İçişleri Bakanlığı, dün akşam tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın görevden uzaklaştırıldığını açıkladı.
İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Rüşvet ve İrtikap’ suçları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.07.2026 tarih ve 2026/994 Sorgu numaralı kararıyla tutuklanması üzerine, Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır” denildi.
Dedetaş neden tutuklandı? Olayın geçmişi
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 kişiden, aralarında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da bulunduğu 4 kişi tutuklandı.
Üsküdar Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınanların emniyetteki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünün ardından aralarında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da olduğu 6 kişi, İstanbul Anadolu Adliyesine götürüldü.
Savcılıkça ifadeleri alınan 6 kişiden Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, özel kalem Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Savcılık, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile iş takipçisi Adem Altıntaş hakkında ise adli kontrol uygulanmasını talep etti. Hakimlik, Sinem Dedetaş, Alihan Koçoğlu, Burçin Çevik ve Bülent Orhan Tozkoparan’ın tutuklanmasına, Ceyhun Ünlü ile Adem Altıntaş’ın ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında ‘rüşvet’, ‘irtikap’ ve ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme’ iddialarıyla soruşturma başlatılmıştı. 29 Temmuz’da 11 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 6 kişi gözaltına alınmıştı.
Sinem Dedetaş’a ‘örgüt lideri’ suçlaması
Savcılığın sevk yazısında, yapı ruhsatı için Üsküdar Belediyesine başvuran müteahhitlerin belediye iştiraki Kent Hizmetleri A.Ş.’ye yönlendirildikleri ileri sürüldü. Müteahhitlerle “danışmanlık hizmeti” adı altında sözleşmeler imzalandığı, gerçekte sunulmadığı iddia edilen hizmetler karşılığında şirket hesabına ödeme yapılmasının istendiği savunuldu.
Savcılık, Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın imzaladığı protokolle Kent A.Ş.’ye danışmanlık hizmeti verme yetkisi tanındığını ancak dayanak gösterilen belediye meclisi kararında böyle bir yetkinin bulunmadığını öne sürdü. Tutuklama talep yazısına göre, müteahhitlerle toplam 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 lira tutarında sözleşme imzalandı.
Soruşturmanın yürütüldüğü aşamaya kadar Kent A.Ş. hesabına 361 milyon 392 bin 264 lira gönderildiği iddia edildi. Savcılık, müteahhitlerin ruhsat alabilmek için bu sözleşmeleri imzalamak zorunda bırakıldıklarını, karşılığında ise gerçekte bir danışmanlık hizmeti verilmediğini savundu.
‘Bilgisi ve talimatıyla yürütüldü’ iddiası
Sevk yazısında, Kent A.Ş. üzerinden yürütüldüğü iddia edilen sistemin Sinem Dedetaş’ın bilgisi ve talimatıyla işletildiği savunuldu. Savcılık, Kent AŞ yöneticilerinin katıldığı toplantılarda müteahhitlerden tahsil edilen tutarlar hakkında Dedetaş’a sunum yapıldığını öne sürdü. Dedetaş’ın, müteahhitlerin Kent AŞ ile sözleşme yapmaya zorlanması ve ruhsat işlemlerinin geciktirilmesi sürecinde belirleyici olduğu iddia edildi. Başsavcılık, yapı ruhsatı sürecindeki bu eylemlerin “icbar suretiyle irtikap” suçunu oluşturduğunu ileri sürdü.
Sevk yazısında, rüşvet ve irtikap suçlamalarına konu eylemlerin, ‘Sinem Dedetaş’ın liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında’ gerçekleştirildiği iddia edildi. Başsavcılık, belediyenin resmî hiyerarşisinin bozulduğunu, belediyede resmî görevi bulunmayan Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu’nun ‘gölge başkan’ gibi hareket etmesine olanak sağlandığını öne sürdü.
