Danıştay, son yıllarda yaygınlaşan turizm amaçlı kısa süreli konut kiralamalarına ilişkin dikkat çeken bir karar verdi. Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden evlerini günlük, haftalık veya aylık olarak kiraya veren vatandaşların elde ettiği gelirlerin vergilendirilmesi konusunda yaşanan tartışmalarda yüksek mahkeme son sözü söyledi. Kararda, söz konusu faaliyetlerin tek başına ticari kazanç olarak değerlendirilemeyeceği, elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı kapsamında vergilendirilmesi gerektiği belirtildi.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan genel yazıda, “Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi” alan kişilerin faaliyetlerinin ticari faaliyet olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmişti. Bu kapsamda birçok ev sahibi adına geriye dönük vergi mükellefiyeti tesis edilmiş, gelir vergisi, geçici vergi ve KDV tarhiyatları uygulanmıştı. Danıştay ise söz konusu düzenlemenin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğini belirterek genel yazının yürütmesini durdurdu.
Ticari faaliyet sayılması için belirli şartlar aranacak
Kararda, kısa süreli kiralamanın tek başına ticari faaliyet olarak kabul edilemeyeceği vurgulandı. Bir faaliyetin ticari kazanç kapsamında değerlendirilebilmesi için otel, pansiyon veya apart işletmeciliği benzeri bir organizasyon içerisinde yürütülmesi ve konaklamaya ek olarak kahvaltı, yemek, ütü veya günlük temizlik gibi hizmetlerin sunulması gerektiği ifade edildi. Yüksek Mahkeme, yalnızca daha yüksek gelir elde etmek amacıyla taşınmazların kısa süreli kiraya verilmesinin gelirin niteliğini değiştirmediğine dikkat çekti.
Konaklama vergisi ve KDV uygulanamayacak
Danıştay’ın değerlendirmesine göre, ticari organizasyon kapsamında yürütülmeyen kısa süreli konut kiralamaları konaklama tesisi olarak kabul edilemez. Bu nedenle söz konusu faaliyetlerden elde edilen gelirler için konaklama vergisi ve KDV uygulanmasının da hukuka uygun olmadığı sonucuna varıldı. Karar, özellikle son dönemde turizm amaçlı kiralama yapan binlerce ev sahibini yakından ilgilendiriyor.
