Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan bölgesel çatışmaların ekonomik etkilerini değerlendirdi. Karahan, altın kaynaklı işlemlerin Türkiye ekonomisi ve finansal sistemi için kritik bir araç olduğunu vurguladı ve bu işlemlerin büyük kısmının vadeli altın-döviz takası niteliğinde olduğunu belirtti.
Karahan, artan enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki maliyet baskısını azaltmak amacıyla eşel mobil sisteminin devreye alındığını ifade etti. Enerji fiyatlarındaki yüzde 10’luk artışın tek başına tüketici enflasyonunu bir yıl içinde yaklaşık 1,1 puan artırabileceğini belirten Karahan, uygulanan sistem sayesinde bu etkinin üçte bire indirildiğini açıkladı.
Cari denge ve ekonomik büyüme beklentileri
Bölgesel çatışmaların yatırım iştahı ve özel tüketim üzerinde baskı yaratacağını söyleyen Karahan, petrol fiyatlarındaki artışın büyüme oranını 0,4 ila 0,7 puan düşürebileceğini belirtti. Cari dengenin olası bozulmalarının ise yönetilebilir seviyede kalacağını vurguladı.
Rezerv ve swap işlemleri ile likidite yönetimi
TCMB Başkanı, altın ve döviz swap işlemlerinin Türkiye’nin finansal istikrarını desteklemek için kullanıldığını açıkladı. Altının rezervlerdeki payının yüzde 60’a çıktığını belirten Karahan, bankalarla yapılan swap ve vadeli işlemlerle likiditenin güçlü tutulduğunu ifade etti. Bu işlemlerin ticari kar-zarar amacıyla değil, rezerv ve finansal istikrarı güçlendirmek için gerçekleştirildiği vurgulandı.
Proaktif ve kontrollü politika yaklaşımı
Karahan, TCMB’nin proaktif, esnek ve kontrollü bir yaklaşım izlediğini belirterek, tüm adımların amacının fiyat istikrarını desteklemek ve finansal istikrarı güçlendirmek olduğunu söyledi. Ayrıca, altın ve döviz swap işlemlerinin vadeleri geldiğinde rezervlere geri döneceğini ve bankaların likidite ihtiyaçlarına esnek yanıt verildiğini kaydetti.
