Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Martı TAG davasında karar çıktı! Dört yıllık hukuk mücadelesi sona erdi

Martı TAG ile taksi odaları arasında dört yıldır devam eden haksız rekabet davasında karar verildi. 14. Bölge Adliye Mahkemesi, yasa koyucu tarafından yasaklanmayan bir ticari faaliyetin mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanamayacağına hükmetti.

Martı TAG ile taksi odaları arasında dört yıldır devam eden

Martı TAG ile taksi odaları arasında uzun süredir devam eden haksız rekabet davasında yargı süreci sona erdi. İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası ve Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası başta olmak üzere çok sayıda taksi odasının açtığı davada, 14. Bölge Adliye Mahkemesi kararını açıkladı.

Mahkeme, yasa koyucu tarafından yasaklanmamış veya idari makamlarca gerekli düzenlemelerle yasak kapsamına alınmamış bir ticari faaliyetin, mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanmasının hukuken mümkün olmadığına karar verdi. Kararla birlikte Martı TAG’ın paylaşımlı yolculuk modeli açısından yeni bir hukuki aşamaya geçildi.

Mahkeme, Martı TAG’ın yasaklanamayacağına hükmetti

Dört yıldır devam eden davada mahkeme, ticari faaliyetlerin yasaklanmasına ilişkin yetkinin kanun koyucuya ve ilgili idari makamlara ait olduğunu belirtti. Kararda, mevzuatta açık bir yasak bulunmadığı durumlarda mahkeme kararıyla bir ticari faaliyetin bütünüyle engellenemeyeceği ifade edildi. Mahkemenin kararında, “Yasa koyucu tarafından yasaklanmayan veya ilgili idarenin yasalardan aldığı yetki ile ikincil düzenlemelerle yasaklamadığı yahut ruhsat veya izne bağlamadığı ticari bir faaliyetin mahkeme tarafından yasaklanması mümkün değildir” ifadelerine yer verildi. Bu değerlendirmeyle, Martı TAG’ın yürüttüğü paylaşımlı yolculuk faaliyetinin yalnızca mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanamayacağı ortaya konuldu.

Girişim özgürlüğü vurgusu yapıldı

Bölge Adliye Mahkemesi, kararında Martı TAG’ın faaliyetini anayasal güvence altındaki girişim özgürlüğü çerçevesinde değerlendirdi. Mahkeme, ticari faaliyetlerin yasaklanması veya belirli izin ve ruhsat şartlarına bağlanmasının öncelikle kanun koyucunun, ardından da yetkili idari makamların görev alanında bulunduğunu kaydetti. Kararda, ilgili alanda böyle bir yasaklama hükmü bulunmamasına dikkat çekilerek, platformun serbest ticaret hayatı ve girişim özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiği belirtildi. Bu yaklaşım, paylaşımlı yolculuk sistemlerinin hukuki statüsü ve mevcut mevzuat karşısındaki konumu bakımından davanın öne çıkan sonuçlarından biri oldu.

Kent ulaşımı için yeni yasal düzenleme çağrısı

Mahkeme, kararında mevcut mevzuatın kent içi ulaşım alanındaki gelişmeleri karşılamakta yetersiz kalabileceğine de işaret etti. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler ile kent ulaşımının giderek karmaşıklaşan yapısının yeni düzenlemeleri gerekli kıldığı belirtildi. Kararda, kent ulaşımını düzenleyen yeni mevzuatın hazırlanmasının yasa koyucunun görevi olduğu vurgulanarak, bir ticari faaliyet türünün mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanmasına yol açacak şekilde hüküm kurulmasının hukuken mümkün olmadığı ifade edildi.

Oğuz Alper Öktem’den ilk açıklama geldi

Kararın ardından Martı TAG kurucusu Oğuz Alper Öktem de açıklamada bulundu. Süreç boyunca hukuka ve haklılıklarına güvendiklerini belirten Öktem, kararın bu güveni desteklediğini söyledi. Öktem, “En başından beri hukuka ve haklılığımıza güvendik. Bugün verilen karar da bu güvenimizi haklı çıkardı. Martı TAG bugün milyonlarca insanın hayatının bir parçası” ifadelerini kullandı.

Martı TAG davasında gözler yeni döneme çevrildi

Taksi odalarının açtığı haksız rekabet davasında verilen karar, paylaşımlı yolculuk uygulamalarının Türkiye’deki hukuki konumu açısından önem taşıyor. Mahkemenin değerlendirmesi, mevcut mevzuatta açıkça yasaklanmayan bir ticari faaliyetin genel bir mahkeme kararıyla engellenemeyeceği yönünde oldu. Bununla birlikte karar, kent içi ulaşım alanındaki tüm düzenleme tartışmalarının sona erdiği anlamına gelmiyor. Mahkemenin yeni mevzuata ihtiyaç bulunduğuna ilişkin tespiti doğrultusunda, paylaşımlı yolculuk sistemlerinin hangi kurallarla faaliyet göstereceği önümüzdeki dönemin önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.