CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin Gaziantep İl Başkanlığı’nda yaptığı açıklamalarda Türkiye gündemini değerlendirdi. Sarı’nın açıklamalarında, olası bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlık seçimi ve muhalefet partileri arasındaki iş birliği öne çıktı.
İBB’de yaşanabilecek bir seçim ihtimalinin kamuoyunda tartışıldığını belirten Sarı, belediye meclisindeki sandalye farkının azalmasının seçim sürecini daha kritik hale getirdiğini ifade etti. CHP’nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Cumhur İttifakı’nın eline geçmemesi için gerekli iş birliği zeminini koruyacağını söyledi. Sarı, siyasi ayrışmalara rağmen ortak hareket etmenin önemine dikkat çekerek, “İBB’yi AKP’ye kaptırmamak için Cumhuriyet Halk Partisi olarak elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz” ifadelerini kullandı.
YENİ Parti ile ortak hareket etme mesajı
İBB Meclisi üyelerinin CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye katılmasıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Sarı, muhalefetin Cumhur İttifakı karşısında ortak bir siyasi zeminde buluşması gerektiğini savundu. CHP’nin daha önce farklı belediye seçimlerinde iş birliği yaptığını hatırlatan Sarı, bu yaklaşımın İstanbul için de geçerli olduğunu belirtti. Sarı, CHP’nin belediye meclisindeki sayısal üstünlüğüne rağmen farklı siyasi partilerin adaylarına destek verdiğini anımsatarak, iş birliğinin karşılıklı özveri gerektirdiğini söyledi. CHP’nin ortak hareket etme konusunda çaba gösterdiğini ancak bazı isimlerin bu hassasiyeti yeterince gözetmediğini öne süren Sarı, “Bizim de sabrımızın bir sınırı var” dedi.
“Herkes nerede siyaset yapmak istiyorsa orada yer alsın”
CHP Sözcüsü Sarı, partisinden istifa ederek başka bir siyasi partiye geçen belediye meclisi üyelerine ilişkin değerlendirmesinde, siyasi tercihlere saygı duyulması gerektiğini ifade etti. Parti yönetiminin son Merkez Yönetim Kurulu toplantısında iki büyükşehir belediye meclisi üyesinin ihracına yönelik karar aldığını belirten Sarı, söz konusu isimlerin CHP içindeki görevleri nedeniyle bu sürecin kaçınılmaz hale geldiğini savundu. İstanbul’da yaşanan siyasi ayrışmanın olası bir başkanlık seçiminde muhalefeti zorlayabileceğine işaret eden Sarı, buna rağmen CHP’nin iş birliği kapısını kapatmayacağını söyledi. Sarı, CHP ile birlikte hareket etmek isteyen tüm siyasi aktörlerle ortak mücadele yürütmeye hazır olduklarını dile getirdi. Ancak CHP ile iş birliğini reddedenlerin alacakları siyasi kararların sonuçlarını da üstlenmeleri gerektiğini belirten Sarı, İstanbul’un muhalefette kalması için çabalarını sürdüreceklerini kaydetti.
“Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunu” olarak nitelendirdi
Gaziantep’teki açıklamalarında fon krizine de geniş yer ayıran Sarı, yaşanan gelişmelerin yalnızca finans piyasalarını değil, ülke ekonomisini ve kamu kaynaklarının kullanımını da ilgilendirdiğini savundu. Fon krizinin önceden görülebilecek bir süreç olduğunu ileri süren Sarı, yaşananların kamu kurumlarındaki sorunları ortaya çıkardığını söyledi. Fonların tasfiye sürecinde kamu kaynaklarının kullanılmasına karşı olduklarını vurgulayan Sarı, vatandaşın vergileriyle oluşan kaynakların yatırımcıların zararlarını karşılamak için harcanmaması gerektiğini ifade etti. Sarı, fon sürecinde rolü bulunduğunu iddia ettiği siyasi ve kurumsal yapıların da örgütlü suç kapsamında değerlendirilmesini istedi. Fon krizinin Gaziantep’in sanayicisini, çiftçisini, emeklisini ve esnafını da ilgilendirdiğini belirten Sarı, kamu kaynaklarının farklı alanlara aktarılmasının ülke ekonomisi açısından önem taşıdığını dile getirdi.
