesinden tutun, 20 bin metrekare beton kaldırım yürüyüş yollarına, 218 bin metrekare kilitli parke taşına, 35 kilometre içme suyu hattına, 68 bin metre kanalizasyon hattına, 22 bin metre yağmur suyu hattına ve tam 58 parka Bolu‘yu kavuşturan Tanju Özcan’a helal olsun. Bundan sonraki süreçte de hem Tanju Başkanımız, hem milletvekilimiz, hem il başkanımız, ilçe başkanlarımız el ele, omuz omuza, hep birlikte Bolu için çalışmaya devam edecekler. Bolu için ne yapmak isterlerse şimdi yanlarındayız. Ama yapılacak ilk seçimle birlikte iktidar olduğumuzda iktidarın da gücüyle Bolu’yu onlarla birlikte bir kez daha ayağa kaldıracağız. Söz veriyoruz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-66627" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-019.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-019.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-019-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-019-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BOLU’YA VERİLİP TUTULMAYAN SÖZLER VAR”</strong></span><br />
“Bizim belediye hizmetlerimiz ortada ama Bolu’ya verilip de tutulmayan sözler var. Yıllardır ‘600 yataklı hastane’ derler, ‘2023’te 600 yataklı hastanenin açılışını yapacağız’ diye bu meydanda defalarca söz verdiler. Yıl 2025. Bırakın 600 yataklıyı, şimdi ölçek küçülttüler ve daha az yataklı bir hastanenin sözünü veriyorlar eski sözlerini tutmayanlar. Bolu’nun bereket fışkıran toprakları var. 1,1 milyon dekar. Ama perişan ettikleri için çiftçiyi 2020’de 10 bin dekar sebze tarlası varken 5 bin dekara düşmüş. Yani Bolu, dört yılda yarı yarıya sebze üretiminden vazgeçmiş. Güya ‘Kasımı bekle’ diyorlar, bu seneki büyük don felaketi Bolu‘yu da perişan etti. Ama beklentilerin çok gerisinde bir destekleme için kasımı bekletiyorlar. Türkiye’de ortalama çiftçi yaşı 58. Bolu’da 60. Gençler topraktan kaçar olmuşlar. Genç yaşta çiftçilik yapan her dört kişiden üçü ‘Seneye asgari ücretli iş bulursam çiftçilik yapmayacağım’ diyor. Her şeyden bir beka sorunu üretenlerin, milleti bununla korkutanların esas tedbir alması gereken meselenin kendisi de tam burada. Bolu’nun altıda biri ormanlarla kaplı; bu iktidar kadına iyi gelmiyor, çocuğa iyi gelmiyor, doğaya iyi gelmiyor, maalesef ormana da iyi gelmiyor. 2004 &#8211; 2024 arası ortalama 788 yangın çıktı ve geçen sene son 20 yılda yanan kadar ormanı maalesef Bolu kaybetti. Tabi bir yandan yangınlar olunca yangın uçaklarından, helikopterlerden bahsediliyor. ‘Üç büyük uçak daha olsa bu yangın hemen kontrol altına alınırdı’ diye konuşanlara sadece şunu hatırlatıyorum. 19 Mart darbesi için harcadıklarını kendileri itiraf ettikleri, ‘Rezervleri bugünler için tuttuk, bugünlerde yaktık’ dedikleri parayla üç değil, üç bin tane yangın söndürme uçağı alınıyordu. Memlekete yaptıkları kötülüğü bir de bu tarafıyla görmek mümkün. Bolu’dan Karabük’e uzanan Gerede Çayı’na yapılan ihaneti, Bolu milletvekillerimiz yıllardır dillerinde tüy bitercesine anlatıyorlar. 350 kat artan bir kirlilik var. Cennet Bolu, vahşi madencilikle boğuşuyor. Mengen’in bu konudaki sesini duyuyoruz. Oradaki ÇED sürecine yönelik mücadeleyi duyuyoruz, Mengen’de vahşi madenciliğe karşı verilen mücadelenin sonuna kadar arkasındayız. Mengen’in sonuna kadar yanındayız.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“HALEN DAHA BAŞ SORUMLU BAKANI ORADA TUTUYORLAR”</strong></span><br />
“Bu keyifli, bu güzel akşamın en keyifsiz konusu şüphesiz <strong><span style="color: #0000ff;">Kartalkaya yangını.</span> </strong>Maalesef 36’sı bebek ve çocuk, 78 canımızı kaybettik. Türkiye’nin yüreği yandı, en çok da Bolu’nun yüreği yandı. O gün bütün programlarımızı iptal edip biz buraya koşarken, birileri Ankara il kongresindeki rozeti takana kadar vefat sayısını gizli tutup; altıda, 10’da tutup açıklamaya çalışıyorlardı. Sabah 09.15’te Tanju Başkan, milletvekilimiz, il başkanımız gerçek rakamın 60’ın üzerinde olduğunu söyledi. Ama Ankara il kongresi bitene kadar rakamı sakladılar. Güle oynaya rozet taktılar, ondan sonra gerçekleri açıklamak zorunda kaldılar. O gün ilk görevlendirilen, Bolu’nun evladı olan, her birisi bağımsız, iyi eğitimli yedi kişilik bilirkişi heyeti verilen üç günlük sürede sorumlulukları saptadı, raporunu hazırladı, teslim etmeye gitti. Baktılar bilirkişi heyeti,<span style="color: #0000ff;"><strong> ‘İl Özel İdaresi’</strong></span> diyor, <span style="color: #0000ff;"><strong>‘Turizm Bakanlığı’</strong></span> diyor,<strong><span style="color: #0000ff;"> ‘Çalışma Bakanlığı’</span></strong> diyor. Ne yazıyorsa onu vermişler. Aldılar bilirkişi raporunu, ‘Bunu böyle teslim alamayız, buradan bizim bakanları çıkarın. Buradan bakanlığı kaldırın, Bolu Belediyesi’ni yazın’ dediler. Biz böyle yangınlarda, böyle felaketlerde bu meselenin siyaset üstü ele alınmasını isteriz. Açık açık ilk günde söyledik, ‘Sorumluluk kimdeyse sonuna kadar gidilsin’ dedik. Ama o gün yaptıkları işle, dışarıdan heyet getirmelerle ve pek çok talebe rağmen yani Danıştay’da daire başkanının yüreği yanmış, anlatıyor. Meclis’te konuşuyor, herkesin dudakları titriyor dinlerken. Bolu’da AK Parti’yi çok emek vermiş ailelerin canları yandı. Ortak talep şu: ‘Kimseyi korumayın, kimseyi sakınmayın. İzin vermeyerek sorumluların yargılanmasına engel olmayın’ dedik. Bunların hepsini yaptılar, halen daha baş sorumlu bakanı orada tutuyorlar, koruyorlar. Yazıklar olsun. Adalet gelene kadar Kartalkaya ailelerinin sizler yanında duruyorsunuz, bizler yanlarında duruyoruz. Bundan sonra da yanlarında durmaya devam edeceğiz. İktidar olduğumuzda başta Soma davasındaki 301 evladımızın adalet talebi olmak üzere Soma’dan Kartalkaya‘ya kadar, Hendek’iyle, Afyon’uyla, Çorlu’suyla ve daha sayamadığım onlarcasıyla yüreğinde adalet talebi, iktidar tarafından yönlendirilen bu yargıya takılan herkese söylüyorum. Yüreğinizi ferah tutun, gün gelecek ve o davalar yeniden görülecek. Hak yerini bulacak ve adalet yerini bulacak.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-66628" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-006.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-006.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-006-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-006-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“TEK FAKİR KALMAYACAK’ LAFI BOŞ LAF DEĞİL”</strong></span><br />
“Bir yandan Bolu’ya yaptıklarımız, yapılanlar, yapılmayanlar; haklılar, haksızlar. Ama bir yandan da hayat devam ediyor. Bugün enflasyon rakamları açıklandı. <strong><span style="color: #0000ff;">TÜİK’e</span></strong> göre enflasyon aylık yüzde 3,2. yıllık yüzde 33. Ama gerçek enflasyon<strong><span style="color: #0000ff;"> ENAG</span> </strong>ölçtüğünde yıllık yüzde 63. Arada yarı yarıya fark var. Maalesef bu yarı yarıya fark da emeklinin maaşından, asgari ücretlinin alacağı zamdan, memurun maaşından çıkıyor. Hesaplar TÜİK’e göre yapılıyor. TÜİK, Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu’nun baş harfleri biliyorsunuz. Ama diğer tarafta yoksulluk artık katlanılamaz bir noktaya geliyor. Bakın geçtiğimiz hafta açıklanan rakama göre resmi yoksulluk sınırı 91 bin lira oldu. Şu meydanda evine ayda 91 bin lira girenler bir el kaldırsın. Girmeyenleri bir görelim? Bakın bu meydan resmi rakamlara göre fakir. Ben soruyorum, ‘Erdoğan sizi seviyor mu?’ diye. Meydan diyor ‘Hayır.’ Seviyor mu? Niye? Çünkü fakir sevmiyor. Herkes fakir olduğu için de Erdoğan hiçbirimizi sevmiyor. Ama size şunun sözünü veririm: Biz mevcut fakiri seviyoruz ama fakirliği sevmiyoruz. Andolsun ki bu parti iktidar olacak, bu meydanda bir tane fakir kalmayacak. Bolu’da bir tane fakir kalmayacak. Zor bir şey söylemiyoruz. İstifaya davet etmekte hiç haksız değilsiniz. Bakın 40 Haramiler var. 43 büyük firma, bunlardan bütün ihaleleri alanlar, keyfi yerinde olanlar. Bütçeye bunlar için geçen sene 700 milyar liralık vergi gelirinden vazgeçme parası koydular. Bütçeye bunun hesabını koydular. Yani üretiyor, kazanıyor, vergisi belli oluyor. Ödeyeceği vergiden bizimkiler vazgeçiyor. Oysa bu vatandaşın, şu gariban vatandaşın birinin 10 lira vergisini affetmezler. Faiziyle, kapısına haciziyle gelirler. Ama iş zenginlere gelince akıl almaz işler yapıyorlar.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“‘ENFLASYON HER YERDE’ DİYEN YALAN SÖYLÜYOR”</strong></span><br />
