Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı için verilen acele kamulaştırma kararına ilişkin davalarda önemli bir gelişme yaşandı. Danıştay 6. Dairesi, Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurdu.
Karar, uzun süredir bölgede zeytinliklerini ve yaşam alanlarını korumak için mücadele eden köylüler tarafından “hukuki zafer” olarak değerlendirildi. Açıklamada, kamulaştırma işlemlerinin artık hukuken uygulanamaz hale geldiği vurgulandı.
“Acelelik hali bulunmadığı tescillendi”
Akbelen savunucularının avukatları Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca tarafından yapılan açıklamada, Danıştay’ın kararının bölgedeki uygulamaların hukuki temelini ortadan kaldırdığı ifade edildi. Açıklamada, acele kamulaştırmayı gerektirecek olağanüstü bir durumun bulunmadığının yargı kararıyla ortaya konduğu belirtilirken, ekonomik gerekçeler ve şirket faaliyetlerinin devamlılığının bu yöntemi meşrulaştıramayacağı kaydedildi. Avukatlar, alınan kararın kamu yararından çok şirket çıkarlarını koruyan bir uygulamayı ortaya çıkardığını savundu.
“Tüm işlemler hukuki dayanağını kaybetti”
Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararının ardından bölgede yürütülen el koyma girişimleri, keşifler, bilirkişi incelemeleri ve bedel tespiti işlemlerinin hukuki geçerliliğini yitirdiği ifade edildi. Açıklamada, hukuka aykırı olduğu belirtilen işlemlere dayanılarak mülkiyet hakkına müdahale edilmesinin mümkün olmadığı vurgulanırken, bu süreçte yapılan uygulamaların suç teşkil edeceği savunuldu.
Esra ışık için serbest bırakılma çağrısı
Akbelen direnişi sırasında tutuklanan yaşam savunucusu Esra Işık için de dikkat çeken bir çağrı yapıldı.
Avukatlar, tutuklamaya gerekçe gösterilen süreçlerin artık hukuki dayanağının kalmadığını belirterek, Esra Işık’ın özgürlüğünden mahrum bırakılmasının sürdürülemeyeceğini ifade etti. Açıklamada, “Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır” denildi.
649 el koyma davası için yeni süreç
Danıştay kararının ardından Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen yüzlerce el koyma ve bedel tespiti davasının da dayanaksız kaldığı belirtildi. Açıklamada, 7 köyü kapsayan 679 parsel için alınan acele kamulaştırma kararının uygulanmasının artık mümkün olmadığı ifade edilerek, tüm davaların reddedilmesi gerektiği savunuldu.
Gözler şimdi Anayasa Mahkemesi’nde
Açıklamada ayrıca zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasının önünü açtığı belirtilen 7554 sayılı Kanun’un iptali için Anayasa Mahkemesi nezdinde açılan davaya da dikkat çekildi.
Akbelen’de yaşanan sürecin çevre hakkı, mülkiyet hakkı ve hukuk devleti ilkesi açısından önemli bir örnek olduğu belirtilirken, yüksek mahkemeye kanunun iptal edilmesi çağrısı yapıldı.
“Haklı direniş kazandı”
Avukatlar tarafından yapılan açıklamanın sonunda, Danıştay kararının Akbelen’de verilen mücadelenin haklılığını bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi. Yaşam alanlarını korumak için direnen yurttaşların mücadelesinin hukuk önünde karşılık bulduğu belirtilirken, hukuka aykırı uygulamalara derhal son verilmesi gerektiği vurgulandı.
Kaynak: Cumhuriyet
