CHP’de 48 kişi hakkında verilen kesin çıkarma kararına yönelik tepkiler sürüyor. Karar kapsamında bulunduğunu açıklayan Avukat Remzi Kazmaz, yaptığı değerlendirmede ihraç kararını tanımadığını belirterek sürecin hukuki dayanağına itiraz etti. Kazmaz, itirazının Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil, yetkisini tartışmalı bulduğu kurulların aldığı kararlara yönelik olduğunu vurguladı.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda ortaya çıkan delege iradesinin, butlan kararına dayanılarak ortadan kaldırılmasını kabul etmediğini belirten Kazmaz, bu karara bağlı olarak oluşturulan yönetim ve organların parti adına işlem yapma yetkisinin de tartışmalı olduğunu savundu.
İhraç kararına “hukuki dayanak” itirazı
Yüksek Disiplin Kurulu kararına tepki gösteren Kazmaz, bir mahkeme kararının varlığının, o kararın kapsamını aşan bütün işlemleri kendiliğinden hukuka uygun hale getirmeyeceğini ifade etti. Kurulların hangi usulle oluşturulduğunun, kimlerden meydana geldiğinin ve hangi yetkiye dayanarak karar aldığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini kaydetti. Kazmaz, butlan kararına dayanılarak seçilmiş organların yerine geçtiği ileri sürülen kurulların yeni kurullar oluşturması, üyeler hakkında işlem yapması ve kesin çıkarma kararı vermesinin ayrıca hukuki denetime tabi tutulması gerektiğini savundu. Kararların hukuken yok hükmünde olduğu kanaatinde olduğunu belirten Kazmaz, bu itirazlarını yargı mercileri önünde de dile getireceğini açıkladı.
“Yetkisini tartışmalı bulduğum kurulda savunma vermedim”
Disiplin sürecinde savunma için Yüksek Disiplin Kurulu’na çağrıldığını belirten Kazmaz, kendisine yapılan çağrıyı ve tanınan imkânı gizlemediğini ifade etti. Ancak kurulun oluşumuna ve yetkisine yönelik itirazları nedeniyle sözlü veya yazılı savunma vermediğini kaydetti. Bu tercihinin gerekçesini, savunma yapmasının kurulun yetkisini kabul ettiği şeklinde yorumlanmasına karşı çıkmak olarak açıklayan Kazmaz, itirazının savunma hakkının önemini reddetmek anlamına gelmediğini vurguladı. Kazmaz’a göre öncelikle karar verecek kurulun hukuken yetkili olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıydı.
Parti yönetimine ve disiplin sürecine ilişkin sorular yöneltti
Kazmaz, Parti Meclisi’nin sevk kararından Yüksek Disiplin Kurulu’nun ihraç kararına kadar uzanan sürecin hangi organlar tarafından ve hangi yetki zincirine dayanılarak yürütüldüğünün açıklanmasını istedi. Toplantıların hangi usulle gerçekleştirildiği, karar yeter sayısının sağlanıp sağlanmadığı ve kurulların hangi hukuki dayanakla oluşturulduğu gibi soruların yanıtlanması gerektiğini belirten Kazmaz, mahkeme kararının söz konusu organlara CHP adına işlem yapma yetkisini açıkça verip vermediğinin de incelenmesini talep etti. Kazmaz, bu sorular yanıtlanmadan 48 kişi hakkındaki kesin çıkarma kararının hukuken tartışmasız kabul edilemeyeceğini savundu.
“Kurultay iradesini savunmak CHP’yi savunmaktır”
İhraç kararının yalnızca kendisinin ve arkadaşlarının parti üyeliğiyle ilgili olmadığını belirten Kazmaz, sürecin CHP’de kurultay iradesinin, seçilmiş organların ve parti içi demokrasinin nasıl korunacağına ilişkin temel bir mesele olduğunu ifade etti. Eleştirisinin CHP’nin tarihine, kurumsal kimliğine veya partinin temsil ettiği umuda yönelik olmadığını vurgulayan Kazmaz, farklı görüşlerin ihraç kararlarıyla susturulmasına karşı çıktı. CHP’nin demokratik işleyişinin ve üyelerin iradesinin korunması gerektiğini savunan Kazmaz, kurultayları partinin temel belirleyicisi olarak nitelendirdi.
Remzi Kazmaz yargı yoluna başvuracağını açıkladı
Hukuki ve siyasi mücadelesini sürdüreceğini belirten Kazmaz, ihraç kararının ardından yasal başvuru sürelerini takip edeceğini bildirdi. Açıklamasında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu kapsamında kesin çıkarma kararlarına karşı, parti içi itiraz yollarının tüketilmesinin ardından asliye hukuk mahkemesine başvuru imkânı bulunduğunu da hatırlattı. Kazmaz, itirazlarının kişisel makamlarla ilgili olmadığını belirterek CHP’nin yeniden kurultay iradesiyle buluşması ve farklı görüşlerin aynı çatı altında konuşabilmesi için mücadele edeceğini ifade etti. Açıklamasının sonunda kendilerini yıldırmaya yönelik kararların mücadelelerini sona erdirmeyeceğini söyleyen Kazmaz, hukuki itirazlarını ve siyasi açıklamalarını sürdüreceğini belirtti. Kazmaz, “Mücadele edenler bazen kaybedebilir. Asıl kaybedenler, mücadeleyi bırakanlardır” ifadelerini kullandı.