“19 Mart darbesine harcadıkları para, 160 milyar dolar. Çiftçilere ödenen… Yani az buluyoruz, ‘Artsın’ diyoruz ya. Ona ödenen toplam desteğin 100 katını o darbeye harcadılar. ‘Emekli maaşını asgari ücret yap’ diyoruz, ‘Para yok’ diyor. 150 katını harcadılar. ‘Asgari ücreti 30 bin lira yap ama aradaki farkı da küçük esnafa destekleme olarak öde’ diyoruz. Buna lazım olan paranın 120 katını harcadılar. Yani bu meydanda bir tane fakir kalmayacak lafı, boş bir laf değil. Bu bir tercih. Parayı ya yandaşlara yedirirsin, ya iktidarda kalmak için darbeye girişirsin, ya da bu milletin gözünün içine bakarsın. Ben de emekli çocuğuyum kardeşim. Emekli maaşının en düşüğü bunlar geldiğinde tam sekiz çeyrek altın alıyordu. Bugünkü parayla hesaplayın, en düşük emekli maaşı 58 bin liraymış ama bugün 16 bin lira. Bakın daha temmuzda zamladılar, 16 bin lira. Normalde AK Parti hiç gelmese, sana ilişmese, sen sekiz çeyrek altınını alıyor olsan, 58 bin lira alacaksın bugün. Asgari ücret yedi çeyrek altındı. Hiç ellemese, 50 bin liraydı asgari ücret bugün. Öyle baktığınızda iki asgari ücret giren ev, 100 bin lira para alıyor olsa yoksulluk sınırı 91 bin liraysa karı &#8211; koca çalışan bir aile işte yoksulluktan, fakirlikten kurtuluyor. İki emekli maaşı giren ev bu yoksulluktan, bu fakirlikten kurtuluyor. Buradan açıkça ve net olarak söylüyoruz. AK Parti’nin geldiği ve sizden aldığı ne varsa onları size iade etmek, halkın partisinin boynunun borcudur. Yüzde 3,2 enflasyon, aylık. Bir de çıkıp diyorlar ki ‘Enflasyon dünyanın sorunu.’ Doğru, öyleydi. Dünya enflasyonu önce yendi. Sonra pandemi geldi, enflasyonlar yükselmeye başladı. Almanya’da yüzde üç olan enflasyon altı çıktı, paniğe kapıldılar. Yüzde dört olan enflasyon, sekiz oldu Avrupa ülkelerinde, hızla harekete geçtiler. Faiz silahını doğru kullandılar ve enflasyonları aşağı çektiler. Bugün Avrupa Birliği’nin enflasyon oranı yıllık yüzde 2,7. Bizim bir aylık enflasyon Avrupa’nın yıllık enflasyonundan fazla. Yani ‘Enflasyon her yerde var, hayat pahalılığı dünyanın sorunudur’ diye söyleyen kim varsa yalan atıyor.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-66629" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-016.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-016.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-016-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-016-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“ASGARİ ÜCRET ENFLASYON DÜŞENE KADAR HER AY OTOMATİK ZAMLANACAK”</strong></span><br />
“Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkeyi Avrupa Birliği’nin tam üyesi yapacağız ve enflasyonu onlar gibi yüzde 1,5 yapacağız. Bolu’nun çiftçisi de Atatürk’ün dediği gibi ‘milletin efendisi’ olacak. Emeklisi de asgari ücretlisi de onurlu bir yaşam sürecek. Söz veriyoruz. Bu yılın ilk dokuz ayının enflasyonu yüzde 25’i aştı kendi rakamlarıyla. Asgari ücreti yılbaşında 22 bin lira yaptılar, şimdi onu satın alma gücü o güne göre 16 bin 500 liraya düştü. Yalvarıyoruz, mücadele ediyoruz. Seçimde ‘Asgari ücrete dört kez zam yapabiliriz’ diyenler yılda bir sefer biliyorlar, onu da enflasyonun altında veriyorlar. Bir daha asgari ücretliye selam bile vermiyorlar. Buradan hem asgari ücretlilere, hem de ona oranla olarak biraz üzerinde maaş alan herkese açıkça söylüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında insanca bir asgari ücret, aynı dünyadaki gibi bir yıldan sonra kıdemle hızla ondan uzaklaşan bir ücret politikası ve bu asgari ücretle her ay maaşını aldığında, öyle dediğim yüzde 2’lere inene kadar her ay enflasyona göre ayarlanan ve otomatik olarak zamlanan asgari ücret verilecek. Asgari ücretliye yılda bir kere ver, sonra selam bile verme. Bu devir bitecek, her yıl bir önceki ayın enflasyonu maaşlara yansıtılacak. Söz veriyoruz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“CUMHURİYET HALK PARTİSİ ADIM ADIM İKTİDARA YÜRÜYOR”</strong></span><br />
“Buradan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaptığı her mitinginde, her eyleminde, her toplantısında sizler böyle kendi geleceğinize sahip çıktıkça, kendi demokrasinize sahip çıktıkça Cumhuriyet Halk Partisi’nin de size nasıl sahip çıkacağını, sorunları nasıl çözeceğini, her soruna hangi çözüm önerisini ürettiğini daha sık ve daha çok duyacaksınız. Cumhuriyet Halk Partisi grubu yarın Bolu’da yaptığı kamptan sonra hem Meclis zemininde sorunlar kadar çözümleri söyleyen, hem sokaklarda, meydanlarda, katıldıkları her toplantıda Türkiye’yi yönetmeye hazır kadrolarımızın ve Türkiye’yi nasıl yöneteceğimizi ilk 100 günde, 500 günde neler yapacağımızı, kalıcılaşmış görünen sorunları nasıl hızla ortadan kaldıracağımızı teker teker anlatacaklar. Cumhuriyet Halk Partisi adayıyla, grubuyla, örgütüyle, milleti ile birlikte adım adım iktidara yürüyor. Adım adım iktidara yürüyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-66630" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-005.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-005.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-005-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-005-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>”O DİPLOMASIZI ÜÇ KEZ ÜST ÜSTE YENDİ”</strong></span><br />
“Ben sorunları nasıl çözeceğimi söyleyince, takip ediyordur mutlaka Silivri’de 12 metrekarelik hücresinde, meydan ‘Cumhurbaşkanı İmamoğlu’ diye bağırmaya başladı. O zaman Bolu’dan Silivri’ye, sadece Silivri’ye değil, İzmir’e, Antalya’ya, Afyon’a, Bolu’ya, Düzce’ye bir selam yollayalım. Ve bizi oradan izleyen yiğidimize, aslanımıza şu ta en ileriden ışıkları bir yakın bir görelim. Hep birlikte bir Yiğidim Aslanım söyleyelim. Sonra devam edelim. Helal olsun bu güzel koroya. Helal olsun Bolu’ya. Bir Maçkalı’dan dinledik, Allah gani gani rahmet eylesin <strong>Volkan Konak’a.</strong> Bir Maçkalı için dinledik, Allah şifa versin <span style="color: #ff0000;"><strong>Mehmet Murat Çalık’a.</strong> </span>Ve bütün arkadaşlarımıza buradan bir selam yolladık. Malum bu Ekrem Başkan’ın içeride olmasını, sebepsiz yere içeride yattığını kimse sanmasın. Bir sebebi var. Büyük bir suçu var. Biliyor musunuz suçunu? Suçu <strong>Türk Ceza Kanunu’nda</strong> yazan bütün suçlardan daha ağır. Çünkü örneğin 31 yıl önce birisi bir cinayet işlemiş olsa, bugün itiraf etse, yargılanmıyor, ‘Zaman aşımı var’ diyorlar. Ekrem Başkan’ın 35 yıl önce 17 yaşındayken kayıt yaptırıp, 34 yıl önce nakille geldiği, diploma aldığı üniversitenin diplomasını 31 yıl sonra iptal ediyorlar. Ben diploması olan birinden bahsediyordum. Siz diploması olmayan birinden bahsediyorsunuz. O başımızdaki diplomasızı gönderip, yerine helal diplomasıyla Ekrem Başkan’ı getirmeye kararlı mısınız? Şimdi öyle bir suçu var ki Ekrem Başkan’ın, o diplomasızı üç kez üst üste yendi, dördüncüye de yenmeye karar verdi. O yüzden saldırıyorlar bu kadar.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“MEŞRUİYET AMERİKA’DAN ALINMAZ, BOLU’DAN ALINIR”</strong></span><br />
