Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AİHM’in kararının ardından Osman Kavala’dan ilk açıklama

AİHM Büyük Dairesi’nin ihlal kararı sonrası açıklama yapan tutuklu iş insanı Osman Kavala, somut delil olmadan insanların özgürlüğünden mahrum bırakılamayacağını belirtti

AİHM Büyük Dairesi’nin ihlal kararı sonrası açıklama yapan tutuklu iş

9 senedir tutuklu bulunan İş İnsanı Osman KAVALA ;İHM Büyük Dairesinin hakkında verdiği kararı değerlendirdi. Kavala, somut delil olmadan özgürlüğün kısıtlanamayacağını belirterek AİHM kararlarına uyulması gerektiğini vurguladı.

 

Halktv’nin haberine göre kararın mahkûmiyet sürecini kapsadığını belirten Kavala, somut delil olmadan insanların özgürlüklerinden mahrum bırakılamayacağını ifade etti. Mahkemelerin niyet okumaya dayalı değerlendirmelerle mahkûmiyet kararı veremeyeceğine dikkat çeken Kavala, AİHM kararlarına uymanın hukuk devletinin yükümlülüğü olduğunu söyledi.

Kavala’nın açıklaması şöyle:

“AİHM’in benimle ilgili aldığı Büyük Daire kararı, mahkûmiyet sürecinin incelenmesini kapsıyor. Bu kararda da, bundan önceki iki AİHM kararında olduğu gibi, suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürce yaşama hakkının kısıtlanamayacağı vurgulandı. İlk Gezi davası kapsamında 2020 yılında verilen beraat kararında da suç işlediğime dair delil olmadığı gerçeği ortaya konulmuştu.

 

AİHM son kararıyla mahkemelerin olaylarla ilgili genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkûmiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtmiş oldu.

Yasalarca suç sayılan bir eylemde bulunmayan insanların özgürce yaşama haklarının kısıtlanamayacağı temel insan hakları ilkesidir. Bu hakkın korunması, kamuda bu ilkeye mutlak biçimde riayet edilmesinin sağlanması da hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğüdür.

 

AİHM kararlarına uyulması asıl olarak bu yükümlülüğün yerine getirilmesi ile ilgilidir, bunun için gereklidir.”

AİHM kararı neydi?

17 yargıçtan oluşan AİHM Büyük Dairesi, Türkiye’den Osman Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını istedi. Kararda, Kavala hakkındaki mahkûmiyetin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bakımından hükümsüz ve geçersiz sayılması gerektiği belirtildi.

AİHM, Kavala’nın mahkûmiyetine dayanak gösterilen eylemlerin çoğunun kamusal tartışmalara katılmak, sivil toplum çalışmalarını desteklemek ve Gezi Parkı olayıyla ilgili savunuculuk yapmak olduğunu kaydetti. Kavala’nın eylemleri ile protestolardaki şiddet olayları arasında somut bir bağ kurulamadığı vurgulandı.

Mahkeme, Kavala’nın özgürlük ve güvenlik hakkı ile ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti. Türkiye’den ihlallerin bütün sonuçlarını ortadan kaldıracak tedbirleri alması istendi.

AİHM ayrıca Kavala davasının, siyasi açıdan hassas yargılamalarda bağımsızlık ve tarafsızlığı etkileyen sistemik sorunlara işaret ettiğini bildirdi. Türkiye’nin Kavala’ya 113 bin avro manevi tazminat ödemesine hükmedildi.

Büyük Daire, AİHM’nin en üst yargı organı olduğu için karar kesin nitelik taşıyor. Türkiye’nin karara itiraz yolu bulunmuyor.