Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Rojin Kabaiş dosyasında yeni perde! Bilirkişi raporundaki 4 kritik ayrıntı ortaya çıktı

Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, ailenin avukatı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda dosyanın seyrini değiştirebilecek yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni iddialar gündeme geldi. Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, Rojin’in kaybolduğu geceye ilişkin çeşitli kamera, baz ve konum verilerinin yeniden değerlendirilmesi istendi.

Dosyada yer alan tespitler, Rojin’in kaybolmadan önceki temaslarından olayın ardından bölgedeki hareketliliğe kadar birçok başlığın yeniden incelenmesini gündeme getirdi. Ancak raporda yer alan söz konusu değerlendirmelerin soruşturma kapsamında araştırılan iddialar olduğu ve henüz kesinleşmiş bir adli sonuç anlamına gelmediği belirtiliyor.

Rojin’in kaybolmadan önceki son temasları araştırılıyor

Bilirkişi raporunda dikkat çekilen başlıklardan biri, Rojin Kabaiş’in kaybolmadan önce “Hocam” şeklinde seslendiği kişinin çevresindeki iletişim trafiği oldu. Raporda, söz konusu kişinin Mehmet Çelik isimli bir kişiyle yazıştığı ve telefonunun Rojin’in telefonu ile aynı baz istasyonundan sinyal verdiği yönündeki tespitlere yer verildi. Mehmet Çelik isimli kişinin kim olduğu ve Rojin’in kaybolduğu saatlerde olayla bağlantısının bulunup bulunmadığının ise yapılacak incelemelerle netleştirilmesi bekleniyor. Aile avukatları da bu nedenle iletişim ve baz kayıtlarının ayrıntılı biçimde incelenmesini talep ediyor.

Güvenlik görevlisinin hareketleri de rapora girdi

Dosyada dikkat çeken bir başka ayrıntı ise Rojin’in telefonunun bulunduğu bölgedeki özel güvenlik görevlisine ilişkin kamera kayıtları oldu. Raporda, güvenlik görevlisinin telefonun bulunmasından yaklaşık 10 dakika önce bölgedeki çalılık alanda 48 saniye kaldığının kamera görüntülerine yansıdığı öne sürüldü. Söz konusu hareketliliğin olayla bağlantılı olup olmadığı henüz bilinmezken, raporda güvenlik görevlisinin o saatlerdeki hareketlerinin ayrıntılı şekilde araştırılması istendi. Bu kapsamda kamera kayıtları ile telefon ve konum verilerinin birlikte değerlendirilmesi talep edildi.

Bardakçı’daki şüpheli hareketlilik mercek altında

Rojin Kabaiş’in kaybolduğu akşam Bardakçı bölgesindeki hareketlilik de raporda yer alan başlıklardan biri oldu. Raporda, iki erkek ve bir kadının ağır olduğu değerlendirilen bir cismi bir eve taşıdığı, daha sonra söz konusu cismin bir araçla bölgeden götürüldüğünün görüldüğü iddia edildi. Bu görüntülerde yer alan kişilerin kimliklerinin belirlenmesi ve araç hareketlerinin Elektronik Takip Sistemi kayıtlarıyla karşılaştırılması talep edildi. Görüntülerin Rojin Kabaiş’in kaybolmasıyla bağlantılı olup olmadığı ise soruşturma kapsamında yapılacak incelemeler sonucunda ortaya çıkacak.

Oda arkadaşının ifadeleri de yeniden değerlendirilecek

Soruşturma dosyasındaki bir diğer dikkat çekici başlık ise Rojin Kabaiş’in oda arkadaşının verdiği ifadeler oldu. Raporda, oda arkadaşının Rojin’in kaybolduğu gece saat 22.30 sıralarında yurttaki odasında bulunduğunu söylediği, ancak baz, GPS ve turnike kayıtlarının bu beyanla çeliştiğinin öne sürüldüğü belirtildi. Söz konusu kayıtların zaman çizelgesiyle birlikte değerlendirilmesi halinde, Rojin’in kaybolduğu gece kimlerle ve hangi saatlerde temas kurduğuna ilişkin yeni bilgiler elde edilmesi amaçlanıyor.

Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor

Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki yurdundan ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamaması üzerine aranmaya başlanmıştı. 21 yaşındaki üniversite öğrencisinin cansız bedeni, 15 Ekim 2024’te Van Gölü’nün Mollakasım Mahallesi kıyısında bulunmuştu. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda ölümün suda boğulma sonucu gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, ancak boğulmanın intihar, kaza veya başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben belirlenemediği değerlendirilmişti. Raporda ayrıca bazı bölgelerden farklı DNA profilleri elde edildiği, ancak bulaş ihtimalinin tamamen bertaraf edilemediği belirtilmişti.

Ailenin yeni talepleri soruşturmanın kapsamını genişletiyor

Rojin Kabaiş ailesinin avukatları, 2026 yılında soruşturmayla ilgili çok sayıda yeni talebi Van Cumhuriyet Başsavcılığına iletti. Savcılığın taleplerin büyük bölümünü kabul ettiği ve bazı araştırmaların halen devam ettiği bildirildi. Aile avukatları, Rojin’in kaybolduğu ve cansız bedeninin bulunduğu bölgeler arasındaki güzergahın, araç ve telefon kayıtlarının, sosyal medya yazışmalarının ve bazı kişilere ilişkin baz verilerinin ayrıntılı biçimde incelenmesini talep ediyor.