“Erdoğan kendine çalıştı yetmedi, zenginlere çalıştı yetmedi. Şimdi kime çalışıyor? Bravo. <strong><span style="color: #0000ff;">Trump‘a</span></strong> çalışıyor. Öyle bir şey ki Trump‘ın istedikleriyle kendi isteğini trampa ediyor. Dünyanın en acımasız alışverişi. O kadar zengin ülke, bu kadar yoksulluk, zorluk içinde bir yaşayan bir ülke, onların bize katkı yapması gerekirken; gidiyor, anlaşma yapıyor, 250 tane Boeing alacak. Gidiyor, fahiş fiyata Amerika’dan sıvılaştırılmış gaz alıyor. Türkiye’de Eskişehir’dekiler başta olmak üzere çok kıymetli mineralleri, nadir elementleri Trump istediği için, aynı Ukrayna’da olduğu gibi Trump‘a vermeye çalışıyor. Peki bunları yapıp da karşılığında ne alıyor? Hiçbir şey. Ne almış biliyor musun? Kendisi için meşruiyet almış. Yani ben söyleyemiyorum. Ben söylesem çıkıp itiraz etmekte haklı. Demesi lazım ki ‘Ya ben seçime girdim de, seçimden çıktım da, o da bu da.’ Bir kez meşruiyetin iki ayağı var. Birisi sandıktan çıkacaksın, ama sonra demokratik ve adil yöneteceksin. Ben sandıkla ilgili kısmıyla, bunu getiren anayasa değişikliğinin öncesinde, sırasında, sonrasında olanlar, başta OHAL olmak üzere zaten meşruiyeti tartışmalı. Ama dese ki ‘Son sandıktan çıktım.’ Devamında da adil yönetmedin, demokratik yönetmedin. Ama bunları Ana Muhalefet Lideri olarak ben değil, gidip de icazet aldığı, yan yana poz vermek için uğraştığı Trump söylüyor. Gitmeden önce Trump‘ın Ankara Büyükelçisi ‘Hiç aklıma gelmemişti’ diyor. ‘Trump çok zeki bir adam. Erdoğan’a ‘Meşruiyetini vereceğim, her şey güzel olacak. Her şeyi alacağım’ dedi’ diyor. ‘Trump çok akıllı’ diyor. Gittiği gün <span style="color: #0000ff;"><strong>Filistin’le</strong> </span>ilgili bir soruya ‘Trump savaşı bitiremedi’ dedi diye bu sefer Dışişleri Bakanı Erdoğan hakkında ‘Beş dakika görüşmek için yalvarıyorlar. Erdoğan da gelecek görüşecek. Bütün meseleler burada biter. Bir de ileri geri konuşuyorlar’ diyor. Bu Büyükelçi o Dışişleri Bakanı bunu dedikten sonra hiçbir şey olmamış gibi Trump‘ın yanına gitti, ilk cümle ne? Trump dedi ki, ‘Hileli seçimleri en iyi bu bilir’ dedi. Ve meşru olmadığını, Türkiye’de bir meşruiyetinin kalmadığını, Amerikan kamuoyunun da onu meşru bir aktör görmediğini kendi tespit etmiş. Mineraller, madenler, Boeingler, gazlar karşılığında ona meşruiyet vermiş. Buradan Erdoğan’ın gözünün içine baka baka söylüyorum. Meşruiyet okyanus ötesinden, Amerika’dan alınmaz. Bolu’dan alınır, milletten alınır, milletten. Bu kadar zulüm, bu kadar haksızlık, bu kadar mücadele. Bir de gitmiş Trump‘tan icazet alıp darbeye girişmiş bir de üstüne meşruiyeti de oralarda arıyor.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-66631" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-026.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-026.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-026-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-026-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“MUHALEFETE MUHALEFET DEVRİNİ ÇOK GERİDE BIRAKTIK”</strong></span><br />
“Açıkça söylüyorum. Burada çok net, geçtiğimiz hafta bu otobüsün üstünde Filistin mitingi için muhalefet partilerinin liderleri ile birlikteydik. Her zor günümüzde bize koşan, gelen, destek açıklayan güçlü bir muhalefet var Türkiye’de.<span style="color: #0000ff;"><strong> İYİ Parti’nin, DEVA’nın, Gelecek’in, Saadet Partisi’nin</strong></span>, yeni mücadele hattıyla<strong><span style="color: #0000ff;"> Yeniden Refah Partisi’nin, DEM Parti’nin</span> </strong>tüm süreçlerde, CHP’ye yapılan saldırılarda, destek açıklamalarını okuduk, ziyaretlerini kabul ettik, müteşekkirlerimizi de bildirdik. Bundan sonra da kimse, sakın ha sakın birileri kendini gayrimeşru görüp, birileri CHP’nin olmadığı yerde ‘Aman aman’ deyip yıllardır bayramlaşmadığı partileri davet edip çay içti diye, yıllardır elini sıkmadıklarına şimdi çeşitli umutlarla el uzattılar diye esas kızılacak dururken, hiçbir günahı olmayan kişilere, partilere, seçmenlerine ağır gelecek sözler, laflar söylenmesin. Çünkü bildiğimiz bir şey var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni bir cephe olarak savunmuyoruz. Biz Türkiye’nin bütün demokrasisini savunuyoruz. Bunun için de şunu biliyoruz ki; kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Bunun için muhalefete muhalefet devrini çok geride bıraktık. Geçmişte hatalar oldu, kusurlar oldu, tartışmalar oldu. Haklıyı, haksızı orada bıraktık. Biz önümüze bakarken kol kola, omuz omuza dayanışma içinde, başımızdaki bu kötülüğe karşı kendini getiren sandıktan kaçan, demokrasi treninden inen, bir daha seçim yapmamayı bile hesap eden, yapacaksa da kendinden sonrasına veliahtı bile aileden arayan birine karşı demokratik mücadeleyle kazanacağız. Mücadeleyi büyütmeye, bütün muhalefete hep beraber sarılmaya söz mü? Söz mü? Sakın ha sakın, kimse iktidara muhalefet etmek varken, muhalefete muhalefetle uğraşmasın. Bizim hedefimiz belli, sandık gelecek başımızdaki bu ceberut iktidar gidecek.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“37 VATANDAŞIMIZ VE 200 AKTİVİST İSRAİL’İN ELİNDE”</strong></span><br />
“Bir yandan da <span style="color: #0000ff;"><strong>Beyaz Saray, Gazze</strong> </span>planını açıkladı. Maalesef günde 100 çocuğun öldüğü yerde, bütün dünya da ‘Belki kan durur’ diye durdu bir baktı. Ve aslında bu adil olmayan, haksız, eşitsiz yaklaşıma hiç olmazsa kan dursun diye bir şans vermeye başladı. Ama daha bunun üzerinden bir gün geçmeden<span style="color: #0000ff;"><strong> İsrail Sumud filosuna</strong></span> saldırdı. 37 vatandaşımız ve 200 aktivist şu anda İsrail’in elinde. Ve Türkiye’de hukuk devletini işletmeyenler, dünyada da vatandaşlarımıza yapılan hukuksuzluklara ses çıkaramıyorlar. 37 tane civcivini alsan İngiliz’in, Amerika’nın, İsraillinin karşına dikilir. 37 canımız İsrail’in elinde bizimkilerin hiçbir şey yaptığı yok. Buradan açıkça söylüyorum, biz Filistin meselesinde yanarlı dönerli, çıkarlı mıkarlı ilişkilerin içerisine girmeyiz. Tarihsel bir tutarlılık içindeyiz. K<strong>araoğlan Ecevit, Yaser Arafat</strong>‘a ne destek verdiyse Özgür Özel de <strong>Mahmut Abbas</strong>‘a o desteği verir. Bu meydan <strong>Deniz Gezmiş</strong> ve arkadaşları Filistin’e nasıl bakıyorsa, Filistin’e öyle bakar. Ağzından günü gelince Filistin’i düşürmeyenler, böyle bir süreçte Filistin planında Gazze’nin bir yandan boşaltılması, yerine Trump‘ın gelmesi, oralara kendince bir takım yatırımlar yapması, önündeki hidrokarbon yataklarına çökmesi gibi Amerika’nın kazançlı çıkacağı bir planı, Filistin lehine çevirebilmek için dünya kamuoyunu harekete geçirmek durumundadır. Ben kendi adıma hem Başkan Yardımcısı olduğum Sosyalist Enternasyonal’de, hem Avrupa’daki bütün sol ve sosyal demokrat partilerin çatı örgütü PES’te bunun için mücadele ediyorum, etmeye de devam edeceğim. Tüm uluslararası temaslarla grubumuz da Filistin’in yanındadır ve sonuna kadar arkasındadır.”</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">“BAK YEDİ AY SONRA OTOBÜSÜN ÜZERİNDEYİM YİNE”</span></strong><br />
“Malum 19 Mart darbesinin üzerinden tam 198 gün geçti. İktidar o gün milletin sofrasından kalktı, gitti Trump’ın sofrasına oturdu. 198 gün sonra burada, Bolu’dayım. O günlerde söylediği bir sözü Bolu’ya hatırlatayım. Diyordu ki, ‘Bir aya kalmaz, bir ay. İnsan içine çıkamayacaklar.’ Bak, yedi ay sonra otobüsün üzerine çıktım yine. Bolu’nun gözünün içine bakıyorum. ‘Birbirlerinin yüzlerine bakamayacaklar’ diyordu. Milletin yüzüne bakıyorum, Bolu’nun gözünün içine bakıyorum. Buradan söylüyorum ki sen siyasi mücadeleyi bıraktın. Örneğin, Erdoğan Bolu AK Parti teşkilatına güvenmiyor, Bolu AK Gençlik’e güvenmiyor, kadın kollarına güvenmiyor. Onun için yeni bir kol kurmuş, bizi yenmek için. AK Parti’nin yargı kollarına güveniyor. Yargı Kolları Başkanı Akın Gürlek’e güveniyor. Biz Bolu’da siyaseti milletvekilimizle, il başkanımızla, belediye başkanımızla, yöneticilerimizle birlikte yapıyoruz. Biz varsa yoksa sonuna kadar Bolu’ya inanıyoruz, gücü de Bolu’dan alıyoruz, hizmeti de Bolu’ya yapıyoruz. Oraya bir yargı kolları başkanı koymuş.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“GEZİ’DE DEĞİL, AK PARTİ’NİN KARA DÜZENİNE ALET OLUP SUÇ İŞLİYOR”</strong></span><br />
