İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde geçen hafta etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketinin bilançosu açıklandı. İstanbul Valisi Davut Gül, Ataşehir’de düzenlenen Marmara Havzası Havza Su Kurulu Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, taşkınlarda 7 kişinin yaşamını yitirdiğini ve yaklaşık 10 milyar liralık doğrudan ve dolaylı zarar meydana geldiğini bildirdi.
Felaketin yalnızca ekonomik kayıplarla değerlendirilemeyeceğini belirten Gül, hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı acının hiçbir maddi karşılığının bulunmadığını ifade etti. Taşkınların ortaya çıkardığı risklere dikkat çeken Gül, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nde afetlere karşı yeni bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini söyledi.
Vali Gül, sel felaketinin Marmara için milat olmasını istedi
İstanbul Valisi Davut Gül, yaşanan taşkınların ardından afetlere hazırlık ve risk yönetimi konusunda önemli bir dönüm noktasına gelindiğini belirtti. Gül, 17 Ağustos depreminin Türkiye’nin afet anlayışında bir milat olarak kabul edilmesine benzer şekilde, geçen hafta yaşanan sel felaketinin de İstanbul ve Marmara Bölgesi için yeni bir başlangıç olması gerektiğini dile getirdi. Yağışların ne zaman ve hangi şiddette gerçekleşeceğinin kesin biçimde öngörülemeyeceğini kaydeden Gül, gerekli mühendislik çalışmalarının ve koruyucu önlemlerin hayata geçirilmesiyle zararların azaltılabileceğini vurguladı. Gül, taşkınların boyutuna ilişkin değerlendirmesinde, daha ağır sonuçların yaşanmasının da mümkün olduğunu belirterek afet risklerinin hafife alınmaması gerektiğine işaret etti.
Dere yataklarındaki yapılaşma ve geçmişteki ihmaller gündeme geldi
Sel felaketinin nedenlerini değerlendiren Gül, dere yataklarına yapılan binaların, ruhsatsız yapılaşmanın ve depreme dayanıksız yapıların oluşturduğu risklere dikkat çekti. Taşkın yaşanan bölgelerde dere yataklarının daraltıldığının ve suyun doğal akışını düzenleyecek önlemlerin yeterince alınmadığının görüldüğünü ifade etti. Gül, kurallara aykırı yapılaşmanın yalnızca yapı sahipleri açısından değil, kamu kurumları ve ilgili idareler açısından da sorumluluk doğuran bir mesele olduğunu belirtti. Geçmişte yapılan hataların uzun yıllara yayıldığını vurgulayan Gül, yaşanan sorunların 3-5 yıllık bir dönemle sınırlı olmadığını, 50-100 yıllık birikimin sonucu olduğunu dile getirdi. Bundan sonraki süreçte mevzuatla belirlenen görevlerin eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini söyleyen Gül, özellikle dere yatakları ve diğer riskli alanlarda kurallara aykırı yapılaşmaya izin verilmemesinin önemini vurguladı.
İstanbul’daki selin ekonomik zararı 10 milyar liraya yaklaştı
Vali Davut Gül, sel felaketinin ekonomik boyutuna ilişkin açıklamasında doğrudan ve dolaylı zararın yaklaşık 10 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Ancak can kayıplarının ekonomik hesaplarla ölçülemeyeceğini belirten Gül, hayatını kaybeden vatandaşların yakınlarının yaşadığı acının öncelikle ele alınması gerektiğini söyledi. Yağışların her yıl aynı sıklıkta veya şiddette gerçekleşmeyeceğini ifade eden Gül, afetlerin ne zaman yaşanacağının kesin olarak bilinmediğini, buna karşın önceden alınacak önlemlerle can ve mal kayıplarının azaltılabileceğini kaydetti. Gül’e göre suyun doğru kanallarla taşınması, dere yataklarının uygun biçimde ıslah edilmesi ve suyun güvenli şekilde depolanması, taşkın riskinin yönetilmesinde belirleyici rol oynuyor.
Marmara Havzası için 85 milyar liralık yatırım ihtiyacı açıklandı
Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever de iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine ve Türkiye’nin su yönetimi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin 2053 yılı için net sıfır emisyon hedefi bulunduğunu hatırlatan Sever, iklim değişikliğine uyum çalışmalarının su, tarım ve sanayi gibi birbirini etkileyen alanlarda büyük önem taşıdığını belirtti. Gediz, Meriç-Ergene, Akarçay ve Konya havzalarında mevcut durumda su açığı yaşandığını ifade eden Sever, gerekli önlemler alınmadığı takdirde 2030 yılına kadar başka havzaların da benzer sorunlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Sever, Marmara Havzası’nda su açığının giderilmesi ve ihtiyaç duyulan önlemlerin uygulanması için yaklaşık 85 milyar liralık yatırım gerektiğini açıkladı.
Yağmur suyu ve gri su uygulamalarının yaygınlaştırılması hedefleniyor
Afire Sever, su kaynaklarının korunması ve mevcut suyun daha verimli kullanılması gerektiğini belirterek, su tasarrufunun yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun bütün kesimlerinin sorumluluğunda olduğunu ifade etti. Evlerde suyun daha tasarruflu kullanılması, çatılarda biriken yağmur sularının değerlendirilmesi ve gri suların arıtılarak yeniden kullanılması gibi uygulamaların yaygınlaştırılmasının önemine değinen Sever, kentlerde suyun doğal yollarla tutulmasını sağlayan “sünger şehir” yaklaşımına da işaret etti. Bu uygulamalarla yağış sularının daha verimli değerlendirilmesi, su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması ve şehirlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli hale getirilmesi amaçlanıyor.
Marmara Havzası’nın taşkın yönetim planı da değerlendirildi
Marmara Havzası Havza Su Kurulu Toplantısı’nda bölgedeki su kaynaklarının mevcut durumu, korunmasına yönelik önlemler ve taşkın risklerinin azaltılması için yapılabilecek çalışmalar ele alındı. Toplantı kapsamında Marmara Havzası Taşkın Yönetim Planı hakkında sunumlar gerçekleştirildi. Ayrıca 2025 yılı Marmara Havza Su Kurulu kararları ile 2026 yılı Marmara Havzası İl Su Kurulu kararları değerlendirilerek mevcut durum analiz edildi. İstanbul’daki sel felaketinin ardından yapılan değerlendirmelerde, suyun doğru yönetilmesi, riskli alanlardaki yapılaşmanın önlenmesi ve gerekli altyapı yatırımlarının hayata geçirilmesi öne çıkan başlıklar oldu.

