Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AİHM, Osman Kavala hakkındaki kararını açıkladı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 9 senedir tutuklu olan iş insanı Osman Kavala hakkındaki kararını açıkladı. AİHM ,Osman Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılmasını istedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 9 senedir tutuklu

AİHM Büyük Dairesi, İş İnsanı Osman Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını istedi. AİHM, Türkiye’nin Kavala’ya manevi tazminat ödemesine de hükmetti.
AİHM kararında “Karar, tespit edilen ihlallerin ciddiyeti göz önüne alındığında, davalı devletin başvuranın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğini belirtmektedir” ifadeleri yer aldı.

Büyük Daire’nin kararı olması nedeniyle Türkiye’nin karara itirazı da kapanmış oldu. AİHM Büyük Daire, söz konusu yargı organının en üst mahkemesi. Bu nedenle AİHM sözleşmesine taraf ülke olan Türkiye’nin Kavala için itiraz yolları tükendi.

AİHM Başkanı Mattias Guyomar, tespit edilen ihlallerin ciddiyetine dikkat çekerek Türkiye’nin Kavala’yı mümkün olan en kısa sürede serbest bırakması gerektiğini bildirdi. Kararda, Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlal edilmemiş olsaydı bulunacağı hukuki duruma getirilmesi istendi. AİHM, Kavala hakkındaki mahkûmiyet kararının Sözleşme hukuku bakımından hükümsüz ve geçersiz sayılması gerektiğini belirtti.

Türkiye tazminat ödeyecek
Mahkeme, tespit edilen hak ihlalleri nedeniyle Kavala’nın manevi zarara uğradığına karar verdi. Türkiye’nin bu zarar karşılığında Kavala’ya tazminat ödemesine hükmedildi. Tazminat miktarına ilişkin bilgi ise açıklamada yer almadı.

Şiddet iddiası ile somut bağ kurulmadı
Kararda, mahkûmiyete dayanak gösterilen eylemlerin büyük bölümünün kamusal tartışmalara katılmak, sivil toplum çalışmalarını desteklemek, bilgi paylaşmak ve Gezi Parkı olaylarıyla ilgili savunuculuk faaliyetleri yürütmekten oluştuğu kaydedildi.

AİHM, Türk Ceza Kanunu’nun 312’nci maddesinde düzenlenen suçun cebir ve şiddet unsuru içermesine rağmen Türk mahkemelerinin Kavala’nın eylemleri ile Gezi Parkı protestolarındaki şiddet olayları arasında somut bir nedensellik bağı kuramadığını belirtti.

Bu nedenle Kavala’nın ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmedildi.

AİHM, kesinleşmiş bir ihlal kararının ardından yargılamanın yenilenmesinin Türk hukukunda mümkün olduğunu hatırlattı. Türkiye’den, ihlallerin bütün sonuçlarını ortadan kaldıracak bireysel ve genel tedbirleri alması istendi.

Sistemik sorun eleştirisi
AİHM, Kavala davasının sistemik bir soruna işaret ettiği sonucuna vardı. Özellikle siyasi açıdan hassas davalarda yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını etkileyen yapısal eksikliklerin bulunduğu belirtildi.

Hâkimlerin haksız baskılara karşı korunmasını sağlayacak kurumsal güvencelerin güçlendirilmesi istendi. Tutukluluğun aşırı kullanılması, suç tanımlarının geniş yorumlanması ve art arda açılan davalar yoluyla ceza yargılamalarının amacı dışında kullanılmasının önlenmesi gerektiği kaydedildi.

Kararda, hem AİHM hem de Anayasa Mahkemesi kararlarına tam ve gecikmeden uyulmasının önemine dikkat çekildi. AİHM kararlarını uygulama yükümlülüğünün yalnızca uluslararası hukuktan kaynaklanmadığı, aynı zamanda Anayasa’nın 2’nci maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bağlayıcı bir gereği olduğu belirtildi.

AİHM ayrıca, Türkiye’de tahliye imkânı bulunmayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının ayrı bir sistemik sorun oluşturduğunu bildirdi. Bu sorunun giderilmesi için yasal düzenleme yapılması gerektiği ifade edildi.