“Bugün Fatih Altaylı’nın duruşması vardı. 104 gündür tutuklu. Boş Koltuk yayınını milyonlar izliyor adam içeride iken. Bugün, 104 günün sonunda serbest kalması dışında bir seçenek yok. Yaptığı suçlama; ağzıyla söylediği lafın başını kırpmış ve sonunu kırpmış. Efendim ‘Cumhurbaşkanı’na tehdit ve hakaret.’ Lafın içinde ne tehdit var, ne hakaret. Bugün tutukluluğun devamına karar verdiler. <strong><span style="color: #0000ff;">Ayşe Barım,</span></strong> 13 yıl önce Gezi Parkı’na gitmiş. Buradan duyana, duymayana duyuralım. Şikayetçi, bunu şikayet eden diyor ki, ‘Ayşe Barım’ı tanımam. Sosyal medyadan Gezi’ye gittiğini gördüm. Kızdım, şikayet ettim. Gözümle görmedim’ diyor. 13 yıl sonra 248 gündür tutuklu. Hakim karşısına çıktı, ‘Gezi’ye onların Ayşe Barım götürdü’ dedikleri bütün sanatçılar ‘Ayşe söylemedi’ dediler. Hatta birisi dedi ki, ‘Ne Ayşesi ya, beni Yavuz Bingöl çağırdı’ dedi. Yavuz Bingöl, o zaman özgürlükçüydü, bugün darbeci oldu ve Erdoğan’ın dizinin dibine oturdu. Eğer şu kadarcık haysiyeti olsa birilerinin bu ifade üzerine giderler, nasıl karga tulumba herkesi alıyorlar. Öyle de değil, bir telefon açın ya. Bir telefon açın da Yavuz Bingöl’ü bir ifadeye çağırın göreyim. Ama Yavuz Bingöl Gezi’de suç işlemedi. Bugün AK Parti’nin kara düzen düzenine alet olduğu için suç işliyor. Furkan Karabay, ‘Akın Gürlek hakkında haber yaptı’ diye tutuklandı. 114 gündür hapiste. Genç arkadaşımızı bugün yine hapisten salmadılar. Onun için söylüyorum. Bizim birbirimizle uğraşmaya değil, hep birlikte mücadele etmeye, hep birlikte kazanmaya ihtiyacımız var. Ne diyoruz? ‘Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz.’ Muhteşemsiniz. Bugün Bolu’da Bolu tarihinin en önemli akşamlarından bir tanesinde dezavantajlı bir tarihte, dezavantajlı bir saatte muhteşem bir birlikteliği hep birlikte yaşadık”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-66632" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-022.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-022.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-022-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-031025-022-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BİZ BU HALKIN PARTİSİYİZ”</strong></span><br />
“Karşımızda bundan 23 yıl önce kendi hocasına, Erbakan Hoca’ya ‘Yaş 70, iş bitmiş’ diyen biri var. Bundan 25 yıl önce rahmetli Ecevit‘e, Karaoğan’a Kıbrıs Fatihine, Amerika’nın dizinin dibine çöken değil, dizini titreten Karaoğlan’a ‘Ölünce mi bırakacaksın be adam?’ diyen birisi şimdi o yaşlara geldi. Ben kimseye ne ölümü anarım, ne yaşlılığıyla dalga geçerim. Allah herkese sıhhat, afiyet versin. Güçleri yetiyorsa mücadele etsinler, bizi yensinler. Ama biz gücünü Amerikalar’da arayan, bu milletin gözünden de gönlünden de düşmüş olanlara karşı, <span style="color: #ff0000;"><strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün</strong> </span>partisini bir kez daha birinci parti yapmaya ve geçen son seçimlerde olduğu gibi ‘Türkiye’nin birinci partisi, Cumhuriyet Halk Partisi’ dedirtmeye devam edeceğiz. Biz oğlan mı olsun, damat mı olsun, atanmış bakanlardan TikTokçu mu olsun, yoksa çıksın Erdoğan mı olsun, rakip konusunda bir tercihimiz yok. Çünkü biz karşımızda kimin olduğuna değil, kimin gözünün içine baktığımıza bakıyoruz. Biz işçilerin, alınteri ile çalışanların, toprağa alnının terini düşürüp oradan bereket fışkırtanların, açtığı dükkanında helal bir kazanç için siftahı bekleyenlerin, biz geleceği dünyanın öbür ucunda değil, hayallerini burada kurmalarını istediğimiz gençlerin partisiyiz. Biz emeklinin de emekçinin de yaşlıların da gençlerin de çiftçinin de köylünün de esnafın da biz bu halkın partisiyiz. Biz sizin partiniziz. Bunun için hep beraber partimizin yenilediğimiz programıyla, hükümet programımızla, seçim vaatlerimizle, açıklanan her bir vaadimizle kimin yarasına süreceğimiz merhemi söyleyerek, bu güzel ülkeyi güçlendirerek, kalkındırarak, adaleti mahkemede de cüzdanda da sağlayarak, 100 liralık verginin 89 lirasının milletten, 11 lirasının şirketten alındığı değil. Bugün yüzde 68 vergi dolaylı vergi. Şu çerezci dükkanına girince, şuradan ayakkabı alırken, elektrik faturasında, su faturasında, benzinde, telefonda fabrikatörle kapısındaki bekçi aynı vergiyi veriyor. Yüzde 21 de maaşlardan kesilen vergi. Etti; 89. Yüzde 11 kurumlar vergisi. Bunu tam tersine çevireceğiz. Çok kazanan çok verecek, az kazanan az verecek. Kazanmayan vergi falan vermeyecek. Söz veriyoruz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“İKTİDARA DÜNDEN BİR GÜN DAHA YAKLAŞTIK”</strong></span><br />
“Her gün sabah güneş doğduğunda yatağınızdan kalkarken şunu düşünerek kalkın. İktidara dünden bir gün daha yaklaştık. İstedikleri kadar kaçsınlar o sandığı kaçırsınlar, eninde sonunda o sandığı da getireceğiz bu iktidarı da değiştireceğiz. Ve en sonunda bir kez daha hep beraber Türkiye’ye kurtarmanın, demokrasiyi yeniden kurmanın ve bu ülkeyi hepimizin ülkesi yapmanın azmindeyiz, kararlılığındayız. Bunun için bir tek şeye ihtiyaç var. O da sizin inancınızı kaybetmemektir. Sizin gösterdiğiniz bu cesareti sürdürmektir. Bu meydanlara sığmayan, Bolu’ya taşan bu mücadeleyi sonuna kadar sürdürmeliyiz. Ahlaki üstünlük bizdedir. Ahlaki üstünlük psikolojik üstünlüğü getirir, o bizdedir. Psikolojik üstünlük, çoğunluk enerjisini getirir. O bizdedir. Ahlaki üstünlüğümüzle, psikolojik üstünlüğümüzle, sizdeki çoğunluk enerjisiyle biz kazanacağız. Biz kazanacağız. Biz kazanacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nde Cumhurbaşkanı Adayı kim? Kim adayımız?<strong><span style="color: #ff0000;"> Ekrem İmamoğlu.</span></strong> Ya olmazsa? Ya yolunu keserlerse? Yerine kim aday biliyor musun? Sizsiniz aday. Kaldır elini göreyim. Sensin aday. Benim adayım sensin. Yarın sabah yataktan Cumhurbaşkanı Adayı olarak kalkmaya hazır mısın? Kapı kapı çalışmaya, sonuna kadar anlatmaya, bu iktidarı yenmeye hazır mısın? İşte benim Cumhurbaşkanı Adaylarım. Birlikte yürüyecek miyiz? Haydi o zaman. Yürüyelim arkadaşlar. Yolunuz açık olsun. Hepinize güveniyorum, hepinize inanıyorum. Sağ olun, var olun.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>HABER: BÜLENT ERYILMAZ / BOLU</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-biz-hayallerini-burada-kurmalarini-istedigimiz-genclerin-partisiyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: “Dünya Siyaset Tarihinin En Büyük Güvensizlik Oyunu Erdoğan’ın Önüne Koyacağız”</title>
		<link>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-dunya-siyaset-tarihinin-en-buyuk-guvensizlik-oyunu-erdoganin-onune-koyacagiz/</link>
					<comments>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-dunya-siyaset-tarihinin-en-buyuk-guvensizlik-oyunu-erdoganin-onune-koyacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülent Eryılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 06:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Miting Konser]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[millet iradesine sahip çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazetehalk.com.tr/?p=65898</guid>