“Türkiye faize çalışıyor” diyerek bütçeyi eleştirdi
Merkez Bankasının faiz indirim kararını da değerlendiren Sarı, yüksek faiz politikasını desteklemediklerini ancak mevcut koşullarda faiz indiriminin rasyonel olmadığını düşündüklerini söyledi. 2027 yılı bütçesinde öngörülen faiz giderlerine dikkat çeken Sarı, bütçedeki faiz yükünün Türkiye tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşacağını öne sürdü. Sarı, 4 trilyon liralık faiz gideri üzerinden yaptığı hesaplamayla Türkiye’nin bir saatte 453 milyon lira, dakikada 7,5 milyon lira ve saniyede 126 bin lira faiz ödediğini ifade etti. Bu kaynakların emeklilerin gelirlerinin artırılması için kullanılabileceğini savunan Sarı, en düşük emekli aylığı ile açlık sınırı arasındaki farka dikkat çekti. Faiz ödemelerinin ekonomik ve sosyal politikalar üzerindeki etkisini eleştiren Sarı, mevcut tabloyu “Türkiye faize çalışıyor” sözleriyle değerlendirdi.
“Fon krizinin üzerini örtmek için yapılıyor”
Sarı, son dönemde belediyelere yönelik operasyonların yoğunlaştığını belirterek, bu gelişmelerin fon kriziyle bağlantılı bir gündem değiştirme amacı taşıdığını iddia etti. Fon soruşturmasının siyasi isimlere ve iktidarla bağlantılı kişilere uzandığı yönündeki iddialar gündemdeyken belediyelere yönelik operasyonların arttığını savunan Sarı, iktidarın kamuoyunun dikkatini başka alanlara çekmeye çalıştığını ileri sürdü. Belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasına da karşı çıkan Sarı, soruşturmaların tutuksuz yargılama ilkesi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Tutukluluğun bir ceza yöntemine dönüşmemesi gerektiğini savunan Sarı, belediye başkanlarının görev yaptıkları kentlerde kendilerine oy veren vatandaşların da bu süreçten etkilendiğini ifade etti.
Çukurova ve Milas belediyelerindeki süreçleri yakından izliyorlar
Adana Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay’ın tutuklanmasına da değinen Sarı, CHP’li belediyelerde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Milas Belediye Başkanı hakkında yürütülen sürece ilişkin de açıklama yapan Sarı, belediye başkanının kendi çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunmuş olmasını hatırlattı. Bu nedenle adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını beklediklerini söyleyen Sarı, hukuki sürecin sonucunu izleyeceklerini kaydetti. Sarı ayrıca, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Gaziantep programının ardından Adana’ya geçeceğini ve belediye meclisinde yapılması beklenen seçim sürecinde partili isimlerle birlikte hareket edeceklerini ifade etti.
CHP, İstanbul için iş birliği zeminini korumakta kararlı
Müslim Sarı’nın açıklamaları, İBB’de olası bir başkanlık seçimi ihtimalinin muhalefet açısından kritik bir başlık olarak görüldüğünü ortaya koydu. CHP’den ayrılan belediye meclisi üyelerinin farklı bir siyasi partiye yönelmesi, İstanbul’daki meclis dengeleri ve muhalefet içindeki ilişkileri yeniden gündeme taşıdı. Sarı, siyasi ayrılıklara rağmen İBB’nin Cumhur İttifakı’na geçmesini önlemek için iş birliği yapmaya hazır olduklarını belirtirken, bu sürecin karşılıklı sorumluluk ve özveriyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

