Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mustafa Haluk Saran
Mustafa Haluk Saran

Teknoloji Tanıklıklarım – Türkiye’de İnternet

Bir Dönüşüme Tanıklığımın Hikâyesi;

İnternetin Doğuşuna Kısa Bir Hatırlatma

İnternet kavramı;
1960’larda askerî ve akademik ihtiyaçlardan doğan,
1970’lerde “ağların ağı” fikriyle şekillenen,
1980’lerde teknik olarak var olan ama geniş kitlelerce fark edilmeyen,
1990’larda ise Web sayesinde görünür hâle gelen
merkezsiz bir iletişim mimarisidir.

1969’da ABD’de kurulan ARPANET, paket anahtarlamalı ilk ağ olarak internetin teknik temelini oluşturdu. 1 Ocak 1983’te TCP/IP protokolünün standart hâline gelmesiyle, farklı ağların birbirine bağlanabilmesi mümkün oldu ve bugün “internet” dediğimiz yapı fiilen ortaya çıktı.
1989 – 1991 yılları arasında geliştirilen WWW (World Wide Web – Dünya çapında ağ) ise internetin kendisi değil; onun üzerinde çalışan, bilgiyi sayfalar hâlinde görünür kılan yüzüydü.

İnternetin dünya tarihini daha ayrıntılı ele aldığım yazıya, bu metnin sonunda yer alan Kaynaklar bölümünden ulaşabilirsiniz.
Bu yazıda ise odağımız, internetin Türkiye’deki yolculuğu ve bu yolculuğa birebir tanıklık etmiş bir mühendis olarak yaşadıklarımdır.

Türkiye’de İnternet:
Altyapı Hazır ama Farkındalık Gecikmişti

Türkiye’de internet, yaygın kanının aksine bir günde gelmedi.
1980’li yılların ortalarından itibaren üniversiteler ve kamu kurumları arasında kurulan akademik ve kurumsal ağlar, internet protokollerinin küresel ağa bağlanmadan önce dahi kullanılmaya başlandığı bir zemini oluşturmuştu.

1992 yılında Hollanda ile X.25 üzerinden gerçekleştirilen uluslararası test bağlantısı, Türkiye’nin küresel ağlara teknik olarak hazır olduğunun göstergesiydi. Nihayet 12 Nisan 1993 tarihinde, ODTÜ ile ABD’deki NSFNet arasında kurulan bağlantı, Türkiye’nin internete resmî olarak bağlandığı tarih olarak kayıtlara geçti.

Bu noktada sıkça karıştırılan bir ayrımı netleştirmek gerekir:
İnternet, altyapı ve protokoller bütünüyken; Web, bu altyapının üzerinde çalışan ve bilgiyi görünür hâle getiren uygulama katmanıdır. “İlk internet” ile “ilk web” kavramlarının farklı bağlamlara işaret etmesi bundandır.

Kurumlar, Sanayi ve “İnternet Olmadan İnternet”

Akademik dünyanın yanı sıra bazı kurumlar, internet benzeri iletişim ortamlarına çok daha erken adapte olmuştu. Bunlardan biri de Türk Havacılık ve Uzay sanayi (TAI) idi. 1994 yılında internete bağlanan TAI, pek çok kamu kurumundan önce bu altyapıyı kullanmaya başladı.

TAI’nin bu konudaki avantajı tesadüf değildi. General Dynamics ile olan ortaklık kapsamında, Bilgi İşlem Merkezi kurulduğu günden itibaren PTT üzerinden özel hatlarla Ankara–Gölbaşı çıkışlı uydu bağlantısı kurulmuş; bu hat ABD’deki Texas Fort Worth tesislerine kadar uzanmıştı. Henüz e-posta yaygın değilken dahi, Türk ve Amerikalı uzmanlar karşılıklı olarak teknik mesajlaşma ve veri paylaşımı yapabiliyorlardı.

Başka bir ifadeyle; TAI çalışanları, internet gelmeden önce internetimsi bir dünyaya çoktan hazırdı.

Görünmez İnternet Dönemi

Bu yıllarda internet;
renksiz, resimsiz ve sessiz bir ortamdı.
Gopher, FTP gibi servisler mevcuttu ancak interneti geniş kitleler için cazip kılmaya yetmiyordu. Kullanım çoğunlukla teknik makale aramak, dokümantasyon bulmak ve mesleki sorunlara çözüm üretmekle sınırlıydı.

Web’in ortaya çıkışıyla birlikte bu durum değişti. Artık saatlerce web üzerinde dolaşmak,
bilgiden bilgiye akan dalgalar üzerinde seksek yapar gibi atlayarak gezmek mümkün hâle gelmişti. İnternette sörf yapmak diyorduk biz buna.

Böylece internet yalnızca işlevsel değil, keyifli de olmaya başlamıştı.

Toplulukların Doğuşu
BBS’ler, Sohbet Odaları ve İlk Dijital Yakınlıklar

İnternet, geniş kitleler için görünür hâle gelmeden çok önce küçük ama yoğun topluluklar üretmeye başlamıştı. Bu dönemin en karakteristik yapıları BBS’lerdi (Bulletin Board System).