					<description><![CDATA[Özgür Özel: “Dünya Siyaset Tarihinin En Büyük Güvensizlik Oyunu Erdoğan’ın Önüne Koyacağız” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Küçükçekmece’de gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingine katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, “Bugün İstanbul’un güzel ilçesi Küçükçekmece’deyiz. Marmara’nın mavisini ayna gibi yansıtan, Balkanlar’dan gelenlere Sefaköy’de kucak açan, Cennet Mahallesi’nde neşeyi, Halkalı’da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #0000ff;">Özgür Özel: “Dünya Siyaset Tarihinin En Büyük Güvensizlik Oyunu Erdoğan’ın Önüne Koyacağız”</span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel,</strong> </span>İstanbul Küçükçekmece’de gerçekleştirilen <span style="color: #0000ff;"><strong>Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi</strong></span>ne katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, “Bugün İstanbul’un güzel ilçesi Küçükçekmece’deyiz. Marmara’nın mavisini ayna gibi yansıtan, Balkanlar’dan gelenlere Sefaköy’de kucak açan, Cennet Mahallesi’nde neşeyi, Halkalı’da emeği büyüten, bugün bizleri bağrına basan Küçükçekmece’deyiz. Hepiniz hoş geldiniz, hepinize selam olsun. Biraz önce aşağıda canlı yayında sizleri izlerken öyle detaylar, öyle muhteşem görüntüler var ki… Bugün akşam bu meydanda emekliler var, emekçiler var, gençler var, kadınlar var, sosyal demokratlar var, muhafazakar demokratlar var, milliyetçi demokratlar var, Kürt demokratlar var, sosyalist demokratlar var, sendikalar var, dernekler var. Bugün burada Türkiye var. İyi ki varsınız” dedi. Özgür Özel, şunları söyledi:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-65900" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-039.jpg" alt="" width="2300" height="1534" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-039.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-039-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-039-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“İKTİDAR DEĞİŞİMİ ELBETTE KOLAY OLMAYACAKTI”</strong></span><br />
“Bizlere güzel söz söyleyen çok; destek olan, öven, alkışlayan çok. Ama eğer alkışlanacak birisi varsa 19 Mart darbesinden beri nereye çağrılırsa oraya koşan gelen, iradesine sahip çıkan, partisine, adayına, ülkesine sahip çıkan sen varsın ya sen, eksik olma sen. Alkışlanacak olan sensin, sizsiniz. ‘Küçükçekmece’de bu vakitte, bu soğukta olmaz’ diyenlere, dosta güven veren, olmayana kaygı veren sen var ya sen, helal olsun sana. Hoş geldin, şeref verdin. 1987’de Küçükçekmece ilçe oldu. O günden beri seçimlere giriyoruz çıkıyoruz. Kazanıyoruz, kaybediyoruz. Kazanırsak böbürlenmiyor, hizmet ediyoruz. Kaybedersek kusuru kendimizde arıyoruz. Bu güzel ilçede iki dönemdir; geçen dönem rekor oyla yüzde 51’le, bu dönem partilerle ittifak olmadığı halde her iki kişiden birinin oyunu alarak seçilen sizin komşunuz, evladınız, abiniz, bizim yol arkadaşımız <span style="color: #ff0000;"><strong>Kemal Çebi</strong></span> için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Burada partimizin bayrağını dalgalandıran, bacasını tüttüren, çayını demleyen, baba ocağına sahip çıkan, yeniden güven tazeleyen İlçe Başkanımız<strong><span style="color: #ff0000;"> Burak Ergin</span></strong>’i ve yönetimini tebrik ediyorum. İstanbul’da baba ocağına sahip çıkan, kayyıma bırakmayan, büyük bir mücadele sonucunda yeniden seçilen <span style="color: #ff0000;"><strong>İl Başkanımız Özgür Çelik</strong></span>’e, İstanbul örgütüne yürekten teşekkür ediyorum. Kendisini tebrik ediyorum. Bizler bir iktidar değişiminin tam içindeyiz. Elbette kolay olmayacaktı. Elbette böyle bir iktidar, iktidarı güle oynaya bırakmayacaktı. ‘Devir teslim yapalım’ diye bizi bekleyecek halleri yoktu. Ancak büyük haksızlıklar, büyük zulümler, adaletsizliklerle koltuğa tutunmaya çalışanlara karşı ancak böyle bir kararlılık, böyle bir örgütlü mücadele ve her birinizin yüreğindeki azim, kararlılık, cesaret başarabilirdi. Bunun için biz başarıyoruz, biz güçleniyoruz, onlar tir tir titriyorlar. Çünkü ahlaki üstünlük buradadır, psikolojik üstünlük bu meydandadır, çoğunluk enerjisi sizdedir. Hep birlikte seçtiklerimizin arkasındayız, Türkiye’nin geleceği için meydanlardayız, eylemlerdeyiz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“KEMAL BAŞKAN 17 KREŞLE MEMLEKETİN GÖNLÜNE GİRDİ”</strong></span><br />
“Bugün 58’inci buluşmada bize ev sahipliği yapan Küçükçekmece ve Küçükçekmece’de Başkanımız Kemal Çebi. Onun ilçesine neler yaptığını, ilçenin kendisinden ne kadar memnun olduğunu, seçim öncesi ankette de görmüştük, geçen yıl memnuniyet anketinde de. ‘Bu başarı nereden geliyor?’ deyip dönüp bakınca, bir bakıyorsunuz ki ilçede hiç kreş yokken, sıfır kreş varken 17’nci kreşi açtı Kemal Başkan. Hiç ayrım yapmadan, işe ne siyaset ne başka bir şey karıştırarak, sadece ve sadece Küçükçekmece’nin biricik evlatlarına, ailesinin ekonomik şartlarını, ihtiyaç durumunu değerlendirerek açtığı 17 kreşle bu memleketin gönlüne girdi. Kendisini yürekten kutluyorum. <strong>Engelsiz Yaşam Merkezi</strong> için, 26 yeni park için, <strong>Müzik Akademisi ve Tiyatro Okulu</strong> için, tam dokuz kütüphaneyi bu ilçeye kazandırdığı için, <strong>Emekliler Kafesi</strong> dahil 11 sosyal tesis için, dört mahalleye kurduğu taziye evleri, ihtiyaç sahipleri için açtığı dört <strong>Halk Market</strong> için, beş mahalleye yapılan <strong>Aile Sağlığı Merkezleri</strong> için, kadınlar için <strong>Hünerli Eller Çarşısı</strong> için Küçükçekmece ona teşekkür ediyor. Ben de kendisine teşekkür ediyorum.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-65902" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-016.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-016.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-016-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-016-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BU MEYDAN RESMEN YOKSUL OLAN 10 BİNLERLE DOLU”</strong></span><br />
“Kemal Başkan sizi seviyor bu kadar hizmet veriyor. Peki soruyorum; Erdoğan sizi seviyor mu? Niye? Çünkü fakiriz, çünkü Erdoğan fakir sevmez. Bakın bu hafta rakamlar yenilendi. Dün resmi yoksulluk sınırı 91 bin liraya çıktı. Bu meydana soruyorum, kamera bir baksın. Bu meydanda 91 bin liranın altında geliri olanlar el kaldırsın. Bu meydan 91 bin liranın altında maaş alan, resmen yoksul olan 10 binlerle dolu. Peki niçin yoksuluz? Çünkü ülkeyi yönetenler tercihini sizden; emekliden, emekçiden, esnaftan, çiftçiden, gençlerden yana değil, zenginden yana kullanıyor. Para isteyince ‘Yok’ diyorlar. ‘Kaynak yok’ diyorlar. Sadece 19 Mart darbesi için harcadıkları 160 milyar dolara dönün bakın. Emekliye verilen zammın tam 150 katını harcamış 19 Mart darbesine. Asgari ücreti 30 bin lira yapmak için gerekli işveren desteğinin tam 120 katını, çiftçiye ödenen desteğin tam 100 katını maalesef 19 Mart darbesi için 19 Mart’tan sonra bugüne kadar harcamış. Ama 40 Haramiler’e gelince onlar vergi ödemezler. Yandaş şirketlerin vergi borçları silinir. Ama ne zaman sıra vatandaşa gelir, o zaman vergiciler aslan kesilir. Bakın Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor, bunun 66 lirası dolaylı vergiler. Yani bir fabrikatör ile kapıdaki bekçi aynı vergiyi veriyor. Neye? Elektriğe, suya, ekmeğe, doğalgaza, çocuğunun okul masrafına aynı vergiyi veriyor; yüzde 66. Türkiye’deki vergilerin yüzde 23’ü sizlerin maaşlarından kesilen vergidir. Yaptı mı sana yüzde 89. Geriye kalan yüzde 11, sadece kar edenden, kazanan şirketlerden, holdinglerden alınan vergidir. Bir düşünün bir memlekette 100 lira vergi alınacak, bunun 89’unu yoksullar ödeyecek, 11’ini zenginler ödeyecek. Olmaz olsun böyle düzen. Bu düzeni yıkacağız, bu düzeni değiştireceğiz. Adaletli bir vergi sistemi kuracağız. Çok verenden çok, az kazanandan az alacak, hiç kazanmayandan hiç vergi almayacağız. Söz veriyoruz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“HEPİNİZİ FAKİRLİKTEN KURTARMAYA SÖZ VERİYORUM”</strong></span><br />
