CHP Grup Başkanı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştirdi. Fon skandalının Türkiye ekonomisinde yarattığı kayıplara dikkat çeken Öztrak, yaşanan sürecin sorumluluğunun yalnızca bürokratlara yüklenemeyeceğini savundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e doğrudan seslenen Öztrak, milyonlarca vatandaşın milyarlarca lira kaybettiğini belirterek, ekonomi yönetiminin gerekli önlemleri almadığını ileri sürdü. Öztrak, “Finansal cinayet gözlerinizin önünde işlendi, siz seyrettiniz” ifadelerini kullanarak Şimşek’i istifaya çağırdı.
“Fon vurgunu bütçenin gerçekçiliğini de ortadan kaldırdı”
2027 yılı bütçesinin fon skandalından aylar önce hazırlanan Orta Vadeli Program’ın varsayım ve tahminlerine göre oluşturulduğunu belirten Öztrak, yaşanan gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinin bütçe hesaplamalarına yeterince yansıtılmadığını savundu. Fon skandalının ardından Merkez Bankası net rezervlerinin yarısından fazlasının, borsa şirketlerinin piyasa değerinin ise yaklaşık üçte birinin eridiğini öne süren Öztrak, batan fonlardaki kaybın 20 milyar dolar civarında olduğunu ifade etti. Mevcut bütçenin, yaşanan kayıplar öncesindeki ekonomik büyüklükler dikkate alınarak hazırlandığını söyleyen Öztrak, yaklaşık 200 milyar dolar daha fazla servete sahip bir ekonominin varsayımlarıyla oluşturulan bütçenin gerçekçi olmadığını ileri sürdü. Ekonomide güven kaybının derinleştiğini belirten Öztrak, bütçede öngörülen hedeflere ulaşılabilmesi için ekonomi politikalarında köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Bakan Şimşek’e istifa çağrısı: “Daha ne kadar bekleyeceksiniz?”
Konuşmasının önemli bölümünü fon skandalına ayıran Öztrak, Mehmet Şimşek’in daha önce bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını bildiklerine ilişkin açıklamalarını hatırlattı. Şimşek’in bu açıklamasından yaklaşık 10 ay sonra büyük bir fon skandalının yaşandığını savunan Öztrak, ekonomi yönetiminin sorumluluğunu yerine getirmediğini öne sürdü. İspanya’da yaşanan tren kazasının ardından Ulaştırma Bakanı’nın sorumluluğu üstlenerek istifa ettiğini hatırlatan Öztrak, Türkiye’deki fon skandalı için de benzer bir sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini söyledi.Öztrak, Şimşek’e yönelik eleştirisinde, “Bu finansal cinayet sizin gözlerinizin önünde, sizin bilginiz dahilinde işlendi. Siz seyrettiniz. Milyonlarca vatandaşımız, milyarlarca lirasını, size bağlı kurumlar görevini yapmadığı için kaybetti. Siz bu finansal Susurluk kazasının sorumluluğunu alıp istifa etmek için daha ne kadar bekleyeceksiniz?” diye konuştu.
“Skandalın sorumluluğunu bürokratlara yıkarak kurtulamazsınız”
Fon skandalının ardından ekonomi yönetiminin yatırımcıların güvenini yeniden kazanmasının zorlaştığını belirten Öztrak, yaşananların yalnızca bazı bürokratların sorumluluğuna indirgenemeyeceğini savundu. Sorumluluğun bir grup bürokratın üzerine bırakılarak siyasi sorumluluktan kaçınıldığını ileri süren Öztrak, yatırımcıların mevcut ekonomi yönetimine nasıl güveneceğini sorguladı. Fon mağdurlarının zararlarının karşılanması sürecinde de belirsizlikler bulunduğunu söyleyen Öztrak, Mehmet Şimşek’in gönüllü para iadesine ilişkin açıklamalarıyla Adalet Bakanı’nın hukuki sorumluluğa ilişkin değerlendirmeleri arasındaki farklılığa dikkat çekti. Öztrak, vatandaşların hangi açıklamaya güveneceği konusunda netlik sağlanması gerektiğini ifade etti.
