Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İzmir’de basın özgürlüğü yürüyüşü: Özgür Özel gazetecilere destek verdi

Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve erişim engellerine karşı İzmir’de düzenlenen yürüyüşte basın özgürlüğü çağrısı yapıldı. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in de katıldığı eylemde, tutuklu gazetecilerin isimleri okunurken cezaevindeki gazeteci İsmail Arı’nın dayanışma mesajı paylaşıldı.

Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve

Türkiye’de gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, ev hapsi kararları, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve sansür uygulamalarına karşı basın emekçileri İzmir’de bir araya geldi. “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla düzenlenen yürüyüşe YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de katılarak gazetecilere destek verdi.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) ve kentteki basın meslek örgütlerinin çağrısıyla gerçekleştirilen yürüyüş, Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden başladı. Gazeteciler, Kıbrıs Şehitleri Caddesi boyunca Alsancak Limanı yönüne ilerleyerek basın özgürlüğüne yönelik müdahalelere tepki gösterdi. Eylemde basın meslek örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra gazeteciler, YENİ Parti İzmir milletvekilleri, İl Başkanı Çağatay Güç ve belediye başkanları da yer aldı.

blank

İsmail Arı’nın cezaevinden gönderdiği mektup okundu

Yürüyüş kapsamında yapılan açıklama öncesinde tutuklu gazetecilerin isimleri tek tek okundu. Ardından Sincan Cezaevi’nde bulunan gazeteci İsmail Arı’nın gönderdiği mektup katılımcılarla paylaşıldı. Arı, mesajında “Sonuna kadar gazeteciliği savunacağız” ifadelerini kullandı. Tutuklu gazetecilere destek mesajlarının öne çıktığı eylemde, meslek dayanışmasının ve halkın haber alma hakkının korunması gerektiği vurgulandı.

blank

Dilek Gappi’den basın özgürlüğü çağrısı

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, basın meslek örgütleri adına yaptığı açıklamada, Türkiye’de gazeteciliğin gözaltı, tutuklama, sansür ve ekonomik güvencesizlik gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Gazeteciliğin temel görevinin halkın haber alma hakkını savunmak olduğunu belirten Gappi, televizyon kanallarına kayyım atanması, haber sitelerine erişim engelleri getirilmesi ve gazetecilerin tutuklanmasına tepki gösterdi. Gappi, “Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez” dedi. Gazetecilerin yalnızca yayımladıkları haberler nedeniyle değil, haber yapmamaları nedeniyle de baskıyla karşılaşabildiğini savunan Gappi, yaşananların basın tarihine olumsuz bir dönem olarak geçtiğini ifade etti.

blank

“Gazetecilik halktan yanadır”

Gazeteciliğin siyasi iktidarların veya sermaye çevrelerinin çıkarlarını koruma aracı olarak görülemeyeceğini söyleyen Gappi, mesleğin kamusal sorumluluğuna dikkat çekti. İşçilerin hak kayıplarının, kadınlara yönelik şiddetin, gençlerin sorunlarının, yoksulluğun ve kamu kaynaklarının kullanımının haberleştirilmesinin gazeteciliğin temel görevleri arasında olduğunu belirten Gappi, gazetecilerin toplumun dezavantajlı kesimlerinin sesini duyurması gerektiğini dile getirdi. Gappi, “Gazetecilik halktan yanadır” diyerek gazetecilerin iktidarın bilinmesini istemediği konuları gizlemek yerine kamuoyunun bilmesi gerekenleri ortaya çıkarmakla yükümlü olduğunu söyledi. Siyasi iktidara yakınlığın mesleki güvence olarak görülmesini de eleştiren Gappi, gazeteciliğin siyasi iradelerin veya patronların çıkarlarına göre şekillendirilemeyeceğini vurguladı.

blank

“Gazetecinin kalemi kırılırsa toplum karanlığa mahkûm edilir”