Kullanıcılar evlerindeki bilgisayarlara bağlı modemlerle merkez numaraları arar; boş hat bulabilirse bağlanır, mesaj bırakır, mesaj okur veya dosya indirirdi. Bugünden bakıldığında ilkel görünen bu yapılar, aslında bugün hâlâ sürdürdüğümüz dijital topluluk, aidiyet ve paylaşım alışkanlıklarının ilk tohumlarının atıldığı yerlerdi.

BBS’leri sohbet odaları izledi. IRC ve benzeri sistemler, kullanıcıların ilk kez eş zamanlı iletişim kurabildiği alanlar yarattı. Takma adlar, kimliğin metne dönüşmesi ve yüz yüze söylenemeyenlerin ekrana kolayca dökülmesi bu dönemin ayırt edici özellikleriydi.

ICQ ve Anlık Olma Hissi

1990’ların ortasında ortaya çıkan ICQ, dijital iletişimde yeni bir eşik oluşturdu.
Bağlanıldığını haber veren o tanıdık “O-Ooo” sesi, teknik bir uyarıdan çok “ben buradayım” demenin dijital karşılığıydı.

ICQ ile birlikte:

  • Bekleme süreleri kısaldı,
  • Cevap verme beklentisi arttı,
  • “Anında ulaşılabilir olma” hâli normalleşti.

Bugünkü mesajlaşma ve bildirim kültürünün zihinsel temelleri, büyük ölçüde bu dönemde atıldı.

Duygusal Alanlar, Sanal Aşklar

Sohbetin yaygınlaşmasıyla birlikte internet, beklenmedik bir alana daha açıldı: duygu.
Sanal ortamlarda başlayan ilişkiler, kimi zaman gerçek hayata taşındı; kimi zaman kısa sürede hayal kırıklıklarıyla sonlandı.

Bu durumun önemi, romantik sonuçlardan çok şuradaydı:
İnternet ilk kez insanların duygusal temas kurduğu bir mekân hâline gelmişti.

İnternet insanları değiştirmedi; insanların zaten var olan yönlerini görünür kıldı.

İnternetin Evlere Girişi:
Dial-Up’tan ADSL’e ve Kanıksama

İnternetin kitlelerle gerçek anlamda buluşması, evlere girmesiyle başladı.
Bu dönem, çoğu kişi için modemlerinden çıkan o meşhur “cıırt cıırt cıırt” sesleriyle hatırlanır.

Dial-up bağlantı:

  • Telefon hattını meşgul eder,
  • Süreyle ölçülür,
  • Sabır gerektirirdi.

2000’li yılların başında ADSL’in devreye girmesiyle internet “girip çıkılan” bir ortam olmaktan çıktı; sürekli açık bir altyapıya dönüştü.
Bu, internetin gündelik hayatın ayrılmaz parçası hâline gelmesinin en kritik adımıydı.

Yaygınlaşma, Devlet Refleksi ve KVKK

İnternetin hızla yayılması, bireyler için özgürlük alanını genişletip kendi kurallarını koyarken devletler açısından yeni sorunlar doğurdu. İlk dönemde internet tüm dünyada ya yeterince ciddiye alınmadı ya da tepkisel biçimde kısıtlanmaya çalışıldı.

Zamanla anlaşıldı ki asıl ihtiyaç yasaklamak değil, tanımlamak idi.
Bu arayışın sonucu olarak ülkemizde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ortaya çıktı. KVKK’nın amacı interneti sınırlamak değil; bireyin dijital ortamda hangi haklara sahip olduğunu belirlemekti.

Eksikleri ve uygulama sorunlarıyla birlikte KVKK, Türkiye’nin internetle kurduğu ilişkinin olgunlaşma evresine işaret eder.

SONUÇ

Bugün ve Yarın:
Algoritmalar, Yapay Zekâ ve Yeni Eşik

Bugün internet yalnızca bir iletişim altyapısı değil; hayatın vazgeçilemez sinir sistemi hâline gelmiş durumdadır.
Artık algoritmalar neyi göreceğimizi belirliyor, cihazlar birbirleriyle konuşuyor, yapay zekâ içerikler üretiyor.

Bu noktada mesele teknoloji değil; onu nasıl kullandığımız hâline geldi.

Türkiye, altyapı ve kullanıcı adaptasyonu açısından bu yeni döneme gecikmeden uyum sağlayabilecek bir potansiyele sahip ülkelerdendir. Asıl belirleyici olan, teknolojiye değil bilince yatırımdır.

Bu yolculuğuma dönüp baktığımda şunu net olarak söyleyebilirim:

İnternet bir teknoloji olarak doğdu,
bir alışkanlık olarak büyüdü,
bugün ise insanlığın ortak hafızasına dönüşüyor.