“Burada Erdoğan’ı istifaya davet ediyorlar, niye? Çünkü dedik ya Erdoğan fakiri sevmiyor. Benim Erdoğan’la bir ortak özelliğim var ama çok şaşıracaksınız. Söyleyeyim mi? Ben de fakir sevmiyorum. Ama Erdoğan fakiri sevmediği için süründürüyor. Ben fakir sevmiyorum, hepinizi fakirlikten kurtarmaya söz veriyorum. Nasıl olacak? Şöyle olacak; adalette bir vergi sistemiyle, insanca bir asgari ücretle, emeklilere insanca maaş vererek, esnafa destek vererek ve doğru desteklemeleri, kredileri vererek, esnafın müşterilerinin, emeklinin, işçinin, vatandaşın durumunu düzelterek, çiftçiyi destekleyerek, birisi gibi ‘Al ananı da git’ diyerek değil, çiftçiyi milletin efendisi yaparak. Size söz veriyorum ki bu memleketin başına, bu sonuncusu gibi çiftçiye ‘Al ananı da git’ diyen değil, birincisi gibi ‘Sen milletin efendisisin’ diyen bir Cumhurbaşkanı gelecek. O Cumhurbaşkanı’nın adını biliyor musunuz? Söyleyin de duyayım; Cumhurbaşkanı İmamoğlu. İşte o da Silivri’deki 12 metrekarelik hücresinden sizi duyuyor.<span style="color: #ff0000;"><strong> Mehmet Murat Çalık,</strong></span> hasta haliyle ta İzmir’den sizi duyuyor. 12’si İstanbul’da, toplam 18 belediye başkanımız, belediye bürokratlarımız, belediye meclis üyelerimiz, arkadaşlarımız hepsi birden Silivri’den ve diğer cezaevlerinden; Gebze’den, Bolu’da, Afyon’dan, Antalya’dan sizleri duyuyorlar. Şimdi Küçükçekmece’de bu muhteşem meydandan, oraya bir selam yollamanın, bir muhteşem fotoğrafı yollamanın bence zamanıdır. Mehmet Murat Çalık’ın, Maçkalı Mehmet Çalık’ın talebiyle bir başka Maçkalı Volkan Konak’tan hep beraber bir Yiğidim Aslanım söyleyelim. Helal olsun Küçükçekmece’ye, helal olsun o güzel dillerinize, yüreklerinize. Hepinize teşekkür ediyoruz. En güzel günleri sizler getireceksiniz. Buna yürekten inanıyoruz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-65903" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-038.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-038.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-038-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-038-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“PARASI OLMAYAN ÖĞRENCİ, TUVALET ÇEŞMESİNDEN SU İÇİYOR”</strong></span><br />
“Bizi cezaevinden dinleyen yiğitlerimizden biri, <strong><span style="color: #ff0000;">Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney</span></strong>. Niye anıyorum adını? Çünkü geçenlerde okullar açıldı. Malum kantin fiyatları çıldırmış durumda. Geçen seneyi hatırladım. İnan’la Beyoğlu’nda arka mahallelerde bir emekli evinde, açtığı emekli evinde kahvaltı ediyoruz. Aradan bir kardeşim elinde çocuğuyla ‘İnan Bey, İnan Bey’ dedi, döndük baktık. Dedi ki ‘Okul suyu için teşekkür ederim.’ İnan böyle başıyla selamı aldı. Ben de sordum. ‘Okul suyu ne İnan?’ dedim. ‘Genel Başkanım’ dedi, ‘Bizim Beyoğlu’nda zengin de çoktur ama fakiri daha çoktur. Okullarda zil çalıyor, çocuklar fırlıyorlar teneffüse. Parası olan kantine gidiyor, alıyor suyu kana kana içiyor. Parası olmayan gidiyor tuvalet çeşmesine ağzını dayıyor. Ben gittim bu okullara ve arıtma sistemli su sebilleri koydum. Beyoğlu’nda şimdi zenginin çocuğu da fakirin çocuğu da tertemiz suyu bedavaya içiyor.’ Bunu görünce Belediyelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Gökan Bey’e, ‘Bu projeyi yaygınlaştırın’ dedik. İstanbul’da izin veren tüm okullarda mesela Tuzla’nın tüm okullarında, Türkiye’nin izin veren tüm okullarında Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri sayesinde temiz, bedava okul suyu var artık. Yoksul çocuklara beslenme çantasını Cumhuriyet Halk Partisi belediyeler veriyor. Çünkü kantinde simit 20 lira, doğru mu? Ayran 20 lira, doğru mu? Bir kaşarlı tost 80 lira, doğru mu? 90 diyen var, 100 diyen var. Zil çalacak, çocuk teneffüse çıkacak. Babasının, anasının parası olan çift kaşarlı tostu yiyecek. Benim gariban evladım karşıdan ona bakacak. Buradan size namus sözü, bütün Türkiye’ye namus sözü. CHP iktidar olacak, her çocuk okulda üç kap sıcak yemek yiyecek. Namus sözü. Okullar açılıyor, bir çocuğun okula dönme maliyeti 10 bin lira. Bir çocuğun okula başlama maliyeti 15 bin lira. Size söz veriyoruz, belli bir gelir seviyesinin altında her çocuk okula başlarken 15 bin, her sene okula devam ederken 10 bin lira ağustos ayında ailesinin hesabına yatacak. Söz veriyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi madenleri birilerine peşkeş çekmeye, ihaleleri birilerine dağıtmaya, yandaşlarını semirtmeye değil; yoksul çocuklarına sahip çıkmaya, orta direği yeniden ayağa kaldırmaya, yoksulluğu yönetmeye değil yok etmeye geliyor.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-65904" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-032.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-032.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-032-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-032-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BU DAVANIN TAKİPÇİSİYİZ”</strong></span><br />
“Bu arada Küçükçekmece’deyken unutmadan hem anmamız, hem dayanışma gösterip sahip çıkmamız gereken biri var, bir aile var. Bu iktidar malum, hep söylüyorum, 23 yılın sonunda ne yaptıysa yaptı, her birini ayrı ayrı konuşuyoruz. Ama sonunda yaptığı iş kadına iyi gelmedi. Çocuğa iyi gelmedi. Doğaya iyi gelmedi. Ormanlara iyi gelmedi. Ormandaki canlara, sokaktaki canlara iyi gelmedi. İşte Küçükçekmece’de<span style="color: #0000ff;"><strong> Ayşe Tokyaz</strong></span> kardeşimiz maalesef öldürüldü. Bedeni bir bavula konularak Eyüpsultan’a götürüldü. Daha sonra anlaşıldı ki bu soruşturmada birileri katile bilgi sızdırıyor. Bu konuda ailenin adaletle ilgili kaygıları var. Biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak hem hukuki destekte hem de mücadelelerinde Tokyaz ailesinin kadın kollarımızla ve ana kadememizle sonuna kadar arkasındayız, bu davanın takipçisiyiz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“KENDİNE, YANDAŞA ÇALIŞTI, ŞİMDİ TRUMP’A ÇALIŞIYOR”</strong></span><br />
“Değerli Küçükçekmeceliler Erdoğan kendine çalıştı, yetmedi. Zenginlere çalıştı, yetmedi. Yandaşlara çalıştı, yetmedi. Şimdi kime çalışıyor? <span style="color: #ff0000;"><strong>Trump</strong></span>’a çalışıyor, Trump’a. Milletin ihtiyaçlarını görmeyen, sahip çıkmayan… Ya Tayyip Bey bak işte. Eğer sen meşruiyeti okyanus ötesinde, Amerika’da Trump’ta ararsan Küçükçekmece’de böyle perişan olursun. Bir tane patron var. Patron ne Amerika, ne Trump, ne başkası. Bu ülkede bir patron var, o da milletin, halkın kendisi. Trump’a giderken hediye paketi yaptırmış. Senin, benim paramla 225 tane Boeing alıyor. Fahiş fiyata Amerika’dan sıvılaştırılmış gaz alıyor. Trump istiyor diye Çin mallarına vergi artırıyor, Amerikan mallarında vergiyi sıfırlıyor. Ne oluyor sıfırlayınca? Badem, pirinç, ceviz bunların Türkiye’deki üreticileri perişan oluyor. Amerikan viskisinden vergiyi kaldırıyor, Amerikan otomobilinden vergiyi kaldırıyor. Yani bunlardan alacağı vergiden vazgeçiyor ama senden alacağı verginin bir kuruşundan vazgeçmiyor. Trump’a gelince var, vatandaşa gelince yok. Erdoğan’a buradan, Küçükçekmece’den soruyorum: Gittin, geldin. Trump ne istediyse verdin. Peki Amerika’dan bu vatandaşın işine gelecek neyi aldın? Hiçbir şey almadın. Ne olmuş? Hesapta meşruiyet almış. Güya Amerika’nın Türkiye’deki elçisi olacak adam diyor ki ‘Hiç aklımıza gelmedi. Trump bir dahi. Bu Erdoğan’ın meşruiyeti yok, Trump ona meşruiyet verecek. Karşılığında ne istiyorsa alacak.’ Vallahi tam da dedikleri gibi oldu. Ayrıca Amerika’nın Dışişleri Bakanı, Erdoğan bir televizyonda ‘Gazze Savaşı’nı bitiremedi Trump’ demiş, Amerika’nın Dışişleri Bakanı diyor ki ‘Bunlar kapımızda bekler, beş dakika görüşmek için yalvarırlar. İşte bu hafta Erdogan görüşmeye geliyor’ diyerek Erdoğan’ı aşağılıyor. Maalesef bu ülkede bu ülkenin Cumhurbaşkanına bu laflar söylenince bizim ağrımıza gidiyor da bu adamların şu kadarcık umurlarında olmuyor. Çünkü varsa yoksa iktidara tutunmak, Trump‘a yaranmak. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Trump seni Küçükçekmece’nin elinden kurtaramaz, İstanbul’un elinden kurtaramaz, seçmenin elinden kurtaramaz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-65905" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-034.jpg" alt="" width="2300" height="1532" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-034.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-034-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-034-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“GÖZÜMÜZÜ DÖRT AÇIP PLANDA BURALARA BAKIYORUZ”</strong></span><br />
