World Asthma Day kapsamında açıklanan veriler, astım hastalığının küresel boyuttaki etkisini bir kez daha ortaya koydu. Global Initiative for Asthma’nın 2026 raporuna göre dünya çapında 260 milyondan fazla kişi astımla mücadele ediyor. Her yıl 450 binden fazla insan ise astıma bağlı nedenlerle yaşamını yitiriyor.
Uzmanlar, doğru tedavi uygulanmadığında astımın ölümcül sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunurken, hastalığın kontrol altına alınmasının düzenli ve doğru ilaç kullanımıyla mümkün olduğunu belirtiyor.
“Sadece nefes açıcı ilaç kullanımı büyük hata”
Bu yıl Dünya Astım Günü’nün teması “Astım’ın kontrolü antiinflamatuar içeren kortizon ilaçlarla mümkün” olarak belirlendi. Uzmanlara göre inhaler tedaviler, astımın temelindeki kronik iltihabı baskılayarak hastalığın kontrol altına alınmasını sağlıyor.
Ayşe Bilge Öztürk, astımın mikrobik olmayan kronik bir iltihap hastalığı olduğunu belirterek yalnızca nefes açıcı ilaçların kullanılmasının ciddi bir yanlış olduğunu ifade etti. Öztürk, bu ilaçların hastalığı tedavi etmediğini, yalnızca belirtileri geçici olarak azalttığını söyledi. Hastaların kendilerini iyi hissetse bile altta yatan iltihabın devam ettiğini belirten Öztürk, bunun ilerleyen süreçte ağır astım ataklarına ve acil servis başvurularına neden olabileceğini vurguladı.
“Sorun ilaçlara erişim değil, doğru kullanım”
Türkiye’de astım ilaçlarına erişim konusunda ciddi bir problem olmadığını ifade eden uzmanlar, asıl sorunun ilaçların doğru kullanılmaması olduğuna dikkat çekiyor. Ayşe Bilge Öztürk, birçok hastanın inhaler ilaçları nasıl kullanacağını tam olarak bilmediğini belirterek yanlış kullanımın tedavinin etkisini önemli ölçüde azalttığını söyledi.
Uzmanlar, astım hastalarının düzenli doktor kontrolü yaptırmasının ve inhaler kullanım tekniklerini doğru öğrenmesinin hayati önem taşıdığını ifade ediyor.
Hava kirliliği ve iklim değişikliği riski artırıyor
Uzmanlara göre hava kirliliği ve iklim değişikliği de astım vakalarının artmasında önemli rol oynuyor. Kirli havanın solunum yollarını koruyan hücrelere zarar verdiği ve alerjenlerin vücuda daha kolay girmesine neden olduğu belirtiliyor. İklim değişikliğiyle birlikte polen ve küf gibi alerjenlerin artmasının da astım belirtilerini tetiklediği ifade edilirken, özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireylerin daha fazla risk altında olduğu kaydedildi.
