İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 87. duruşmasında tutuksuz sanık Burak Karakuş’un savunması alındı. Uzun yıllar spor medyasında çalıştığını belirten Karakuş, ekonomik sıkıntılar yaşadığı dönemde eski yöneticisi Murat Ongun ile görüştüğünü ve daha sonra Emrah Bağdatlı’ya yönlendirildiğini anlattı.
Karakuş, Bağdatlı’nın kendisine belirli özelliklere sahip eski bir şirket bulmasını istediğini ve bu süreçte bir şirketin yönetimini üstlendiğini söyledi. Karakuş’un anlatımına göre şirketin kuruluşundan sonraki süreçte KİPTAŞ’tan yaklaşık 2 milyon liralık bir iş de alındı.
“Her ay 100 bin lira elden aldım” iddiası
Karakuş, şirketin yönetimini üstlendikten sonra kendisine yapılacak ödeme konusunda Bağdatlı ile görüştüğünü belirtti. Maddi durumunun iyi olmadığını ifade eden Karakuş, kendisine iş olup olmadığına bakılmaksızın aylık 100 bin lira verileceğinin söylendiğini öne sürdü. Karakuş, bu ödemeleri her ayın 15’i ile 20’si arasında elden nakit olarak aldığını savundu. Mahkemede kendisine yönelik ödemelerin gerekçesi sorulduğunda ise şirketin başında bulunduğunu ve bu nedenle kendisine ödeme yapıldığını belirtti.

Medya AŞ’nin yaklaşık 67 milyon liralık ihalesini anlattı
Karakuş, savunmasında Medya AŞ’nin 2025 yılı ihalesine ilişkin süreci de anlattı. Gümüşsuyu’ndaki ofiste bazı ihale evraklarını gördüğünü belirten Karakuş, kendisinden belgeleri kaşeleyip imzalamasının istendiğini söyledi. Belgelerde yaklaşık 67 milyon liralık bir rakam gördüğünü ifade eden Karakuş, kapalı zarf yöntemiyle ihaleye teklif verildiğini ve birkaç gün sonra ihalenin şirketlerinin uhdesinde kaldığına ilişkin e-posta aldığını öne sürdü.
“İhale sürecine dahlim olmadı” dedi
Karakuş, savcının ihale sürecindeki rolüne ilişkin sorularını da yanıtladı. Medya AŞ’den alınan işin bedelinin 64 milyon 700 bin lira olduğunu doğrulayan Karakuş, ihale sürecinde aktif bir rolünün bulunmadığını savundu. Şirket adına hazırlanan belgelerde yalnızca kaşe ve imza attığını, evrakları ilgili kişilere gönderdiğini belirten Karakuş, ihale sonrasında Medya AŞ’nin merkezine giderek hak edişlerle ilgili imzalar attığını söyledi.

“Yapılan işleri takip etmek istedim ancak izin verilmedi” iddiası
Savcının şirket üzerinden yapılan işler ve ödemelerin takibine ilişkin sorularını da yanıtlayan Karakuş, şirket kendisine ait görünmesine rağmen yapılan işleri ayrıntılı biçimde takip etmek istediğini söyledi. Karakuş, çekimlerin nerede ve nasıl yapıldığını görmek, yapılan işleri kontrol etmek ve olası bir aksaklığın önüne geçmek istediğini ancak bu taleplerinin karşılanmadığını öne sürdü.
İngiltere’ye 39 bin sterlinlik transfer iddiası
Karakuş, şirketin faaliyetleri sırasında yurt dışına gerçekleştirilen bir para transferinden de söz etti. Hasta olduğu bir gün elektronik imza kullanılarak İngiltere’deki bir firmaya 39 bin sterlin gönderildiğini öne süren Karakuş, bu işlemden şüphelendiğini ancak kendisine işlemin normal olduğu yönünde açıklama yapıldığını savundu. Karakuş ayrıca operasyon öncesinde Galata’da bir ofis tutulduğunu ve ofisin kira giderlerinin de Emrah Bağdatlı tarafından karşılandığını iddia etti.

Karakuş’un yazışmaları mahkemeye sunduğu belirtildi
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Karakuş’un, şirketin yönetimi ve faaliyetleriyle ilgili olarak Emrah Bağdatlı ile yaptığı yazışmaları da mahkeme heyetine sunduğu aktarıldı. Duruşmada Karakuş’un savunmasının yanı sıra savcının soruları da yanıtlandı. Dava kapsamında diğer tutuksuz sanıkların savunmaları da alınmaya devam etti.

Davada 263 tutuksuz sanığın savunması tamamlandı
Davanın 87. duruşmasında Burak Karakuş’un yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar da savunma yaptı. Dokuz tutuksuz sanığın daha savunmasının alınmasıyla davada savunması tamamlanan tutuksuz sanık sayısının 263’e ulaştığı bildirildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın 28 Eylül Pazartesi günü devam etmesine karar verildi.