“Amerika, <span style="color: #0000ff;"><strong>Gazze planını</strong></span> açıkladı. Biz Filistin’de zulmün, soykırımın bitmesini isteriz. İnsani yardımların gitmesini isteriz. Gazzelilerin Gazze’de kalmasını isteriz. Ancak Amerikalıların yine 100 yıl öncesinde olduğu gibi İngiltere ile oturup Filistinlilere sormadan yaptığı bu planın sonunda, kanın durmasına evet. Ancak rahmetli İzzetbegovic’in dediği gibi, ‘Bu adil bir barış değil. Ama en kötü bir barış da olsa, savaştan iyidir’ diyerek bütün dikkatimizle oraya bakıyoruz. Ancak orada ABD İngiltere’nin, Filistinlilere sormadan yaptıkları planla Irak’ın işgaline onay veren <strong><span style="color: #0000ff;">Tony Blair</span></strong>’ı oranın başına oturtmakla, <span style="color: #0000ff;"><strong>Birleşmiş Milletler</strong></span>’e sadece insani yardım dağıtımı görevi vermekle, oranın başına Barış Kurulu kurup Trump’ı oturtmakla Gazze’de sorunlar çözülmez. Biz dört gözümüzle, gözümüzü dört açarak dönüp buralara bakıyoruz. Ve hükümeti uyarıyoruz. Biz Filistin meselesinde Trump’ın çizdiği sınırların içinde değil; Bülent Ecevit’in Yaser Arafat‘la çizdiği dostluğun peşindeyiz. Biz Filistin’de işine gelince mücahit pozları kesip, Trump’ı görünce susup pısanlardan değiliz. Biz Filistin davasında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kararlılığındayız. Şimdi İsrail askerleri Sumud filosunun etrafını kuşatmış. Güya barış olacak, ama barışa giden filoyu kuşatıyorlar. Buradan Filistinli kardeşlerimize ve<span style="color: #0000ff;"><strong> Sumud filosu</strong><strong>ndaki</strong></span> tüm barış aktivistlerine Küçükçekmece’den en kuvvetli selamlarımızı yolluyoruz. Erdoğan kabullense de biz Filistin’in teslim alınacağı, iki devletli bir çözümün unutulacağı, Filistin’deki güya İsrail işgalini bitirip Trump’ın ilhakının meşrulaşacağı bir oldu bittiye karşı Filistin halkının yanındayız, sonuna kadar onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“AKP İÇİNDEKİ GRUPLAR BİRBİRİNE OPERASYON ÇEKİYOR”</strong></span><br />
“Bir yandan dünyada bunlar olurken,<span style="color: #ff0000;"><strong> Hakan Fidan</strong></span> damada, damat Hakan Fidan’a, AKP içindeki tüm gruplar birbirine operasyon çekmeye, <strong><span style="color: #ff0000;">Tom Barrack</span> </strong>satır arasında ‘Erdoğan artık 71 yaşında’ diyerek Erdoğan sonrasını işaret etmeye, Erdoğan’dan sonrası için TikTok’çu Hakan mı gelecek, yoksa Bilal oğlan mı gelecek hesapları AKP’nin içini karıştırmaya devam ediyor. Ben Türkiye’de iktidar partisinin bir karışıklık, bir kafa karışıklığı yaşamasını, birbirine düşmesini istemem. Bu sorunu çözmelerini isterim. Ne TikTok’çu Hakan ne <span style="color: #ff0000;"><strong>Bilal Erdoğan</strong></span>. Geliyor Ekrem Başkan, geliyor Ekrem Başkan. Bu arada Küçükçekmece’den Türkiye’nin bütün insanlarına, seçmenlerine bir şey hatırlatayım. Biz kimsenin yaşını konu edip de bunun üzerinden siyaset yapmıyoruz. Amerikan elçisi hatırlatıyor. Parti içinde konuşuluyor. Ancak biz bu işlere bakmıyoruz. Ayıplı bir şey olur değil mi? Bakın Erdoğan, bugün 71 yaşı kendisini hatırlatılan Erdoğan, kendi hocası Erbakan‘a ne demiş? ‘Yaş 70, iş bitmiş’ demiş. Bakın AK Gençler, AK Parti’nin gençlik kolları. Erdoğan’ın yaşına laf edene ‘Ayıp ediyor’ diyorsunuz ya. Erdoğan kendi hocasına ‘Yaş 70, iş bitmiş’ diyordu. Ya da kendinden önceki Başbakana, rahmetli Ecevit‘e ‘Ölünce mi bırakacaksın be adam. Sandalye ile geziyorsun, hastane raporları ile geziyorsun. Bırak artık, düş bu milletin yakasından’ diyordu. AK Partililere, MHP’lilere, bilhassa gençlerine hatırlatıyorum. Bu Erdoğan 70 yaşını geçenlere, ‘Sende iş bitmiş, ölünce mi bırakacaksın?’ diyen bir adamdır. Kimin peşinden gittiğinizi görün artık. Nasıl bir kötülüğün peşinden gittiğinizi.”</p>
<figure id="attachment_65906" aria-describedby="caption-attachment-65906" style="width: 2300px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-65906" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-029.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-029.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-029-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-029-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /><figcaption id="caption-attachment-65906" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Küçükçekmece’de Fevzi Çakmak Meydanı’nda düzenlenen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitinginde vatandaşlara hitap etti.</figcaption></figure>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BU ÜLKEYE HALKIN İKTİDARI GELECEK”</strong></span><br />
“Bugün 19 Mart darbesinin 195’nci günü. Gelecek hafta 200’üncü günde bir büyük eylemde birlikte buluşacağız. Önceden Trump’tan darbenin icazetini alanlar, şimdi kendi koltuklarını Trump sayesinde ayakta tutmaya çalışıyorlar. Ve bir gerçekle karşı karşıyayız. Bugün <strong><span style="color: #ff0000;">Ekrem İmamoğlu</span></strong> niçin hapistedir? Ekrem İmamoğlu‘nun bir suçu var mı? Ben sizinle aynı düşünmüyorum. Bir suçu var. Onun suçu çok ağır. Onun suçu, dört kez üst üste Tayyip Erdoğan’ı yenmektir. Onun için hapistedir. Onun suçu, bu suçu bir kere daha işlemekte kararlı olmasıdır. Onun için tutukludur. Ama karşımızda Ekrem Başkan’ı, Cumhuriyet Halk Partisi’ni yenmek yerine, bu konuda kendine güvenmek yerine, kumpas kuran bir anlayış var. Mart’ta Ekrem Başkan’a saldıranlar, geçen hafta Mansur Başkanımızı hedef almaya kalktılar. Erdoğan’a şunu söylüyorum: 195 gün önce bana ‘Bir aya kadar sokağa çıkacak hali kalmayacak, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar, ailelerinin gözünün içine bakamayacaklar’ diyordun. 195 gün sonra Küçükçekmece’nin gözünün içine baka baka söylüyorum. Ekrem Başkan da Mansur Başkan da tertemizdir. Onlar seni yenecek. Bu ülkeye halkın iktidarı gelecek. Biz kazanacağız, sen yenileceksin. Halk kazanacak millet kazanacak. Artık bir devir kapanacak, bir devir açılacak. Artık bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak.”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“BİZİ YENEMEDİKLERİ İÇİN YENİ BİR KOL KURDULAR: YARGI KOLLARI”</strong></span><br />
“Bizi yenemediği için yani kadın kollarına güvenemediği için, gençlik kollarına güvenemediği için yeni bir kol kurdu. Şimdi yargı kolları var. Yargı kollarının başkanlığına <strong><span style="color: #ff0000;">Akın Gürlek</span></strong>‘i getirdi. Yargı eliyle seçim kazanmaya çalışıyorlar. Ama bu millet biliyor ki bunların bugüne kadar attıkları iftiralar milletin göğsünden ters tepmiş, gönlüne girmemiştir. Gönüllerde olan İstanbul’un seçilmiş başkanlarıdır. Tayyip Bey her dört kişiden bir kişiyi ikna edebilmişken, üç kişi arkadaşlarımızın masumiyetine yürekten inanmaktadır. Buradan, Küçükçekmece’den bir kez daha açıkça Erdoğan’a sesleniyoruz: ‘Ey Erdoğan, ben milletim, milli iradeyim. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Adayımı bırak, sandığı getir. Cesaretin varsa hodri meydan.’”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-65901" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-036.jpg" alt="" width="2300" height="1533" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-036.jpg 2300w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-036-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CHP-011025-036-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2300px) 100vw, 2300px" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“SON 3,8 MİLYON İMZA İÇİN SEFERBERLİK İLAN EDİYORUZ”</strong></span><br />