 

Kalın Sağlıcakla,

 

Mustafa Haluk Saran
29.01.2026 / Aydın

 

EK-1: Kısa Zaman Çizelgesi

  • 1969 – ARPANET’in kurulması
  • 1983 – TCP/IP’nin standart hâline gelmesi
  • 1986 – Türkiye’de üniversiteler arası ağ çalışmaları (TÜVAKA)
  • 12 Nisan 1993 – Türkiye’nin internete resmî bağlantısı
  • 1994 – TAI’nin internete bağlanması
  • 1996–2000 – BBS, sohbet odaları ve ICQ’nun yaygınlaşması
  • 2003 – ADSL deneme ve yaygınlaşma süreci
  • 2016 – KVKK’nın yürürlüğe girmesi
  • 2020+ – Yapay zekâ ve akıllı sistemler dönemi

EK-2: Dip Notlar

KVKK:
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 6698 sayılı Kanun, 2016 yılında yürürlüğe girmiştir.

Avrupa Bağlamı:
KVKK, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile paralel bir çerçevede değerlendirilmelidir.

Kurumsal Yapı:
Kanunun uygulanması ve denetlenmesi amacıyla Kişisel Verileri Koruma Kurumu ve Kurulu oluşturulmuştur.

EK-3: Terimler / Kısa Açıklamalar

ARPANET
1969 yılında ABD’de askerî ve akademik amaçlarla kurulan ilk paket anahtarlamalı ağdır. Bugünkü internetin teknik ve kavramsal temelini oluşturur. İnternetin “merkezsiz” yapısının çıkış noktası kabul edilir.

TCP/IP
Farklı bilgisayarların ve ağların birbiriyle konuşabilmesini sağlayan temel iletişim protokolü ailesidir. 1 Ocak 1983’te standart hâline gelmesi, internetin fiilen doğduğu tarih olarak kabul edilir.

World Wide Web (WWW)
İnternetin kendisi değil; internet üzerinde çalışan, bilgiyi sayfalar hâlinde erişilebilir kılan sistemdir. 1990’lı yıllarda interneti görünür ve cazip hâle getiren asıl kırılma noktasıdır.

BBS (Bulletin Board System)
İnternet öncesi ve erken internet döneminde, telefon hatları üzerinden modemle bağlanılan dijital paylaşım merkezleridir. Mesajlaşma, dosya paylaşımı ve topluluk kültürünün ilk örneklerini barındırır.

FTP (File Transfer Protocol)
İnternetin ilk dönemlerinde dosya gönderme ve alma amacıyla kullanılan temel protokoldür. Grafik arayüzlerin olmadığı yıllarda bilgiye ulaşmanın en yaygın yollarından biriydi.

IRC (Internet Relay Chat)
Kullanıcıların eş zamanlı olarak yazışabildiği sohbet sistemidir. Takma adlar, sohbet odaları ve anlık iletişim kültürü büyük ölçüde bu ortamda şekillenmiştir.

Dial-Up
Telefon hattı üzerinden, süreye bağlı olarak yapılan internet bağlantı türüdür. Bağlantı sırasında telefon hattının meşgul olması ve düşük hızlar, bu dönemin karakteristik özelliklerindendir.

ADSL
Telefon hattını meşgul etmeden, sürekli ve daha yüksek hızda internet bağlantısı sağlayan teknolojidir. İnternetin evlerde “sürekli açık” bir altyapıya dönüşmesinde belirleyici rol oynamıştır.

X.25
İnternet öncesi dönemde kullanılan paket anahtarlamalı veri iletişim protokolüdür. Türkiye’nin uluslararası ağlarla ilk test bağlantılarında da kullanılmıştır.

Leased Line (Kiralık Hat)
Kurumlar arasında sürekli ve özel veri iletişimi sağlamak amacıyla tahsis edilen bağlantı türüdür. Bankalar, kamu kurumları ve savunma sanayi kuruluşları tarafından yoğun biçimde kullanılmıştır.

Modem
Dijital verileri telefon hatları üzerinden iletilebilir hâle getiren cihazdır. Ev kullanıcılarının bilgisayarlarını ilk kez dış dünyaya bağlayan kapı olmuştur.

Uydu Veri Hattı
Yer tabanlı altyapının yetersiz olduğu durumlarda, veri iletişiminin uydu üzerinden sağlandığı bağlantı türüdür. Özellikle uluslararası kurumsal iletişimde kritik rol oynamıştır.

Gopher
Web öncesi dönemde kullanılan, metin tabanlı bilgi erişim sistemidir. Görsel arayüz sunmamasına rağmen akademik dünyada yaygın biçimde kullanılmıştır.

NSFNet
ABD Ulusal Bilim Vakfı tarafından kurulan ve ARPANET’ten sonra internetin akademik omurgasını oluşturan ağdır. İnternetin sivil ve akademik alana yayılmasında önemli rol oynamıştır.

Paket Anahtarlama (Packet Switching)
Verinin küçük paketlere bölünerek ağ üzerinden iletilmesini sağlayan yöntemdir. İnternetin esnek, dayanıklı ve merkezsiz yapısının temelini oluşturur.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER