Piyasalarda bu haftanın en kritik gündem maddesi, 3 Temmuz Cuma günü açıklanacak haziran ayı enflasyon rakamları oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) duyuracağı veriler, milyonlarca emeklinin alacağı maaş zammını kesinleştirirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) temmuz ayındaki faiz politikasına ilişkin beklentilere de yön verecek.
Mayıs ayında aylık enflasyon yüzde 1,71 olarak gerçekleşirken, yıllık TÜFE yüzde 32,61 seviyesine gerilemişti. Haziran ayında ise daha düşük bir enflasyon oranı bekleniyor.
Haziran enflasyonu için beklenti yüzde 1 seviyesinde
Ekonomistler ve piyasa araştırmaları, haziran ayında tüketici enflasyonunun yüzde 1 civarında gerçekleşeceğine işaret ediyor. Çeşitli kurumların tahminleri yüzde 0,90 ile yüzde 1 arasında yoğunlaşırken, enflasyondaki yavaşlamanın devam edeceği öngörülüyor. Beklentilerin gerçekleşmesi halinde hem enflasyondaki düşüş eğilimi güçlenecek hem de ekonomik politikalar açısından yeni bir dönemin kapısı aralanabilecek.
Gıda ve akaryakıt fiyatları enflasyonu aşağı çekiyor
Haziran ayında enflasyonun düşük gelmesinde en önemli etkenlerin başında gıda ve enerji fiyatlarındaki gerileme bulunuyor. Mevsimsel etkiler nedeniyle gıda fiyatlarında düşüş yaşanırken, petrol fiyatlarının geri çekilmesi de akaryakıt maliyetlerini sınırladı.
Emeklinin zam oranı netleşecek
Yılın ilk beş ayında oluşan enflasyon doğrultusunda emekliler yüzde 16,60 oranında zammı hak etmiş durumda bulunuyor. Haziran ayı enflasyonunun yüzde 1 olarak açıklanması halinde ise altı aylık enflasyon farkı yaklaşık yüzde 17,75’e ulaşacak.
Faiz indirimi beklentileri güçlenebilir
Haziran enflasyonunun beklentilere paralel ya da daha düşük gelmesi halinde, TCMB’nin temmuz ayında faiz indirimi için daha güçlü bir alan kazanabileceği değerlendiriliyor. Halen piyasa fonlaması yüzde 40 seviyesinde sürerken, politika faizi yüzde 37 düzeyinde bulunuyor. Gözler şimdi 23 Temmuz’da gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu toplantısına çevrilmiş durumda. Enflasyondaki olumlu seyrin devam etmesi halinde ilk adım olarak piyasa fonlama faizinin politika faizine doğru çekilebileceği beklentisi öne çıkıyor.
