Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Son dakika! Adalet Bakanı Gürlek: Kaşif Kozinoğlu öldürülmüş olabilir

Son dakika haberi… Adalet Bakanı Akın Gürlek, Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Son dakika haberi... Adalet Bakanı Akın Gürlek, Silivri Cezaevi’nde 2011

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’daki adliyelerde görev yapan yargı muhabirlerini Ankara’da Adalet Bakanlığında kabul etti. Gündemdeki soruşturmalar ve davaların değerlendirildiği kabulde Gürlek, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Faili meçhul cinayetlerden yıllar sonra yeniden ele alınan soruşturmalara kadar birçok başlık hakkında bilgi veren Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmaların ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarıyla koordinasyon içerisinde sürdürüldüğünü belirtti. Gürlek, yasa dışı bahis, uyuşturucu, kara para aklama, sokak çeteleri, sanal bahis ve sanal kumarla mücadeleye yönelik çalışmaların da tavizsiz şekilde devam ettiğini ifade etti.

Dört ayda 40 faili meçhul dosya aydınlatıldı

Adalet Bakanı Gürlek, faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesi amacıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmalarına ilişkin dikkat çeken rakamlar paylaştı.Gürlek, birimin kurulmasının üzerinden dört ay geçtiğini belirterek, 46 maktulün yer aldığı 40 dosyanın aydınlatıldığını söyledi. Bakan Gürlek, geçmişte delillerin yeterince  oplanamamış veya olayların bütün yönleriyle ortaya çıkarılamamış olabileceğini, ancak devletin imkanları ve kararlılığıyla yıllar sonra dahi sonuç alınabildiğini vurguladı.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında soruşturma sürüyor

Gürlek, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın da devam ettiğini açıkladı. Soruşturmanın ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü belirten Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının da görev alanı çerçevesinde dosya inceleme ve koordinasyon çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Gürlek, soruşturmanın sonucuna ilişkin şimdiden isim vermenin veya yeni adli süreçler hakkında değerlendirmede bulunmanın doğru olmayacağını ifade etti. Bir soruşturmanın başlatılması için hukuken gerekli şüphe şartlarının oluşması gerektiğini belirten Gürlek, dosyaların mevcut delil durumuna göre ilgili başsavcılıklar tarafından değerlendirildiğini kaydetti.

Gülistan Doku soruşturmasında öncelik naaşa ulaşmak

Gürlek’in açıklamalarında Gülistan Doku soruşturması da önemli yer tuttu. Soruşturmada önemli ilerlemeler sağlandığını ancak dosyanın tamamlandığını söylemek için henüz erken olduğunu belirten Gürlek, son olarak Umut Altaş’ın ifadesinin geldiğini açıkladı. Gürlek, soruşturmadaki önceliğin Gülistan Doku’nun naaşına ulaşmak olduğunu söyledi. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgilerin bulunduğunu aktaran Gürlek, son olarak Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürülmüş olabileceğine yönelik beyanların incelendiğini belirtti. Naaşın kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalinin de bazı beyanlar doğrultusunda değerlendirildiğini aktaran Gürlek, soruşturmanın Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen süreçlerle devam ettiğini bildirdi.

Rojin Kabaiş’in telefonu teknik incelemede

Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmaya da değinen Gürlek, dosyadaki teknik incelemelerin sürdüğünü açıkladı. Kabaiş’in telefonuna ilişkin henüz giderilemeyen bazı belirsizlikler bulunduğunu belirten Gürlek, DNA incelemelerinin yapıldığını ve cep telefonuyla ilgili teknik çalışmaların devam ettiğini söyledi. Bakan Gürlek, şu aşamada doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söylemenin mümkün olmadığını ifade etti.

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünde tüm ihtimaller araştırılıyor

Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümü oldu. Kozinoğlu’nun devlet tarafından yetiştirilen önemli bir isim olduğunu belirten Gürlek, eski MİT görevlisinin Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada Silivri Cezaevi’nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini söyledi. Kozinoğlu’nun sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olduğuna ilişkin değerlendirmede bulunan Gürlek, geçmişte yapılan şikayet ve ihbarların Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dikkate alınarak soruşturma başlatıldığını aktardı. Gürlek, yurt dışında firari durumda bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin verdiği önemli beyanların ardından bazı adli işlemlerin gerçekleştirildiğini belirtti.

