Kanada’da yaşayan Kenneth Law hakkında açılan dava dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Çok sayıda kişiye zehir satarak intihara yardım ettiği öne sürülen Law’un bugün mahkemede 14 ayrı suçlamayı kabul etmesi bekleniyor. Olayla bağlantılı olarak birçok ülkede soruşturmalar sürerken, mağdur ailelerinin tepkisi giderek büyüyor.
Kanadalı Kenneth Law’un internet üzerinden faaliyet gösterdiği ve zor durumdaki kişilere yaşamlarına nasıl son verebileceklerine dair tavsiyeler verdiği öne sürüldü. Soruşturma dosyasında Law’un çevrim içi forumlar aracılığıyla çok sayıda kişiyle iletişim kurduğu ve ölümcül maddeler sattığı iddiaları yer aldı. Law hakkında ABD, İngiltere, İtalya, Avustralya ve Yeni Zelanda’da da soruşturmalar yürütüldüğü bildirildi.
Cinayet suçlamaları geri çekildi
Kenneth Law hakkında Kanada’da 14 cinayet ve 14 intihara yardım veya yönlendirme suçlaması bulunuyordu. Ancak savcılık makamı, Law’un daha hafif suçlamaları kabul etmesi karşılığında cinayet suçlamalarını geri çekti. Hukuk uzmanları, intihara yönlendirme suçunun Kanada yasalarına göre ağır suçlar arasında yer aldığını ve Kenneth Law’un 10 ila 20 yıl arasında hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Cinayet suçlamalarının düşürülmesi ise mağdur yakınlarının tepkisine neden oldu. Bazı aileler alınan kararı yetersiz bulduklarını ifade etti.
“Oğlum hala hayatta olabilirdi”
İngiltere’de yaşayan David Parfett, 2021 yılında 22 yaşında yaşamını yitiren oğlu Thomas’ın ölümünden Kenneth Law’u sorumlu tuttuğunu söyledi. Parfett, oğlunun kullandığı maddelerin Law tarafından sağlandığını öne sürdü. Thomas’ın ölümü Kanada’daki resmi dava dosyasına dahil edilmese de, olayın Kenneth Law’un çevrim içi faaliyetleriyle bağlantılı olduğu iddia edilen İngiltere merkezli vakalardan biri olduğu belirtildi. Acılı baba yaptığı açıklamada, “Eğer Kenneth Law insanlara yaşamlarına nasıl son vereceklerine dair ayrıntılı talimatlar vermeseydi, büyük ihtimalle oğlum bugün hala burada olurdu. Benim için bu cinayet” ifadelerini kullandı.
Hukuki tartışma sürüyor
Dava kapsamında savcıların üzerinde durduğu en önemli konulardan biri ise aynı eylemlerin hem “intihara yönlendirme” hem de “cinayet” kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği oldu.