“Son bir ayına girdiğimiz süreçte, buradan bir çağrımı tekrarlamak, sizlere bir teşekkür etmek, bir müjde vermek, bir de son bir ayda bir görev vermek istiyorum. Biliyorsunuz bu darbe süreci başladığında Cumhuriyet Halk Partisi olarak biraz önce söylediğimiz ‘Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum’ diye Erdoğan’ın seçimin 2,5’inci yılına, görev süresinin tam ortasına sandık talep ederek, erken seçim talep ederek bir imza kampanyası başlatmıştık. Muhteşem bir iş çıkardınız. Bütün Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne yürekten teşekkür ediyorum. Bugüne kadar tam 24 milyon imza toplanmış durumda. Hedefimize ulaşmak için 3 milyon 834 bin imzaya ihtiyaç var. Bunun için öncelikle gençlerden gelen yoğun taleple benimimzam.net diye bir internet sayfası düzenledik. İnternet sayfası açıldı, hazırlandı. Gelip imza atmaya çekinenleri ya da vakti olmayanları, kimliği görünmesin isteyenleri <strong><a href="http://benimimzam.net" target="_blank" rel="noopener">benimimzam.net</a></strong>’e yönlendirebilirsiniz. Şimdiden biz seçim istiyoruz ya erken seçim. Bizim adayımız da hazır, örgütümüz de hazır. 183 bin sandıkta sandık görevlilerini hazır ettik. Bu arkadaşlarımız seçim ne gün olursa olsun görev yapacakları sandıkta şimdiden görevlendirildiler. Ellerinde<strong><span style="color: #0000ff;"> Sandığım</span></strong> diye bir uygulama var. Sandıklarında oy kullanacak herkesi tek tek evlerinde ziyaret ediyorlar, ilk görev olarak imza vermeyenlerden, verememiş olanlardan imza istiyorlar. Bu imzaları ilçe başkanlıklarına getiriyorlar. Son bir ayda hem sandık görevlileri, hem bütün üyelerimiz, hem tüm gönüllüleri şu son kalan 3,8 milyon imza için… Elbette ilk günler kadar kolay değil. İlk günlerde yoldan geçen kimse imza vermemişti, herkesten alıyorduk. Şimdi vermeyeni bulmak, ikna etmek, anlatmak ve imzayı almak için hepinize 2 Kasım tarihine kadar son bir seferberlik ilan ediyoruz. Hazır mısınız? Örgüt, kapı kapı son imzaları toplayacak. Benimimzam.net’ten dijital imzalar toplanacak. En sonunda 2 Kasım tarihinde kampanyayı tamamlayacağız. Dünya siyaset tarihinin en büyük güvensizlik oyunu Erdoğan’ın tam karşısına koyacağız, ‘Haydi bakalım’ diyeceğiz. Bu yeni göreve hazır mıyız? Örgütümüzle birlikte, adayımız içeride olsa da seçime kadar var gücümüzle çalışmaya hazır mısınız? Hep birlikte yürüyecek miyiz?”</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>“KİMSEYİ EZMEYEN, EZDİRMEYEN BİR DÜZENİ TESİS EDECEĞİZ”</strong></span><br />
“Biz gençlerin mutlu, umutlu, sağlıklı olmasını istiyoruz. Hiçbir çocuğun hayata kapatamayacağı kadar bir farkla geriden başlamasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir emeklinin yıllarca verdiği emek, döktüğü alın teri, göz nurundan sonra hayatının rahat etmesi gerektiği dönemde yokluk ve yoksulluk çekmesine izin vermeyeceğiz. Dünyanın en değerli şeyi alın terinin karşılığını tüm emekçilerimize sonuna kadar vereceğiz. İnfaz koruma memurundan polise, jandarmadan bekçiye, bu ülkede görev yapan tüm kamu görevlilerine sahip çıkacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında kimse yokluk, yoksulluk çekmeyecek. Temel vatandaşlık geliri ile herkesin belli bir seviyede maaş almasını, iş bulamıyorsa hiç olmazsa o temel seviyede temel vatandaşlık geliri almasını sağlayacağız. Bu yol, bu yürüyüş çok onurlu. İnsanlık onurunu gören, sayan, sahip çıkan, kimseyi ezmeyen, kimseyi ezdirmeyen, kimsenin hakkını yemeyen, kimseye yedirmeyen, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e, ‘kimsesizlerin kimsesi’ olan Cumhuriyet’e yakışır bir düzeni hep birlikte tesis edeceğiz. Var mısınız? Birlikte yürüyecek miyiz? Seçime kadar yorulmadan yürümeye var mısınız? Haydi o zaman hep beraber yürüyelim arkadaşlar.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>HABER: BÜLENT ERYILMAZ / İSTANBUL</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gazetehalk.com.tr/ozgur-ozel-dunya-siyaset-tarihinin-en-buyuk-guvensizlik-oyunu-erdoganin-onune-koyacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den Kadıköy Belediyesi’ne Ziyaret</title>
		<link>https://www.gazetehalk.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelden-kadikoy-belediyesine-ziyaret/</link>
					<comments>https://www.gazetehalk.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelden-kadikoy-belediyesine-ziyaret/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülent Eryılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 09:36:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Miting Konser]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Günler]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[millet iradesine sahip çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazetehalk.com.tr/?p=63705</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ve heyeti, bu akşam Kadıköy'de yapılacak miting öncesi Kadıköy Belediyesi'ni ziyaret etti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #0000ff;"><b>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den Kadıköy Belediyesi’ne Ziyaret</b></span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel</strong></span>, <span style="color: #ff0000;"><strong>İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ve Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin</strong></span> ile birlikte bu akşam Kadıköy&#8217;de düzenlenecek <strong>&#8220;Millet İradesine Sahip Çıkıyor&#8221;</strong> mitingi öncesi belediyeyi ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve heyetini,<strong><span style="color: #ff0000;"> Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı</span></strong> karşıladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-63706" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/DSC07151.jpg" alt="" width="1875" height="1250" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/DSC07151.jpg 1875w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/DSC07151-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/DSC07151-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 1875px) 100vw, 1875px" /></p>
<p>Özel, Kadıköy Belediyesi ziyaretinde yaptığı konuşmasında şunları söyledi; &#8220;Kadıköy Belediyesi şüphesiz Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin en güçlü olduğu ilçe belediyelerinden bir tanesi. Mesut Kösedağı da Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin yeni yönetim anlayışının bir izdüşümü, partinin bir evladı. Gençlik Kolları&#8217;ndan gelen kırmızı yeleklilerden birisinin, Kadıköy&#8217;de bu görevi yapması çok çok kıymetli. Biz Kadıköy&#8217;ü partinin Gençlik Kolları&#8217;ndan gelen ve partinin ocağına odun çekmişlerden birisinin yönetmesinin, örgüte verebilecek en önemli değer olduğunu düşündük. Görev yaptığınız günden beri de partimizi gayet iyi temsil ediyorsunuz. Sizin şahsınızda size oy veren, vermeyen tüm Kadıköylüleri de selamlıyorum.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-63707" src="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/DSC07282.jpg" alt="" width="1875" height="1250" srcset="https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/DSC07282.jpg 1875w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/DSC07282-540x360.jpg 540w, https://www.gazetehalk.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/DSC07282-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 1875px) 100vw, 1875px" /></p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel&#8217;i Kadıköy&#8217;de ağırlamaktan dolayı gurur duyduklarını ifade eden Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı da, &#8220;Partimiz çok zor süreçten geçiyor. Biz Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak daha çok çalışmaya daha çok üretmeye devam ediyoruz. Gerek meclis üyesi arkadaşlarımla gerek yöneticilerimizle burada sizleri ağırlamaktan dolayı çok mutluyuz, Kadıköyümüze hoş geldiniz.&#8221; dedi.</p>
<p>Kösedağı, Özel&#8217;e Kadıköy Belediyesi&#8217;nin hazırlamış olduğu afet ve acil durum çantası ile Atatürk resmi hediye etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gazetehalk.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelden-kadikoy-belediyesine-ziyaret/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
