Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İstanbul Barosu için sandık kuruluyor! Ümit Kocasakal’dan tarihi sorumluluk çıkışı

İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim’de yapılacak seçimlerinde Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin adayı olan eski başkan Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 10 yıl aradan sonra yeniden aday oldu. Kocasakal, yeni anayasa tartışmalarına ve mevcut baro yönetimine yönelik eleştirilerde bulunarak, “Bu seçim sadece bir baro seçimi değil, ülkemizin geleceğinin de seçimidir” dedi.

İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim’de yapılacak seçimlerinde Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin adayı

İstanbul Barosu’nda seçim heyecanı sürerken, 2010-2016 yılları arasında üç dönem başkanlık yapan Prof. Dr. Ümit Kocasakal yeniden adaylığını açıkladı. Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin adayı olarak yarışa katılan Kocasakal, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve hukuki süreçlerin kendisini bu kararı almaya yönelttiğini belirtti.

On yıl aradan sonra yeniden baro başkanlığına talip olan Kocasakal, açıklamalarında Cumhuriyet’in kurucu değerleri, anayasal düzen, yargı bağımsızlığı ve avukatların mesleki sorunları üzerinde durdu. İstanbul Barosu’nun mevcut yönetimini de eleştiren Kocasakal, seçimlerin yalnızca mesleki bir yarış olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Kocasakal yeniden aday olma nedenini açıkladı

İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim tarihlerindeki seçimleri öncesinde adaylığını duyuran Ümit Kocasakal, kararının kişisel bir makam arayışıyla ilgili olmadığını ifade etti. Türkiye’nin geleceğine ilişkin kaygılarının yeniden aday olmasında etkili olduğunu belirten Kocasakal, yaşanan gelişmeler karşısında sessiz kalamayacağını dile getirdi. Kocasakal, adaylık kararını açıklarken, “Evime oturup izleyemezdim, bu tarihi sorumluluktan kaçamazdım” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve hukuki atmosferin baroların sorumluluğunu artırdığını savunan Kocasakal, İstanbul Barosu’nun bu süreçte daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.

Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin eleştirilerini dile getirdi

Kocasakal’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen süreç ve yeni anayasa tartışmaları oldu. Cumhuriyet’in kurucu değerlerinin, üniter devlet yapısının ve Anayasa’nın ilk dört maddesinin hedef alındığını ileri süren Kocasakal, anayasal değişikliklere ilişkin kaygılarını dile getirdi. Olası yeni anayasa girişimlerine yönelik eleştirilerini sert sözlerle ifade eden Kocasakal, “Hedef, sözde sivil ve özgürlükçü yeni bir anayasa üzerinden 1923 Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırıp yeni bir devlet ve rejim kurmaktır” değerlendirmesinde bulundu. Kocasakal, Cumhuriyet’in temel niteliklerinin ve mevcut anayasal düzenin korunması gerektiğini savunurken, İstanbul Barosu seçimlerinin bu tartışmaların gölgesinde önemli bir anlam taşıdığını belirtti.

Mevcut İstanbul Barosu yönetimini eleştirdi

Ümit Kocasakal, İbrahim Kaboğlu başkanlığındaki mevcut İstanbul Barosu yönetimine yönelik eleştirilerde de bulundu. Avukatların karşılaştığı hukuksuzluklar karşısında yönetimin yeterince etkili olmadığını öne süren Kocasakal, baronun yalnızca açıklama yapan bir kurum olarak kalmaması gerektiğini söyledi. Baroların hukuk devleti ilkesini savunma ve avukatların haklarını koruma konusunda aktif sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Kocasakal, “Adliye binasına giremeyen baro yönetimi, baro başkanı olmaz” ifadelerini kullandı. Kocasakal’ın bu sözleri, seçim sürecinde mevcut yönetimin yaklaşımı ile kendi savunduğu baro anlayışı arasındaki farklılığı ortaya koydu. Kocasakal, İstanbul Barosu’nun hukuksuzluk iddiaları karşısında gerektiğinde fiilen harekete geçen bir kurum olması gerektiğini vurguladı.

“Önce ülke, önce hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı”

Adaylık açıklamasında hukuk devleti ve yargı bağımsızlığına özel vurgu yapan Kocasakal, baroların mesleki sorunların yanı sıra ülkenin hukuk düzenini ilgilendiren konularda da sorumluluk taşıdığını ifade etti. “Önce ülke, önce hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı, sonra cübbe” diyen Kocasakal, avukatlık mesleğinin temel ilkelerinin korunması gerektiğini belirtti. Kocasakal’a göre İstanbul Barosu seçimleri, yönetim değişikliğinin ötesinde Cumhuriyet’in kurucu ilkeleri, anayasal düzen ve hukuk devletinin geleceğine ilişkin farklı yaklaşımların yarışacağı bir süreç niteliği taşıyor.

İstanbul Barosu seçimleri 24-25 Ekim’de yapılacak

İstanbul Barosu’nun yeni yönetimini belirleyecek seçimler 24-25 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. 2010-2016 yılları arasında üç dönem başkanlık yapan Ümit Kocasakal, Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin adayı olarak yeniden başkanlık yarışına katılacak. Seçim sürecinde baronun mesleki sorunlara yaklaşımı, avukatların haklarının korunması, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı gibi başlıkların öne çıkması bekleniyor. Kocasakal, seçimlerin önemini “Bu seçim sadece bir baro seçimi değil, ülkemizin geleceğinin de seçimidir” sözleriyle özetledi.