“Öldürülmüş olabilir” ihtimali de dosyada inceleniyor

Kozinoğlu’nun ölümünün kesin sebebine ilişkin tartışmaların devam ettiğini belirten Gürlek, dosyada farklı ihtimallerin bilimsel ve adli veriler ışığında araştırıldığını söyledi. Bakan Gürlek, zehirlenme, kalp krizi, ilaç etkisi veya doğal ölüm ihtimallerinin tamamının incelendiğini belirterek, Kozinoğlu’nun örgütün hedefi haline getirilmiş olabileceğine ilişkin değerlendirmelerin de dosyada yer aldığını ifade etti. Gürlek, olayın cinayet olduğunu peşinen söylemenin doğru olmayacağını özellikle vurguladı. Soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü belirten Gürlek, ilerleyen süreçte yeni delillerin ortaya çıkması halinde yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceğini kaydetti.

Bakan Gürlek: Soruşturmalara müdahale etme yetkimiz yok

Adalet Bakanlığının devam eden soruşturmaların içeriğine müdahale etme veya savcılara soruşturmanın yönü konusunda talimat verme yetkisinin bulunmadığını belirten Gürlek, Cumhuriyet başsavcılıklarının yargısal görevlerini anayasa ve kanunlar çerçevesinde yerine getirdiğini söyledi. Gürlek, savcılara verdikleri mesajın soruşturmaların yönünü belirlemek olmadığını, isim veya makamdan bağımsız şekilde delillere ve hukuka göre hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Bakan Gürlek, soruşturmalarda önemli olanın dosyanın kapağındaki isim değil, dosyanın içindeki deliller olduğunu vurguladı.

AHBAP soruşturmasında yeni iddialar araştırılıyor

Gürlek, AHBAP Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla ilgili soruşturmanın da sürdüğünü açıkladı. Vatandaşların yardım duygularının suç teşkil eden faaliyetlerle istismar edilip edilmediğinin araştırıldığını belirten Gürlek, dosyada MASAK tespitleri, müşteki beyanları ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu söyledi. Soruşturma kapsamında toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının da incelendiğini belirten Gürlek, bazı taşınmaz devirleri, senetler ve para transferlerine ilişkin iddiaların savcılık tarafından hukuki ve mali yönden araştırıldığını kaydetti.

AHBAP dosyasında 245 milyon dolarlık para iddiası

Adalet Bakanı Gürlek, dosyadaki tespitlere göre AHBAP soruşturmasında yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para toplandığının ifade edildiğini söyledi. Gürlek, bunun yanı sıra alacağı bulunduğunu, elden borç verdiğini veya taşınmaz devrettiğini belirterek başvuran kişilerin de bulunduğunu aktardı. Söz konusu iddiaların belge, senet ve sözleşmeler üzerinden incelendiğini belirten Gürlek, paraların hangi hesaplara aktarıldığının ve taşınmazların kimler üzerinden devredildiğinin araştırıldığını ifade etti. Bakan, soruşturmanın devam ettiğini ve bu aşamada söz konusu iddialar hakkında kesin bir hüküm vermenin doğru olmayacağını da vurguladı.

Alihan Kuriş soruşturmasında Almanya’dan adli yardım talebi

Gürlek, vatandaşların dini duygularının istismar edildiği iddiaları kapsamında yürütülen Alihan Kuriş soruşturmasına ilişkin de bilgi verdi. Soruşturma kapsamında Almanya’dan adli yardım talebinde bulunulduğunu belirten Gürlek, bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, kimler aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin ortaya çıkarılması amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının işletildiğini söyledi. Dosyada MASAK raporlarının yanı sıra yeni tanık ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu belirten Gürlek, soruşturmanın deliller doğrultusunda genişleyebileceğini ve yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceğini ifade etti. Gürlek, soruşturmanın herhangi bir dini oluşuma yönelik kategorik bir yaklaşım olmadığını, suç teşkil ettiği değerlendirilen mali yapılanmaların ve kişilerin iyi niyetinin istismar edildiği iddialarının hukuk çerçevesinde incelendiğini söyledi.