Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İstanbul Barosu’ndan Halk TV operasyonuna tepki: ‘Hukuka aykırı müdahaleye son verilmeli’

İstanbul Barosu, Halk TV’nin merkez binasına düzenlenen polis operasyonu, yayınların durdurulması ve TMSF’nin kayyım olarak atanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Müdahalenin anayasal hakları ihlal ettiğini savunan Baro, yayınların yeniden başlatılması ve TMSF’nin el koyma kararının geri çekilmesi çağrısında bulundu.

İstanbul Barosu, Halk TV’nin merkez binasına düzenlenen polis operasyonu, yayınların

Halk TV’ye yönelik polis operasyonu ve kanala kayyım atanmasının ardından İstanbul Barosu’ndan açıklama geldi. Baro, 14 Ekim 2026 sabahında gerçekleştirilen operasyonun hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını savunarak yetkililere çağrıda bulundu.

Yazılı açıklamada, kanalın yayınlarının durdurulması ve yönetimine el konulmasının yalnızca medya kuruluşunun haklarını değil, toplumun haber alma özgürlüğünü de etkilediği belirtildi. İstanbul Barosu, TMSF’nin kayyım olarak görevlendirilmesine de tepki göstererek müdahalenin sona erdirilmesini ve yayınların yeniden başlatılmasını istedi.

“Halk TV operasyonu anayasal hakları ihlal ediyor”

“Halk TV’ye yönelik müdahale, anayasal güvencelerin ihlalidir!” başlığıyla yayımlanan açıklamada İstanbul Barosu, sabah saatlerinde gerçekleştirilen polis operasyonunu, kanal binasının ablukaya alınmasını ve yayınların durdurulmasını eleştirdi. Baro, müdahalenin Anayasa’nın hak ve özgürlüklere ilişkin hükümleriyle bağdaşmadığını savunarak düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, basın özgürlüğü, çalışma hakkı ve mülkiyet hakkına dikkat çekti. Açıklamada, bir medya kuruluşunun faaliyetlerinin durdurulmasının demokratik kamusal tartışma ortamını da etkileyebileceği ifade edildi. İstanbul Barosu, basın özgürlüğünün yalnızca haberlerin yayımlanmasını değil, medya kuruluşlarının baskı altında kalmadan faaliyet göstermesini de kapsadığını belirtti.

blank

“Bağımsız idari otoriteler bu sürecin ortağı olmamalı”

Açıklamada TMSF’nin rolüne de özel olarak değinildi. İstanbul Barosu, bağımsız idari otoritelerin hukuk devletinin zayıflamasına yol açacağını savunduğu uygulamalara ortak olmaması gerektiğini belirterek TMSF’ye çağrı yaptı. Baro, TMSF’nin mülkiyet hakkının korunması bakımından yükümlülükleri bulunduğunu ifade etti. Açıklamada, “TMSF Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının korunmasında denetim yükümlülüklerine sahip bir kurumdur ve mülkiyet gaspına alet olmamalıdır” denildi. İstanbul Barosu, ayrıca Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) süreçte devre dışı kaldığını savunarak basın özgürlüğünün güvence altına alınmasına ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Ekrem İmamoğlu’nun savunma günü vurgusu

İstanbul Barosu, Halk TV’ye yönelik operasyonun zamanlamasına da dikkat çekti. Açıklamada, Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmasının beklendiği gün yaşanan gelişmelerin zamanlaması ve sonuçları bakımından önem taşıdığı belirtildi. Savunmanın kamuoyuna ulaşmasının beklendiği bir günde bir medya kuruluşunun polis ablukasına alınmasının demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını savunan Baro, açıklamasında devlet yetkisinin anayasal sınırlar içinde kullanılması gerektiğini vurguladı.

Baro, kamu görevlilerine Anayasa’nın 137. maddesini hatırlattı

İstanbul Barosu, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını korumakla yükümlü olduğunu belirterek Halk TV’ye yönelik operasyonu yakından izlediğini açıkladı. Baro, ilgili makamlara hukuka aykırı ve suç teşkil eden emirler vermekten kaçınma çağrısında bulundu. Açıklamada, Anayasa’nın 137. maddesine atıf yapılarak kamu görevlilerinin anayasal sorumluluklarına uygun davranmaları ve hukuka aykırı emirleri yerine getirmemeleri gerektiği ifade edildi.

İstanbul Barosu’ndan yayınların yeniden başlatılması çağrısı

İstanbul Barosu, açıklamasının sonunda Halk TV’ye yönelik müdahalelerin sona erdirilmesini, kanalın yayınlarının yeniden başlatılmasını ve TMSF’nin el koyma kararının geri çekilmesini istedi. Baro’nun açıklaması, Halk TV operasyonu ve kayyım uygulamasına ilişkin tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Operasyonun hukuki dayanağına ilişkin değerlendirmeler sürerken, İstanbul Barosu müdahalenin anayasal güvenceler ve basın özgürlüğü çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu. Açıklama, “Her yerde, her zaman, herkes için hukuk” ifadeleriyle sona erdi.