Gazetecilerin kamu kaynaklarının kullanımını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını gündeme taşıdıkları ve hak arayan kesimlerin sesini duyurdukları için hedef alındığını savunan Gappi, baskıların yalnızca basın çalışanlarını değil, toplumun tamamını etkilediğini söyledi. Gözaltı, tutuklama ve ev hapsi kararlarının yanı sıra sansürün yarattığı güvencesizliğin gazetecileri otosansüre yöneltebildiğini belirten Gappi, bu durumun yurttaşların gerçeklere ulaşma hakkını da sınırlandırdığını ifade etti. Gappi, “Unutulmamalıdır ki; gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkûm edilir” sözleriyle gazetecilere yönelik baskıların toplumsal sonuçlarına dikkat çekti.

blank

Gappi’den yurttaşlara dayanışma çağrısı

Sansürün, erişim engellerinin ve tutuklamaların yalnızca gazetecilerin meselesi olmadığını belirten Gappi, yurttaşlara da çağrıda bulundu. Gappi, “Susturulan sizin hakkınızdır. Sadece gazeteciler değil siz de susturuluyorsunuz!” diyerek basın özgürlüğünün toplumun demokratik haklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Gazetecilerin haber yapma hakkının korunmasının, yurttaşların bilgiye erişebilmesi açısından da önem taşıdığını vurgulayan Gappi, basın üzerindeki baskılara karşı toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

blank

Medya kuruluşlarına yönelik müdahaleler gündeme geldi

Gappi, son iki yılda medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerin arttığını savunarak Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve Halk TV üzerinden yaşanan gelişmelere değindi. Ulusal ve yerel basında çok sayıda haber sitesine erişim engeli getirildiğini belirten Gappi, çeşitli yayın organlarının sosyal medya hesaplarına yönelik kısıtlamaları da eleştirdi. Gazete Duvar ve TELE2 gibi mecraların yanı sıra çok sayıda yerel gazete, televizyon ve internet sitesinin yayın hayatını sonlandırmak zorunda kaldığını söyledi. Yaşananların toplumun haber alma hakkını doğrudan etkilediğini dile getiren Gappi, “Tüm bunlar toplumun yaşam damarlarının tıkanmasıdır” ifadelerini kullandı.

Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması istendi

Basın meslek örgütlerinin temel taleplerini de sıralayan Gappi, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, haberler üzerindeki yargı baskısının kaldırılmasını, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına son verilmesini ve hukuka aykırı olduğunu düşündükleri erişim engellerinin kaldırılmasını istedi. Basın özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alınan bir hak olduğunu hatırlatan Gappi, bu özgürlüğün yalnızca gazetecileri değil, toplumun bütün kesimlerini ilgilendirdiğini belirtti. Gappi, açıklamasını “Özgür basın yoksa toplum tutsaktır” sözleriyle tamamlayarak basın özgürlüğü ve demokrasi için çağrıda bulundu.

blank

Özgür Özel: Basın emekçilerinin arkasındayız

İzmir’deki yürüyüşe katılan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gazetecilerin basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı için verdiği mücadeleye destek açıklaması yaptı. Özel, “Sadece haber alma hakkımızın teminatı olan basın emekçilerinin sonuna kadar arkasındayız. Örgütlü birlikteliklerini kutluyorum. Onlara destek olmaya geldim” dedi. Eylemin sonunda Zübeyde Hanım heykeline kalem bırakıldı. Bu sembolik hareketle gazetecilik mesleğine ve ifade özgürlüğüne yönelik dayanışma mesajı verildi.

Basın özgürlüğü eylemleri 10 kentte düzenlendi

“Artık yeter, nefes alamıyoruz! Sansüre hayır, habere özgürlük” çağrısıyla düzenlenen eylemler İzmir’le sınırlı kalmadı. İstanbul, Ankara, Bursa, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır’ın da aralarında bulunduğu 10 kentte eş zamanlı etkinlikler gerçekleştirildi. Özgür Özel’in İzmir programı kapsamında yürüyüşün ardından 30 ilçe başkanı ve belediye başkanıyla toplantılar yapması bekleniyor.