Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan yönetim krizi yeni bir boyut kazandı. Özgür Özel’e yakınlığıyla bilinen 28 Parti Meclisi üyesinin görevlerinden istifa etmesi, parti içindeki güç mücadelesini yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı. İstifaların ardından gözler hem CHP Genel Merkezi’ne hem de Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden gelecek açıklamalara çevrildi.
Parti kulislerinden edinilen bilgilere göre, Parti Meclisi üyelerinin istifalarının temel amacı olağanüstü kurultay sürecinin önünü açmak. CHP tüzüğünde yer alan hükümler doğrultusunda Parti Meclisi üye sayısının belirli bir seviyenin altına düşmesi halinde kurultay sürecinin başlatılabileceği belirtiliyor. 28 üyenin istifasıyla birlikte Parti Meclisi’ndeki mevcut üye sayısının kritik eşik olarak değerlendirilen seviyenin altına düştüğü ifade ediliyor.
Kılıçdaroğlu cephesinden ilk değerlendirme geldi
İstifa kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin parti sözcüsü olarak açıklamalarda bulunan Müslim Sarı, mevcut tedbir kararlarına dikkat çekti. Sarı, devam eden hukuki süreç nedeniyle olağanüstü kurultayın toplanamayacağını savunarak, tedbir kararlarının yürürlükte olduğu sürece herhangi bir yöntemle kurultaya gidilemeyeceğini ifade etti.
Parti Meclisi toplantısı sonrası basın açıklaması
Müslim Sarı ayrıca Parti Meclisi toplantısında yapılan değerlendirmelerle ilgili kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyeceğini duyurdu. Yapılacak açıklamanın, parti içindeki son gelişmelere ilişkin önemli mesajlar içermesi bekleniyor.
CHP tüzüğündeki kurultay maddesi gündemde
Parti içindeki tartışmaların merkezinde CHP tüzüğünün Parti Meclisi’ne ilişkin hükümleri bulunuyor. Tüzüğe göre, boşalan üyeliklerin yedek üyelerle doldurulmasının ardından üye sayısının üçte ikinin altına düşmesi durumunda Genel Başkan’ın 45 gün içerisinde kurultayı toplaması gerekiyor.
CHP’de gözler yeni süreçte
Parti Meclisi üyelerinin istifasıyla birlikte CHP’de yeni bir siyasi süreç başlamış oldu. Kurultay çağrısı yapılması yönündeki beklentiler sürerken, devam eden hukuki süreçlerin ve alınan tedbir kararlarının bu süreci nasıl etkileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
