Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kılıçdaroğlu: “tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır”

İstinaf mahkemesinin CHP’ye yönelik verdiği “mutlak butlan” kararının ardından yeniden genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, gazetecilerle bayramlaşma programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu: “yasal zemin oluşması lazım, tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır” diye konuştu.

İstinaf mahkemesinin CHP'ye yönelik verdiği "mutlak butlan" kararının ardından yeniden

İstinaf mahkemesinin CHP yönetiminin meşruiyetine ilişkin verdiği “mutlak butlan” kararı sonrası yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, düzenlenen bayramlaşma programında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Siyasi liderlerle yaptığı bayramlaşma trafiğini aktaran ve parti içindeki hukuki sürece dikkat çeken Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde yaşanan olaylar ve Adnan Beker iddiaları üzerinden çok sert mesajlar verdi.

“Sayın Bahçeli’yle her bayram bayramlaşıyorduk”
Bayramlaşma gündemine ilişkin MHP Lideri Devlet Bahçeli ve Özgür Özel ile olan temaslarını açıklayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Bahçeli’yle her bayram bayramlaşıyorduk. Bayramlaşmada başka bir konuda konuşmadık. İyi niyetli mesajları oldu, bizim de iyi niyetli mesajlarımız oldu ve telefonları kapattık. Özgür Özel’le görüşmemiz olmadı ama olur niye olmasın, bayramlaşma da olur. Biz düşman değiliz ki aynı partide görev yapan iki kişiyiz. Ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı dönülemez noktalara taşımak doğru değil.”

Özgür Özel’in “2 milyon üyeyle sandık kurulsun” çağrısı ve tüzük çıkışlarına yönelik kuralları ve yasal zemini hatırlatan Kılıçdaroğlu, kararların ciddiyetle alınması gerektiğini vurguladı:
“Her öneriyi siyasetçilerin değerlendirmesi onların görevleri arasındadır. Önerilere bakılır, değerlendirilir. Katılırsınız veya katılmazsınız ama birlikte çalıştığınız arkadaşlarla birlikte oturur konuşursunuz, tartışırsınız. Kurultay yapacağız, kurultaysız bir parti olur mu? Bunun için yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır. Kuşkusuz bu hukukçuların alanında. Hukukçu arkadaşlarla bir araya geleceğiz, en kısa sürede kurultayı nasıl yaparız diye konuşacağız. Genel başkanın nasıl seçileceği belli. Siz kurultayı devre dışı bırakamazsınız. Genel başkanları kurultaylar seçer.

“Her şeyin yasal zeminde yapılması lazım”
Grup başkanlarının seçilmesi, grup başkanvekillerinin seçilmesi, kurultayların yapılması, delegelerin seçilmesi, Parti Meclisi’nin seçilmesi, hepsinin hukuk zemininde yapılması lazım. Bir parti yönetimi hukuk içinde, ciddiyetle yapılır. Siz dedikodularla, birisinin talebiyle bir şey yapamazsınız. İhracın koşulları vardır. Bir kişiyi tutup ‘bunu beğenmedim, partiden ihraç edeyim’ diye bir şey yok. Kurallara uymak zorundasınız. İhraç varsa açarsınız partinin tüzüğünde hangi gerekçelerle ihraç edilir, bakarsınız. CHP, bütün partilerle bayramlaşır. Program belirlenir, karşılıklı ziyaretler gerçekleşir.”

“Kapıların kapatılması akıl tutulmasıdır”
CHP Genel Merkezi’ne milletvekillerinin alınmaması ve polisin devreye girmesiyle sonuçlanan gerilimi “Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir olay” sözleriyle eleştiren Kılıçdaroğlu, süreci şu sözlerle aktardı:
“Herkes yasalara uymak zorundadır, bu konuda bütün ayrıntıları halkla buluşmada anlatacağım. Hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmaz. Niye böyle düşünmüyorsunuz? Bir CHP grubu, CHP Genel Merkezi’ne gittiği zaman, genel merkezin kapısı o milletvekillerine nasıl kapatılır. Tarihinde CHP Genel Merkezi’nin kapısı kapatılmamıştır, CHP Genel Merkezi’nden dışarıya taş atılmamıştır. Bir partinin kapıları halka, milletvekillerine kapanamaz. Böyle bir şey yoktur. Bizim tarihimizde yoktur. Kapanması ne demektir? Hangi gerekçeyle kapanıyor? Kimse bu soruyu sormuyor. Akıl tutulması var. Açarsınız kapıyı, çay kahve ikram edersiniz. İnsani davranışlar varken birbirimizi kırmanın ne mantığı var? Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şey.

Burası devlet dairesi değil, burası parti. Partiye her saatte, her zaman herkes gelebilir. Partiye protesto etmeye gelenler de oldu, çıkıp da bir şey mi söyledik? Ya demokrasiye inanacaksınız ya baskıcı rejimden yana olacaksınız. Biz demokrasiye inanıyoruz. Orası kimsenin babasının malı değildir, orası halkındır. Girseydi milletvekilleri içeri ne olacaktı, kavga mı çıkacaktı yani?”

“Elimde olsa yarın sabah kurultaya giderim”
Kılıçdaroğlu, kurultay tarihini belirlemenin kendi elinde olmadığını söyleyerek “Ben hukukçu değilim. Benim elimde olsa sabah kurultaya giderim. Süreç hakkında hukukçularla konuşuyoruz. yargının verdiği karara uymak zorundayız elbette.

Kurultay yapılırsa aday olacak mı?
Kurultayda aday olurmusunuz? sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, Kurultay hele bir olsun, hele bir yolunu açalım Allah kerim ondan sonra. Hiç meraklanmayın” dedi.