Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen “rüşvet ve irtikap” soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü gün duruşmaları, sanık savunmaları ile müşteki ve mağdur ifadeleriyle devam etti. Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davada, zincir market temsilcilerinin beyanları ve kurban bağışı iddiaları öne çıktı. Mahkemede dinlenen müştekiler, farklı başlıklar altında yürütülen soruşturmalara ilişkin yaşadıkları süreçleri anlatırken, özellikle market temsilcilerinin ifadeleri duruşmaya damga vurdu.
Duruşmada müşteki sıfatıyla ifade veren BİM A.Ş.’nin dönemin mağaza geliştirme müdürü Saffet Karadağ, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ile yaptığı görüşmenin ardından zincir market temsilcilerinin katıldığı bir toplantıya davet edildiğini söyledi. Karadağ, toplantıda BolSev Vakfı’nın faaliyetlerinin anlatıldığını ve market temsilcilerine reklam ile destek taleplerini içeren fiyat listelerinin bulunduğu zarfların dağıtıldığını belirtti. Yetkilerinin bu konuda karar vermeye uygun olmadığını ifade ettiklerini aktaran Karadağ, Tanju Özcan’ın şirket merkezleriyle görüşmelerini istediğini söyledi. Karadağ, toplantı sırasında Tanju Özcan’ın, “Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve vereceksiniz.” ifadelerini kullandığını öne sürerek, bu sözleri reklam desteğinin mutlaka sağlanması yönünde bir mesaj olarak algıladığını ifade etti. Daha sonra şirket yönetiminin kararı doğrultusunda 10 bin liralık reklam sözleşmesi imzalandığını kaydetti.
Reklam vermeyen marketlere baskı iddiası
Mahkemede dinlenen ifadelerde, reklam sözleşmesi imzalamayan bazı firmaların yoğun zabıta denetimleriyle karşı karşıya kaldığı iddiaları da gündeme geldi. Bir başka market yetkilisi ise belediyedeki toplantıya katılmadan ayrıldığını, daha sonra şirket yönetiminin reklam sözleşmesi yaptığını belirterek, kendi iş yerlerinde denetimlerin reklam öncesi ve sonrasında farklılık göstermediğini söyledi.
Kurban bağışı dosyasında sanık savunmaları alındı
Duruşmada ayrıca BolSev Vakfı tarafından düzenlenen kurban bağışı kampanyasına ilişkin dosya da ele alındı. Vakıf yöneticisi Ali Sarıyıldız, başlangıçta kurban kesimi amacıyla yola çıktıklarını ancak gerekli izinler ile organizasyon şartlarının sağlanamayacağını fark edince kampanyayı sonlandırdıklarını savundu. Görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ise vakfın kurban bağışı toplaması yönünde herhangi bir talimat vermediğini belirterek, toplanan bağışların harcanmadığını ve dolandırıcılık kastının bulunmadığını ileri sürdü.
Beton ve hak ediş iddiaları da mahkemede gündeme geldi
Duruşmada dinlenen mağdurlar, belediyeye bağlı şirketten beton almaya zorlandıkları ve hak ediş ödemelerinin hızlandırılması karşılığında vakfa destek beklendiği yönündeki iddialara ilişkin de beyanda bulundu. Bir şirket yetkilisi, belediyeden bağımsız beton temin etmek istemelerinin ardından çeşitli idari sorunlarla karşılaştıklarını öne sürerken, başka bir müşteki ise vakfa bağış ve reklam desteği sağlaması halinde hak ediş ödemelerinin daha hızlı yapılabileceğini düşündüğünü ifade etti.
İddianamede yüzlerce yıla varan hapis istemi
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Tanju Özcan hakkında “icbar suretiyle irtikap”, “irtikaba teşebbüs”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “rüşvet” suçlamalarıyla toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Dosyada yer alan diğer sanıklar hakkında da isnat edilen suçlara göre değişen sürelerde hapis cezaları istenirken, mahkeme heyeti müşteki ve mağdurların dinlenmesine devam edilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