Fon mağdurlarına yapılan ödemeler için stopaj sorusu
Öztrak, fon mağdurlarına yapılacağı açıklanan ödemelerin miktarı ve bugüne kadar gerçekleştirilen işlemler hakkında da Bakan Şimşek’e sorular yöneltti. Tövbe hesabına bugüne kadar ne kadar para yatırıldığının açıklanmasını isteyen Öztrak, mağdurlara 1 milyon liraya kadar ödeme yapılacağı duyurulmasına rağmen bu tutarın yalnızca dörtte birinin ödenebildiğini ileri sürdü. Ödemelerden stopaj kesildiğine yönelik iddiaları da gündeme getiren Öztrak, mağdurlara yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Kamu kurumlarının fon zararları da gündemde
Fon skandalının ekonomik yükünün kamu kurumlarına yansıyıp yansımadığını sorgulayan Öztrak, fonlara yatırım yaparak parasını tahsil edemeyen kamu kuruluşlarının sayısının ve zararlarının açıklanmasını talep etti. Türkiye Sigorta’nın vadesinde iade edilmeyen Devlet İç Borçlanma Senetleri nedeniyle 9 milyar lira karşılık ayırdığını belirten Öztrak, şirketin yüzde 76’sının Türkiye Varlık Fonu’na ait olduğunu hatırlattı. Söz konusu karşılıkların Varlık Fonu tarafından karşılanması durumunda kamuya herhangi bir yük doğmayacağının söylenemeyeceğini savunan Öztrak, Emlak Katılım Bankası’nın Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın hisselerini alması için sağlanacak sermayenin de milletin kaynaklarından karşılanacağını ileri sürdü. Öztrak, fon mağdurlarının alacaklarının karşılanmasına ilişkin yasal düzenlemeyi de eleştirerek kamu kaynaklarının dolaylı biçimde devreye sokulduğunu savundu.
SPK Başkanlığı ataması için “Sen, ben, bizim oğlan” eleştirisi
Faik Öztrak, konuşmasında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığına yapılan atamayı da gündeme getirdi. Borsa İstanbul Genel Müdürü’nün örgütlü suç kapsamında tutuklandığını belirten Öztrak, aynı zamanda Takasbank yönetiminde görev yapan Muhsin Atcı’nın SPK Başkanlığına atanmasını eleştirdi. Bu atamanın yatırımcı güvenini sağlamaya yetmeyeceğini savunan Öztrak, “Bu sen, ben, bizim kız, bizim oğlan yaklaşımıyla, hesap sorarmış gibi yaparak, yatırımcılara nasıl güven verebileceksiniz?” ifadelerini kullandı. Öztrak ayrıca, uluslararası piyasalarda Türkiye’ye yönelik güven sorunlarının finansman ihtiyacını daha da ağırlaştırabileceğini belirterek, önümüzdeki bir yılda ödemeler dengesi finansmanı için ihtiyaç duyulan 300 milyar doların hangi koşullarda bulunacağını sorguladı.
Dövizle borçlanma ve dolarizasyon uyarısı
2027 yılı bütçesindeki borçlanma hedeflerini de eleştiren Öztrak, Hazine’nin toplam borçlanmasının yüzde 40 artışla 7 trilyon 578 milyar liraya çıkarılmasının öngörüldüğünü hatırlattı. Uluslararası sermaye piyasalarından tahvil ve kira sertifikası ihraçları yoluyla 13 milyar dolar karşılığı finansman sağlanmasının planlandığını belirten Öztrak, döviz cinsinden iç borçlanmanın da gündemde olduğunu söyledi. İç borçlanmada dövizin payının geçen yılın aynı dönemine göre 14 puan artarak yüzde 36’ya yükseldiğini, Türk lirasının payının ise yüzde 64’e gerilediğini ifade eden Öztrak, bu eğilimin devam etmesi halinde dövizle borçlanmanın 2027 yılında 3,2 trilyon liraya ulaşabileceğini öne sürdü. Merkez Bankası rezervlerindeki azalmaya da işaret eden Öztrak, dövizle borçlanmanın piyasalarda dolarizasyonu tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Sayıştay raporlarında fon skandalına ilişkin bilgi bulunmadığını savundu
Öztrak, fon skandalının merkezinde yer alan Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu gibi kuruluşların 2025 yılı Sayıştay raporlarını da eleştirdi. Fon skandalının altyapısının oluşturulduğu döneme ilişkin raporlarda yaşanan usulsüzlüklere dair bilgi bulunmadığını savunan Öztrak, denetim mekanizmalarının işleyişini sorguladı. “Saydamlık olmayınca hesap verme de olmuyor” diyen Öztrak, Uluslararası Para Fonu’nun Türkiye Mali Şeffaflık Değerlendirme Raporu’nda yer alan eleştirilere de dikkat çekti. Raporda parlamento denetiminin zayıflaması, bütçe dışı harcamalar ve şartlı yükümlülüklerin önemli sorunlar arasında gösterildiğini belirten Öztrak, deprem gerekçesiyle Emanet Hesabı üzerinden bütçe dışı işlemler yapılmasının da eleştirildiğini söyledi.
Türkiye Varlık Fonu’nun denetimi de gündeme geldi
Öztrak’ın konuşmasında Türkiye Varlık Fonu’nun denetim yapısına ilişkin eleştiriler de öne çıktı. Uluslararası Para Fonu raporunda Türkiye Varlık Fonu’nun Sayıştay denetimi dışında kalması ve hesaplarının denetimine ilişkin kamuoyuna yeterli bilgi sunulmamasının eleştirildiğini belirten Öztrak, bu konunun açıklığa kavuşturulmasını istedi. Fon skandalının ardından kamuoyunda oluşan güven kaybının giderilmesi için şeffaflığın sağlanması gerektiğini savunan Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten bütçe görüşmeleri sırasında yönelttiği sorulara yanıt vermesini talep etti.

