Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MHP’li Feti Yıldız: Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Son yıllarda kurulan pazarlık partilerinin demokrasiyi nasıl yozlaştırdıkları üniversitelerde tez konusu olmalıdır” açıklamasında bulundu

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Son yıllarda kurulan pazarlık

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından siyasi partilerin kuruluşu, faaliyet alanları ve üyelik şartlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Siyasi partilerin çok kolay bir şekilde kurulabildiğinin altını çizen Yıldız, “Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir. Tabela partilerinin yasa dışı faaliyetlerini burada anlatmak zaman israfıdır. Son yıllarda kurulan pazarlık partilerinin demokrasiyi nasıl yozlaştırdıkları üniversitelerde tez konusu olmalıdır” açıklamasında bulundu.

 

Yıldız, siyasi partilerin Cumhuriyetin temel niteliklerini, Anayasa’da güvence altına alınan devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, egemenliğin millete ait olduğu ilkesini ve seçimlerin serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yargı denetiminde yapılması kuralını değiştirmeyi amaçlayamayacağını hatırlattı. Partilerin ayrıca bölge, ırk, din, mezhep, tarikat, cemaat ya da sınıf esasına dayanamayacağını ifade etti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre Türkiye’de halen 186 siyasi parti bulunduğunu belirten Yıldız, mevcut partilerin farklı kategoriler altında sınıflandırılabileceğini söyledi. Yıldız, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Meraklısına notlar

 

Siyasi partiler:
a) Türkiye Devletinin Cumhuriyet olan şeklini; Anayasanın başlangıç kısmında ve 2 nci maddesinde belirtilen esaslarını;
Anayasanın 3 üncü maddesinde açıklanan Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, diline, bayrağına, milli marşına ve başkentine dair hükümlerini; egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunun ancak, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanılabileceği esasını;
Türk Milletine ait olan egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı veya hiçbir kimse veya organın, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı hükmünü;
seçimler ve halkoylamalarının serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması esasını değiştirmek;
b) Bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamaz veya adlarını kullanamazlar.
c) Sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamazlar ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.
d) Askerlik, güvenlik veya sivil savunma hizmetlerine hazırlayıcı nitelikte eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunamazlar.
e) Genel ahlak ve adaba aykırı amaçlar güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.
f) Anayasanın hiçbir hükmünü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlayamazlar.

“Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir”

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre ülkemizde hali hazırda 186 siyasi parti bulunmaktadır. Bu partiler arasında bir sınıflandırma yapılırsa çok renkli kümeleşmeler görebiliriz. Bunlar; kitle partileri, ideoloji partileri, kadro partileri, bölgeci partiler, tabela partileri, hülle partileri, pazarlık partileri, kişi partileri, silsile partileri, kalıntı partiler, üyesiz partiler, çıkar grubu olan partiler vs. Bu tipolojilere eklenecek oluşumlar vardır mutlaka. Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir. Tabela partilerinin yasa dışı faaliyetlerini burada anlatmak zaman israfıdır. Son yıllarda kurulan pazarlık partilerinin demokrasiyi nasıl yozlaştırdıkları üniversitelerde tez konusu olmalıdır.

 

Daha sonra bir paylaşım daha yapan Yıldız, şunları kaydetti:

“Siyasi partiler:

a) Türkiye Devletinin Cumhuriyet olan şeklini; Anayasanın başlangıç kısmında ve 2’nci maddesinde belirtilen esaslarını;
Anayasanın 3 üncü maddesinde açıklanan Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, diline, bayrağına, milli marşına ve başkentine dair hükümlerini; egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunun ancak, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanılabileceği esasını;
Türk Milletine ait olan egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı veya hiçbir kimse veya organın, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı hükmünü;
seçimler ve halkoylamalarının serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması esasını değiştirmek;
b) Bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamaz veya adlarını kullanamazlar.
c) Sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamazlar ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.
d) Askerlik, güvenlik veya sivil savunma hizmetlerine hazırlayıcı nitelikte eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunamazlar.
e) Genel ahlak ve adaba aykırı amaçlar güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.
f) Anayasanın hiçbir hükmünü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlayamazlar.

Önseçimler ile siyasi parti kongrelerinin seçimleri ve kararları için yapılan oylamalarla, her kademedeki her çeşit parti görevlileri ve yedeklerinin seçimi için yapılan oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”