Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarında kapsamlı değişiklikler yapıldı. 12 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan tebliğ, 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girerek trafik sigortası süreçlerinde yeni bir dönemi başlatacak.
Yeni düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri araç değer kaybı uygulaması oldu. Buna göre, trafik kazası sonrası sigorta şirketine başvuran hak sahipleri, ayrıca bir talepte bulunmasa bile değer kaybı talebinde bulunmuş kabul edilecek. Eksperler, araçta oluşan değer kaybını hasar raporuna dahil edecek. Sigorta şirketleri ise kesin raporun kendilerine ulaşmasının ardından değer kaybı tutarını hızlı şekilde hak sahibine bildirmekle yükümlü olacak.
Parça değişiminde yeni öncelik sırası
Tebliğ ile birlikte araç onarımlarında kullanılacak parçalara ilişkin kurallar da yeniden belirlendi. Buna göre öncelik, hasarlı orijinal parçaların onarımı ve mümkün değilse orijinal parça ile değişim olacak. Orijinal parçaya ulaşılamadığı veya araç sahibinin onay verdiği durumlarda eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parçalar kullanılabilecek. Sigorta şirketleri, eşdeğer parça kullanımının mümkün olduğunu ispat etmek zorunda olacak. Ayrıca parça değişimi nedeniyle oluşabilecek değer artışının tazminattan düşülemeyeceği hükme bağlandı.
Ağır hasarlı araçlara sıkı belge şartı
Yeni düzenlemeyle ağır hasarlı araçlarda tazminat ödemesi için “trafikten çekilmiştir” ibareli tescil belgesi zorunlu hale getirildi. Bu belge olmadan sigorta şirketlerinin ödeme yapamayacağı belirtildi.
Kaza yerini terk edenlere rücu imkânı
Düzenleme kapsamında sigorta şirketlerinin tazminat ödedikten sonra sigortalıya rücu edebileceği durumlar da genişletildi. Zorunlu haller dışında kaza yerinin terk edilmesi ya da gerekli belgelerin düzenlenmesinin engellenmesi durumunda sigorta şirketleri ödedikleri tazminatı geri talep edebilecek.
Dijital bildirim sistemi geliyor
Yeni dönemde sigorta süreçlerinde dijitalleşme de öne çıkıyor. “Kalıcı veri saklayıcısı” tanımıyla birlikte SMS, e-posta, mobil uygulamalar ve e-Devlet üzerinden yapılan bildirimler resmi iletişim kanalı sayılacak.
