Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Akbelen davasında sıcak gelişme: Esra Işık’ın duruşma tarihi netleşti

Akbelen’deki protesto sonrası tutuklanan Esra Işık için yargı süreci başlıyor. Duruşma tarihi açıklanırken, avukatları tutukluluğa itiraz edeceklerini duyurdu.

Akbelen’deki protesto sonrası tutuklanan Esra Işık için yargı süreci başlıyor.

Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanları’nda yürütülen acele kamulaştırma sürecine karşı gerçekleştirilen protestolar sonrası tutuklanan Esra Işık’ın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu. Genç aktivist, 27 Nisan’da ilk kez mahkeme önüne çıkacak.

Akbelen Ormanları çevresindeki köyleri kapsayan acele kamulaştırma sürecine yönelik protestolar sırasında gözaltına alınan Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Söz konusu süreçte, bölgede faaliyet gösteren Limak Holding’in termik santrale kömür temini amacıyla yürüttüğü çalışmalar kamuoyunda tartışma yaratmıştı. Esra Işık’ın, İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı olduğu da biliniyor.

Duruşma tarihi açıklandı

Milas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mahkeme heyeti, Esra Işık’ın tutukluluğunun devamına karar verirken, ilk duruşmanın 27 Nisan 2026 tarihinde saat 10.00’da görüleceğini açıkladı. Tutuklandıktan sonra Muğla Cezaevi’nden İzmir’deki Şakran Cezaevi’ne sevk edilen Işık’ın yargılama süreci kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Avukatlardan tepki: “İtiraz edeceğiz”

Esra Işık’ın avukatları, tutukluluğun devamı kararına karşı itiraz edeceklerini duyurdu. Yapılan açıklamada, müvekkillerinin sözlerinin yargı mensuplarına değil, doğa tahribatına neden olduğu öne sürülen şirket yetkililerine yönelik olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca hukuki mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanırken, davanın yalnızca bir yargılama süreci değil, aynı zamanda çevre mücadelesinin bir parçası olduğu belirtildi.